OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız sadece haber...


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
1° -3°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35965.3811
Euro6.07216.0965
Mahir ODABAŞI
SİVİL SAVUNMA
VALİ BEY TORUNUNU KENAR OKULA VERİNCE (bir ilimizde)
25/08/2015
EN GÜZEL KIZ ÇOCUĞUNA VER
 
Karı koca üst kademe bir birimde 
 
çalışıyor ve lüks bir apartman dairesinde 
 
oturuyorlardı. Maddi durumları iyiydi. Tek kız 
 
çocukları vardı. Üzerine çok düşüyorlar ve 
 
çocuklarının arkadaş çevresinin de kendileri 
 
gibi üst tabaka ailelerin çocuklarından 
 
seçmesine özen gösteriyorlardı. Hatta bunun 
 
için yıllarca aynı bahçeyi paylaşmalarına 
 
rağmen kapıcının çocuğuyla bir defa bile 
 
oynamasına müsaade etmemişlerdi. 
 
Geç kaldığı için o sabah çocukları 
 
kahvaltı yapmadan okula gitmişti. Annesinin 
 
eline tutuşturduğu sandviç ekmeğini de 
 
ayakkabılıkta bırakmış aynı zamanda yanına 
 
para almayı da unutmuştu.  Bunu gören annesi 
 
işe geç kalacağı için sandeviçi alıp hemen 
 
kapıcının ziline bastı. Kapıcının hanımına 
 
durumu anlatıp bu sandeviçi okula götürüp 
 
çocuğuna vermesini istedi. Kapıcının eşi: 
 
‘Ama hanım efendi ben kızınızı tanımıyorum 
 
ki’ deyince ‘okula git, teneffüsü bekle. 
 
Kolayca tanırsın. Kapıdan çıkanlar arasında en 
 
güzel kıza ver. O benim kızımdır’ dedi.
 
Kapıcının eşi okula gitti. Sandeviç 
 
ekmeği elinde teneffüsü beklemeye başladı. Zil 
 
çalıp çocuklar dışarı çıkarken en güzel kız 
 
çocuğunu aramaya başladı. O arada her halde 
 
şu olmalı derken, kendi kızını görünce elindeki 
 
sandeviç ekmeğini götürüp ona verdi. 
 
Akşam eve gelip çocuğuna sandeviç 
 
ekmeğinin ulaşmadığını öğrenince sinirle 
 
kapıcı hanımın ziline bastı. Neden 
 
götürmediğini sordu. Kapıcının eşi:  Hanım 
 
efendi ben sandeviç ekmeğini götürdüm. Siz 
 
‘en güzel kız çocuğuna verin’ dediniz. Ben de 
 
gittim teneffüste en güzel kız çocuğunu 
 
aramaya başladım. Her halde sizin kızınız şu 
 
olmalı derken kendi kızımı görünce GÖZÜME 
 
EN GÜZEL O GÖRÜNDÜ dolaysıyla bende 
 
sandeviç ekmeğini çocuğuma verdim. Benim 
 
bir suçum yok’ der.
 
Tabi bu arada hanım efendi de gerekli 
 
dersi alır. 
 
Vesselam, ‘’Kuzguna yavrusu (anka) 
 
görünür.’’ misali her çocuk kişiye göre değil, 
 
annesine – babasına ve ailesinde özeldir, en 
 
güzeldir. Bu noktada arşivinde epey örnek 
 
bulunan birisi olarak, özellikle okulların 
 
açılacağı, öğretmenlerin seçileceği, sınıfların 
 
oluşacağı şu günlerde bu öykü çok yerinde 
 
diye düşünüyorum. Bazen en tatlı meyveler 
 
çöplükte biter. Bi zaman babasına: ‘bu 
 
sümüklüden bir şey olmaz’ denilen çocuk şu 
 
anda Ankara Tıp fakültesinde okuyor… 
 
Yeter ki o meyve ağaçlarının bakımını 
 
usulüne uygun olarak yapalım. 30-40 sene 
 
önceki hatıralarıma dayanarak söylüyorum. 
 
Bilinçli ilgisizlik ve … vebaldir… Ne dersiniz 
 
efendim? Haksızsam lütfen söyleyin.Kızmam.
 
