OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız sadece haber...


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
1° -3°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35965.3811
Euro6.07216.0965
Mahir ODABAŞI
SİVİL SAVUNMA
NEREDE O ESKİ SOBALARIN SICAKLIĞI?
06/01/2014


Zaman değiştikçe teknolojinin nimetlerinden daha çok istifade etmeye çalışıyoruz.
 
Bir taraftan rahata erdik derken, diğer taraftan geçmişin acı tatlı hatıraları gözümüzün önüne sinema 

şeridi gibi geliyor ve buruk bir özlem başlıyor. Bir sohbetimizde değerli okul müdürümüz Ahmet 

Güngör Bey: ’’bizim nesil biraz daha şanlı. Çünkü hem dünün çileli hayatını çekti hem de bugünün 

teknolojisinin sefasını sürüyor. Dolaysıyla dünle bugünü kıyaslama yaparak gerektiğin de buna da 

şükür diyebiliyor. Çocuklarımız maalesef dünü tanımadıkları için, ‘arada hastalıklar tehlikeli değilse 

faydalı / hiç hasta olmayan kimse halden anlar mı?’ hesabı bugünün kadri kıymetini idrak etmekte 

zorlanabiliyorlar’’ demişti. Sayın müdürümüz ne kadar da güzel bir tespit yapmış değil mi?

Bizlerin çocukluğunda köylerde çoğu evde soba yoktu. Isınma ve yemek ihtiyacı evin odasında 

bulunan ocakta giderilirdi. Ocak sönünce ev buz gibi olurdu. Onun için babalarımız ateş tez elden 

sönmesin diye dağlardan özel meşe kütükleri getirmeye çalışırdı. Ormancı korkusu da işin cabası. 

Zamanla teneke sobalar evimize girince, oh hayat varmış denildi. Yemekler bunun üzerinde yapılmaya 

başlandı. Kömürlü olmadığı için akşama kadar on defa söner, on defa yeniden yakılırdı. Çıralı odunlar 

atıldığı zaman soba iyice yanar, dışı kıpkırmızı olur, oda iyice ısınırdı. Bağdan bahçeden yorgun gelen 

baba koyun postunun (üzerinde namaz kılmak için kurutulan koyun derisi) üzerine uzanır, radyodan 

dinlenen arkası yarımların gölgesinde hemencik mışıl mışıl uyumaya başlardı.

Zamanla emaye fırınlı, kovalı sobalar

çıkıp köyden bir iki kişi alınca ve sobanın 

fırınına doldurulan doğal patatesleri karabiberle 

tuzlayıp mehleye gelen komşulara ikram edilince namı tüm köye yayılır herkes kırıp sarıp o sobadan 

almaya çalışırdı. Teneke soba ile kıyaslayınca ‘oh be!’ hayat varmış denirdi. Hele birde kömür 

kullanma imkanı bulup 24 saat sıcak ortamı görünce köylünün keyfine diyecek yoktu. Tabi bu 

keyfimizi arada ters esen rüzgar ve bilinçsiz soba kullanımı nedeniyle karbondioksit zehirlenmesi 

kaçırmasa.

Köylerden şehirlere göçün başlamasıyla beraber apartmanlar hayatımıza girmeye başladı. 

Dolaysıyla kaloriferlerle tanıştık. Geçmişle kıyaslayıp BİR OH DAHA ÇEKTİK ama bunun yanında 

arada kömürünü zamanında almayanlar yüzünden komşularla, yöneticilerle küsmeler, kavgalar 

yaşamaya başladık.

Son yıllarda doğalgazla tanışmaya başlayınca tozu yok dumanı yok, mutfakta, banyoda daha 

ucuz diye derin bir oh daha çekmeye başladık ama bu seferde çok ısınmaya alışmış bir millet olarak, 

ılık ortamda yaşamaya pek ayak uyduramadık. Eski binalarda mantolama yok, pencereler eski olduğu 

için ekstra masraflara daldık. Yaptığımız masrafları uzun taksitlere böldük. Alt kattaki – üst kattaki 

komşular sadece mutfağı, odayı yakınca veya kışın çekip çoluk çocuğunun yanına gidince, ‘altımız 

boş, üstümüz boş / gelirimiz az fatura yüksek / üşüyoruz, ısınamıyoruz netsek’ diye çareler aramaya 

başladık.

Sonuç mu? 

Hem teknolojinin nimetinden istifade ediyoruz, hem de istediğimiz şekilde ısınamadığımızda 

nerede o eski sobaların yüzümüze doğru vuran (alafı) sıcaklığı? Diye mırıldanıyoruz… Biz 

mırıldanmasak ta ömrü evveli köyde geçmiş, ahiri yanımızda geçen yaşlılarımız mırıldanıyor…

 Soğuk kış günlerinde sağlık, sıhhat ve afetlerden uzak afiyet içerisinde az fatura ile çok 

ısınabilmeniz dileklerimle…


Paylaş | | Yorum Yaz
1779 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BULGUR BEKLERKEN PİRİNÇ GELDİ - 02/02/2016
Geçenlerde internette ilginç bir resim verdi.
‘BÖREK ÇOK KALIN OLMUŞ BABAANNE’ - 13/01/2016
Nesiller arasındaki uçurum gün geçtikçe büyüyor.
KİM ÖLMÜŞ DERKEN ÖLDÜ - 29/12/2015
Dünyada inkârı olmayan tek gerçek belki de ölümdür.
VALİ BEY TORUNUNU KENAR OKULA VERİNCE (bir ilimizde) - 25/08/2015
Bir ilimizde vali bey göreve başlayınca milli eğitim müdürüne:
MERHUM ECEVİT VELİ DAYININ ARDINDAN - 18/08/2015
Bazı değerlerin kadri kıymetini zamanında bilmek gerekir.
17 AGUSTOS DEPREMİ ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ - 14/08/2015
Önce köpekler uyandı. Uğultu yükseldi, yükseldi yeryüzü çatladı.
BAYRAM ZİYARETLERİNDE GÖZE TAKILANLAR - 21/07/2015
Bayramların hayatımızda önemli bir yeri vardır. Bayramlar vesile kılınarak çalınmayan ziller çalınır, açılmayan kapılar açılır. Öpülmeyen eller öpülür. İçilmeyen çaylar içilir.
BU BAYRAMDA, YİNE BANA AĞLAMAK DÜŞTÜ-1 - 09/07/2015
Bayramların hayatımızda çok önemli yeri vardır. Çünkü bayram sevinç, neşe, mutluluk saadet demektir.
‘İŞİ ÇOK ZOR’ - 26/06/2015
Değerli okuyucularım, bugünkü yazımda sizlere 15-20 sene önce Mecitözü ilçemizde görev yaparken polis lojmanlarından komşum olan sevdiğim bir arkadaşın beş vakit namaza başlama öyküsünü paylaşmak istiyorum.
 Devamı