OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız sadece haber...


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
8° 0°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.36725.3887
Euro6.07136.0956
Mahir ODABAŞI
SİVİL SAVUNMA
İKİ ANNENİN REFERANS MEKTUBU FARKI
08/07/2014
Yabacı ülkelerde çalışmış, okumuş olanlarla sohbet ederken onların yaşadığı, şahit olduğu ilginç olayları dinlemeyi severim. Yazan, çizen, konferans veren bir eğitimci olarak dikkatimi çekenleri karşılaştırma yapmak, artısını eksini yorumlamak adına unutmamak için hemen notlarım arasına alırım. Geçenlerde Avustralya da eğitim görmüş ve bu zaman diliminde enteresan olaylara şahit olmuş bir arkadaşla sohbet etme imkânı bulunca benim için epey malzeme çıktı dedim. Gülerken düşünebilmek niyetiyle sizlerle paylaşayım.

Avustralya toplumunun hâkim özelliği, kıtanın her tarafında örf, adet ve görünüş bakımından göze çarpacak derecede aynı olmasıdır. Çevre benzerliği, devlet müesseselerinin farklı olmaması, eğitim beraberliği bu durumu meydana getirmiştir. Aynı zamanda iyi eğitilmiş geniş meslek gruplarına sahip bir toplumdur. Halk okumayı çok sevdiğinden Avustralya'da kitap sanayi çok gelişmiştir. Gazete okumaya son derece düşkündürler. Burada kişinin beyanı önemlidir. Bir iş yapılacağı zaman beyan esas alınır. Bürokrasi sonradan gelir veya şikâyet olduğunda yalan beyan veren bedelini öder.

Avustralya’nın Sydney şehrinde bir okula anasınıfı öğretmeni alınacaktır. Onlardaki alımlar bizdekilerden farklıdır. İlan yapılır ve tüm müracaatlar alınır. Sonra en iyisini bulmak adına elemeye başlarlar. Eleme deyince elbette bizdeki gibi değil. Mesela, önce üniversite mezunu olmayanları elerler, peşinden bilgisayar belgesi olmayanları, peşinde ehliyeti olmayanları elerler ve bu durum devam eder. En son biri Türk, biri Avustralyalı iki aday kalınca, okul müdürü ‘annenizden birer referans mektubu getirin’ der. Buna şahit olan Türk öğretmen, ‘Gâvur kendilerinden almak için bunu istedi’ diye düşünür. İki öğretmen adayı da annelerine referans mektubu yazdırıp getirir. 

Türk anne kızı için referans mektubuna;’ Benim kızım şöyle iyidir, böyle iyidir. Yolda burnu sümüklü bir çocuk görse hemen cebinden mendilini çıkarır burnunu siler. Tüm çocukları kendi çocuğu gibi sever. On parmağında on marifeti vardır.’ Diye uzun bir mektup yazar.

Avustralyalı anne ise; ’Benim kızım dört yıllık fakülte eğitiminde teorik bilgileri almıştır. Ancak pratik olarak sahada yeterli uygulama yapmamıştır. Dolaysıyla BENİM KIZIM ANASIFI ÖĞRETMENLİĞİ YAPAMAZ’ diye yazmıştır. Bu durum karşısında okula Türk öğretmen alınır. Bunu öğrenen başka bir Türk, hemen okul yönetimine gider ve ‘ Siz annelerden referans mektubu istediniz ama sizlerin anneleriyle bizlerin anneleri aynı değildir. Bizim annelerden hiç kimse çocuğuna kötü demez. Meyhaneden gelse, camiden geliyor der. Hele işe alınma söz konusu ise, dünyanın en maharetlisi yapar. Ben tanıyorum o Türk annenin kızı hakkında yazdıkları hep abartı ve yalandır’ diye şikâyette bulunur. Fakat okul yönetimi ‘ Bir annenin çocuğu için yalan söylemesi mümkün değildir’ diyerek şikâyeti kabul etmez. Ve okulda çalışmaya devam eder…  Bizde böyle bir durumda benim çocuğum hak etmiyor diyen kaç kişi çıkar? (yazara eleştiri-öneri: 536 568 1141)

*
ÖĞRETMENİME VEFA-3: Osmancık İHL öğretmenlerimizden (Alaca eski milli eğitim müdürü)  merhum Zühtü DELİBAŞ hocamızı rahmetle yâd ediyoruz. Ruhu şad ola…




Paylaş | | Yorum Yaz
1694 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BULGUR BEKLERKEN PİRİNÇ GELDİ - 02/02/2016
Geçenlerde internette ilginç bir resim verdi.
‘BÖREK ÇOK KALIN OLMUŞ BABAANNE’ - 13/01/2016
Nesiller arasındaki uçurum gün geçtikçe büyüyor.
KİM ÖLMÜŞ DERKEN ÖLDÜ - 29/12/2015
Dünyada inkârı olmayan tek gerçek belki de ölümdür.
VALİ BEY TORUNUNU KENAR OKULA VERİNCE (bir ilimizde) - 25/08/2015
Bir ilimizde vali bey göreve başlayınca milli eğitim müdürüne:
MERHUM ECEVİT VELİ DAYININ ARDINDAN - 18/08/2015
Bazı değerlerin kadri kıymetini zamanında bilmek gerekir.
17 AGUSTOS DEPREMİ ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ - 14/08/2015
Önce köpekler uyandı. Uğultu yükseldi, yükseldi yeryüzü çatladı.
BAYRAM ZİYARETLERİNDE GÖZE TAKILANLAR - 21/07/2015
Bayramların hayatımızda önemli bir yeri vardır. Bayramlar vesile kılınarak çalınmayan ziller çalınır, açılmayan kapılar açılır. Öpülmeyen eller öpülür. İçilmeyen çaylar içilir.
BU BAYRAMDA, YİNE BANA AĞLAMAK DÜŞTÜ-1 - 09/07/2015
Bayramların hayatımızda çok önemli yeri vardır. Çünkü bayram sevinç, neşe, mutluluk saadet demektir.
‘İŞİ ÇOK ZOR’ - 26/06/2015
Değerli okuyucularım, bugünkü yazımda sizlere 15-20 sene önce Mecitözü ilçemizde görev yaparken polis lojmanlarından komşum olan sevdiğim bir arkadaşın beş vakit namaza başlama öyküsünü paylaşmak istiyorum.
 Devamı