OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız sadece haber...


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
1° -3°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35965.3811
Euro6.07216.0965
Mahir ODABAŞI
SİVİL SAVUNMA
İHTİYARLIK KAÇ YAŞINDA BAŞLAR?
19/05/2015

Geçmişi iyi okumayan milletler, geleceği inşa ederken hata edebilirler. Herkesin herkesten öğrenebileceği çok şey vardır. Emekli dostlarımızla karşılaştığımızda kendilerine soruyum. Emeklilik nasıl gidiyor? Diye. Ekseri çoğunluğu; eğer ekonomik yönden sıkıntısınız yoksa çalışırken ne olur ne  olmaz diye bir köşeye bir şeyler bırakabilmişseniz,  çocuklarınızı bir işe yerleştirebilmişseniz, emeklilik

çok güzel. Hanım hariç kimse karışmıyor. Akşama kadar yatıyorsun veya kahvane köşesinde oturup

arkadaşlarla sohbet ( bizim sohbetlerimizin ekserisi dedi kodu maalesef) ederek zaman geçiriyorsunuz

daha doğrusu zamanı öldürmeye çalışıyorsunuz diye yanıtlıyor. Ham meyve buruktur. Buna karşılık

olgun meyve daha lezzetlidir. Teşbihte hata olmasın emeklilikte bir anlamda olgun meyve gibidir.

Emeklilik her şeyden elini ayağını çekip zaman öldürmek değil, belki insanların bilgi ve tecrübelerinden

en üst seviyede istifade edilebileceği veya kendi alanında yeni hizmetler üretebileceği en uygun zaman

     Mimar Sinan Süleymaniye camisini bitirdiğinde 70 yaşını geçmişti. Selimiye camisini

tamamladığında ise 86 yaşındaydı. Galileo ayın günlük ve aylık çizimlerini yaparken 73 yaşındaydı.

Kristof Kolomb Amerika’yı keşfe çıktığı ilk yolculuğunda 50 yaşını çoktan aşmıştı. Pasteur kuduz aşısını

bulduğunda 60 yaşındaydı. Charlie Chaplin, 76 yaşında film yönetmenliği yaparak hala işinin başındaydı.

Goethe, en büyük eseri Faust’u ölümünden bir yıl önce yani 82 yaşında bitirmişti. Nobel ödüllü Alman

doktor Albert Schweitzer  88 yaşına rağmen Afrika hastanelerinde durmaksızın çalışarak ameliyat

yapıyordu. Ressam Titian 99 yaşında hayata gözlerini yumdu. ’’ Lepanto Savaşı’’ adlı ünlü tablosunu

ölümünden bir yıl önce tamamladı. Dört defa İngiltere başbakanı seçilen Gladstone, son kez göreve

     Hiç kimse fazla yaşamış olmakla yaşlanmaz. İnsanları ihtiyarlatan ideallerinin gömülmesidir.

Seneler cildi buruşturabilir. Fakat heyecanların teslim edilmesi ruhu buruşturur. İnsanlar yaşadıkça

yaşlandıklarını sanırlar, hâlbuki yaşamadıkça yaşlanırlar.  İnsan ihtiyar olmaya karar verdiği gün

ihtiyardır. Güzelliği görme yeteneğini kaybetmeyen asla yaşlanmaz. Yaşlanmak bir dağa tırmanmak

gibidir. Çıktıkça yorgunluğunuz artar. Nefesiniz daralır ama görüş alanınız genişler. Gençlik

hayatın belli bir çağı ile ilgili değildir. İnsan, kendine olan güveni derecesinde genç, şüphesi derecesinde

yaşlıdır. Cesareti derecesinde genç, korkuları derecesinde yaşlıdır. Ümitleri derecesinde genç, ümitsizliği

derecesinde yaşlıdır. ’Beynimiz yeni tecrübeler keşfettiği sürece insan genç sayılır.’ der William

Gladstone. Hayatının en tecrübeli dönemini yaşayanlar fakat bunun bilincinde olmayanlar edebi

avunmaları, alışılmış mazeretleri bir kenara bırakıp vakit çok geç olmadan ne yapacaksanız yapın. Yapın

ki, bedenen yaşlılığa doğru yol alsanız da ruhen gençliğe doğru ilerleyebilirsiniz.

      Emekli bir eğitimcisiniz. ( Gerçi eğitimcinin emeklisi olmaz. Sadece muhatapları değişir.)

Herhangi bir meşguliyetiniz yok. O kıymetli vaktinizi boş yere harcıyorsunuz. O halde, dershaneye

gitme imkanı olmayan fakir bir iki öğrenciye günde bir saat ücretsiz ders verebilirsiniz. Ders

verdiğiniz öğrenci, sizin sayenizde sınavda normalden farklı bir başarı gösterirse bu sizin için  ücretsiz

ikinci bir ikramiye olur… Hem de harcamakla bir türlü tükenmeyen ikramiye.

