OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız sadece haber...


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
8° 0°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.36725.3887
Euro6.07136.0956
Mahir ODABAŞI
SİVİL SAVUNMA
ÜNİVERSİTE SINAVI
22/03/2014


          Anasınıfından önce başlıyor tatlı bir telaş. Çocuğumu hangi okulun hangi öğretmenine versem. Kolu komşu, eş dost, tanıdık  okul öncesini o kadar kafana takma ama gelecek yıl çok önemli diyor. Bak bizim çocuklar  beşe kadar, falan okulda, falan öğretmende okudu  bizim istediğimiz(!) yeri kazandı. Nasıl olsa kiracısınız, şimdiden çocuğu vermek istediğiniz okulun kayıt alanı içine taşının. Bir başkası hemen araya giriyor, bizim çocukları da falanca okuttu, bizim istediğimiz(!) yeri kazanamadı. Keşke bizimki de sizin öğretmende okusaydı diyor. Bir başkası da o kadar kafaya takmayın canım, biraz da çocuğun içinde olacak, bizim bir akrabanın çocuğu var anne baba doğru dürüst ilgilenmedi ama yine de en iyi okulu kazandı diye ekliyor.

            Herkesten bir tavsiye geliyor ve anne babanın kafası iyice karışıyor. Çocuğu için tüm öğretmenler iyidir ama  falancanın dediği öğretmen acaba daha mı iyi ? İnşallah onun sınıfına düşer, ya ona denk gelmezse diye evhamlanırken, birde bakıyor ki, kayıt zamanı gelmiş, çocuğunu okula yazdırmış ve  çocuk istediği öğretmenin sınıfına düşmüştür. Artık derin bir ohh çeker.! Telaş bitti mi, hayır esas yeni başlıyor. Sabah elinden tut okula getir, akşam elinden tut eve götür. Ödevlerini takip et. Şu deneme testini, bu yardımcı kitabını al.Olmadı dershaneye gönder. Çocukluğunu yaşayamadıkları için hem üzül, hem de durmadan çalış, test çöz, kitap oku  diye başının etini ye. Hanım annelik merhametiyle, ‘’Bey çocuğun üzerine çok gidiyorsun biraz da serbest bırak, bunlar daha oyun çocuğu, sağlıklarından önemlimi sanki’’ deyince. Bey; hanıma: ’’ Hanım çok haklısın ama bu işin başka yolu bir yolu var mı Allah aşkına?’’ diye savunmaya geç.

             Siz mücadeleye devam ede durun, birde bakıyorsunuz ki OKS pardon SBS gelmiş çatmış. Çocuktan çok siz heyecanlısınız. Hem çocuk, hem biz bu kadar emek verdik, ne olur Allah’ım istediğimiz (!) liseyi bir kazansa. Çünkü iyi lise, iyi üniversiteye giden yol demek. Ama birde bakıyorsunuz ki,  çocuğunuz, hem kendi hem de sizlerin ilgisine rağmen istediği okulu kazanamadı. Normal liseye devam edecek. Çocuğunuza hissettirmemeye çalışanız da, moraliniz bozuluyor, keşke biraz daha çalışsaydı diye içinizden geçiriyor ve çok üzülüyorsunuz. Hatta eşinize: ’’ Hanım korumayı bırakıp ta sende benim kadar çalış diye  çocuğa tembih etseydin, belki kazanırdı’’ diye çıkışırken, ne yapsın çocuk elinden geleni yaptı işte.Sakın çocuğuma imalı da olsa  sınav hakkında bir şey söyleme, o zaten üzülüyor diye  hemen karşı atağa geçiyor. Sizde sakinleşerek, söylemem söylemem haklısın hanım, herkes kazanacak değil ya, bende istediğim üniversiteyi kazanamamıştım deyip  hadi çocuğun odasına geçelim diyorsunuz. Morali bozuk olan çocuğunuzu, kendini fazla  üzme, daha önünde çoook sınav var !  diye teselli etmenize rağmen, çocukta  sizden daha çok üzülüyor ve kendi kendine benden gizlemeye çalışsalarda annem - babam üzüldüğüne göre, demek ki beni çok seviyorlar. Ya kazanıp kazanmadığım hiç umurlarında olmasa, o daha  da kötü. ’’EN İYİ OKUL TECRÜBEDİR ANCAK OKUL MASRAFI BİRAZ FAZLADIR’’ sözünden hareketle  bu sınavdan gerekli dersi çıkarıyor ve ben  lisede daha farklı bir öğrenci olacağım, bugün için üzülen fakat benim üzülmemem için bunu bana hissettirmemeye çalışan annemi, babamı  hayalimde olan en güzel üniversiteyi kazanarak sevindireceğim diye  kendi kendine söz veriyor.

              Siz artık lise yıllarında çocuğunuza çalış deme ihtiyacı bile duymuyorsunuz. Görevini fazlasıyla yapmanın  gayreti ve çabası içinde olduğunu görünce, anne – baba olmanın verdiği şefkat duygusuyla, o kadar da kendini yorma, hiçbir şey senden daha önemli değil diyorsunuz ama bu seferde çocuğunuz başarmak istiyorsam başka çarem yok diyor. Nihayet YGS - LYS sınavına giriyor ve sonuçlar açıklandığında istediği üniversiteyi kazanıyor. O da ne, hem de derece yaparak. O anda tüm yorgunluğunuz bitiyor.  Niye bu kadar dert edinmişiz ki, iş olacağına varıyormuş diye içinizden geçirerek, aile boyu çocuğunuza sarılıp sevinç gözyaşları döküyor ve ‘’Azmin elinden hiçbir şey kurtulmaz’’  sözü doğruymuş diyorsunuz.

