OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız sadece haber...


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
1° -3°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35965.3811
Euro6.07216.0965
Mahir ODABAŞI
SİVİL SAVUNMA
YAŞLILARA SAYGI HAFTASI (18 – 24 Mart)
19/03/2014

        Ülkemizde her yıl 18–24 Mart tarihleri arası "Yaşlılara Saygı Haftası" olarak kutlanmaktadır. Yaşlılık dönüşü olmayan bir yoldur. Herkes mecburen bu yola girmek zorundadır. Her insan için değişik mana ve önem arz eden yaşlılık hayatın çok özel bir dönemidir. Bu özel dönemi kimi rahat tamamlar, kimi de sıkıntılar içerisinde. Yaşlılarımız dün ile bugün arasında köprü kuran, kültürümüzü ve değerlerimizi yarınlara taşımamızı sağlayan en değerli varlıklarımızdır. Yaşlılık dönemi itibar gerektirmektedir bu aynı zamanda bir minnet borcudur. Yaşlı bireylerin toplumla bütünleşmesi, daha aktif olması ve yaşama bağlı kılınmaları gerekir. Bizim özümüzde yaşlıların yeri ayrıdır. Bakınız Hz Peygamber: ”Bir genç, yaşından dolayı bir kimseye saygı gösterirse Allah (cc) da ona yaşlanınca kendisine saygı gösterecek kişiler takdir eder” buyurmaktadır. “Bir milletin yaşlı vatandaşlarına ve emeklilerine karşı tutumu; o milletin yaşama kudretinin en önemli kıstasıdır. Geçmişte çok güçlüyken, tüm gücüyle çalışmış olanlara karşı minnet hissi duymayan bir milletin, geleceğe güvenle bakmağa hakkı yoktur.”(Atatürk)

İnsanoğlu acınacak bir varlıktır. ‘’Ne oldum deme, ne olacağım de’’ diye darbı mesel haline gelmiş nasihat verici bu sözü hepimiz biliriz ve zaman zaman da akıbetimizi tahayyül ederiz. Çünkü insan doğar, büyür ve bazen ahir ömründe yaşamı alt üst oluverir. Çok şükür dese de, içinde hüzün cirit atarda, eski mutluluğundan eser kalmaz yüzünde.

            Hani bazen canımız sıkıldığında içimizi dökecek bir dost ararız. Tek çayını, kahvesini ben ısmarlasam da azıcık sohbet etsek deriz ama aradığımızı bulamayınca, birazda isyan varı olarak ‘MÜBAREK SANKİ YARI AÇIK CEZAEVİNDE YAŞIYORUM’ benzetmesini yaparız. Bundan kastımız, hem serbestliğimiz vardır hem de yoktur. Çünkü çarşıda, pazarda, apartmanlarda insanlarla olan ilişkilerimizde gözle görünmeyen kalın sınırlar çizilmiştir.

            Aile büyüklerimiz elden ayaktan düşüp, temel ihtiyaçlarını kendi başlarına ikame ettiremeyecek konuma geldiklerinde, mecburiyetten ahir ömürlerini çocuklarının yanında tamamlamak zorunda kalırlar. Doğdukları, büyüdükleri acısıyla tatlısıyla yıllarını verdikleri evlerini, komşularını terk ederler. Bu terk ediş % 90 zorunluluktandır. Hele birde can yoldaşı bu yolculukta yoksa, seyahatin meşakkati bir kat daha artar ve sevincini, üzüntüsünü içine atmak zorunda kalırlar. Çünkü günümüzde ekseriyetle; TORUNLARI İNTERNETE, ANNELERİ DİZİLERE, BABALARI SPORA ESİR bir nesil ortaya çıkınca, aile içi iletişim azaldı ve yaşlılarımızda ister istemez apartmanların balkonlarına esir oldular. TRT’de yaşlıları konu alan ‘’ömür dediğin’’ türü programları görünce, hepsi doğru deyip mazinin aşk ateşiyle yandılar.

