OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız sadece haber...


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
1° -3°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35965.3811
Euro6.07216.0965
Mahir ODABAŞI
SİVİL SAVUNMA
‘ECEVİT VELİ DAYI’
07/01/2015
Bazı değerlerin kadri kıymetini zamanında bilmek gerekir. Toplumun günden güne; ‘’Bahçem 
 
kadar yağmur, pencerem kadar güneş. Ben zengin olayım, rahat olayım gerisi umurumda değil 
 
kardeş’’ türü biz merkezinden, ben merkezine doğru meylettiği günümüzde bu tür değerler gün geçtikçe 
 
mumla aranmaya başlanacaktır. Yoksa zaman geçtikten sonra ‘’Ya git te bilem kıymeti, ya öl de bilem 
 
kıymeti’’ misali pek isabete geçmez. Mesela bu değerlerden kimi karda kışta aç kalan hayvanlara, kuşlara 
 
yem verir. Kimi çöplerdeki bayat ekmekleri toplar. Kimi bulduğu yere ağaç diker. Kimi dağa taşa çeşme 
 
yapar. Kimi köyünün, şehrinin tarihini araştırır, unutulan örf ve adetleri gün yüzüne çıkarmaya çalışır. 
 
Kimi hayatın içinden konuları yazarçizer... Bazen ‘’Ayağıma haksız yere batarsa diken / Ben samimi 
 
olursam mutlaka olur yukarıdan çeken’’ misali sıkıntılara, dedikodulara aldırmaksınız koşturdukça da 
 
zevk alırlar. Tüketmekten çok üretmeyi severler. Çünkü bunlar ekseriya fi - sebilillah koştururlar.
 
Değerli dostlar,
 
Bugün sizlere Osmancık Seki köyünden Veli Sekili, namı diğer ‘ECEVİT VELİ’ dayımızdan 
 
bahsetmeye çalışacağım. Ümit ederim zevkle okursunuz.
 
Veli dayımız Dodurga – Alpagut maden ocağından emekli, 70 küsur yaşına merdiven dayamış 
 
ve aldığı emekli maaşıyla köyünde mütevazı bir hayat sürmektedir. Şehirde dikili taşı yoktur. Çünkü 
 
kazandığını köy adına yemiştir. Malum olduğu üzere köy yerlerinde herkese bir lakap verilir. Veli 
 
dayımızın da gençliğinden beri merhum Ecevit’i çok sevmesinden dolayı ‘’Ecevit Veli’’ lakabı 
 
takılmıştır. Veli Sekili deyince kimse tanımaz ama Ecevit Veli deyince tanımayan yoktur.
 
35-40 sene önce bir iş için, abim Veli dayımızla beraber TBMM’ne zamanın vekilini ziyaret için 
 
gider. Vekil odasında yoktur ama kapısında epey sıra bekleyenler vardır. Bunlarda sıraya girerler. Çok 
 
geçmez vekil gelir. Şöyle bir bakar. Bizim Veli dayı da sırada bekliyor. ‘’Veli, sen ayrıl gel ‘’der. Odasına 
 
alır. Ve hoşbeşten sonra ‘’Veli duyuyorum ki, radyodan bizim hararetli konuşmalarımızı dinliyor 
 
ve akabinde Alpagut deresinde (madende) bizim için çok kavga yapıyor, bize toz kondurmamaya 
 
çalışıyormuşsun... Fazla kafana takma rahat ol. Biz kürsüden bağırır çağırır, yerine göre ağır 
 
sözler sarf ederiz. Ama akşam olunca da kol kola girip lokantada aynı masada yemek yeriz... ’der.
 
O dönemlerde köyde yol yoktur. Traktörlerle önce komşu köye gelinir oradan da iki saat 
 
yürüyerek köye ulaşılır. Hasta, cenaze olduğu zamanlarda ayrı bir sıkıntı yaşanırdı. Bu sıkıntıları kendine 
 
dert edinen Veli dayımız muhtar, aza olmamasına rağmen her ay kaymakam beyin odasını aşındırır. 
 
