OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız sadece haber...


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
8° 0°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.36725.3887
Euro6.07136.0956
Mahir ODABAŞI
SİVİL SAVUNMA
BU BAYRAMDA, YİNE BANA AĞLAMAK DÜŞTÜ-1
09/07/2015
Bayramların hayatımızda çok önemli yeri vardır. Çünkü bayram sevinç, neşe, mutluluk saadet demektir.
Ama maalesef ‘gönül ister, kader güler’ hesabı bu tarif herkes için aynı oranda geçerli  değildir. Bunu biraz açacak olursak, özellikle boşanmaların günden güne arttığı günümüzde parçalanmış aileler buna adaydır. Neden derseniz, ortada çocuklar iki taraf arasında da husumet bulunuyorsa ve  ailelerde bilinçsizce bir birinden öç alabilmek adına o masum çocukları kullanıyorsa diğer zamanlarla  beraber bayramlarda sıkıntı, üzüntü, gözyaşı zirveye ulaşır. Çünkü koyun kuzusuyla, tavuk civcivleriyle,  anne- babalar çocuklarıyla, çocuklarda anne babalarıyla mutludur. Çoğu şeyin alternatifi vardır ama anne-  babanın ve çocukların alternatifi yoktur. Kimse anne- babasını veya çocuklarını seçme lüksüne sahip değildir. Onun için, dünyanın neresinde olursa olsun anne annedir, baba babadır, çocuk yine çocuktur.
             Şu ibretlik hikâyeyi isterseniz dikkatle okuyalım. Eşinden ayrılan baba küçük kızına yaş günü için bir 
hediye almak üzere oyuncakçı dükkânına gitti. Baba, satıcı kıza:
              ‘Bakın’ dedi. ’’Ben eşimden ayrıldım ve kızım bütün gün evde bakıcısıyla kalıyor. Öyle bir oyuncak 
istiyorum ki ona annesinin yokluğunu hissettirmesin. Kızım üzülmesin’’
             Satıcı kız başını salladı.
              ‘’Sizi çok iyi anlıyorum beyefendi’’ dedi.’ Dükkânımız bu bölgenin en zengin çeşide sahip, 
oyuncakçısıdır. Size istediğiniz hemen her türlü oyuncağı verebilirim. Oyuncak ayılar, oyuncak askerler, 
itfaiyeciler, her türlü oyuncak bebekler… Ancak OYUNCAK ANNEMİZ YOK! Hiçbir zamanda olmadı 
üzgünüm.’’
               Annenin –babanın oyuncağı olmadı, olmayacak. Allah kimsenin aile yuvasını yıkmasın (daha 
doğrusu biz sudan sebeplerle yıkmayalım) çocuklarımızı anne-babalarından ayırmasın. Bu bağlamda eğer 
aile parçalanması başa gelmişse, tekrar birleşme imkânı ortadan kakmışsa ve ortada çocuklar varsa işte 
bu noktada her iki tarafa da büyük görev düşüyor. Özellikle aile büyüklerinin hissi davranmaktan, 
kızlarına, oğullarına baskı yapmaktan kaçınması, çocukların sağlıklı büyüyebilmesi için, anne tarafının 
babayı, baba tarafının anneyi çocukların yanında KÖTÜLEMEMESİ – telafisi mümkün olmayacak sözleri 
sarf etmemesi lazımdır. Diğer taraftan çocukların anne veya babaya karşı ÖÇ ALMA aracı olarak kesinlikle 
kullanılmaması gerekmektedir. Çocukların istediği an anne veya babasıyla iletişim kurması, görüşmesi, 
düğünde bayramda boynu bükük kalmaması çok ama çok önem arz etmektedir. Buna engel olmak büyük 
bir vebaldir.
                 Bir babanın (fark etmez tersi de olabilir) ağzından kaleme almaya çalıştığım ve yazarken 
gözyaşıyla karıştırdığım aşağıdaki şiirimi şu mübarek günlerde anne- baba hasreti çeken çocuklara, 
yavrularını koklayıp öpmek isteyip te engeller yüzünden ulaşamayan anne – babalara armağan 
ediyorum… (görüş ve önerilerinizi bekliyorum: 536 5681141)
               