Bir ilimizde vali bey göreve başlayınca 
 
milli eğitim müdürüne: 
 
- ‘Müdür bey,  torunum yanımda 
 
- Müdür bey de : ‘ Sayın valim, 
 
okuyacak bir okul ayarla’ diye 
 
ricada bulunur. 
 
kabul görürseniz kenar 
 
mahalledeki bir okulda iyi bir 
 
öğretmen arkadaş var. Azimli 
 
gayretli ama puanı yetmediği için 
 
merkezi okullara gelemedi. Sizin 
 
torunu ona verelim. Çok memnun 
 
kalırsınız. ’ Deyince, 
 
iyi diyorsan tamam. Problem yok 
 
yazdır’ der. Ve yazdırılır.
 
-  ‘Müdür bey, eğitimci sizsiniz sen 
 
    Sonuç mu? Enteresandır. 80 bin 
 
nüfuslu ve eğitimdeki başarılarıyla adını 
 
duyurmuş ilimizde bu durum hemen yayılır. 
 
‘Ön tekerleği arka tekerlek takip eder’ misali o 
 
ilin ileri gelenleri, zenginleri ‘Vali bey torunu 
 
kenar mahalledeki o okula vermişse bir 
 
bildiği vardır’ deyip çocuklarını o okula 
 
vermeye başlarlar. Kenar okul bir anda 
 
oluverir POPÜLER bir okul. 
 
Binalar genelde yeni birazda hijyenik 
 
vs bağlamda takviye yaptıktan sonra özellikle 
 
ilkokullar için harika bir fikir diye 
 
düşünüyorum. Geçmişte ben bir yakınımın iki 
 
çocuğunu merkezden memnun olmayacaklarını 
 
düşündüğüm öğretmenden alıp biraz kenarda 
 
pek rağbet görmeyen okuldaki öğretmen 
 
arkadaşlara verdirdim. Zaman zaman 
 
sorduğumda çok ta memnun olduklarını 
 
gözlemliyorum.  ‘Ma hüvel farku?’
 
Görüş ve öneri için: (536 5681141)


Paylaş | | Yorum Yaz
1774 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BULGUR BEKLERKEN PİRİNÇ GELDİ - 02/02/2016
Geçenlerde internette ilginç bir resim verdi.
‘BÖREK ÇOK KALIN OLMUŞ BABAANNE’ - 13/01/2016
Nesiller arasındaki uçurum gün geçtikçe büyüyor.
KİM ÖLMÜŞ DERKEN ÖLDÜ - 29/12/2015
Dünyada inkârı olmayan tek gerçek belki de ölümdür.
MERHUM ECEVİT VELİ DAYININ ARDINDAN - 18/08/2015
Bazı değerlerin kadri kıymetini zamanında bilmek gerekir.
17 AGUSTOS DEPREMİ ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ - 14/08/2015
Önce köpekler uyandı. Uğultu yükseldi, yükseldi yeryüzü çatladı.
BAYRAM ZİYARETLERİNDE GÖZE TAKILANLAR - 21/07/2015
Bayramların hayatımızda önemli bir yeri vardır. Bayramlar vesile kılınarak çalınmayan ziller çalınır, açılmayan kapılar açılır. Öpülmeyen eller öpülür. İçilmeyen çaylar içilir.
BU BAYRAMDA, YİNE BANA AĞLAMAK DÜŞTÜ-1 - 09/07/2015
Bayramların hayatımızda çok önemli yeri vardır. Çünkü bayram sevinç, neşe, mutluluk saadet demektir.
‘İŞİ ÇOK ZOR’ - 26/06/2015
Değerli okuyucularım, bugünkü yazımda sizlere 15-20 sene önce Mecitözü ilçemizde görev yaparken polis lojmanlarından komşum olan sevdiğim bir arkadaşın beş vakit namaza başlama öyküsünü paylaşmak istiyorum.
İHTİYARLIK KAÇ YAŞINDA BAŞLAR? - 19/05/2015
Geçmişi iyi okumayan milletler, geleceği inşa ederken hata edebilirler. Herkesin herkesten öğrenebileceği çok şey vardır.
 Devamı