OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız sadece haber...


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
8° 0°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.36725.3887
Euro6.07136.0956
Mahir ODABAŞI
SİVİL SAVUNMA
YOLLARA KİMLER TÜKÜRÜYOR
06/11/2013

 

 

            ‘’Temizlik’’ çok geniş anlamlı bir kelimedir. Üzerine saatlerce konuşulsa, sayfalarca yazı yazılsa bitmez. Temiz insan, temiz aile, temiz toplum, temiz sokak, temiz şehir, temiz araba, temiz lokanta vs. ifadelerini sıkça kullanırız. Çünkü doğumdan ölüme kadar herkesi ilgilendirir. Bazen tertemiz deriz, bazen de kızgınlığımızı ‘’çok iğrenç’’ diye ifade ederiz. Bu bağlamda, yerlere tükürmekten ve yazarken dahi rahatsızlık hissettiğimiz balgam bırakmaktan bahsetmek istiyorum. Bugünlerde daha da çok görmeye başladığımız için.

 

            İnsanlar hayatlarını devam ettirebilmek için toplu yaşamak zorundadır. Toplu yaşamanın da  ana kuralı insanların birbirlerine saygılı olması, onların hak ve hukukuna  riayet etmesidir. Başka bir ifade ile kendimize yapılmasını istemediğimiz şeyleri, başkalarına yapmaktan kaçınmaktır. Bu sağlanırsa problem yaşanmaz, şu üç günlük dünyada insanlar daha mutlu olur.’’ Aslan yattığı yerden, şehirler, köyler ise öncelikle çevre temizliğinden belli olur.’’ Özellikle kış aylarında, sabah evimizden çıkıp, çarşıya, pazara, işe, okula giderken bazen önüne bakamaz hallere geliyor insan. O kadar nahoş görüntüyle karşılaşıyorsunuz ki; 10 metrede 20 metrede tükürük veya balgam bırakılmış. Bu yollardan onlarca insan, işine, öğrenci okuluna gidiyor. Eminim ki; çevreye duyarlı olan herkes, ‘’ne iğrenç bir şey !’’ diye bu görüntü kirliliğine sebep olanlara kızıyor.

 

            Peki, insanların resen kullanmak zorunda olduğu, bu yolları, sokakları kimler kirletiyor? Çocuklar mı, gençler mi, yetişkinler mi, ihtiyarlar mı, cahiller mi, okumuşlar mı? Yoksa uçan kuşlar mı? Kimin kirlettiği önemli değil, önemli olan insanları rahatsız edecek ve midelerini bulandıracak şekilde sokakların, yolların her gün kirletilmesi. Bu noktada; bu güzel şehirde yaşayan herkese görev düşüyor.

 

            Önce ailede, anne babalar çocuklarını dizinin dibine oturtup çevre temizliğinin öneminden onların anlayacağı dille bahsedecek ama; bunu yaparken, başka bir zamanda içtiği sigaranın izmaritini balkondan yola atmayacak, yediği meyvenin artığını aracın camından fırlatmayacak, içerden aldığı alış - veriş fişini, nasıl olsa artık geçmiyor diye esnafın kapısının önüne buruşturup bırakmayacak. Başka bir ifade ile çocuklarına tekinden çok, temsille ders verecek. Ailede alınan temel eğitim, okulda öğretmen katkısıyla pekişecek ve hayatta meyvesini verecek. Bir ilçemizde görev yaparken; dışardan derse girdiğim bir ilköğretim sınıfına çevre temizliği hakkında; çocuklar evimizin çevresinin temiz olmasını hepimiz isteriz. Çünkü oralarda bulunan rast gele atılmış çöpler hem görüntü kirliliği yapar, hem de bizleri hasta yapabilir demi deyince, hep bir ağızdan evet öğretmenim demişlerdi. Bende temizlik görevlileri belki sizin evin önüne her gün uğrayamaz veya uğrasa da ayrıntılı temizlik yapmaz, o halde gelin biz de görevlilere yardımcı olalım. Ama tamamen serbestsiniz, dediğimi yaparsanız, kimin için kendiniz için. Hafta sonu nasıl olsa boş vaktiniz çok. Elinize bir küçük çapa ve kürek alın evinizin ihata duvarının etrafındaki göze hoş görünmeyen otları, rast gele atılmış atıkları, kâğıtları titizlikle temizleyin. Benim söylediğimi ailenize söylemeyin, sizin bu güzel davranışınız onların ve çevredeki komşularınızın dikkatini mutlaka çekecektir ve onlarda çevre temizliğine daha çok dikkat etmeye çalışacaklardır demiştim. On beş gün sonra sınıfa, dediğimi yapan oldu mu? Diye sorduğumda, sınıfın tamamının parmak kaldırdığını ve öğrencilerin ‘’öğretmenim annemin, babamın, komşularımızın çok hoşlarına gitti. Bundan sonra hep yapmaya çalışacağız ve kirlettirmeyeceğiz ‘’  dediklerini duyunca çok mutlu olmuştum.

