OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız sadece haber...


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
1° -3°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35965.3811
Euro6.07216.0965
Mahir ODABAŞI
SİVİL SAVUNMA
GÜLE GÜLE MURAT KARDEŞ
05/05/2014


‘Ölüm’ üzerine çok şiirler, makaleler yazılmış, filimler çevrilmiş, konuşmalar yapılmış acı bir kelimedir. Acı olması hasebiyle çoğu insan kelime olarak bile duymak bile istemez. Özellikle mutlu mesut eğlenceli zamanlarda bu kelimeyi ağzına alanlara ‘şimdi sırası mı? ‘ Diyerek kızanlar bile çıkar. Ama nafile, ölüm kaş ile göz arasında olur. Adını ansak ta anmasak ta bizi bulur. Ecdada baktığımızda belki de ölümü unutmamak, kirli dünyanın içerisinde kaybolmamak adına kabristanları hep merkeze yaptıklarını görüyoruz. Bugün biz torunlar ise kabristanın yanından bırakın gece, bazen gündüz bile geçmeye korkuyoruz. Bu bağlamda bir rivayettir ki, şehrin mezarlık ihata duvarı için Tevfik Fikret’ten para isterler. Oda ne gerek var ki, beş kuruş vermem. Nasıl olsa içerdeki çıkamaz, dışardaki de içeriye girmek istemez’ der.
‘Yolda, handa, hastanede / pabuçlar giyilmedik kalmıştır / bağcıklar bağlanmadık / düğmeler iliklenmedik / bir acayip yolculuk gelip çatmıştır / hiç beklenmedik ‘ derken şair aynı zamanda insanoğlunun garip bir varlık olduğunu, nerede ne zaman hangi şekilde ne geleceği belli değildir. Biz inanan insanlar için çaresiz kaldığımızda ‘her şeyin vardır bir sonu / acaba var mıdır sonunda bir sonu’ deyip TAKDİR-İ İLAHİ, KADER LİMANINA sığınırız. Kendimizi ancak bu limanda güvende buluruz. Bir ölüm haberi aldığımızda veya sala sesi duyduğumuzda “İnnaLillahiveİnnaİleyhiRaci’un- Şüphesiz Biz Allah’tan Geldik ve Şüphesiz Dönüşümüz O’nadır.” Reçetesini kullanırız. Zaten bunun üzerine hiçbir reçete yazılamaz. Tabipler çaresiz kalır.

      ‘Gel kardaşım gel beri / hey kuş, hey kurt, hey börtü böcek / ah gidenler gelir mi geri? / açar mı bugün dört bahardır kanayan çiçek / demek bizim yaşımızda (tedbirsizlik yüzünden) insanlar ölecek’ der Orhan Veli. Murat DEMİREZEN kardeşimizi; ‘gençliğin ihtiyarlığı kırk / ihtiyarlığın gençliği elli’ dir hesabı hayatının baharında, gençliğinin ihtiyarlığında kaybettik. Her ölüm insanı etkiler anacak eş dost ve özellikle genç ölümler daha çok etkiler.
Murat Beyi nasıl bilirsin diye sorsalar ‘ yüzünden tebessümü eksik olmayan hele selam verip iki kelam edince insana pozitif enerji veren samimi bir dost’ diye tarif ederim. Kazadan bir –iki gün önce bir markette karşılaştık. Selamlaştık, sarıldık. Ayaküstü sohbet ettik. Abi, ‘hoca hanımdan (hizmetiçi seminerinde hoca hanımın dersine girmiştim) selam göndermişsin aldım’ dedi. Demek son vedalaşma imiş.

‘İşte hayat… Ne genç der ne de yaşlı / Azrail alıp giderde geride bırakır eşi, dostu, aileyi gözü yaşlı’ misali Murat kardeşimizin elim kazdan sonra 15-20 günlük hayata tutunma mücadelesi veya başta ailesi ve sevenlerinin çıkmamış candan ümit kesilmez beklentisi nihayet acı sonla noktalandı. ‘Acı haber tez duyulur’ sırrınca önce sosyal paylaşım sitelerinde bir anda paylaşılıverdi.

