OSMANCIK GÜNDEM 
İnteraktif Haber Gazetesi

DHA TEMSİLCİLİĞİ
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.04216.0663
Euro6.75016.7772
Mahir ODABAŞI
SİVİL SAVUNMA
OKULLARDAKİ SERGİLERİN DİLİ
01/06/2013

                              Önceden genç kızlar annelerinin refakatında özel uğraşı vererek çeyiz hazırlamakla meşgul olurlardı.(Gerçi şimdi çeyiz hazırlıklarının yerini sınav hazırlıkları aldı. Kızlarımız sınavlarla uğraşıyor) İzdivaç döneminde ise görücüye çıkar ve gelin evinde sergilenirdi. Düğüne gelenler,  neyi var neyi yok diye merak eden mahalleli bayanlar görmeye gelir ve daha sonra artısı eksisiyle değerlendirmeler daha doğrusu dedikodular yapılırdı. Bunu gören bir başka kız annesi benim kızım içinde aynı şeyleri söylerler zannıyla daha iyisini yapmaya çalışırdı.

              Teşbihte hata olmasın, okullarımızda öğrencilerimiz öğretmenleri refakatinde bir eğitim öğretim yılında bazen bireysel, bazen grup olarak el emeği, göz nuru çalışmalarını görücüye çıkarıyorlar. ’’Pazara tezgâh açan, müşteri bekler’’ hesabı bu sergilerine ne kadar ziyaretçi gelirse ilgili okulların idarecileri, öğretmenleri, öğrencileri ve okulun temelini oluşturan velileri mutlu ediyor. Buda en doğal hakları.

              Bende yıllardır imkânlar oranında gelen davetlere, bazen de gelmeyen davetlere icabet etmeye çalışıyorum. Biraz yazıyla, şiirle daha doğrusu toplumsal konularla ilişkisi olan biri olarak kendime göre yorumluyorum. Hele o çocukları görev alan anne – babaların mutluluğu ve fotoğraf çekebilmek için verdiği tatlı uğraşılar, üzerine kitap yazılabilecek kadar konu oluşturmaktadır. 

               Katıldığımız sergilerde okulların öğrenci profiline göre sunulan eserlerde değişiklik gösteriyor. Şöyle ki; merkezi okullardaki sergilerde öğrenciler arabada seyahat ederken bilgisayar nasıl kolay kullanılır, televizyon izlerken, çocuk  odasında uyuyan bebek ağladığında nasıl haberdar olunur veya yazın tatile gidince evdeki çiçeklerin otomatik olarak sulanması üzerine eserler sunarken, taşımalı eğitimin yapıldığı okullarda ise, öğrenciler el gırgırından hayvanların otomatik kaşımasının yapılmasını, traktörün römorku devrildiğinde ön tarafın devrilmeden kurtarılmasını, hayvanlara otomatik sistemle yem verilmesi gibi türlerde eserler göze çarpmaktadır.

            ‘’Sanat ne oyun nede eğlencedir. O ancak ruhun dışarıya vurarak kendisini göstermesi ihtiyacıdır’’ (E.Benite) veya ’Testinin içerisinde ne varsa, dışına o sızar’’ hesabı sunulan eserleri incelediğinizde öğrencilerin aile profili hakkında sizlere lisani haliyle bir şeyler veriyor. Kırsal kesimden gelen öğrenci emek vereceği esere kafa yorarken köydeki annesinin, babasının, ablasının günlük hayatta çektiği sıkıntıları hafifletebilmek adına eserler üretmeye çalışıyor. Sergiyi incelerken çocuklara ‘’bunu yapmak nerden aklına geldi?’’  diye soru yönettiğimizde hemencik ‘’öğretmenim, annem-babam çalışırken çok yoruluyorlar. Bende onların bu yorgunluklarını en aza indirebilmek adına buluş yapmaya çalıştım’’ diye cevap veriyorlar. Yahut ta çocuğun bir yakını depremde, yangında, yıldırımda, selde, trafik kazasında vs maddi manevi zarar gördüyse o alanda zararı en aza indirebilecek şekilde bir şeyler üretmeye çalışıyor. Bu çalışmalar ciddiye alınırsa belki de gelecekte seri üretimin alt yapısını oluşturabilecek konumda çok harika buluşlar ortaya çıkacaktır.

              IŞIKLI DEPREM TERLİĞİ / AYAKKABISI: Serginin birinde öğrencinin ışıklı terlik yaptığını gördüm. Çok hoşuma gitti. Bu geliştirilebilir ve uzun ömürlü pil kullanılabilir. Terliğin, ayakkabının ışığı sadece ihtiyaç halinde kullanılabilir. Bu durum deprem anı ve sonrasında önem arz etmektedir. Çünkü deprem anında elektrikler kesileceği için, binadan tahliye olunurken, cam kırıklarından, çivilerden korunmada işe yarayacaktır. Veya özellikle okullarda, elektrik kesilmesinde panik yaşanmaması için birinci kademe öğrenciler için tasarlanabilir.

               Bu tür etkinliklerde, özellikle olası depremlerin, yangınların, sellerin, trafik kazalarının vs. en az zararla atlatılmasına yönelik çalışmalar yapması için öğrencilerine yön veren idarecilerimizi, öğretmenlerimizi ve o doğal saflığında harika eserler ortaya sunan öğrencilerimizi kalbi dileklerimle tebrik ediyorum.

             Toplum olarak ancak yaşandığında gündemimizde yer bulan, afetlere yönelik daha çok eserleri, vatandaşlarımızın bilinçlenmesi adına sergilerimizde görmek istiyorum.
               

 

    

 

 



Paylaş | | Yorum Yaz
2367 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BULGUR BEKLERKEN PİRİNÇ GELDİ - 02/02/2016
Geçenlerde internette ilginç bir resim verdi.
‘BÖREK ÇOK KALIN OLMUŞ BABAANNE’ - 13/01/2016
Nesiller arasındaki uçurum gün geçtikçe büyüyor.
KİM ÖLMÜŞ DERKEN ÖLDÜ - 29/12/2015
Dünyada inkârı olmayan tek gerçek belki de ölümdür.
VALİ BEY TORUNUNU KENAR OKULA VERİNCE (bir ilimizde) - 25/08/2015
Bir ilimizde vali bey göreve başlayınca milli eğitim müdürüne:
MERHUM ECEVİT VELİ DAYININ ARDINDAN - 18/08/2015
Bazı değerlerin kadri kıymetini zamanında bilmek gerekir.
17 AGUSTOS DEPREMİ ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ - 14/08/2015
Önce köpekler uyandı. Uğultu yükseldi, yükseldi yeryüzü çatladı.
BAYRAM ZİYARETLERİNDE GÖZE TAKILANLAR - 21/07/2015
Bayramların hayatımızda önemli bir yeri vardır. Bayramlar vesile kılınarak çalınmayan ziller çalınır, açılmayan kapılar açılır. Öpülmeyen eller öpülür. İçilmeyen çaylar içilir.
BU BAYRAMDA, YİNE BANA AĞLAMAK DÜŞTÜ-1 - 09/07/2015
Bayramların hayatımızda çok önemli yeri vardır. Çünkü bayram sevinç, neşe, mutluluk saadet demektir.
‘İŞİ ÇOK ZOR’ - 26/06/2015
Değerli okuyucularım, bugünkü yazımda sizlere 15-20 sene önce Mecitözü ilçemizde görev yaparken polis lojmanlarından komşum olan sevdiğim bir arkadaşın beş vakit namaza başlama öyküsünü paylaşmak istiyorum.
 Devamı