OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız sadece haber...


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
1° -3°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35965.3811
Euro6.07216.0965
Mahir ODABAŞI
SİVİL SAVUNMA
PARADAKİ TEHLİKE
22/10/2013

          Örf adet ve geleneklerimize bağlı kalmak, onları gelecek kuşaklara taşımak güzeldir. Ancak arada yanlış olanlarında ayıklanması elzemdir. Fakat bunları değiştirmek bazen fermana mahsustur.Çünkü alışkanlıklar anahtarı kaybolmuş kilit gibidir.Siz yanlış yönlerini anlatırsınız ve insanlar ÇOK HAKLISIN der ama  peşinden kocaman bir OLMAZ kelimesi eklemeyi de ihmal etmez. .Çünkü yerleşmiştir bir kere tabiri caizse genlerimize.Bunun için toplu bilinçlenme olmazsa bir  süre sonra sizde normalleşirsiniz, rahatsızlık duymazsınız belki de uyum sağlarsınız da bu zamana kadar niye kafaya takmışım ki deyiverirsiniz.

 

            Geçmişte bir yakınımın düğününe gitmiştim.Düğünde davul - zurna çalınıyordu. Sağlık açısından risk taşıyan bir hususu görünce bir an, uyarsam mı  yoksa ‘let it be ! - bırak kalsın, boş ver’ zaten takan olmaz deyip karışmayım mı diye terettüt ettim. Önce bahşişimi davulcunun cebine koydum ki, para vermemek için karşı çıkıyor demesin diye.(Hatta düğün sahibi yakınlarının davulcunun oynama-ması için yere para atma-ması cimrilik olarak algılanıyor) Sonra ‘’Bilen uyarmazsa, bilmeyenin vebali bilenin üzerinde olur’’ hesabı en azından ben bilgilendirmiş olayım diye davulcularla bu konuyu konuşmaya karar verdim. Dedim:

 

            ’’Abisinin önce sizi tebrik ediyorum, kendi kendinize davul zurna çalmayı öğrenmişsiniz ve düğünlerde aranır hale gelmişsiniz.Bu azminizle gelecekte daha farklı yerlerde olabilirsiniz.Ama kusura bakmazsanız bir hususta sizi uyarmak istiyorum. Eflatunun: ‘’Gençlikte insan para kazanmak için sağlığını düşünmez ama yaşlılıkta hastalılar bir bir gelmeye başlayınca şu hastalıktan kurtulsam tüm servetimi vermeye hazırım deyiverir’’  demiş. Bundan yola çıkarak gençliğinizin baharındasınız Allah korusun bir hastalık kaparsınızda ömrü billah hastanelerde uğraşırsınız.Aldığınız bahşişlerin yüz katını verseniz kurtulamazsınız.Bakınız buralarda yanlış bir adet var. Eğlenmek adına düğünlerde, eğlencelerde davulcunun oynayarak ağzıyla alması için yere para atılıyor. Olmadı rüzgar kaldırmasın diye ayakkabıyla üzerine bir güzel basılıyor…Bu aynı zamanda paraya hakarettir. Sizler de yere yatıp onu ağzınızla alıyorsunuz.Belki bahşiş babında 100-200 fazla alırsınız ama zamanı gelince bunun bedelini sağlığınızla ödersiniz.Unutmayınız ki sağlık her daim paradan önce gelir. Bakınız paranın tehlikesi hakkında;

 

            KTÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kemalettin Aydın, “Paraların sadece maddi varlık olarak görülmemesi, günlük kullanılan eşyalar gibi temiz tutulması gerektiğini belirterek, elden ele dolaşan kağıt ve bozuk paraların, dışkı yoluyla çıkıp ağız yoluyla bulaşabilen bütün mikropları barındırmaktadır. Para yoluyla bulaşabilen mikropların, tifo, hepatit A( veya paraya kan bulaşmışsa ve bir başkası bunu ağzına alırken dudağında uçuk yara varsa hepatit B tehlikesi) dizanteri, çeşitli ishaller, grip, parazitsel hastalıklara ve hatta tüberküloza neden olabileceğine dikkat çekip, paranın üzerindeki mikroplar, el temasıyla kişiden kişiye çok kolay bulaşabilir. Bunu bir nebze engellemek için paraları cüzdana koyup çok temas etmemek gerekir. Üstelik cüzdan para sağlığı açısından da önemlidir.

 

            Paraların yiyecek ve içecekle temasının mutlaka engellenmesi gerektiğini vurgulayarak,( FIRINLARDA PARAYI EKMEĞİN, PİDENİN ÜZERİNE BIRAKMA-MAK) gıda maddesi satan kişiler önce ürünlere daha sonra da paraya dokunmakta. Bu durum çok tehlikeli. Mesela kasaplar et kesiyor daha sonra para alıyor. Böyle olunca; hayvan ürünlerinden kasapların ellerine ve daha sonra paraya şarbon bulaşma riski bulunmakta. Bu durumda mikrop, solunum yoluyla alındığında insanlarda bağırsak şarbonu olma riski doğar ve bu hastalık yüzde 90 öldürücüdür.

 

            PARA SAYARKEN PARMAKLARIN TÜKÜRÜKLE ISLATILMAMASI, pul ve zarf ağzı gibi maddelerin tükürükle yapıştırılmaması, para ile temas eden ellerin ise mutlaka yıkanması.Çocukların, paraları ağızlarına götürme alışkanlığının engellenmesi, (Hele siz davulcuların parayı ağzına aldığını görse bunu da ayrı olarak belirtildi) iyi bir hijyen eğitiminden geçirilmesi ve özellikle paraları kirli kabul edip, kullandıktan sonra el temizliği yapmayı öğrenmeleri gerektiği’’ uyarısını yapıyor.

