OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız sadece haber...


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
8° 0°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.36725.3887
Euro6.07136.0956
Mahir ODABAŞI
SİVİL SAVUNMA
KÖYLERDE UNUTTUKLARIMIZ – 27
30/04/2015
 
BOYUNA ALTIN TAKMAK:
 
Eskiden dolar – Euro bilinmezdi 
 
veya bilinse de köydeki vatandaşın cebinde 
 
bulunmazdı. Durum böyle olunca köylü 
 
vatandaşlar kurbanlarda sattıkları koyun, 
 
keçi veya sığırların parasından bir 
 
miktarına beşibirlik, gremse, reşat altını 
 
alıp hem gönüllerini almak hem de ihtiyaç 
 
halinde bir köşede bulunması için eşlerine 
 
verirlerdi. Onlarda bunu sağlam bir ipe 
 
dizerek en güvenli yer olarak gördükleri 
 
boyunlarına takarlardı. Bu takılar normal 
 
dönemde elbisenin içinde kalırken, 
 
düğünde bayramda elbisenin dışında 
 
olurdu.
 
Diğer taraftan analarımız sattıkları 
 
tereyağından, yumurtadan, peynirden 
 
biriktirdikleri parayı kendisine reşat, 
 
cumhuriyet altını alıvermesi için şehre 
 
giden bir yakınına verip, gizlice altın 
 
aldırıp kara gün için bir köşeye saklarlardı. 
 
Eşler – oğullar biraz tutumsuz ise bu 
 
altınları onlara söylemezlerdi ki, ellerinden 
 
alınmasın…
 
*
 
SÖZ - DE BEŞİBİRLİK İSTEME:
 
Eskiden teknoloji şimdiki gibi 
 
gelişmediği ve dolaysıyla buzdolabı, 
 
çamaşır, bulaşık makinesi veya ahşap türü 
 
günü birlik kullanılmayan eşyalar 
 
gündemde olmadığı için düğünlerde en çok 
 
para tutan altınlar olurdu.  Altınlarda reşat, 
 
cumhuriyet, gremse, beşibirlik türü olup 
 
bilezik âdeti yoktu. Altın istemedeki ölçü 
 
genelde köydeki düğünü olan kızlarla 
 
mukayese edilerek belirlenirdi. Bunun 
 
yanında kızın anne-babası kızını vermekte 
 
gönülsüz ise ipi yokuşa sürmek adına çok 
 
altın isterdi.
 
Şehirleşmeyle beraber bu tür 
 
altınların yerini bilezik, alyans vs. türü 
 
takılar aldı. Diğer taraftan yıllarca borcu 
 
ödenecek veya yeni kurulan ailede 
 
ekonomik sıkıntı nedeniyle geçimsizliğe 
 
*
 
etken olacak lüks eşyalar / salonlar 
 
düğünlerimizde ağır basmaya başladı… 
 
Ne diyelim, izdivaç yapacak 
 
gençlerin ve özellikle orta direk anne-
 
babalarının Allah yar ve yardımcıları 
 
olsun…
 
*
 
AĞIRLIK DAĞITMA:
 
Eskiden telefonlar, mesajlar ve 
 
şimdiki gibi çeşit çeşit davetiyeler yoktu. 
 
Durum böyle olunca düğün olacağı zaman 
 
iki üç gün önce hem ilan hem de davet için 
 
ağırlık dağıtılırdı.
 
Ağırlık: Düğün olacağı zaman 
 
bunu tüm köy halkına duyurmak ve aynı 
 
zaman da düğüne davet etmek için 
 
önceden haşlanmış nohut / kuruyemiş 
 
eleğe doldurulur ve gelin adayı kızın en 
 
yakın arkadaşları tarafından tüm köy 
 
halkına dağıtılma işlemine denir.
 
Diğer taraftan ağırlığı dağıtan genç 
 
kızlarında evlenmek istediği anlamı 
 
çıkarılırdı. Gelin adayına dünürcü olup ta 
 
alamayan aileler kendilerine ikram edilen 
 
ağırlığı kabul etmeyerek tepkilerini 
 
gösterirlerdi.
 
Şehir hayatının başlamasıyla, 
 
telefonların, mesajların ve davetiyelerin 
 
çoğalmasıyla ağırlık dağıtma kültürü de 
 
ortadan kalkmış oldu.
 
*
 
DÜRÜ: 
 
Dürü: Gelin kızın gittiği evde 
 
kayınvalidesine, eşinin kardeşlerine, 
 
eltilerine ve duruma göre teyzelerine, 
 
halalarına takdim ettiği bohçadır. Bohça da 
 
seccade, başörtüsü, mendil gibi el emeği 
 
göz nuru eşyalar bulunur.  Köylerde, kız 
 
anneleri o kadar işin gücün arasında el 
 
âleme mahcup olmamak için erkenden 
 
çeyiz hazırlığına başlarlardı. Bunun bir 
 
ayağı da dürüdür. Dürü beklenti haline 
 
gelmiştir. Eksik olursa dedikodusu yıllar 
 
geçse de bitmez… (yazar: 536 5681141)


Paylaş | | Yorum Yaz
794 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BULGUR BEKLERKEN PİRİNÇ GELDİ - 02/02/2016
Geçenlerde internette ilginç bir resim verdi.
‘BÖREK ÇOK KALIN OLMUŞ BABAANNE’ - 13/01/2016
Nesiller arasındaki uçurum gün geçtikçe büyüyor.
KİM ÖLMÜŞ DERKEN ÖLDÜ - 29/12/2015
Dünyada inkârı olmayan tek gerçek belki de ölümdür.
VALİ BEY TORUNUNU KENAR OKULA VERİNCE (bir ilimizde) - 25/08/2015
Bir ilimizde vali bey göreve başlayınca milli eğitim müdürüne:
MERHUM ECEVİT VELİ DAYININ ARDINDAN - 18/08/2015
Bazı değerlerin kadri kıymetini zamanında bilmek gerekir.
17 AGUSTOS DEPREMİ ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ - 14/08/2015
Önce köpekler uyandı. Uğultu yükseldi, yükseldi yeryüzü çatladı.
BAYRAM ZİYARETLERİNDE GÖZE TAKILANLAR - 21/07/2015
Bayramların hayatımızda önemli bir yeri vardır. Bayramlar vesile kılınarak çalınmayan ziller çalınır, açılmayan kapılar açılır. Öpülmeyen eller öpülür. İçilmeyen çaylar içilir.
BU BAYRAMDA, YİNE BANA AĞLAMAK DÜŞTÜ-1 - 09/07/2015
Bayramların hayatımızda çok önemli yeri vardır. Çünkü bayram sevinç, neşe, mutluluk saadet demektir.
‘İŞİ ÇOK ZOR’ - 26/06/2015
Değerli okuyucularım, bugünkü yazımda sizlere 15-20 sene önce Mecitözü ilçemizde görev yaparken polis lojmanlarından komşum olan sevdiğim bir arkadaşın beş vakit namaza başlama öyküsünü paylaşmak istiyorum.
 Devamı