OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız sadece haber...


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
8° 0°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.36725.3887
Euro6.07136.0956
Mahir ODABAŞI
SİVİL SAVUNMA
BAKKAL AMCA
13/01/2013

                                         

25-30 sene önce, Koyunbaba Köprüsü'nün karşısında, 10-15 M2’lik mütevazı bir bakkalımız vardı. Ortalama 100 çeşit ürün bulunurdu. Bu da ahaliye fazlasıyla yettiğinden, birde o dönemlerde alışverişi genelde baba yaptığından çok masraf gerekmezdi. Tüketimi körükleyen kredi kartları cebimize girmediğinden, veresiye defterleri aklımızda kalırdı. Öğrencilik yıllarım, büyük ağabeyimin yanında böyle bir ortam içinde geçtiğinden kendi adıma epey tecrübe sahibi oldum. Belki de gayri resmi diplomanın en değerlisini, okula gitmemiş ağabeyimden burada aldım.

O zamanlarda mahalle bakkallarının ayrı bir önemi vardı. Onlar mahallenin fakirini, zenginini, cömerdini, cimrisini, bekârını, evlisini, hırlısını, hırsızını bilirdi.

 

Tabiri caizse yangınlara kar, muhtaçlara var olurken, isteyenlerde gönül elçiliği yapardı. Mini, süper, hiper market derken aldı başını gitti. Böylece bakkallarında pabucu dama atılınca, bakkal amcalarda eski canlılığını kaybetti… Konumuz bakkallardan açılmışken, siz değerli okuyucularıma tarihi bir vakıayı hatırlatmak istiyorum.

Ahmet Rıfkı Efendi Vefa Lisesinde Fransızca hocasıdır. Dersler hep sönük geçer. Çünkü talebeler gönülsüzdür. Talebe üzüntülü olunca, hoca mutlu olabilir mi? Elbette olamaz. A. Rıfkı Efendi, bir gün dayanamayıp sorar. ’Çocuklar, neden böyle yapıyorsunuz? Bir sıkıntınız mı var?’ Çocuklar cevaben:’ Nasıl çalışalım, babamız, amcamız Çanakkale’de savaşıyor. Her an şahadet haberleri gelebilir.’ Deyince, A.Rıfkı Efendi, kendi kendine durum böyleyken sen buralarda durmamalısın, doğru Çanakkale cephesine der ve hemencik annesinin yanına gidip elini öpüp, müsaadesini alır. Ve mahalle bakkalına gider.’BAKKAL AMCA ben Çanakkale’ye gidiyorum. Annemin ihtiyaçlarını aksatmadan ver. Aralıklı olarak maaşımdan sana göndererek borcunu öderim.’ Der. Verdiği söze sadık kalarak, aksatmadan annesin borcunu ödemeye devam eder. Ama zamanla para gelmez olunca, bakkal anlar ki, Ahmet Rıfkı Efendi şehit oldu… Fakat bunu annesine hissettirmez. Kadıncağızın ihtiyaçlarını vermeye devam eder.  Bir gün postacı Ahmet Rıfkı’nın künyesini ve özel eşyalarını getirip annesine verince, anne oğlunun şahadetini öğrenir…

Anne, bakkala gider. ‘Oğlum şahadet şerbetini içti. Artık bana para gelmez. Bundan sonra bir şey alamam, elimdeki parayla şu borcumu ödeyeyim’ deyince, Bakkal: ‘Sen şehit annesisin, evine git. Başka akraban gelsin’ der. Başka akrabası gelince, Bakkal: veresiye defterini açıp, biriken tüm borca bir kırmızı kalem çekerken, Ahmet Rıfkı Efendi, borcunu Çanakkale’ de hayatını vermekle ödedi’ cümleleri ağzından düşerken, gözlerinden de yaşlar dökülür.

