OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız sadece haber...


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
1° -3°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35965.3811
Euro6.07216.0965
Mahir ODABAŞI
SİVİL SAVUNMA
YAŞLILAR VE EV KAZALARI
07/01/2015
Hayat şartları günden güne zorlaşıyor. Büyüklerin evladım ‘ekmek aslanın ağzında’ ona göre 
 
çalışın, hesabınızı kitabınızı iyi yapın sözü değişime uğradı. Tabiri caizse ekmek aslanın midesinden de 
 
aşağıya inmeye başladı. Bu nedenle gençler, orta yaştakiler, doğduğu yerden çıkıp, gelecekte çoluğuna 
 
çocuğuna daha iyi imkânlar bulabileceği ümidiyle doyduğu yerde ikamet etmeye başladı.
 
 Her ne kadar yaşlıları yanlarına almaya gayret gösterenler olsa da yaşlı kesimle evlatlar arasında 
 
parçalanmalar çoğaldı. Ekseriyetle yaşlılarımız kendine göre birçok haklı sebep ortaya sürüp ‘şimdiki 
 
yaşlıların paradan ziyade sohbete ihtiyacım var’ sözünde ifade edildiği gibi (köyde kalıyorsa yıllarca 
 
emek verdiği bağından, bahçesinden ayrılamamak veya komşuları bırakıp, Büyükşehirlerde apartman 
 
dairesinde hapis kalmamak gibi... ) doğup büyüdüğü köyünde, şehrinde elden ayaktan düşünceye kadar 
 
çıkmamaya, çocuklarının daha iyi imkânlar sunmasına rağmen yanına gitmemeye direnmektedir. Hal 
 
böyle olunca; evlatlarla büyükler ancak düğünde, bayramda, tatilde bir araya gelmeye başladı. Bu durum 
 
bilhassa büyüklerine düşkün olan evlatlar; acaba annem, babam evde yalnızken hastalanır m? Bir yere 
 
düşer de başını vurur mu? Yemek yaparken tüpü açık bırakır mı? Türü endişeler yaşamaya başladı. 
 
Bunun için birkaç küçük uyarıyı sizlerle paylaşmak istiyorum.
 
 Yaşlanma ile ortaya çıkan fizyolojik değişiklikler ev kazalarına neden oluyor. Görme, işitme 
 
gücünün azalması, karanlığa adaptasyonun zayıflaması, adale kuvveti ve koordinasyonun yetersizliği ile 
 
unutkanlık ileri yaşlarda kaza riskini daha da artırıyor. Bu dönemde görülen kazalar, sakatlık ve ölüm 
 
nedeni bile olabiliyor. Evde görülen kaza tipleri, düşme, çarpma, zehirlenme, yanık, kesik, elektrik 
 
çarpması ve boğulma şeklinde sıralanıyor. Kaygan yüzeyler, düzgün olmayan zeminler, yetersiz 
 
aydınlatma, sabit olmayan mobilyalar (özellikle camlı olanlar) ve yerdeki objeler de çevresel olarak 
 
 Yaşlılığın getirdiği yetersizlikler ve çevresel riskler nedeniyle en sık düşme kazaları görülüyor. 
 
Evdeki eşyaların yerlerinin değiştirilmesi, kapı eşiği, hatta halının kıvrımı bile yaşlının kaza geçirmesine 
 
 Oturma odası: Yeterli aydınlatma sağlanmalı. Odadaki fazlalıklar, dağınıklık yapan eşyalar 
 
azaltılmalı. Eşyalar geçişe engel olmayacak şekilde düzenlenmeli. Oda içerisinde hareket alanı olmalı. 
 
Halı ve kilimler mümkünse yere sabitlenmeli ve kayganlığı engellenmeli. Ortalıkta elektrik kabloları 
 
bulunmamalı. Kapılarda eşik olmamalı. Elektrik düğmeleri kolay ulaşılır yerde olmalı. 
 
 Yatak odası : Eşik olmamalı. Yeterli aydınlatma sağlanmalı. Odadaki fazlalıklar azaltılmalı. 
 
Sık kullanılan giysi ve eşyalar kolay ulaşılabilecek yerde bulunmalı, tabure veya sandalye üzerine 
 
çıkmadan alınabilmeli. Yanlış ilaç kullanımını engellemek için kutuların üzerine büyük harflerle 
 
 Mutfak : Eşik olmamalı. Yeterli aydınlatma ve havalandırma sağlanmalı. Sık kullanılan araç - 
 
gereçlere kolay ulaşılabilmeli. Ocak, şofben gibi araçların açık ve kapalı konumdaki işaretleri belirgin 
 
olmalı. (Üzerine büyük harflerle açık ve kapalı yönü yazılmalı) Yere dökülen şeyler hemen temizlenmeli. 
 
 Merdiven: İyi aydınlatılmalı. Kenar korkuluklar sağlam olmalı. Başlangıcında ve bitiminde ışık 
 
düğmesi olmalı. Basamaklar kaygan olmayan malzemeyle döşenmeli. 
 
