OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız sadece haber...


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
1° -3°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35965.3811
Euro6.07216.0965
Mahir ODABAŞI
SİVİL SAVUNMA
24 KİŞİLİK ARACA 47 KİŞİ BİNERSE
03/11/2014
Acılar peş peşe gelmeye başlayınca ‘’Allah sonumuzu hayreylesin’’ dilekleri çoğalır.
Daha  Soma’daki 301 madencinin toprağı kurumadan, Ermenek’te 18 kişi aynı kaderi paylaştı. Bir haftadır tüm imkânlar seferber edilmesine rağmen henüz işçilere ulaşılamadı. Türkiye tam bu kazaya odaklanmışken, 31 Ekim günü Konya – Akşehir’den elma toplamak için mevsimlik işçi olarak Isparta – Yalvaç’a doğru giderken meydana gelen ve çoğu kadın 17 kişinin ölüyle sonuçlanan trafik kazasıyla sarsıldı. 
 
Kazadan çok kaza sonrası ortaya çıkan karmaşık bilgiler kamuoyunun meşgul etmeye başladı. Zira 24 
 
kişilik 1999 model midibüse tamı tamına 47 işçi odun istifi gibi doldurulmuş ve normal ağırlıktan 1200 kg 
 
daha fazla yük binmişti. ‘’İnsanlar kendi çılgın ihtiraslarının neticesini kadere yüklerler’’ (Walter 
 
Scort) misali, sonuç ta araç freninin boşalması neticesinde uçuruma yuvarlandı. Ortalık savaş alanına 
 
döndü. Onlarca garibanın ocağına ateş düştü. Analar – babalar, çocuklar ve duyarlı insanlar gözyaşına 
 
boğuldu. Herkes kendine göre yorum daha doğrusu dedi-kodu yaptı.
 
Basındaki bilgi kirliğine bakılırsa daha önceden de aynı araca 60-70 kişinin bindirildiği, hatta bu 
 
kaza öncesi aracın fren tertibatının arızalı olduğu ve şoförün kendi imkânlarıyla tamir etmeye çalıştığı 
 
yazıldı. Şunu da unutmamak gerekir ki, bizim vatandaş kaza öncesinde tedbir bazında ağzını açmaz ama 
 
sonrasında mikrofonu gördüğünde ahkâm keser. Genel manada düşündüğümüzde bu tür kazalarda 
 
hepimizin sorumluluğu var. ‘’Allah’a güven ama barutunu da kuru tutmaya çalış’’(Oliver Cromwell) 
 
veya ‘’en iyi dua tedbirdir’’ sırrınca maalesef tedbirden bi-
h aberiz.
 
 
 
Geçmiş yıllarda bir bayram günü ilçeye giderken18 kişilik 
 
minibüse 28 kişi bindi. Ben itiraz edince, koca araçtan bir 
 
kişi ‘’Adam haklı’’ deyip destek olamadı. ‘’Bayram günlerinde 
 
o kadar olur’’ diye mırıldandılar. Pardon homurdandılar. Bu 
 
güç karşısında şoförün beni arabadan atmadığına sevindim. 
 
Şükür sadece ‘’İşine gelmiyorsa in kardeşim...’’ deyiverdi.
 
 ’Kendi geleceğimizi kendimiz hazırlar, sonra da kader deriz’’ (Benjamin Disraeli) sırrınca yorumu 
 
sizlere bırakıyorum...
 
Basından gözlemlediğim kadarıyla bu kazada ki yolcularda fakir fukara, garip guraba ve bilinçsiz. 
 
Daha doğrusu pek itiraz etme hakları yok. Çünkü alacakları cevap % 90 ‘’işine gelmezse in, yerine 
 
binecekler var’’ türü olacaktır.
 
ÖZETİN ÖZETİ: Hafızamı yokladığımda görüyorum ki bu tür kazalar ilk değil. Ümit etsem de 
 
maalesef son olmayacaktır. Bu yazıyı kaleme alırken İstanbul’da 20-30 yabancı uyruklu vatandaşın denizde 
 
kaybolduğu haberleri ekranlardan durmadan geçiyor. Vesselam, ‘’kader mi desem, yoksa kaza mı desem?’’ 
 
bilemiyorum... Doğrusu sizlerin yorumunu da merak ediyorum. Kazasız günler dileklerimle...
 