Cahit Sıtkı’nın ‘Neylersin ölüm herkesin başında / uyudun uyanmadın olacak / kim bilir, nerede, nasıl, kaç yaşında / bir saltanatlık saltanatın olacak  / taht misali o musalla taşında’ dizelerinde ifade edildiği üzere Murat kardeşimizde dünyada son saltanatını sürmek üzere Ulucami musalla taşına getirildi.4.5.2014 Pazar günü öğle namazına müteakiben kalabalık bir cemaatle namazı kılındı. Helallik alındı ve elden ele mübareklerin yattığı Hıdırlık mezarlığına kadar ulaşıp, orada; Yahya Kemal’in ifadesiyle ‘Ahiret öyle yakın seyredilen manzara da / o kadar komşu ki dünyaya duvar yok arada / geçer insan bir adım atsa birinden birine / kavuşur karşıda kaybettiği sevdiğine’ misali sevdiklerine kavuşmak üzere ebedi istiratğahına tevdi edildi. Bu arada Murat kardeşimizin iki çocuğunun hafız olduğunu öğrendiğimizde (kabri başında Yasin okuyanlarda kendi çocukları imiş) doğrusu imrendim… Zira inancımıza göre ilmiyle amel eden hafızların değeri ana-baba ve çevre için paha biçilemeyecek kadar çoktur. Allah herkese nasip etsin.

Netice olarak, beklenmedik bir zamanda hayata veda eden Murat kardeşimize Allah’tan rahmet, ailesi (kardeşi Hatice hanım Osmancık ihl’den öğrencim) ve sevenlerine sabrı cemil dilerim… Ruhu şad, mekânı cennet ola… Tel: (536 568 11 41)
*

ÖLÜM RAPORU
Yanma,
Kanser,
Yaşlılık,
İntihar,
Boğulma,
Kalp krizi, 
Şeker krizi,
Yüksek ateş,
Trafik kazası,
Beyin kanaması, 
Yüksek tansiyon,
Böbrek yetmezliği,
………………….,
Aklı erenler demiş ki;
Yan yana çizilmiş üç çizgi,
Biri insan, biri ecel, biri emel
İnsanoğlu emeline ulaşmak için,
Gece gündüz mücadele eder.
Ama heyhat, nafile 
Çünkü şu bir 
Acı gerçek ki,
Hiç hesapta yokken,
Ecel çizgisine takılır da 
Emeline kavuşamadan resen gider.
Dostları, zavallı Emel ’siz gitti der!
……………………………………,
Aslında her ölümde vardır bir sebep,
Böylece Azrail, arka planda, unutulur hep!
(Mahir Odabaşı)



Paylaş | | Yorum Yaz
1132 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BULGUR BEKLERKEN PİRİNÇ GELDİ - 02/02/2016
Geçenlerde internette ilginç bir resim verdi.
‘BÖREK ÇOK KALIN OLMUŞ BABAANNE’ - 13/01/2016
Nesiller arasındaki uçurum gün geçtikçe büyüyor.
KİM ÖLMÜŞ DERKEN ÖLDÜ - 29/12/2015
Dünyada inkârı olmayan tek gerçek belki de ölümdür.
VALİ BEY TORUNUNU KENAR OKULA VERİNCE (bir ilimizde) - 25/08/2015
Bir ilimizde vali bey göreve başlayınca milli eğitim müdürüne:
MERHUM ECEVİT VELİ DAYININ ARDINDAN - 18/08/2015
Bazı değerlerin kadri kıymetini zamanında bilmek gerekir.
17 AGUSTOS DEPREMİ ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ - 14/08/2015
Önce köpekler uyandı. Uğultu yükseldi, yükseldi yeryüzü çatladı.
BAYRAM ZİYARETLERİNDE GÖZE TAKILANLAR - 21/07/2015
Bayramların hayatımızda önemli bir yeri vardır. Bayramlar vesile kılınarak çalınmayan ziller çalınır, açılmayan kapılar açılır. Öpülmeyen eller öpülür. İçilmeyen çaylar içilir.
BU BAYRAMDA, YİNE BANA AĞLAMAK DÜŞTÜ-1 - 09/07/2015
Bayramların hayatımızda çok önemli yeri vardır. Çünkü bayram sevinç, neşe, mutluluk saadet demektir.
‘İŞİ ÇOK ZOR’ - 26/06/2015
Değerli okuyucularım, bugünkü yazımda sizlere 15-20 sene önce Mecitözü ilçemizde görev yaparken polis lojmanlarından komşum olan sevdiğim bir arkadaşın beş vakit namaza başlama öyküsünü paylaşmak istiyorum.
 Devamı