OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız sadece haber...


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
8° 0°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.36725.3887
Euro6.07136.0956
Tülay HERGÜNLÜ
PRİZMA
Adalet Yürüyüşü
07/07/2017


Günlerdir basından izlediğimiz Adalet Yürüyüşü hakkında tabiri caiz ise ahkâm kesebilmek

için bizzat katılmamız gerekiyordu. Zira klavye kalemşorlarının yaptığı gibi bizzat içinde yer

almadığınız bir hareket hakkında bilgi sahibi olmanız ve yorum yapmanız çok da mümkün

değildir. Bu düşünceden hareketle dün yani 5 Temmuz Çarşamba günkü etaba biz de katıldık.

Sözü çok da uzatmadan anlatmaya başlayayım:

Sabah saat 04.00’ de İstanbul Beylikdüzü’nden, CHP ilçenin organizasyonunda hareket ettik.

Yaklaşık 06.30 civarında Kılıçdaroğlu ve beraberindekilerin gece konakladıkları yer olan

Körfez, Yarımca mevkiine ulaştık. Polisin yoğun güvenlik önlemleri arasında meydana girdik.

Alan çok kalabalıktı. Sabahın erken saatlerinde bu kadar insanın nasıl toplandığına hayret

etmekten de kendimizi alamadık.

Uzun bir bekleyişin ardından yürüyüş için kortej oluşturuldu. Kemal Kılıçdaroğlu adeta bir jet

hızıyla insan koridorunun arasından geçti ve kortejin ön saflarındaki yerini aldı. Ardından

ekranlardan gözlerimiz yaşararak izlediğimiz 1111 metre uzunlunda olduğu söylenen dev

bayrak açıldı. Bizler de bir kenarından tuttuk ve “Hak, hukuk, adalet” sloganları ile hareket

ettik. Dev bayrağın altında yürürken bir taraftan da “80 milyon insanız ve hepimiz çok güzel

bir ülkede dünyanın saygı duyduğu onurlu bir bayrak altında yaşıyoruz. Bu nefret niye?”

diye düşünmekten ve üzüntü duymaktan kendimizi alamadık.

Trafiğe kapatılmış olan asfalt boyunca yürüyüş başladı. Güle oynaya yürüyen, birbirlerinin

fotoğraflarını çeken gençlere ayak uydurmaya çalışan orta yaşın üzerindeki insanların

enerjisine hayranlık duymamak mümkün değildi. Kortejin çevresinde yürüyen çoğu henüz

gencecik bir fidan, hatta ana kuzusu sayılabilecek yaşlardaki çevik kuvvet ve jandarma

ekipleri, bunaltıcı sıcakta görevlerini hakkıyla yerine getirmek için olağanüstü bir gayretin

içindeydiler. Yürüyüş boyunca hem belediyeler, hem de partinin ilçe teşkilatları çok iyi

organize olmuşlardı. Kortejin yanında çok sayıda ambülâns ve araç, hasta, yaşlı ya da

yorulup yürüyemeyecek olanları adeta yoldan topluyorlardı. Korteje yetişemeyenler ise yine

belediyelerin araçlarıyla ulaştırılıyorlardı. Konaklama yerlerinde seyyar tuvaletler kurulmuştu

ve hepsi de çok temizdi. Yaşanan tek sıkıntı yükselen tansiyonlar ve yara olan, su toplayan

ayaklardı. Onlara da beyaz meleklerimiz çare oluyorlardı.

Kızgın sıcağın altında yüründüğü için su dağıtımına aşırı bir önem verilmişti. Yürüyüş

güzergâhına yol boyunca su istasyonları kurulmuş, asfalt üzerine yer yer pet şişe kolileri

bırakılmıştı. Kortejin geçtiği güzergâhı takip eden belediyelerin temizlik araçları ve

görevlileri, yerde bir tek çöp bırakmıyorlardı. Daha konaklama yerlerinden ayrılmadan,

temizleme işlemi başlatılıyordu. Otobüsten sık sık, “Arkamızda 400 km yol bıraktık ama bir

tek pet şişe bırakmadık. Misafiri olduğumuz bölgelerimizi temiz bırakalım” tarzında anonslar

geçiliyordu. Adalet yürüyüşünde, adalet sadece insanlar için aranmıyordu. Gençlerin,

yanlarına aldıkları köpekleri ve ellerindeki “hayvanlar içinde adalet” pankartlarıyla

yürümeleri, hoş ve anlamlı bir görüntü oluşturmuştu.

İlk etap yüründükten sonra mola verilecek olan Körfez, Şirinyalı noktasına ulaşıldı. Burada

saat 15.00’ e kadar mola verildi. Yine su istasyonları kuruldu. Mola boyunca binlerce insan

çevreye dağıldı. Kimi bir ağaç gölgesi kimi toprak üzerine uzandı. Kortej de, önlerinde

“Adalet” arkalarında “Menemen Gençlik 1942” yazan tişörtleriyle bir grup genç dikkatleri

çekiyordu. Gençler hep bir ağızdan slogan atmaya, şarkılar söylemeye başladılar. “ Ülkede

haksız adalet/ vallahi bu bir rezalet” sözleriyle başlayan şarkıları katılımcıları adeta coşturdu.

Bazı yürüyüşçüler sanki kilometrelerce yolu kat etmemişler gibi ortaya fırlayıp oynamaya

başladılar. Menemen Spor mensubu olduklarını söyleyen bu gençlerle biraz sohbet ettik. Bu

güzel ortamın ardından yürüyüş tekrar başladı.

