OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız sadece haber...


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
1° -3°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35965.3811
Euro6.07216.0965
Mahir ODABAŞI
SİVİL SAVUNMA
MERHUM ECEVİT VELİ DAYININ ARDINDAN
18/08/2015
Bazı değerlerin kadri kıymetini zamanında bilmek gerekir. Toplumun günden güne; ‘’Bahçem 
 
kadar yağmur, pencerem kadar güneş. Ben zengin olayım, rahat olayım gerisi umurumda değil kardeş’’ 
 
türü biz merkezinden, ben merkezine doğru meylettiği günümüzde bu tür değerler gün geçtikçe mumla 
 
aranmaya başlanacaktır. Yoksa zaman geçtikten sonra ‘’Ya git te bilem kıymeti, ya öl de bilem kıymeti’’ 
 
misali pek isabete geçmez. Mesela bu değerlerden kimi karda kışta aç kalan hayvanlara, kuşlara yem 
 
verir. Kimi çöplerdeki bayat ekmekleri toplar. Kimi bulduğu yere ağaç diker. Kimi dağa taşa çeşme 
 
yapar. Kimi köyünün, şehrinin tarihini araştırır, unutulan örf ve adetleri gün yüzüne çıkarmaya çalışır. 
 
Kimi hayatın içinden konuları yazarçizer… Bazen ‘’Ayağıma haksız yere batarsa diken / Ben samimi 
 
olursam mutlaka olur yukarıdan çeken’’ misali sıkıntılara, dedikodulara aldırmaksınız koşturdukça da 
 
zevk alırlar. Tüketmekten çok üretmeyi severler. Çünkü bunlar ekseriya fi - sebilillah koştururlar.
 
Bugün sizlere OSMANCIK Seki köyünden Veli Sekili, namı diğer ‘ECEVİT VELİ’ dayımızdan 
 
bahsetmeye çalışacağım. Ümit ederim zevkle okursunuz.
 
Veli dayımız Dodurga – Alpagut maden ocağından emekli, 70 küsur yaşına merdiven dayamış ve 
 
aldığı emekli maaşıyla köyünde mütevazı bir hayat sürmektedir. Şehirde dikili taşı yoktur. Malum olduğu 
 
üzere köy yerlerinde herkese bir lakap verilir. Veli dayımızın da gençliğinden beri merhum Ecevit’i çok 
 
sevmesinden dolayı ‘’Ecevit Veli’’ lakabı takılmıştır. Veli Sekili deyince kimse tanımaz ama Ecevit Veli 
 
35-40 sene önce bir iş için, abim Veli dayımızla beraber TBMM’ne zamanın vekilini ziyaret için 
 
gider. Vekil odasında yoktur ama kapısında epey sıra bekleyenler vardır. Bunlarda sıraya girerler. Çok 
 
geçmez vekil gelir. Şöyle bir bakar. Bizim Veli dayı da sırada bekliyor. ‘’Veli, sen ayrıl gel ‘’der. Odasına 
 
alır. Ve hoşbeşten sonra ‘’Veli duyuyorum ki, radyodan bizim hararetli konuşmalarımızı dinliyor ve 
 
akabinde Alpagut deresinde (madende) bizim için çok kavga yapıyor, bize toz kondurmamaya 
 
çalışıyormuşsun… Fazla kafana takma rahat ol. Biz kürsüden bağırır çağırır, yerine göre ağır sözler sarf 
 
ederiz. Ama akşam olunca da kol kola girip lokantada aynı masada yemek yeriz… ’der.
 
O dönemlerde köyde yol yoktur.  Traktörlerle önce komşu köye gelinir oradan da iki saat 
 
yürüyerek köye ulaşılır. Hasta, cenaze olduğu zamanlarda ayrı bir sıkıntı yaşanırdı. Bu sıkıntıları kendine 
 
dert edinen Veli dayımız muhtar, aza olmamasına rağmen her ay kaymakam beyin odasını aşındırır.  
 
Durmadan köy adına bir şeyler talep eder. Yıllar sonra bir vesileyle zamanın kaymakamı, eski vali M. Ali 
 
Türker beyi evinde ziyarete gittiğimde Veli dayımızın selamını söyleyince, hemen hatırladı. Her ay 
 
mutlaka yanıma gelir ama bir defa olsun kendisi için bir şey istemedi. Hep köyü için uğraştı. Onun için 
 
kendisini severdim’’ diye anlatmıştı.
 