 Banyo ve tuvalet: Zemin kaygan olmamalı. Yer ıslak bırakılmamalı. Kaymayan paspas ve terlik 
 
kullanılmalı. Tuvalet, duş ve küvetin olduğu yerde sabit tutunma yeri bulunmalı.
 
 İletişim: Cüzdanlarının arasında bulunacak şekilde oğlunun, kızının veya bulunduğu yerdeki bir 
 
yakınının telefon numarasın bulunmasını sağlayalım. Ayrıca; evdeki sabit telefonun yanına veya herkesin 
 
kolayca görebileceği duvara önemli numaraları (110 – 112 – 155 – 156 - 187 acil numaralar; evin açık 
 
adresi, 24 saat arayabileceği bir iki ticari taksi numarası, bulunduğu yerde ona en erken yardımcı 
 
olabilecek bir yakının telefonu, ayrıca, ihtiyaç halinde haber verilebilecek uzaktaki oğlu, kızı, torunu vs. 
 
numaraları.) yazıp asmak. Bu konuda yaşlılarımızı bilgilendirmek hatta tatbikat yaparak nasıl faydasının 
 
olacağını bizzat göstermek çok ama çok faydalıdır.
 
 ÖZETİN ÖZETİ: Büyüklerimiz bizler için veli nimettir. Çünkü hepimiz aynı yolun yolcusuyuz. 
 
Bu nedenle; ‘Ya git te bilem kıymeti, ya öl de bilem kıymeti’ hesabı, kaybettikten sonra pişman olup 
 
keşke şöyle önlem alsaydım demeden olası depremlere, yangınlara, zehirlenmelere, daha doğrusu ev 
 
kazalarına karşı basit basit tedbir almaktan çekinmeyelim. Zira ‘küçük küçük delikler, büyük büyük 
 
Köylerdeki, şehirlerdeki kimsesiz yaşlıların evlerinin kış güvenlik kontrolü için kurulacak bir 
 
gezici ekip tarafından devlet eliyle yapılabilir. Şöyle ki: Yaşlı teyzenin sobasının borularının sabitlenmesi, 
 
baca güvenliği veya mutfaktaki ocağının hortumu kırık çatlak mı? Bir prize iki üç tane fiş rast gele 
 
takılmış mı? Banyo da şofben varsa güvenli mi? Türü... Bunu yapabilirsek yaşlının her zaman yanına 
 
gelme imkânı bulamayan gurbetteki çocukları da biraz daha rahat olur. Annem- babam güvende diye 
 
sevinir. Bazen yaşlı birinin evine gittiğimde Allah’a emanet yaşadığını görüyor ve üzülüyorum. Bu 
 
bağlamda basit tedbirsizlik yüzünden can mal kaybı olduğunu sürekli basından izliyoruz. Ondan sonra 
 
seferber oluyoruz. Sonraki seferberliğin 10/1 ‘ni önce yapsak inanın daha makbule geçer. 
 
‘’Akmak için dolmak, dolmak içinde çevreyi gözlemlemek lazımdır’’ sırrınca ben bunu yıllardır 
 
öneriyorum ama hala kabul görmedi. Ümit ediyorum bir gün bu da olacaktır. (tel: 536 5681141)
 
* Ö N E R İ *


Paylaş | | Yorum Yaz
846 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BULGUR BEKLERKEN PİRİNÇ GELDİ - 02/02/2016
Geçenlerde internette ilginç bir resim verdi.
‘BÖREK ÇOK KALIN OLMUŞ BABAANNE’ - 13/01/2016
Nesiller arasındaki uçurum gün geçtikçe büyüyor.
KİM ÖLMÜŞ DERKEN ÖLDÜ - 29/12/2015
Dünyada inkârı olmayan tek gerçek belki de ölümdür.
VALİ BEY TORUNUNU KENAR OKULA VERİNCE (bir ilimizde) - 25/08/2015
Bir ilimizde vali bey göreve başlayınca milli eğitim müdürüne:
MERHUM ECEVİT VELİ DAYININ ARDINDAN - 18/08/2015
Bazı değerlerin kadri kıymetini zamanında bilmek gerekir.
17 AGUSTOS DEPREMİ ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ - 14/08/2015
Önce köpekler uyandı. Uğultu yükseldi, yükseldi yeryüzü çatladı.
BAYRAM ZİYARETLERİNDE GÖZE TAKILANLAR - 21/07/2015
Bayramların hayatımızda önemli bir yeri vardır. Bayramlar vesile kılınarak çalınmayan ziller çalınır, açılmayan kapılar açılır. Öpülmeyen eller öpülür. İçilmeyen çaylar içilir.
BU BAYRAMDA, YİNE BANA AĞLAMAK DÜŞTÜ-1 - 09/07/2015
Bayramların hayatımızda çok önemli yeri vardır. Çünkü bayram sevinç, neşe, mutluluk saadet demektir.
‘İŞİ ÇOK ZOR’ - 26/06/2015
Değerli okuyucularım, bugünkü yazımda sizlere 15-20 sene önce Mecitözü ilçemizde görev yaparken polis lojmanlarından komşum olan sevdiğim bir arkadaşın beş vakit namaza başlama öyküsünü paylaşmak istiyorum.
 Devamı