OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız sadece haber...


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
8° 0°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.36725.3887
Euro6.07136.0956
Mahir ODABAŞI
SİVİL SAVUNMA
OKUL YANARSA - FATURA KİME KESİLİR?
03/03/2015
Merkezde bir okul müdürüsünüz. Okul Aile Birliği’nin maddi imkânları diğer okullara göre daha 
iyi.  Ama  siz  sivil  savunma  hizmetlerine  biraz ilgisizsiniz,  bu  konuda  yapılması istenilen hususlara  önem vermiyor  boş  ver,  bir  şey olmaz diyerek    fazla  ciddiye  almıyorsunuz,yapmadığınız halde  kâğıt  üzerinde yapıldı gösteriyorsunuz. Öğrenci sayınız kalabalık  olduğu için ikili eğitim yapıyorsunuz.
 
Soğuk bir kış günü akşam son ders zilin çalacağı sıralarda çıkış kapısına yakın noktada bulunan 
bilgisayar sınıfında bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı ve birden yayılmaya başlayarak çıkışı kapadı. Tek bir  çıkış  kapınız  var,  birinci  kattaki  camlar da  demirli. Yangın merdiveni  var,  ama  güvenlik gerekçesiyle 
 
kapısı kilitli, anahtarın yerini sadece hizmetli personel biliyor. Aksilik o da bugün sevkli olduğu için okulda 
 
yok,  telefonu  cevap  vermiyor.  Yangını  ilk  nöbetçi  öğrenci  gördü  ve  koşarak  size  haber  verdi.  Bu  arada normal  çıkış  zili  çalmak  üzere  aniden  çalarsa  daha  büyük  panik  olacak.  İdarede  sadece  siz  varsınız, yardımcınız milli eğitime  gitmişti. Nöbetçi  öğrenciye  hemen itfaiyeyi aramasını  söyleyip;  sizdebağırarak 
alarma  basmaya  ve  yangın  söndürme tüpüyle ilk  müdahaleyi  yapmaya  koştunuz.  Önce  alarm cihazının yerini bulamadınız, yandaki sınıf öğretmeni sesinizi duyup imdadınıza yetişti, dolabın arkasında olduğunu 
 
söyledi.  Siz  dolabı  çekip  alarma  basmaya  çalışırken,  o  da  yangın  söndürme  cihazını  almak  için  koştu. 
 
Alarma  bastınız  çalışmadı.  Öğrencilerin  rast  gele  çıkmasını  önlemek  için  yanınıza  gelen  başka  bir 
 
öğretmene üst katlarda ‘’YANGIN VAR! YANGIN VAR!’’ diye bağırmasını söylediniz. Bu arada nöbetçi 
 
öğrenci 110 itfaiyenin hep meşgul çaldığını ve  ulaşamadığını söyledi. Sizde itfaiye meşgul çalmaz deyip, 
 
öğrenciye  kızarak telefona   koştunuz;  üç-beş  dakika  sonra  ulaşarak  yangını  haber  verdiniz. Bu arada tüm 
 
okul yangından haberdar oldu, bağrışmalar  duyulmaya başladı.
 
                Dersi  boş  olan  öğrenciler  koridora  çıkmış,  diğer  öğrencilerden  bir  kısmı  da  panikle,   
 
camlardan ‘’YANACAĞIZ, YANACAĞIZ!’’  diye  bağırmaya  başlamıştı. Öğretmenler  öğrencileri teselli 
 
etmekte zorlanıyorlardı. Aynı zamanda elektrikler de kesildi, binada doğalgaz olması panik ortamını daha 
 
da  artırdı.  Bu  arada  tüm  yangın  söndürme  cihazları  getirildi  ama  içinden  sadece  bir  tanesi  çalıştı,  o  da 
 
kullanan öğretmenin tecrübesizliğinden boşa gitti. Aynı zamanda dâhili yangın hortumları açıldı ama vanası 
 
takılı olmadığı için, epey uğraşıldı, tamam kullanıma hazır derken aksilik bu seferde hortuma su gelmedi. 
 
Yangını  duyup  koşarak  okula  gelen  müdür  yardımcısı  su  tesisatının  yangın  vanasına  bağlı  olmadığını 
 
söyleyerek,’’Boşa uğraşmayın.’’ dedi. Bu arada yangını duyan öğrenci velileri, koşarak okulun bahçesine 
 
geliyor,  korkuyla  çocuklarının  durumunu  merak  ediyorlar;  fakat  kimseden  doğru  dürüst  net  bilgi 
 
alamıyorlardı.  Basın  da  olayı  haber  almış,  görüntülemeye  çalışıyordu.  Çocukların  bağırtısını  duyan  bazı 
 
anne  babalar,  okulun  içerisine  girmeye  çalışıyor,  güvenlik  nedeniyle    içeriye  almayan  personelle 
 
tartışıyorlardı. Okulda yangın önlemlerinin gereği gibi alınmadığını, bu noktada öğrencilere düzenli tatbikat 
 
yaptırılmadığını  düşünen  bazı  veliler,  röportaj  yapan  basına  okul  idaresini  sert  bir  dille  eleştiriyor, 
 
sorumlular hakkında gereğinin yapılmasını istiyorlardı. Okullardaki yangın malzemelerinden ümit kesildiği 
 
anda; neyse ki itfaiyenin acı siren sesi duyulmaya başlandı. Aksilik bu ya, bu seferde okulun etrafına  rast 
 
gele araç  park eden  velilerin araçlarından  dolayı itfaiye içeriye  girmekte zorlanıyor;  okul  bahçesinde tam 
 
anlamıyla  bir  kaos  yaşanıyor,  hava  da  iyice  kararmaya  başlamış,  kimse  kimseyi  dinlemiyor,  herkes 
 
