OSMANCIK GÜNDEM
Hızlı, doğru ve tarafsız haber

DHA TEMSİLCİLİĞİ
Saat
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.75305.7761
Euro6.32866.3540
Mahir ODABAŞI
SİVİL SAVUNMA
ELEKTRİKLER KESİLİNCE
02/04/2015
31 Mart 2015 tarihinde Türkiye genelinde gündüz 8-10 saat elektrik kesintisi oldu. Belki de bu tür geniş kapsamlı elektrik kesintisi ilk defa oldu. Evden çocuklar iki de bir arıyor. ‘Baba bir arasan da ne zaman gelecekmiş öğreniversen. Ders çalışacağız. ‘İyi çalışın’ diyorum. İnternet çalışmıyor. Bugün de kitaptan çalışın. İnternetten çalışmamız lazım. O zaman boş verin bugünde çalışmayın. Yatın... Ne olur bir ara... Arıza numarasını bilmiyorlar. Daha doğrusu herkes gibi bizimkiler de acil numaraları öğrenmeye gerek duymuyorlar. Taki ihtiyaç oluncaya kadar. Arıza hattı 186 No ‘lu numarayı arayıp sorun diyorum. Biliyorum ki böyle durumlarda o numarayı da kolay kolay düşüremezler. Biraz sonra 
 
kızarak geri arıyorlar. Arıyoruz arıyoruz açan yok... Dedim, siz aramaya devam edin...
 
Ben bu tür olayları olası afetlerle ilişkilendirebilmek adına bir fırsat olarak görüyorum. 
 
Değerli dostlar, bizim gibi köyden gelmiş ve ellisine merdiven dayamış olanlar ay ışığında 
 
sokakta oturmayı, ocakta yanan çıra aydınlığında sohbet etmeyi, tablanın üzerine konan ve kardeşler 
 
arasında kendi tarafına çekilen, anne-baba kardeşime bir şey söyle diye şikâyet edilen gaz lambasının 
 
gölgesinde ders çalışmayı çok iyi bilirler. Dolaysıyla bu tür kısa vadeli elektrik kesilmelerini de pek 
 
abartmazlar. Allah büyüğünden saklasın ve ipin ucunu düşmanın eline vermesin derler.
 
Akşam farklı televizyon kanallarında haberleri hayretle dinliyorum. O kadar abartı var ki, 
 
Allah muhafaza sanki kıyamet kopacak... (Bu arada gerçekten mağdur olan vatandaşlarımızı anlayışla 
 
karşılıyorum.) Çok bekledim. Acaba bir kanal çıkarda bu elektrik kesintisinden geleceğe dair ne 
 
dersler çıkarabilir miyiz? Diye haber yapar mı diye ama nafile...
 
Toplum gerçekten çok değişti. Özellikle yeni nesilde sabır denen unsur, güneşin altında buzun 
 
eridiği gibi birden eriyor. Bunun en bariz örneğini trafikte yaşıyoruz. Direksiyon başındaki 20-25 
 
yaşındaki delikanlı, karşıya geçmeye çalışan yaşlı amcaya öncelik vermeyi bırak, birde utanmadan 
 
dedesi yaşındaki vatandaşa el kol hareketi yaparak hakaret edebiliyor. Acaba nerede hata yapıyoruz? 
 
Ailede mi, okulda mı, yoksa toplumda mı? Bu başlı başına bir araştırma konusu olmalı diye 
 
düşünüyorum.
 
1978 yılında bizim köye elektrik gelince bayram havasında karşılanmıştı. O zamana kadar 
 
gündüzünden çırasını hazırlayan veya yedeğinde daima gazyağını-gaz lambasını saklayan vatandaşlar 
 
elektriğe kavuşunca bir daha ihtiyaç olmayacak diye kaldırıp attı. Sonra elektrikler gidince köyden 
 
Karabağça lakaplı rahmetli Mehmet amcamız kendine has üslubuyla ‘’La yiğenim, biz bi daha bu 
 
elektrikler gitmez biliyoduk. Onun için ne çıra hazırladık ne de gaz lambası. Gece karanlıkta 
 
kaldık ya. Bi-daha yedekte bulundurmadan durar mıyım hiç’’ diye anlatmıştı.
 
‘’ Hastalıklar arada, / Tehlikeli değilse yararlı / Hasta olmamış kimse / Hiç halden anlar mı? ‘’
 
Yukarıdaki şiirde ifade edildiği gibi, sanayi sektörü, hastaneler vs. hayati önem taşıyan 
 
alanları muaf tutarak elektrik, su kesintisinin yılda bir iki defa olmasının olası depremlere hazırlık 
 
açısından faydalı olduğu kanaatindeyim. Bu duruma bir nevi resen yapılmış tatbikat diyorum. 
 