      ÖNERİ: Hata yapmamış insan, her zaman hata yapmaya adaydır. Büyüklerimiz ‘en iyi okul

tecrübedir fakat okul masrafı biraz çoktur’ derler. Yaşlılarımız bir ömür boyu süren yaşamlarında bazen

başarı elde etmişler bazen de hata yaparak bedel ödemiş ve tecrübe sahibi olmuşlardır. Bu bağlamda;

çocukların, gençlerin o beli bükülmüş ihtiyar delikanlıların bilgi ve tecrübelerinden gerekli dersi

zamanında alarak gelecekte aynı bedeli ödememesi için her okul ihtiyar delikanlılarla, öğrencileri

yılda en az bir defa buluşturabilir. Bunun için okulun çevresinde bulunan veya öğrencilerden yardım

alınarak, farklı görevlerden emekli olmuş yaşlı vatandaşlardan, köyden gelerek mahallemize yerleşmiş

köylü amcalardan, ninelerden seçim yapılarak okulda her sınıfa bir ders saati misafir edilebilir. Yaşlı nine,

köyde elektrik, buzdolabı, çamaşır, bulaşık makinesi  yokken ve aynı zamanda bağla bahçeyle,

hayvanlarla uğraşarak, yoksulluk içerisinde nasıl tüm işlerin üstesinden geldiğini anlatırken, ihtiyar

amcamızda taş taş üstünde kalmadı ve insanlar iki yıl ahırlarda, barakalarda korku içinde yaşadı diye

ifade edilen 1943 Osmancık depremindeki acı manzarayı öğrencilere anlatarak günümüze taşıyabilir.

Hızlı şehirleşmeyle beraber herkesin kendisiyle meşgul olduğu, aynı merdiveni, aynı asansörü

kullanan  komşuların birbirini tanımadığı, kalabalıklar içerisinde yalnız yaşayan  insanların çoğaldığı

ve bundan en çok yaşlılarımızın etkilendiği günümüzde, yılda bir defa  dahi olsa yaşlılarımız kendilerine

değer verildiği, bilgi ve tecrübelerinden istifade edildiği için mutlu olacaktır. Hem de öğrencilerin

yaşlılara karşı saygı, sevgi, yardım etme duygusu olumlu yönde gelişecek, aynı zamanda imkanların daha

iyi olduğu günümüzde, karşılaşabileceği basit sıkıntılarda pes etmeyip daha çok çalışarak geleceğe emin

     Ne dersiniz? İsterseniz bir deneyin. Nasıl olsa çoğu şeyi deneyerek yapmıyor muyuz?

BAŞSAĞLIĞI: Elim bir trafik kazası sonucu Hakkın rahmetine kavuşan Kadir Güler abimize

Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine sabrı cemil dilerim. (yazar: 536 5681141)



Paylaş | | Yorum Yaz
1066 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BULGUR BEKLERKEN PİRİNÇ GELDİ - 02/02/2016
Geçenlerde internette ilginç bir resim verdi.
‘BÖREK ÇOK KALIN OLMUŞ BABAANNE’ - 13/01/2016
Nesiller arasındaki uçurum gün geçtikçe büyüyor.
KİM ÖLMÜŞ DERKEN ÖLDÜ - 29/12/2015
Dünyada inkârı olmayan tek gerçek belki de ölümdür.
VALİ BEY TORUNUNU KENAR OKULA VERİNCE (bir ilimizde) - 25/08/2015
Bir ilimizde vali bey göreve başlayınca milli eğitim müdürüne:
MERHUM ECEVİT VELİ DAYININ ARDINDAN - 18/08/2015
Bazı değerlerin kadri kıymetini zamanında bilmek gerekir.
17 AGUSTOS DEPREMİ ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ - 14/08/2015
Önce köpekler uyandı. Uğultu yükseldi, yükseldi yeryüzü çatladı.
BAYRAM ZİYARETLERİNDE GÖZE TAKILANLAR - 21/07/2015
Bayramların hayatımızda önemli bir yeri vardır. Bayramlar vesile kılınarak çalınmayan ziller çalınır, açılmayan kapılar açılır. Öpülmeyen eller öpülür. İçilmeyen çaylar içilir.
BU BAYRAMDA, YİNE BANA AĞLAMAK DÜŞTÜ-1 - 09/07/2015
Bayramların hayatımızda çok önemli yeri vardır. Çünkü bayram sevinç, neşe, mutluluk saadet demektir.
‘İŞİ ÇOK ZOR’ - 26/06/2015
Değerli okuyucularım, bugünkü yazımda sizlere 15-20 sene önce Mecitözü ilçemizde görev yaparken polis lojmanlarından komşum olan sevdiğim bir arkadaşın beş vakit namaza başlama öyküsünü paylaşmak istiyorum.
 Devamı