Yol boyunca halkın coşkulu desteği ve tezahüratları vardı. Elinde bayrak sallayan orta yaşlar

da bir vatandaş bize eliyle sahil tarafını işaret ederek, “Bakın Marmara’ma neler yaptılar, bizi

bir okul ile kandırdılar” dedi. İşaret ettiği yerde bir sanayi tesisi yükseliyordu. Denizin

kıyısında kurulmuş olan bu tesis, kimyasal temizlik malzemeleri üreten bir firmaya aitti.

Kortejden uzak kalırız endişesiyle yola devam ederken bir taraftan da bu tesisin körfeze

dolayısıyla da Marmara Denizi’ne verebileceği zararları düşünmekteydik.

Yürüyüş boyunca çok fazla olmasa da öfkeli yüzlerle el hareketleri yapan, ne dediğini

anlamadığımız eleştiri ya da belki de hakaretler eden, Rabia ve Bozkurt işareti çakan

vatandaşlara da rastladık. Onlara alkışlarla ve el sallayıp selam vererek mukabele ettik. Bu

durum bizleri üzdü. En tepelerden ekilen nefret tohumları aynı vatanda yaşayan insanları

birbirine nefret eder bir hale getirmişti. Tıpkı geçmişte yaşanan sağ-sol, Alevi-Sünni olarak

bölünen Türk insanı bu kez, başka bir nefretin tarafları olmuştu.

Nihayet gece konaklanacak olan Tavşancıl’a ulaştık. Bizleri bekleyen otobüslerimize bindik

ve alandan ayrıldık. Kalmak isteyenler için kamp yeri ayarlanmıştı. Gönül gece kalmayı da

çok isterdi ama ne çare ki bizler de o orta yaş gurubunda olduğumuz için, fazla zorlama

sonucunda oluşabilecek sağlık sorunlarını göz ardı edemezdik.

Son olarak; Bu yürüyüş bize CHP’ nin köklü bir kitle partisi olduğu gerçeğini bir kez daha

hatırlattı. Çok iyi organize olmuşlardı. Katılımcıların isimleri ve telefonları tek tek

kaydedilmişti. Sabah kahvaltısı, öğle yemeği, meyve, su istasyonları, tuvaletler ve daha pek

çok ayrıntı, her şey çok iyi düşünülmüştü. Ama en önemlisi, Adalet Yürüyüşü’ nün partiler

üstü bir yürüyüş olduğunu, Adalet kavramının Kemal Kılıçdaroğlu’da dâhil olmak üzere hiç

kimsenin tekeline alamayacağı ki zaten onunda böyle bir iddiası yok, bir kavram olduğunu

bizlere bir kez daha hatırlatması oldu.

Son bir not daha; Yürüyüş esnasında saldırı olacağı haberini aldık. Zaten polisin arada

kurduğu kontrol noktası ve milletvekillerinin araçlarına bile kortejin yanı sıra eşlik etmeme

yasağı getirilmesinden bir şey olduğunu anlamıştık. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki bu

durum kimsenin umurunda olmadı. En ufak bir tereddüt bile duyulmadan yürüyüşe devam

edildi.

Yürüyüşte emeği geçen, güvenliğimizin sağlığımızın koruyucuları başta emniyet güçlerimiz

ve sağlık görevlilerimiz olmak üzere herkese sonsuz teşekkürler… İyi ki varsınız…

*

Adalet, insana rağmen, insan için; doğa için kısaca dünya için zaruri olan bir kavramdır. Adil

bir yargı sistemi bir ülkenin insanca ve hakça yönetiminin aynasıdır. Bunun dışında anlam

arayanlar, başka çıkar çevrelerine hizmet etmekten öteye geçemezler. Adalet Yürüyüşü’ne

katılanlara öfkelenip, onları “terörist” olarak suçlamaktansa “binlerce insan neden günlerdir

yürüyor? ” sorusuna cevap aranması gerekmektedir.

Unutmayalım ki adalet bir gün herkese lazım olabilir…

Adalet; hemen şimdi…

Geç kalmayın!

Tülay Hergünlü

6 Temmuz 2017


Paylaş | | Yorum Yaz
456 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Dilimize, paramıza, malımıza ihanet ettik - 07/12/2018
Türk siyasi tarihinde belli kırılma noktaları vardır.
Bindirimden indirim - 28/11/2018
Dövizin anormal yükselişi sonucunda iğneden ipliğe her ürüne zam geldi.
Atatürk ve umut - 08/11/2018
10 Kasım 1938. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikal edişinin üzerinden tam 80 yıl geçti.
Kurban konusu - 23/08/2018
Yine bir Kurban Bayramını kutlamaya hazırlanıyoruz. Kurban kesmenin nesi bayram oluyor
Bu vebalin hesabı nasıl verilecek? - 20/06/2018
İki gündür dört bacağı ve kuyruğu kesilmiş bir vaziyette Sakarya’da bir ormanda bulunan siyah yavru köpeğin görüntüsü gözümün önünden gitmiyor.
23 Nisan’da çocuklarınıza NUTUK armağan edin - 25/04/2018
“Türkiye, dünyada çocuklara bayram armağan eden tek ülkedir.
Cuma’nın hayrı - 24/03/2018
Cuma günü geldiğinde sosyal medya üzerinde bir “Hayırlı Cumalar” faslı sürüp gidiyor.
Tarih yalan söylemez! - 18/03/2018
Çanakkale zaferlerinin 103. Yıldönümünü kutlamaya hazırlanıyoruz. Ama ne kutlama!
Enes - 16/02/2018
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
 Devamı