 

            Davulcu gençler memnun kaldı. Dediler Mahir abi bu uyarıyı ilk defa senden duyduk. Bu zamana kadar hiç aklımıza gelmemişti. Çok haklısın ama insanlar kabul etmez.Hatta demir para atıp onu da almamızı istiyorlar. Bende, benim size bir abi olarak önerim: Bir düğüne gideceğiniz zaman düğün sahibiyle ilk önce bu hususu konuşun. Sağlık açısından risk taşıdığı için biz yerden para almıyoruz. Şayet atan olursa normal gösterimizi yaparız ve yerdeki parayı elimizle alıp cebimize koyarız deyin ve bu noktada diğer davulcu arkadaşlarınızla birliktelik oluşturmaya çalışın. Göreceksiniz ki insanlar bu yanlış adetten zamanla vaz geçecek. Yeter ki kararlı olun… Tercih sizin. İster uyarılarımı dikkate alın, isterseniz sağlığınızı tehlikeye atın… Sonuç mu?

 

            Geçmiş yıllarda bir ilçemizde bu tür adetlerin yasaklandığını basında görünce çok hoşuma gitmişti. Gıyaben teşekkür etmiştim. Çünkü ayak basılan o parayı alıp cüzdanımıza koyacağız. Sonra fırında ekmeğin, pidenin veya pazarda meyvenin üzerine atıvereceğiz(!) Daha sonra o meyveyi belki çocuğumuz yıkamadan yiyecek… Akıbet hangi hastalıktan davetiye gelecek, diye uzun vade düşünmek lazımdır.

 

        Sevdiğim söz: ‘’İnsan mı paraya bağlı, yoksa paramı insana bağlı? Bu insana bağlı’’

*                                                                                              

DAVUL ve PARA

Davul, zurna;

Düğünlerin vazgeçilmez ikilisi,

Kurallara uygun olsun yeter ki,

Severiz, çünkü eğlendirir hepimizi.

Ama şu hakikat mutlak bilinmeli,

Adetler her zaman doğru olmaz denmeli

İşte bir örnek vereyim size,

Görürsünüz eğlencelerde

Geçenlerde iştirak ettim,

Bir dostumuzun düğününe

Davulcu, zurnacı gelenleri,

Sıkboğaz ediyordu yine.

Çoğu utanmaya gelip,

Resen bahşiş veriyordu.

İşin daha da vahim yönü,

Yere atıldı 3-5 kâğıt para

Bunu alacaktı davulcu ağzıyla.

Paranın etrafında oynadı,

Bir süre iki davulcu…

Değdi paraya pabuçlarının kirli ucu.

Daha sonra davul ile yerlere yattılar,

Paraları ağzıyla teker teker kaptılar.

Davulcular, paraları birleştirdi ağzı ile

İzleyenler diyordu oh ne güzel eğlence

O an düşündüm, inceden ince

Hiçte hoş gelmedi, bu eğlence,

Çünkü en tehlikeli mikropları taşır

Hijyen olmayan paralar bence.

Bundan mıdır bilinmez,

Paradan korkarız ailece.

Neticeyi kelam,

Böyle örf, adet olmaz

Acilen terk edilmeli,

Terk edilmezse eğer,

Cebren yasak gelmeli.

Bahşiş gönülden koparsa,

Usulüne uygun verilmeli.

Para çok tehlikelidir,

Herkesçe bilinmeli…

 

 



Paylaş | | Yorum Yaz
1646 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BULGUR BEKLERKEN PİRİNÇ GELDİ - 02/02/2016
Geçenlerde internette ilginç bir resim verdi.
‘BÖREK ÇOK KALIN OLMUŞ BABAANNE’ - 13/01/2016
Nesiller arasındaki uçurum gün geçtikçe büyüyor.
KİM ÖLMÜŞ DERKEN ÖLDÜ - 29/12/2015
Dünyada inkârı olmayan tek gerçek belki de ölümdür.
VALİ BEY TORUNUNU KENAR OKULA VERİNCE (bir ilimizde) - 25/08/2015
Bir ilimizde vali bey göreve başlayınca milli eğitim müdürüne:
MERHUM ECEVİT VELİ DAYININ ARDINDAN - 18/08/2015
Bazı değerlerin kadri kıymetini zamanında bilmek gerekir.
17 AGUSTOS DEPREMİ ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ - 14/08/2015
Önce köpekler uyandı. Uğultu yükseldi, yükseldi yeryüzü çatladı.
BAYRAM ZİYARETLERİNDE GÖZE TAKILANLAR - 21/07/2015
Bayramların hayatımızda önemli bir yeri vardır. Bayramlar vesile kılınarak çalınmayan ziller çalınır, açılmayan kapılar açılır. Öpülmeyen eller öpülür. İçilmeyen çaylar içilir.
BU BAYRAMDA, YİNE BANA AĞLAMAK DÜŞTÜ-1 - 09/07/2015
Bayramların hayatımızda çok önemli yeri vardır. Çünkü bayram sevinç, neşe, mutluluk saadet demektir.
‘İŞİ ÇOK ZOR’ - 26/06/2015
Değerli okuyucularım, bugünkü yazımda sizlere 15-20 sene önce Mecitözü ilçemizde görev yaparken polis lojmanlarından komşum olan sevdiğim bir arkadaşın beş vakit namaza başlama öyküsünü paylaşmak istiyorum.
 Devamı