çocuğunu  merak  ediyor!  Polisin  uyarı  anonsuyla  itfaiyeye  yol  açıldı,  itfaiye  yangına  müdahale  etmeye 
 
başladı,  aynı  zamanda  okula  gelen  sivil  savunma  arama  kurtarma  ekibi  yangın  merdiveninin  kapısını 
 
dışardan  kırarak  öğrencilerinden  tahliye  etmeye  başladı.  Bu  arada  birinci  sınıf  öğrencilerden  bazılarının 
 
tahliye esnasında ezilerek yaralandığı haberi bahçede duyuldu, bu haber öğrenci velilerinden bir kısmının 
 
tahliye kapısına koşmasına sebep olduysa da, bu haberin gerçek olmadığı, içerdeki tüm öğrencilerin tahliye 
 
edildiği  polis  anonsuyla  hemen  velilere  duyuruldu.  Okulda  elektrik  kesildiği  ancak  alternatif  aydınlatma 
 
olmadığı  için, veliler çocuklarını arabaların farlarıyla ya da cep telefonunun ışığıyla bulmaya çalışıyorlardı. 
 
İki  öğrenci  annesi  ağlayarak  polise  yaklaştı  ve  çocuklarını  bulamadıklarını  söyleyerek  yardım  istediler. 
 
Polisin  kısa  süren  araştırması  sonrasında,  annelerini  bulamadıkları  için  ağlayan  çocukları,  aynı  sınıftan 
 
başka bir öğrencinin annesinin evine götürdüğü anlaşıldı ve herkes rahat bir nefes aldı.  
 
       Havanın ağarmasıyla yangının ağır faturası da ortaya çıkmaya başladı. Sınıftaki tüm bilgisayarların, 
 
yönetim bölümündeki  malzemelerin, arşiv  odasındaki bütün   evrakların yandığı ve okulda bir ay eğitim 
 
öğretim  verilemeyeceği  tutanaklara  yansıdı.  (Bu  arada tutanağı tanzim  eden  yetkililer, "Meydana gelen 
 
zararın yeniden telafisi için harcanacak paranın % 1 ‘i yangın önlemi olarak daha önceden 
 
harcanabilseydi bu manzara yaşanmazdı!" diye kendi aralarında mırıldanıyorlardı)
 
        Bakanlığın yangın önleme ve söndürme yönergesi gereğince yöneticiler hakkında görevi ihmal ve 
 
suiistimalden   soruşturma açıldı. Soruşturma  neticesinde  okulda  gerekli  önlemleri zamanında almadığı  ve 
 
imkân  dışında  olanları  ilgili  yerlere  yazmadığı  için,  okul  müdürü  ve  sivil  savunmadan  sorumlu  müdür 
 
yardımcısı kusurlu bulunup; idari görevden alınarak başka bir okula öğretmen olarak görevlendirildi.
 
     Yeni atanan okul müdürünü merak ediyorsanız;   önceliği sivil savunma uzmanlığıyla  daima irtibat 
 
halinde olarak, sivil savunma tedbirlerini düzenli olarak almaya çalışmak, tatbikatları bizzat kendi koordine 
 
ederek  yapmak,  böyle  bir  durumda  velilerin  nasıl  hareket  etmesi  gerektiği  hususlarında  velileri 
 
bilgilendirmek ve imkânsızlık nedeniyle yapamadıklarını vakit geçirmeden ilgili yerlere yazmak oldu. 
 
(Not: Bu yangınlara hazırlık için hazırlanmış olumsuz bir senaryodur)


Paylaş | | Yorum Yaz
784 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BULGUR BEKLERKEN PİRİNÇ GELDİ - 02/02/2016
Geçenlerde internette ilginç bir resim verdi.
‘BÖREK ÇOK KALIN OLMUŞ BABAANNE’ - 13/01/2016
Nesiller arasındaki uçurum gün geçtikçe büyüyor.
KİM ÖLMÜŞ DERKEN ÖLDÜ - 29/12/2015
Dünyada inkârı olmayan tek gerçek belki de ölümdür.
VALİ BEY TORUNUNU KENAR OKULA VERİNCE (bir ilimizde) - 25/08/2015
Bir ilimizde vali bey göreve başlayınca milli eğitim müdürüne:
MERHUM ECEVİT VELİ DAYININ ARDINDAN - 18/08/2015
Bazı değerlerin kadri kıymetini zamanında bilmek gerekir.
17 AGUSTOS DEPREMİ ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ - 14/08/2015
Önce köpekler uyandı. Uğultu yükseldi, yükseldi yeryüzü çatladı.
BAYRAM ZİYARETLERİNDE GÖZE TAKILANLAR - 21/07/2015
Bayramların hayatımızda önemli bir yeri vardır. Bayramlar vesile kılınarak çalınmayan ziller çalınır, açılmayan kapılar açılır. Öpülmeyen eller öpülür. İçilmeyen çaylar içilir.
BU BAYRAMDA, YİNE BANA AĞLAMAK DÜŞTÜ-1 - 09/07/2015
Bayramların hayatımızda çok önemli yeri vardır. Çünkü bayram sevinç, neşe, mutluluk saadet demektir.
‘İŞİ ÇOK ZOR’ - 26/06/2015
Değerli okuyucularım, bugünkü yazımda sizlere 15-20 sene önce Mecitözü ilçemizde görev yaparken polis lojmanlarından komşum olan sevdiğim bir arkadaşın beş vakit namaza başlama öyküsünü paylaşmak istiyorum.
 Devamı