 

            Yazılı ve görsel basında bu konular zaman zaman işlenmeli, gerekirse resmi veya özel kurumlar tarafından daha dikkat çekici kampanyalar başlatılmalı. Ayrıca, vaizlerimiz, imam- hatiplerimiz, camilerde konuyu daha farklı şekilde anlatarak, yetişkin insanların duyarlı olmasına katkı sağlayabilir. Mevlana  ‘’ kötü huy çalıya benzer, ilk bitmeye başlayınca söküp atmazsanız, sonra tüm alana yayılır baş edemezsiniz! ‘’ diyerek toplumların duyarlı olmasını işaret etmiştir. Bu bağlamda; bilerek veya bilmeyerek küçük, büyük insanların SOKAKLARA, YOLLARA TÜKÜRDÜĞÜNÜ VEYA BALGAM BIRAKTIĞINI GÖRDÜĞÜMÜZDE asla kırıcı olmadan, o kişiyi uyarabilmeliyiz. Çocuklar veya yaşlılar yaptıklarının farkında olmayabilir. Zira ‘’alışkanlık anahtarı kaybolmuş bir kilit gibidir, bırakılması kolay olmaz’’ Gayri ihtiyari böyle bir yanlışın içine düştüğümüzde, bizleri uyaranlara kızmak yerine;  özür dileyip, uyarıları için teşekkür edebilme olgunluğunu gösterebilmeliyiz.

 

            Netice olarak; bu veya buna benzer şikâyetlerin biz Müslüman toplumlarında olmaması gerekir. Çünkü bizlerin özünde temizlik var. Bırakın insanları, hayvanları, ağaçları dahi incitmemek var. Öyleyse, ’’ ÇORUMLUYUZ, HEP BERABER ÇEVREMİZDEN SORUMLUYUZ! ‘’ prensibince, ara sokaklardan ana caddelere kadar, tüm alanlarda gözümüzün önüne bakarak rahat yürüyebilmemiz için, vatandaşlar olarak biraz daha duyarlı olalım mı? Ne dersiniz?

 

Hiç evlerimize LÜTFEN EVİN İÇİNE TÜKÜRMEYİNİZ diye uyarı yazıyor muyuz? Ama o uyarıyı annemizin ana kucağında iken ruhumuza aldık. Ve bir daha silinmiyor. Aynı ruhu ‘’temiz çevre temiz toplum’’ içinde alabilirsek her şey daha güzel olacaktır.

 

En basiti ben dün Karşıyaka İlkokulu Anasınıfında öğretmen Aynur hanımın öğrencilerine depremi anlatırken; ‘’çocuklar bayat ekmek yiyor musunuz, HAYIIIIR deyince bende, BU AKŞAM EVLERİNİZDE BAYAT EKMEK YİYECEKSİNİZ yarında öğretmeniniz mutlaka soracak’’ diye çocuklara tembih ettim ve hepsi söz verdiler. Ümit ediyorum ki % 90’nı uyacak. Yarın bir afetle karşılaştığında zorlanmayacak.

 

Lütfen, yere tükürme sakın

Peşinden kaç kişi geliyor, bir bakın

Güzel ÇORUMU kirletmeye var mı hakkın?

Onaylıyorsan, sende tüküreni uyar arkadaşım

Artık temiz sokaklarda yürüsün VATANDAŞIM

 

 



Paylaş | | Yorum Yaz
1659 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BULGUR BEKLERKEN PİRİNÇ GELDİ - 02/02/2016
Geçenlerde internette ilginç bir resim verdi.
‘BÖREK ÇOK KALIN OLMUŞ BABAANNE’ - 13/01/2016
Nesiller arasındaki uçurum gün geçtikçe büyüyor.
KİM ÖLMÜŞ DERKEN ÖLDÜ - 29/12/2015
Dünyada inkârı olmayan tek gerçek belki de ölümdür.
VALİ BEY TORUNUNU KENAR OKULA VERİNCE (bir ilimizde) - 25/08/2015
Bir ilimizde vali bey göreve başlayınca milli eğitim müdürüne:
MERHUM ECEVİT VELİ DAYININ ARDINDAN - 18/08/2015
Bazı değerlerin kadri kıymetini zamanında bilmek gerekir.
17 AGUSTOS DEPREMİ ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ - 14/08/2015
Önce köpekler uyandı. Uğultu yükseldi, yükseldi yeryüzü çatladı.
BAYRAM ZİYARETLERİNDE GÖZE TAKILANLAR - 21/07/2015
Bayramların hayatımızda önemli bir yeri vardır. Bayramlar vesile kılınarak çalınmayan ziller çalınır, açılmayan kapılar açılır. Öpülmeyen eller öpülür. İçilmeyen çaylar içilir.
BU BAYRAMDA, YİNE BANA AĞLAMAK DÜŞTÜ-1 - 09/07/2015
Bayramların hayatımızda çok önemli yeri vardır. Çünkü bayram sevinç, neşe, mutluluk saadet demektir.
‘İŞİ ÇOK ZOR’ - 26/06/2015
Değerli okuyucularım, bugünkü yazımda sizlere 15-20 sene önce Mecitözü ilçemizde görev yaparken polis lojmanlarından komşum olan sevdiğim bir arkadaşın beş vakit namaza başlama öyküsünü paylaşmak istiyorum.
 Devamı