              Sizin tatlı telaşınız, bir nebze bitti amma,  geride binlerce anne – baba, çocuklarının geleceği  için tatlı telaş içerinde  koşturmaya devam ediyor.  Ve siz onlara  o kadar da kafaya takmayın, iş olacağına varıyormuş diye  öğüt veriyorsunuz… 

             23 Mart Pazar günü YGS ’na girecek yavrularımızın istediği üniversiteyi kazanarak mutlu olması temel arzumuz ancak bunda başarılı olamayan çocuklarımızın gerekli dersi çıkararak kesinlikle karamsarlığa kapılmadan ‘’ taşı delen suyun kuvveti değil, devamlılığıdır’’ sözünden hareketle planlı, programlı çalışmaya devam etmeleri halinde sonunda mutlaka istedikleri üniversiteyi kazanarak veya severek yapacakları işlerde başarılı olarak hem kendilerini hem de onların başarılı olması için tatlı bir telaş içerisinde olan anne- babalarını sevindireceklerine inanıyor ve  ‘’HİÇ BİR OKUL, ÇOCUKLARIMIZIN SAĞLIĞINDAN DAHA ÖNEMLİ DEĞİLDİR’’ (geçen yıl Samsun’da bir kızımız sınav sabahı kalp kriz geçirip hayatını kaybetmişti)  düşüncesiyle, zor yolda kolaylıklar diliyorum. Ancak duyarlı bir baba olarak şunu tekraren ifade etmek isterim ki,

 ’’Her beterin var bir beteri 
    Ne zaman çocuklar ders çalışmıyor diye üzülsem / aklıma geliyor daha kötüleri’’ sırrınca,

‘’Çocuklarımızın BİRİNCİ olması güzeldir ancak BİR - İNCİ olarak BİRİNCİ olması daha güzeldir’’
*
Bir YGS sınavı daha geldi
Sevinsek mi, dövünsek mi?
Mazide acı, tatlı hatıralar,
Atide meçhul bir zaman,
Hayatta başımıza ne gelecek,
Bilinmiyor hiçbir zaman!
Yalnız, bilinen bir gerçek var,
O da, zaman değişiyor,
İnsanlar değişiyor,
Dünya değişiyor,
Bu değişim içinde,
Teknoloji esirleştiriyor
Esaretten kurtulmak,
Özünü kaybetmeden
Değişime ayak uydurmak,
Yine biz gençlere düşüyor
O halde tek çaremiz,
Dünden gerekli ders almak,
Bugünü en iyi şekilde yaşamak,
Gelecekte söz sahibi olmak için,
Çalışmak, çalışmak, çok çalışmak
Yarınlara ve doğmamış torunlara, 
Dünyada lider TÜRKİYE bırakmak
YGS sınavları da bu yolda bir basamak







Paylaş | | Yorum Yaz
1354 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BULGUR BEKLERKEN PİRİNÇ GELDİ - 02/02/2016
Geçenlerde internette ilginç bir resim verdi.
‘BÖREK ÇOK KALIN OLMUŞ BABAANNE’ - 13/01/2016
Nesiller arasındaki uçurum gün geçtikçe büyüyor.
KİM ÖLMÜŞ DERKEN ÖLDÜ - 29/12/2015
Dünyada inkârı olmayan tek gerçek belki de ölümdür.
VALİ BEY TORUNUNU KENAR OKULA VERİNCE (bir ilimizde) - 25/08/2015
Bir ilimizde vali bey göreve başlayınca milli eğitim müdürüne:
MERHUM ECEVİT VELİ DAYININ ARDINDAN - 18/08/2015
Bazı değerlerin kadri kıymetini zamanında bilmek gerekir.
17 AGUSTOS DEPREMİ ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ - 14/08/2015
Önce köpekler uyandı. Uğultu yükseldi, yükseldi yeryüzü çatladı.
BAYRAM ZİYARETLERİNDE GÖZE TAKILANLAR - 21/07/2015
Bayramların hayatımızda önemli bir yeri vardır. Bayramlar vesile kılınarak çalınmayan ziller çalınır, açılmayan kapılar açılır. Öpülmeyen eller öpülür. İçilmeyen çaylar içilir.
BU BAYRAMDA, YİNE BANA AĞLAMAK DÜŞTÜ-1 - 09/07/2015
Bayramların hayatımızda çok önemli yeri vardır. Çünkü bayram sevinç, neşe, mutluluk saadet demektir.
‘İŞİ ÇOK ZOR’ - 26/06/2015
Değerli okuyucularım, bugünkü yazımda sizlere 15-20 sene önce Mecitözü ilçemizde görev yaparken polis lojmanlarından komşum olan sevdiğim bir arkadaşın beş vakit namaza başlama öyküsünü paylaşmak istiyorum.
 Devamı