Durmadan köy adına bir şeyler talep eder. Yıllar sonra bir vesileyle zamanın kaymakamı, eski vali M. 
 
Ali Türker beyi evinde ziyarete gittiğimde Veli dayımızın selamını söyleyince, hemen hatırladı. Her ay 
 
mutlaka yanıma gelir ama bir defa olsun kendisi için bir şey istemedi. Hep köyü için uğraştı. Onun 
 
için kendisini severdim’’ diye anlatmıştı.
 
İnsanın zor yürüdüğü dağlardan yolun yapılabileceğini o dönemlerde kimse düşünemiyordu. 
 
Hatta dağlardan arabaların geldiğini mezardaki dedelerimiz görse, korkudan geri yatarlar derlerdi. Yol 
 
programa alınıp çalışmalar başlayınca köyde bayram havası yaşandı. Şehirde duranlar sırf yolu görmek 
 
için haftada bir nereye kadar yapılmış diye bakmaya gelirlerdi. Diğer taraftan Köy Hizmetleri gidegele 
 
yol edildi. Köylüye dökümler döküldü. O zamanlar köyde 15-20 tane keçi sürüsü var. Çalışanlara sırık 
 
kebap ikramı için kesilen davarların haddi hesabı olmadı. Bunun yanında diğer ikramlar (!) cabası. O 
 
zamanlar iş yaptırmak şimdiki gibi değildi. Daha doğrusu hak arama noktasında vatandaşlarda çok bilinçli 
 
değildi. Gerekli ilgi alaka - ikram olmazsa sanki yol yarım bırakılacak algısı hâkimdi. Ne derece doğrudur 
 
bilinmez ama bazı bölümlerde yol düz giderken normalden aşağıya doğru rampa yapıldığında o arada 
 
gerekli ilgi gösterilmediği için böyle yapıldı diye hep anlatılır.Yol tamamlanıp ta açılışı yapılacağı zaman 
 
gurbettekiler, çevre köylüler akın akın köye gelmiş ve tam bir festival havası oluşmuştu. Bu arada Veli 
 
dayının keyfine diyecek yoktu. Yeni pankartlar itina ile hazırlandı. Biz çocukların eline tutuşturuldu. Yola 
 
tek sıra halinde dizildik. Ve protokol gelirken, ‘’köye yol, tarlaya su SEKİ’YE ELEKTRİK’’ çığlıkları 
 
dağları inletmeye başladı. Ama şimdi ‘’virane yollar, virane bağlar / Köyümün son haline, mevtalar 
 
ağlar’’
 
Aradan 35- 40 sene geçmesine rağmen bazen denk gelip Osmancık -Seki köyündenim dediğimde 
 
bayındırlıkta – köy hizmetlerinde kıdemli çalışanların veya emekli olanların ilk soruları ‘’ Orada Ecevit 
 
Veli diye biri vardı. Duruyor mu? Duruyorsa köye gittiğinde selam söyle. Çok ekmeğini yedik. Kendini 
 
köyüne adamış bir adamdı’’ diyenlerin sayısı hayli fazla.
 
İletişimin bu kadar yaygın olmadığı dönemlerde mektubun – tebrik kartının ayrı bir önemi vardı. 
 
Mektuplar – tebrik kartları köy kahvesine bırakıldığı için, siyasi veya bürokrat üst kademeden isme gelen 
 
kartlar milletin içinde itina ile açılınca, orada olanlar ‘ adama falandan tebrik kartı gelmiş diyerek’ birazda 
 
gıptayla bakarlardı. Şimdi artık herkese onlarca mesaj geliyor ama kimse gıpta etmiyor. Hatta vakitli 
 
vakitsiz gelen mesajlardan beziyor.
 