Tatbikatlarda eksik aranmak yerine eksikler acilen giderilmeli. Bireyler, okullar, kurumlar, kuruluşlar 
 
bundan gerekli dersi almalı. Alternatif enerji imkânları araştırılmalı. Allah korusun depremlerde, 
 
savaşlarda günlerce, aylarca farklı sıkıntıların yaşanabileceği hesap edilmeli. Okullarda çalışmayan 
 
ışıldakların olduğunu, kurumlarda devre dışı jeneratörlerin bulunduğunu görüyoruz, duyuyoruz. 
 
Arabasında, evinde el feneri bulunmayanlar umarım sabah ilk iş olarak onu temin etmeye 
 
çalışırlar. Metro’da telefon ışığında yürümeye çalışanlar, asansörde karanlıkta dakikalarca kalanlar, 
 
çantasına mini el lambası koyarlar. Asansör kapısının anahtarının yerini bilmeyenler acilen 
 
öğrenirler. ‘’Yağmurlu havada gülenle-ağlayan belli olmaz’’ sözünden hareketle bu durumlarda 
 
kurumlarda güvenlik için ekstra tedbirlerin alınması masaya yatırılır. Sokakta ve basında çıkabilecek 
 
yalan yanlış haberlerin kaosa sebep olabileceği hesap edilerek toplum eğitilir. İletişiminde çökeceği 
 
hesap edilerek H-U-K-İ (haberleşme-ulaşım-kurtarma-ilkyardım) çerçevesinde ne yapıla bilirin yolları 
 
aranır. Diğer taraftan birey ve toplum olarak başta enerji olmak üzere her alanda israftan kaçınırlar. 
 
Özellikle resmi kurumlarda gerekmedikçe gündüz gözüne onlarca lamba yanmaz. Uyaranlara da 
 
duyarlılığından dolayı teşekkür edilir asla kızılmaz. 
 
‘’Ders alınmış başarısızlık başarı demektir’’ sırrınca bu elektrik kesintisinde de vatandaş ve 
 
kurumlar olarak gereken ders alınmalıdır.
 
Ben de yetki olsa, olası afetlere toplumsal hazırlık için senede 3-5 gün taze ekmek 
 
çıkarttırmam ki, çocuklarımız zaman zaman bayat ekmek yemeye de alışabilsinler. Bu örnekleri 
 
çoğaltabiliriz.
 
Elektrik kesildiğinde Artvin’de bir arkadaş mum almak için bakkala gider. Bakkal 
 
amcamız: ‘Yakacak ne lamba var, ne de gaz yağı. Olsa dükkân sizin arkadaşlar. ‘ der. 
 
‘’Eyvah, elektrikler gitti ne yapacağız, çöktü hayat / Hadi sende oradan internet yok, 
 
televizyon yok, ailede sohbet rahat’’ misali bir elde kumanda, bir elde telefonla yaşadığımızdan 
 
dolayı ailemizle uzun zamandan beri yapamadığımız doğal sohbetinin tadını bu vesile ile çıkardık 
 
diyen arkadaşların sayısı azımsanmayacak kadar çok...
 
Aydınlık günler dileklerimle...


1086 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BULGUR BEKLERKEN PİRİNÇ GELDİ - 02/02/2016
Geçenlerde internette ilginç bir resim verdi.
‘BÖREK ÇOK KALIN OLMUŞ BABAANNE’ - 13/01/2016
Nesiller arasındaki uçurum gün geçtikçe büyüyor.
KİM ÖLMÜŞ DERKEN ÖLDÜ - 29/12/2015
Dünyada inkârı olmayan tek gerçek belki de ölümdür.
VALİ BEY TORUNUNU KENAR OKULA VERİNCE (bir ilimizde) - 25/08/2015
Bir ilimizde vali bey göreve başlayınca milli eğitim müdürüne:
MERHUM ECEVİT VELİ DAYININ ARDINDAN - 18/08/2015
Bazı değerlerin kadri kıymetini zamanında bilmek gerekir.
17 AGUSTOS DEPREMİ ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ - 14/08/2015
Önce köpekler uyandı. Uğultu yükseldi, yükseldi yeryüzü çatladı.
BAYRAM ZİYARETLERİNDE GÖZE TAKILANLAR - 21/07/2015
Bayramların hayatımızda önemli bir yeri vardır. Bayramlar vesile kılınarak çalınmayan ziller çalınır, açılmayan kapılar açılır. Öpülmeyen eller öpülür. İçilmeyen çaylar içilir.
BU BAYRAMDA, YİNE BANA AĞLAMAK DÜŞTÜ-1 - 09/07/2015
Bayramların hayatımızda çok önemli yeri vardır. Çünkü bayram sevinç, neşe, mutluluk saadet demektir.
‘İŞİ ÇOK ZOR’ - 26/06/2015
Değerli okuyucularım, bugünkü yazımda sizlere 15-20 sene önce Mecitözü ilçemizde görev yaparken polis lojmanlarından komşum olan sevdiğim bir arkadaşın beş vakit namaza başlama öyküsünü paylaşmak istiyorum.
 Devamı