 

            Yaşlılarımızın haftasını tebrik ediyor ellerinden öpüyorum. Allah onların duasını başımızdan eksik

etmesin. Bu vesile ile 18 Mart 2014 gibi önemli günde 84 yaşında Hakkın rahmetine kavuşan Osmancık İlçemizin en yaşlı KORE GAZİSİ olan Mehmet USLU (Karacoğ ) dedemize Allahtan rahmet, sevenlerine başsağlığı diliyorum. Keşke belgeseli çekilebilseydi diyorum. Ama nafile…

 

Geçenlerde işe giderken ve akşam işten gelirken yine balkonda tek başına oturan yaşlı birini görünce birazda üzüntüyle aşağıdaki şiiri kaleme almaya çalıştım. Ümit ederim geçmişe göre imkânlarımızın daha iyi olduğu ancak aile içi iletişimin zayıfladığı günümüzde balkon mahkûmu yaşlılarımızın haline tercüman olur…

*

YAŞLILIK
Yaşlılık,
Ah şu yaşlılık
Ne kadar zor geliyor,
Elden ayaktan düşüp,
Çoluk çocuğa bağımlılık
Hayatın ahirinde zoraki,
Doğduğun mekânlardan ayrılık
Selamsız şehirlerin sokaklarında,
Kalabalıklar arasında yalnızlık
Beton yığınları içerisinde, 
Yarı açık cezaevi misali
Balkonlara mahkûmluk
*
Yaşlılık,

Ah şu yaşlılık
insana zor geliyor
Anılarla  dolu olan
Evinden, yurdundan ayrılık
inan düşmanını bile özletiyor,
Kalabalık sokaklarda ki, yalnızlık
*
Ah o eski komşular,

Şimdi olacak ki yanında
Oturup memleket düzelteceksin,
Çayı yudumlayarak karşıdaki parkta
Ama heyhat nafile… Yalnızım yine sokakta

*
Yaşlılık, ah şu yaşlılık
kopardı beni öz yurdumdan
İki kelam edecek bir dost yok
Koskoca şu apartmandan
*
Apartmanlarda bedenler ısınıyor, 
lakin gönüller soğuk mu soğuk
Dokunuyor insana bu yaştan sonra,
Demir parmaklı balkonlara mahkûmluk
*

Torunlar internete,

Anneleri dizilere, babaları spora esir

Bu ortamda bende balkona mahkûmum

Beni en iyi sen anlarsın demi cancağızım,

Balkon mahkûmiyetinden kurtulmam için,

Tek çare SANA KAVUŞMAM lazım

*
Aslında çocuklarda üzülüyor, bakınca halime
Arada bir lanet okuyorlar apartmandakilere
Lakin kimsenin umurunda bile değil,
Herkes yine bildiğini yapıyor.
İşin özü, köyden uzaklarda
Balkonlara mahkûm olmak,
İnsanı daha da yıpratıyor,

Kimseye diyemesem de,
İçin için AĞLATIYOR..!

(Mahir Odabaşı)

 

 



 



Paylaş | | Yorum Yaz
1352 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BULGUR BEKLERKEN PİRİNÇ GELDİ - 02/02/2016
Geçenlerde internette ilginç bir resim verdi.
‘BÖREK ÇOK KALIN OLMUŞ BABAANNE’ - 13/01/2016
Nesiller arasındaki uçurum gün geçtikçe büyüyor.
KİM ÖLMÜŞ DERKEN ÖLDÜ - 29/12/2015
Dünyada inkârı olmayan tek gerçek belki de ölümdür.
VALİ BEY TORUNUNU KENAR OKULA VERİNCE (bir ilimizde) - 25/08/2015
Bir ilimizde vali bey göreve başlayınca milli eğitim müdürüne:
MERHUM ECEVİT VELİ DAYININ ARDINDAN - 18/08/2015
Bazı değerlerin kadri kıymetini zamanında bilmek gerekir.
17 AGUSTOS DEPREMİ ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ - 14/08/2015
Önce köpekler uyandı. Uğultu yükseldi, yükseldi yeryüzü çatladı.
BAYRAM ZİYARETLERİNDE GÖZE TAKILANLAR - 21/07/2015
Bayramların hayatımızda önemli bir yeri vardır. Bayramlar vesile kılınarak çalınmayan ziller çalınır, açılmayan kapılar açılır. Öpülmeyen eller öpülür. İçilmeyen çaylar içilir.
BU BAYRAMDA, YİNE BANA AĞLAMAK DÜŞTÜ-1 - 09/07/2015
Bayramların hayatımızda çok önemli yeri vardır. Çünkü bayram sevinç, neşe, mutluluk saadet demektir.
‘İŞİ ÇOK ZOR’ - 26/06/2015
Değerli okuyucularım, bugünkü yazımda sizlere 15-20 sene önce Mecitözü ilçemizde görev yaparken polis lojmanlarından komşum olan sevdiğim bir arkadaşın beş vakit namaza başlama öyküsünü paylaşmak istiyorum.
 Devamı