Veli dayımız cebinde tomarınan kartvizit taşırdı. Canımın sıkkın olduğu bir gün çarşıda gezerken 
 
Veli dayı denk geldi. Bir bardak çay içelim diye kahveye oturduk. Sohbet ederken ‘’ dayısının senin 
 
hiç işin düşmüyor mu?’’ deyince, bende ‘’Veli Dayı boş ver, seni aşar’’ dedim. Bu arada cebinden bir 
 
avuç kartvizit çıkarıp masaya koydu. Ben tek tek bakarken, beni ilgilendiren bir ismi görünce ‘’sen 
 
bunu nereden tanıyorsun’’ dediğimde, ‘’bu bizim eski kaymakam, yanına çok gittim. Hiç bir zamanda 
 
terslemedi. Çok kaliteli bir adam. Hala da irtibatı kesmiyorum. Vefa gösteriyorum’’ dedi. Bende, ‘’bunun 
 
kardeşi benim çok sevdiğim matematik öğretmenim’’ dedim. ‘’Kalk bir telefon edelim’’ dedi. Postaneye 
 
gittik, bir telefon etti... Mevla’da kulunu kuluna vesile etti. Sürüncemede kalan haklı iş, bir çırpıda bitti.
 
ÖZETİN ÖZETİ: Tecrübeyle sabittir ki, samimi yapılan hiçbir iyilik karşılıksız kalmaz. 
 
Bize faydası olmazsa çocuklarımıza, torunlarımıza mutlaka sirayet eder. Etmiyorsa belki de bizde 
 
samimiyetsizlik vardır. Bu vesile ile Veli dayımıza ve fi-sebillilah koşturan tüm fedakâr insanları 
 
saygıyla selamlıyorum. Allah sayılarını ziyadeleştirsin diyerek, hayatlarının her deminde sağlık, sıhhat ve 
 
afetlerden uzak afiyetler diliyorum. ( Yazara eleştiri- öneri: 536 5681141)
 
*
 
Kimi kuşlara, kurtlara yem verir
 
Kimi çeşme yapar, ağaçlara su verir
 
Kimi köyüne, kasabasına ömrünü verir
 
Kimi de, yazık unutulmasınlar diye yazıverir 
 
Kimi de, yazılanları okuyup kendine örnek alıverir
 
Daha kimileri ne güzel işler yapar. Onu da zaman gösterir.


Paylaş | | Yorum Yaz
1347 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BULGUR BEKLERKEN PİRİNÇ GELDİ - 02/02/2016
Geçenlerde internette ilginç bir resim verdi.
‘BÖREK ÇOK KALIN OLMUŞ BABAANNE’ - 13/01/2016
Nesiller arasındaki uçurum gün geçtikçe büyüyor.
KİM ÖLMÜŞ DERKEN ÖLDÜ - 29/12/2015
Dünyada inkârı olmayan tek gerçek belki de ölümdür.
VALİ BEY TORUNUNU KENAR OKULA VERİNCE (bir ilimizde) - 25/08/2015
Bir ilimizde vali bey göreve başlayınca milli eğitim müdürüne:
MERHUM ECEVİT VELİ DAYININ ARDINDAN - 18/08/2015
Bazı değerlerin kadri kıymetini zamanında bilmek gerekir.
17 AGUSTOS DEPREMİ ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ - 14/08/2015
Önce köpekler uyandı. Uğultu yükseldi, yükseldi yeryüzü çatladı.
BAYRAM ZİYARETLERİNDE GÖZE TAKILANLAR - 21/07/2015
Bayramların hayatımızda önemli bir yeri vardır. Bayramlar vesile kılınarak çalınmayan ziller çalınır, açılmayan kapılar açılır. Öpülmeyen eller öpülür. İçilmeyen çaylar içilir.
BU BAYRAMDA, YİNE BANA AĞLAMAK DÜŞTÜ-1 - 09/07/2015
Bayramların hayatımızda çok önemli yeri vardır. Çünkü bayram sevinç, neşe, mutluluk saadet demektir.
‘İŞİ ÇOK ZOR’ - 26/06/2015
Değerli okuyucularım, bugünkü yazımda sizlere 15-20 sene önce Mecitözü ilçemizde görev yaparken polis lojmanlarından komşum olan sevdiğim bir arkadaşın beş vakit namaza başlama öyküsünü paylaşmak istiyorum.
 Devamı