*
 
KADER Mİ DESEM, YOKSA KAZA MI?
 
25 kişilik araca 50 kişi birden binerse
 
Memlekette, fakirin tekeri böyle dönerse
 
Sonra yük ağır gelip fren de toptan giderse
 
Acı sonuca kader mi desem, yoksa kaza mı?
 
İşçiler ötelenip, karga tulumba taşınırsa
 
Güvenlik hiçe sayılıp, ucuz kara kaçılırsa
 
Rutin kontrol noktaları da bir şekilde aşılırsa
 
Acı sonuca kader mi desem, yoksa kaza mı?
 
Kimi hayatının baharında, kimi de yaşlıysa
 
Geride kalan çoluk çocuğun gözleri yaşlıysa
 
Çileleri üç kuruşluk yevmiyenin karşılığıysa
 
Acı sonuca kader mi desem, yoksa kaza mı?
 
Biliyoruz bu ilk değil ama son da olmayacaksa
 
Biraz gündemde kalıp, zamanla unutulacaksa
 
Yine ocaklar sönüp, yine analar ağlayacaksa
 
Acı sonuca kader mi desem, yoksa kaza mı?
 
Mevsimlik işçiler, güvenlikten yoksun olacaksa
 
Az öne çıkıp hak arayınca, çavuş işten kovacaksa
 
Alın terleri de gereken karşılığını bulamayacaksa
 
Acı sonuca kader mi desem, yoksa kaza mı?
 
Erkenden Konya – Akşehir’den çıktılar yola
 
Isparta – Yalvaç’ta biraz vereceklerdi mola
 
Lakin cehalet ağır geldi, yuvarlandı araba
 
Acı sonuca kader mi desem, yoksa kaza mı?
 
ODABAŞI acıyı, sızıyı yüreğinde duymayacaksa
 
Vurdumduymazlığa kalemiyle bir set olmayacaksa
 
Pisipisine giden canları gündemine koymayacaksa
 
Acı sonuca kader mi desem, yoksa kaza mı?
 
 (mahir odabaşı- 1.11.2014)


Paylaş | | Yorum Yaz
1229 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BULGUR BEKLERKEN PİRİNÇ GELDİ - 02/02/2016
Geçenlerde internette ilginç bir resim verdi.
‘BÖREK ÇOK KALIN OLMUŞ BABAANNE’ - 13/01/2016
Nesiller arasındaki uçurum gün geçtikçe büyüyor.
KİM ÖLMÜŞ DERKEN ÖLDÜ - 29/12/2015
Dünyada inkârı olmayan tek gerçek belki de ölümdür.
VALİ BEY TORUNUNU KENAR OKULA VERİNCE (bir ilimizde) - 25/08/2015
Bir ilimizde vali bey göreve başlayınca milli eğitim müdürüne:
MERHUM ECEVİT VELİ DAYININ ARDINDAN - 18/08/2015
Bazı değerlerin kadri kıymetini zamanında bilmek gerekir.
17 AGUSTOS DEPREMİ ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ - 14/08/2015
Önce köpekler uyandı. Uğultu yükseldi, yükseldi yeryüzü çatladı.
BAYRAM ZİYARETLERİNDE GÖZE TAKILANLAR - 21/07/2015
Bayramların hayatımızda önemli bir yeri vardır. Bayramlar vesile kılınarak çalınmayan ziller çalınır, açılmayan kapılar açılır. Öpülmeyen eller öpülür. İçilmeyen çaylar içilir.
BU BAYRAMDA, YİNE BANA AĞLAMAK DÜŞTÜ-1 - 09/07/2015
Bayramların hayatımızda çok önemli yeri vardır. Çünkü bayram sevinç, neşe, mutluluk saadet demektir.
‘İŞİ ÇOK ZOR’ - 26/06/2015
Değerli okuyucularım, bugünkü yazımda sizlere 15-20 sene önce Mecitözü ilçemizde görev yaparken polis lojmanlarından komşum olan sevdiğim bir arkadaşın beş vakit namaza başlama öyküsünü paylaşmak istiyorum.
 Devamı