İnsanın zor yürüdüğü dağlardan yolun yapılabileceğini o dönemlerde kimse düşünemiyordu. 
 
Hatta dağlardan arabaların geldiğini mezardaki dedelerimiz görse, korkudan geri yatarlar derlerdi. Yol 
 
programa alınıp çalışmalar başlayınca köyde bayram havası yaşandı. Şehirde duranlar sırf yolu görmek 
 
için haftada bir nereye kadar yapılmış diye bakmaya gelirlerdi. Diğer taraftan Köy Hizmetleri gidegele 
 
yol edildi. Köylüye dökümler döküldü. O zamanlar köyde 15-20 tane keçi sürüsü var. Çalışanlara sırık 
 
kebap ikramı için kesilen davarların haddi hesabı olmadı. Bunun yanında diğer ikramlar (!) cabası. O 
 
zamanlar iş yaptırmak şimdiki gibi değildi. Daha doğrusu hak arama noktasında vatandaşlarda çok bilinçli 
 
değildi. Gerekli ilgi alaka - ikram olmazsa sanki yol yarım bırakılacak algısı hâkimdi. Ne derece doğrudur 
 
bilinmez ama bazı bölümlerde yol düz giderken normalden aşağıya doğru rampa yapıldığında o arada 
 
gerekli ilgi gösterilmediği için böyle yapıldı diye hep anlatılır.Yol tamamlanıp ta açılışı yapılacağı zaman 
 
gurbettekiler, çevre köylüler akın akın köye gelmiş ve tam bir festival havası oluşmuştu. Bu arada Veli 
 
dayının keyfine diyecek yoktu. Yeni pankartlar itina ile hazırlandı. Biz çocukların eline tutuşturuldu. Yola 
 
tek sıra halinde dizildik. Ve protokol gelirken, ‘’köye yol, tarlaya su SEKİ’YE ELEKTRİK’’ çığlıkları 
 
dağları inletmeye başladı.  Ama şimdi ‘’virane yollar, virane bağlar / Köyümün son haline, mevtalar 
 
Aradan 35- 40 sene geçmesine rağmen bazen denk gelip Osmancık -Seki köyündenim dediğimde 
 
bayındırlıkta – köy hizmetlerinde kıdemli çalışanların veya emekli olanların ilk soruları ‘’ Orada Ecevit 
 
Veli diye biri vardı.  Duruyor mu? Duruyorsa köye gittiğinde selam söyle. Çok ekmeğini yedik. Kendini 
 
köyüne adamış bir adamdı’’ diyenlerin sayısı hayli fazla.
 
İletişimin bu kadar yaygın olmadığı dönemlerde mektubun – tebrik kartının ayrı bir önemi vardı. 
 
Mektuplar – tebrik kartları köy kahvesine bırakıldığı için, siyasi veya bürokrat üst kademeden isme gelen 
 
kartlar milletin içinde itina ile açılınca, orada olanlar ‘ adama falandan tebrik kartı gelmiş diyerek’ birazda 
 
gıptayla bakarlardı. Şimdi artık herkese onlarca mesaj geliyor ama kimse gıpta etmiyor. Hatta vakitli 
 
vakitsiz gelen mesajlardan beziyor.
 
Veli dayımız cebinde tomarınan kartvizit taşırdı. Canımın sıkkın olduğu bir gün çarşıda gezerken 
 
Veli dayı denk geldi. Bir bardak çay içelim diye kahveye oturduk. Sohbet ederken ‘’ dayısının senin hiç 
 
işin düşmüyor mu?’’ deyince, bende ‘’Veli Dayı boş ver, seni aşar’’ dedim. Bu arada cebinden bir avuç 
 
kartvizit çıkarıp masaya koydu. Ben tek tek bakarken, beni ilgilendiren bir ismi görünce  ‘’sen bunu 
 
nereden tanıyorsun’’ dediğimde, ‘’bu bizim eski kaymakam, yanına çok gittim. Hiç bir zamanda 
 
terslemedi. Çok kaliteli bir adam. Hala da irtibatı kesmiyorum. Vefa gösteriyorum’’ dedi. Bende, ‘’bunun 
 
kardeşi benim çok sevdiğim matematik öğretmenim’’ dedim. ‘’Kalk bir telefon edelim’’ dedi. Postaneye 
 
gittik, bir telefon etti… Mevla’da kulunu kuluna vesile etti. Sürüncemede kalan haklı iş, bir çırpıda bitti.
 
