OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız sadece haber...


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
8° 0°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.36725.3887
Euro6.07136.0956
Mahir ODABAŞI
SİVİL SAVUNMA
YAZIN ŞEHİRDE YAŞAYAMAMAK
13/08/2014
       Her mevsimin kendine has güzellikleri var. Üç tarafımız denizle, dört tarafımız düşmanla doludur ama bir yılda dört mevsimi yaşamak her ülkeye nasip olmayan bir nimettir. Büyüklerimiz sıcaklıkla, zenginlikten zarar gelmez demişler. Bu yüzden bende yaz mevsimini kış mevsiminden daha çok severim. Çünkü yaz mevsiminde yakıt parası olmaz. Pazar masrafı daha azdır. Çocukların eğitim masrafı yoktur. Bu nedenle ailenin geçim  yükü sırtında olanlar için yaz aylarında biraz soluklanma, rahatlama  vardır. Romatizma ağrılarında inine çekilmesi işin cabası . Bu haliyle nasıl sevilmez ki mübarek. İşin diğer bir yönü var ki esas rahatsızlığımız bu yüzden. Havaların sıcak olmasına şehir hayatının getirdiği bir takım olumsuzluklarda eklenince sinirler iyice gerilir.’’ Öfke gelir göz karatır, öfke gider yüz kızartır’’ hesabı İnsanlar eften, püften diye tabir edilen küçük şeylerden bile rahatsızlık duyar. Karşısındakinin kalbini incitiverir. Hatta işi bazen daha da büyütür…

      Efendim, eviniz merkezi cadde üzerinde olup; hafta sonu 10-15 tane sünnet, düğün konvoyu geçiyorsa veya evinizin yakınında bir kaç tane düğün varsa ve bunlarda da davul, zurna veya diğer çalgı aletleri cuma akşamından başlayıp, Pazar akşamına kadar üç gün çalınacaksa ve siz de rahatsızlığınızdan dolayı sese, gürültüye duyarlıysanız Allah kolaylık versin.  Ben davulun sesini seven ve birazda duygusal çalınırsa hemen ağlayabilen birisiyim. Eğer bende çevrede düğün olacakmış ve davul zurna varmış diye duyunca ‘eyvah ne yapacağız bu hafta, köyümüz yakın değil ki köye gitsek, bağ evimiz yok ki orada kalsak’ diye düşünüyorsam bunun irdelenmesi lazım. Dedim ya çocukluktan beri seviyordum diye…

      Havalar çok sıcak; evinizde klima yoksa kapıyı pencereyi açmak zorunda kalıyorsunuz.Eğer bu arada da  çevrenizde düğün varsa ve sabah 09.00 ‘dan itibaren kontrolsüz olarak yüksek  ses gelmeye başlamışsa, sesten rahatsız olmamak için hemen kapıyı pencereyi soğuğa karşı kapatır gibi iyice kapatıyorsunuz.Tatili değerlendirmek adına sınava  hazırlanan çocuklarınız varsa, çalışma düzenleri bozuluyor.Bazen de  sınav yükü stresinin de eklenmesiyle bu kadar da neymiş, yeter artık deyip defteri, kitabı fırlatıyor ve Off….. be!  Adama ders çalıştırmıyorlar diyor.

    Bilhassa hastaysanız, başınız ağrıyorsa veya migren türü bir rahatsızlığınız varda, sese gürültüye karşı aşırı duyarlıysanız tabiri caizse canınızdan beziyorsunuz… Biraz sonra da içerde sıcaktan bunalıp, kapıları pencereleri mecburen açmak zorunda kalıyorsunuz. Ve inşallah haftaya bu kadar rahatsız edecek düğün olmaz diyorsunuz. Köyde yaşarken düğünler davullu- zurnalı olsun diye arzularken, şehir hayatının yoğun stresi içerisinde bu temennimiz tamamen ters istikamete dönüştü desek yalan söylemiş olmayız. Çünkü bu fikrimi destekleyen onlarca tanıdık var.