              *
Bayramlar kimine sevinç, kimine acı
Benim için Arife gününden başlıyor sancı
Öz evlatlarım, bana karşı yapıldı yabancı
Bu bayramda, yine bana ağlamak düştü
Şartlar oluşunca, ayrılık artık hak oldu
İki yavrumda annesinin yanında kaldı
Çocuklara demiş: babanız bizi kovdu
Bu bayramda, yine bana ağlamak düştü
Kalabalıklar içerisinde yalnızım
Artık bana, bayram şekeri değil lazım
Elimi öpecek yavrularıma çok muhtacım
Bu bayramda, yine bana ağlamak düştü
Benim de körpe kuzularım vardı
Şimdi benden çok uzaklarda kaldı
Bayramlıklarını, bilmem ki kim aldı?
Bu bayramda, yine bana ağlamak düştü
Acı haber, tatlı dille verilmez ki,
El çocuğu yavrun gibi sevilmez ki,
Yaşamayan bu hasreti bilmez ki,
Bu bayramda, yine bana ağlamak düştü
Zile basınca, kapıya koşan olmuyor
Baba bize ne aldın diye kimse sormuyor
Dağıttığınız oyuncaklar öylece ortada duruyor
Bu bayramda, yine bana ağlamak düştü
Dün gece küçük kızımı gördüm rüyamda
Ağlayarak dedi: ’hani baba bizi seviyordun ya,
Seni çok özledik, al götür bizi bu bayram yanına’            
Dedim: ’Kızım izin vermiyor ki, annen buraya’
Tam sarılacakken uyandım, başladım ağlamaya     
Bu bayramda, yine bana ağlamak düştü
Anneler bilirim, çocukları için kendini heba eder,
Anneler bilirim, kendisi için çocuklarını heder eder
Dünya hali bu, bize de yazılmış böyle acı kader
Bu bayramda, yine bana ağlamak düştü
              MAHİR der,  anne annedir, baba babadır unutulmasın
Ne olur, boşanmalarda çocuklar öç almak için tutulmasın
Birde onların yanında, anne- babaya pervasızca atılmasın
Bu bayramda, yine bana ağlamak düştü
                                  (Mahir Odabaşı )


Paylaş | | Yorum Yaz
865 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BULGUR BEKLERKEN PİRİNÇ GELDİ - 02/02/2016
Geçenlerde internette ilginç bir resim verdi.
‘BÖREK ÇOK KALIN OLMUŞ BABAANNE’ - 13/01/2016
Nesiller arasındaki uçurum gün geçtikçe büyüyor.
KİM ÖLMÜŞ DERKEN ÖLDÜ - 29/12/2015
Dünyada inkârı olmayan tek gerçek belki de ölümdür.
VALİ BEY TORUNUNU KENAR OKULA VERİNCE (bir ilimizde) - 25/08/2015
Bir ilimizde vali bey göreve başlayınca milli eğitim müdürüne:
MERHUM ECEVİT VELİ DAYININ ARDINDAN - 18/08/2015
Bazı değerlerin kadri kıymetini zamanında bilmek gerekir.
17 AGUSTOS DEPREMİ ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ - 14/08/2015
Önce köpekler uyandı. Uğultu yükseldi, yükseldi yeryüzü çatladı.
BAYRAM ZİYARETLERİNDE GÖZE TAKILANLAR - 21/07/2015
Bayramların hayatımızda önemli bir yeri vardır. Bayramlar vesile kılınarak çalınmayan ziller çalınır, açılmayan kapılar açılır. Öpülmeyen eller öpülür. İçilmeyen çaylar içilir.
‘İŞİ ÇOK ZOR’ - 26/06/2015
Değerli okuyucularım, bugünkü yazımda sizlere 15-20 sene önce Mecitözü ilçemizde görev yaparken polis lojmanlarından komşum olan sevdiğim bir arkadaşın beş vakit namaza başlama öyküsünü paylaşmak istiyorum.
İHTİYARLIK KAÇ YAŞINDA BAŞLAR? - 19/05/2015
Geçmişi iyi okumayan milletler, geleceği inşa ederken hata edebilirler. Herkesin herkesten öğrenebileceği çok şey vardır.
 Devamı