ÖZETİN ÖZETİ: Tecrübeyle sabittir ki, samimi yapılan hiçbir iyilik karşılıksız kalmaz. Bize 
 
faydası olmazsa çocuklarımıza, torunlarımıza mutlaka sirayet eder. Etmiyorsa belki de bizde 
 
samimiyetsizlik vardır. Allah sayılarını ziyadeleştirsin  derken, dün Hakkın rahmetine kavuşan rahmetli 
 
Veli dayımıza Allah’tan rahmet diliyorum.( Yazara eleştiri- öneri: 536 5681141)
 
Kimi kuşlara, kurtlara yem verir / Kimi çeşme yapar, ağaçlara su verir / Kimi köyüne, kasabasına 
 
ömrünü verir / Kimi de, yazık unutulmasınlar diye yazıverir / Kimi de, yazılanları okuyup kendine örnek 
 
alıverir / Daha kimileri ne güzel işler yapar. Onu da zaman gösterir.
 
ECEVİT VELİ DAYI
 
herkes kendini düşündü 
 
sen ise yalnızca köyünü 
 
böyle geçirdin ömrünü 
 
Ecevit Veli Dayı
 
yol, su, elektrik dedin 
 
alın terini bu uğurda yedin 
 
her gördüğüne, ‘bir işin var mı?’ dedin
 
Ecevit Veli Dayı
 
madende; sendikayla, siyasetle yarıştın 
 
torpilin varken yer altında hilesiz çalıştın 
 
acaba kaç garibana ocağın yolunu açtın 
 
Ecevit Veli Dayı
 
adın Veli, lakabın Ecevit 
 
kaymakama, valiye durmadan git 
 
derdin, belki köye hizmete bir ümit 
 
 Ecevit Veli Dayı
 
Çorum'da tanımayan yoktur seni 
 
özeldir, yıllar geçse de selamının yeri 
 
kaç kişi sordu, ne yapıyor Koca Veli? 
 
Ecevit Veli Dayı
 
ruhun şad, mekânın cennet olsun 
 
güzel huyların gençlere örnek olsun 
 
bir ocak daha söndü, daha ne olsun 
 
Ecevit Veli Dayı
 
Mahir sana hep saygı duydu 
 
vefalı olmak adına yazıp durdu 
 
ölünce de azığına Fatiha koydu 
 
 Ecevit Veli Dayı


Paylaş | | Yorum Yaz
955 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BULGUR BEKLERKEN PİRİNÇ GELDİ - 02/02/2016
Geçenlerde internette ilginç bir resim verdi.
‘BÖREK ÇOK KALIN OLMUŞ BABAANNE’ - 13/01/2016
Nesiller arasındaki uçurum gün geçtikçe büyüyor.
KİM ÖLMÜŞ DERKEN ÖLDÜ - 29/12/2015
Dünyada inkârı olmayan tek gerçek belki de ölümdür.
VALİ BEY TORUNUNU KENAR OKULA VERİNCE (bir ilimizde) - 25/08/2015
Bir ilimizde vali bey göreve başlayınca milli eğitim müdürüne:
17 AGUSTOS DEPREMİ ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ - 14/08/2015
Önce köpekler uyandı. Uğultu yükseldi, yükseldi yeryüzü çatladı.
BAYRAM ZİYARETLERİNDE GÖZE TAKILANLAR - 21/07/2015
Bayramların hayatımızda önemli bir yeri vardır. Bayramlar vesile kılınarak çalınmayan ziller çalınır, açılmayan kapılar açılır. Öpülmeyen eller öpülür. İçilmeyen çaylar içilir.
BU BAYRAMDA, YİNE BANA AĞLAMAK DÜŞTÜ-1 - 09/07/2015
Bayramların hayatımızda çok önemli yeri vardır. Çünkü bayram sevinç, neşe, mutluluk saadet demektir.
‘İŞİ ÇOK ZOR’ - 26/06/2015
Değerli okuyucularım, bugünkü yazımda sizlere 15-20 sene önce Mecitözü ilçemizde görev yaparken polis lojmanlarından komşum olan sevdiğim bir arkadaşın beş vakit namaza başlama öyküsünü paylaşmak istiyorum.
İHTİYARLIK KAÇ YAŞINDA BAŞLAR? - 19/05/2015
Geçmişi iyi okumayan milletler, geleceği inşa ederken hata edebilirler. Herkesin herkesten öğrenebileceği çok şey vardır.
 Devamı