      Netice olarak, eğlenmek, hoş vakit geçirmek elbette hepimizin en doğal hakkı.Ama bu hakkımızı kullanırken diğer insanları da hesaba katmak  ve onları rahatsız etmemek  yani ‘’ben sadece  beni düşünürüm demek yerine, ben benimle beraber başkalarını da düşünmek zorundayım.!’’ diyebilmeliyiz. Bu bağlamda, güzel yaz aylarının çekilmez hale gelmemesi için, düğünlerdeki ve konvoylardaki ses düzeyin biraz daha kontrollü olması birçok insanın arzusudur. Ayrıca, araçtaki müziğin sesini çok açmayalım. ‘’Müziği kendimiz dinleyelim, başka ortaklar aramayalım! ‘’ Mecbur kalmadıkça kornaya basmayalım. Özellikle sabah erken ve gece geç saatlerde araç içerisinden çıkmayarak, eve haber vermek için, kornayı haberleşme aracı olarak asla kullanmayalım. İnip kapının ziline basarsak daha uygun olur. İnsanlarla vedalaştıktan sonra, birde araç içerisinde kornaya basarak vedalaşmayalım.

  ‘’ Unutmayınız; siz mutluluktan uçarken başkaları hasta yatağında yatıyor, hastalığın etkisiyle bir türlü uyuyamıyor veya yeni uykuya dalmış olabilir. Sizin bilinçsizce aşırı şekilde kornaya basmanızdan dolayı uyanmış ve sabaha kadar bir daha uyuyamamış olabilir. Böyle bir insanın sizin hakkınızdaki düşüncesi acaba ne olabilir  ‘’

‘Şoför evladım,
Ne olur gece keyfi kornaya basarak veya müziğin sesini çok fazla açarak beni rahatsız etme. Çünkü yaşlıyım ve hastayım, uyanınca bir daha uyuyamıyorum. Bunu şimdi sana anlatamam zamanı gelince anlarsın.’ O halde, kendimize yapılmasını istemediğimiz bir hususu bizde başkalarına yapmamaya özen gösterelim. Sorunlu değil, sorumluluğunu bilen bir toplum olmak daha güzeldir.

 Ne olur,
 Eyvah yine yaz geldi, düğün mevsimi başladı, gürültüden çekeceğimiz var dedirtmeyelim! Güzel şehrimizi yaşanmaz hale getirmeyelim. Sevincimize beddua edenleri değil dua edenler çoğaltmaya çalışalım. Çünkü yaşlısı var, hastası var, çocuğu var, sınavlara hazırlananları var,  evet var, var, var…   (Yazara öneri- eleştiri: 536 568 1141)



Paylaş | | Yorum Yaz
1312 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BULGUR BEKLERKEN PİRİNÇ GELDİ - 02/02/2016
Geçenlerde internette ilginç bir resim verdi.
‘BÖREK ÇOK KALIN OLMUŞ BABAANNE’ - 13/01/2016
Nesiller arasındaki uçurum gün geçtikçe büyüyor.
KİM ÖLMÜŞ DERKEN ÖLDÜ - 29/12/2015
Dünyada inkârı olmayan tek gerçek belki de ölümdür.
VALİ BEY TORUNUNU KENAR OKULA VERİNCE (bir ilimizde) - 25/08/2015
Bir ilimizde vali bey göreve başlayınca milli eğitim müdürüne:
MERHUM ECEVİT VELİ DAYININ ARDINDAN - 18/08/2015
Bazı değerlerin kadri kıymetini zamanında bilmek gerekir.
17 AGUSTOS DEPREMİ ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ - 14/08/2015
Önce köpekler uyandı. Uğultu yükseldi, yükseldi yeryüzü çatladı.
BAYRAM ZİYARETLERİNDE GÖZE TAKILANLAR - 21/07/2015
Bayramların hayatımızda önemli bir yeri vardır. Bayramlar vesile kılınarak çalınmayan ziller çalınır, açılmayan kapılar açılır. Öpülmeyen eller öpülür. İçilmeyen çaylar içilir.
BU BAYRAMDA, YİNE BANA AĞLAMAK DÜŞTÜ-1 - 09/07/2015
Bayramların hayatımızda çok önemli yeri vardır. Çünkü bayram sevinç, neşe, mutluluk saadet demektir.
‘İŞİ ÇOK ZOR’ - 26/06/2015
Değerli okuyucularım, bugünkü yazımda sizlere 15-20 sene önce Mecitözü ilçemizde görev yaparken polis lojmanlarından komşum olan sevdiğim bir arkadaşın beş vakit namaza başlama öyküsünü paylaşmak istiyorum.
 Devamı