‘’Çanakkale zaferini kazandıran işte bu haslettir arkadaş / Bunları gençlere anlatamazsak, kaybedilir gelecekte en kolay savaş’’(Rabbim bir daha bu millete savaş göstermesin)Keşke büyük marketlerimiz de, buna benzer bölümler olsa ne güzel olur. Zorda, darda kalanları, ihtiyacını söyleyemeyip gözyaşını içine akıtanları sevindirebilsek. Kim bilir belki de vardır da, ben duymamışımdır.*ŞİMDİ UNUTTUK SENİ BAKKAL AMCA! Bir ekmek, bir yumurta lazımsaKoşar gelirdik hemen sanaDerdik para yok, deftere yazsanaŞimdi unuttuk seni bakkal amca.! Gün bitip dükkânı kapatmış olsan bileLazımsa bir şey, basardık evinin zilineMesai bitti diyemez, açardın geri yineŞimdi unuttuk seni bakkal amca.! Aldığımızı sade veresiye yazdırmazBirde yanında borç para isterdikYaz kara kaplı deftere, hadi eyvallah derdikŞimdi unuttuk seni bakkal amca.! Mahallenin fakirini, zenginini sen bilirdinYardım edeceklere yol gösterip, akıl verirdinSanki sen biraz daha samimi idinŞimdi unuttuk seni bakkal amca.! Mini, süper, hiper adıyla çıkıverdi marketYeniyi bulunca adettendir, eskiyi terk etAcayip değişime uğradı, 30 yıldır memleketŞimdi unuttuk seni bakkal amca.! Paranın küsurunu almak ayıp sayılırdıMalzemeler poşete değil, çantaya konulurdu.Belki de bilmeden çevreci olunurduŞimdi unuttuk seni bakkal amca.! Bilinmeyen adresler senden sorulurduDenk gelindiğinde sofrana ortak olunurduAnlaşılan bu hızlı değişim seni de yorduŞimdi unuttuk seni bakkal amca.! Ne söyledimse yaşayıp, görüp söyledimBir ara bende bakkalda, hizmet eyledimBir kaç dörtlükle geçmişi yâd eyledimŞimdi unuttuk seni bakkal amca.! 

 

 

                           (Mahir Odabaşı )


Paylaş | | Yorum Yaz
1484 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BULGUR BEKLERKEN PİRİNÇ GELDİ - 02/02/2016
Geçenlerde internette ilginç bir resim verdi.
‘BÖREK ÇOK KALIN OLMUŞ BABAANNE’ - 13/01/2016
Nesiller arasındaki uçurum gün geçtikçe büyüyor.
KİM ÖLMÜŞ DERKEN ÖLDÜ - 29/12/2015
Dünyada inkârı olmayan tek gerçek belki de ölümdür.
VALİ BEY TORUNUNU KENAR OKULA VERİNCE (bir ilimizde) - 25/08/2015
Bir ilimizde vali bey göreve başlayınca milli eğitim müdürüne:
MERHUM ECEVİT VELİ DAYININ ARDINDAN - 18/08/2015
Bazı değerlerin kadri kıymetini zamanında bilmek gerekir.
17 AGUSTOS DEPREMİ ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ - 14/08/2015
Önce köpekler uyandı. Uğultu yükseldi, yükseldi yeryüzü çatladı.
BAYRAM ZİYARETLERİNDE GÖZE TAKILANLAR - 21/07/2015
Bayramların hayatımızda önemli bir yeri vardır. Bayramlar vesile kılınarak çalınmayan ziller çalınır, açılmayan kapılar açılır. Öpülmeyen eller öpülür. İçilmeyen çaylar içilir.
BU BAYRAMDA, YİNE BANA AĞLAMAK DÜŞTÜ-1 - 09/07/2015
Bayramların hayatımızda çok önemli yeri vardır. Çünkü bayram sevinç, neşe, mutluluk saadet demektir.
‘İŞİ ÇOK ZOR’ - 26/06/2015
Değerli okuyucularım, bugünkü yazımda sizlere 15-20 sene önce Mecitözü ilçemizde görev yaparken polis lojmanlarından komşum olan sevdiğim bir arkadaşın beş vakit namaza başlama öyküsünü paylaşmak istiyorum.
 Devamı