OSMANCIK GÜNDEM
Hızlı, Doğru ve Tarafsız Sadece Haber


DHA TEMSİLCİLİĞİ
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.77417.8053
Euro9.45599.4938
Hava Durumu
Saat
Takvim
Tülay HERGÜNLÜ
PRİZMA
19 Mayıs Birinci Vazife Yürüyüşü
19/05/2016

19 Mayıs Birinci Vazife Yürüyüşü

Atatürk, ileriyi görebilen bir liderdi. Günü kurtaracak siyasi politikalar üreten vizyonsuz (uzağı göremeyen), çevresine at gözlükleriyle bakan politikacılardan değildi.

Dünyayı doğru okuyabilen, bulunduğu coğrafyayı ise çok iyi tanıyan bir devlet adamıydı.

İstiklâl Savaşı ile bağımsızlık kazanılmış, Lozan’da da millî sınırlar tescil edilmişti. Ancak

her şey bitmiş, ortalık güllük, gülistanlık olmuş değildi. Coğrafî konumunun özelliği nedeniyle Anadolu’ya sahip olan, boğazları ve dolayısıyla da Ortadoğu’yu, Balkanlar’ı ve

Kafkaslar’ ı kontrol altında tutabilecekti. Bu durumda da Asya ve Ortadoğu’nun petrolleri çok

daha kolay idare edilebilecekti. İşte Mustafa Kemal Atatürk bu tehlikenin farkındaydı. Dün

olduğu gibi bugün ve gelecekte de Türk Gençliğini, Cumhuriyet’inden mahrum etmek

isteyecek dâhili ve harici düşmanlarının olacağını biliyordu.

Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kalelerinin zapt edilebileceğini, tersanelerine ve

tüm kurum ve kuruluşlarına girilebileceğini, bütün ordularının dağıtılabileceğini, ülkesinin her

köşesinin bilfiil işgal edilmiş (sadece topla tüfekle değil, günümüzün savaş teknolojileriyle,

füzelerle, füze kalkanlarıyla, ekonomik ve siyaseten v.b.) olabileceğini biliyordu.

Tüm bu şartlar ve koşullardan daha acıklı, ağır, korkulu ve çok tehlikeli olmak üzere,

iktidara sahip olanların gaflet (aymazlık) ve dalâlet (sapınç, sapkınlık, doğru yoldan ayrılma)

ve hatta hıyanet (kutsal sayılan şeylere el uzatma, kötülük etme veya karşı davranma, hainlik,

ihanet) içinde olabileceklerini biliyordu.

Bu iktidar sahiplerinin kişisel menfaatlerini, müstevlilerin (bir yeri istila eden,

yönetimi altına alan kimse, devlet, ordu vb.) siyasî emelleriyle birleştirebileceklerini, milletin

fakirlik içinde perişan ve yorgun düşebileceğini biliyordu. Bir gün İstiklâl ve Cumhuriyet’ini

müdafaa etmek zorunda kalabileceğini de…

İşte bunun için Türk Gençliği’ne; Türk istiklâlini (bağımsızlığını), Türk

Cumhuriyeti’ni ilelebet müdafaa ve muhafaza etme görevini vermişti. Mevcudiyetinin ve

istiklalinin tek ve gerçek temelinin Cumhuriyet’i korumak olduğunu bilmesini, onu bir hazine

gibi saklamasını istemişti. İçinde bulunduğu durumu ve imkânlarını hatta imkânsızlıklarını

düşünmeden, etnik ve dinî kimliğine bakmadan Cumhuriyet’i ve geleceği için harekete

geçmesi gerektiğini işaret etmiş, o günün gençliğinin üzerinden, bugünün ve geleceğin

gençliğine de İstiklâl ve Cumhuriyet’i korumasını emretmişti.

Bugünün gençliğinin tek yapması ve yapmakta olduğu budur! İstiklâlini ve

Cumhuriyet’ini, yani kendi geleceğini korumak!

İşte Ata’sının verdiği görevi, birinci vazifesini yerine getirmek için harekete geçen

Türk Gençliği, Türkiye Gençlik Birliği (TGB) öncülüğünde, 19 Mayıs 2016 Perşembe günü

İstanbul’da yürüyüşe geçiyor.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkmadan önce, 6 ay boyunca toplantılar ve

planlar yaptığı Şişli Atatürk Evi önünden başlayacak olan “Birinci Vazife Yürüyüşü”, yine

Atatürk’ün Dolmabahçe önünde demirleyen düşman gemilerine bakıp, “Geldikleri gibi

giderler!” dediği yerde, Dolmabahçe Sarayı’nda son bulacak. Atatürk’ün son nefesini verdiği

odaya karanfiller bırakılacak. Saat 19.00’dan itibaren de gençlik şöleni var.

TGB Genel Başkanı Çağdaş Cengiz, gençliğin kararlılığını vurgulayarak, 19 Mayıs

için şu çağrıyı gerçekleştiriyor:

“Vatan, Cumhuriyet, Laiklik ve Atatürk düşmanlarına karşı Türk Gençliği olarak

cevabımız var. Bu cevabı merak edenler, 19 Mayıs 2016 günü Şişli Atatürk Evi’nin önüne

baksın. Buraya bakanlar Türk Gençliği’nin yenilmez gücünü ve kararlılığını görecek.

Planımız, programımız ve kararımız kesindir. Türkiye’yi böldürmeyeceğiz!

Cumhuriyetimizi yıktırmayacağız! Atatürk Devrimi’ni devam ettirecek ve

tamamlayacağız!”

 

*

Haydi, gençler ve her zaman genç kalanlar! Sosyal medyada sızlanmaktan, kafeler de,kantinler de söylenmekten vazgeçin! 19 Mayıs ruhuna sahip çıkın! Geleceğine sahip çıkmaya

çalışan TGB gençliğine de sahip çıkın! Sahip çıkın ki, ABD emperyalizmi ve yandaşları bir

kez daha “geldikleri gibi gitsinler!”

Biz mi? Biz de orada olacağız; bekleriz…

Tülay Hergünlü

İstanbul, 18 Mayıs 2016



984 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Son nefesine kadar “Vatan” için çarpan bir yürektir, Atatürk - 10/11/2020
“İstiklâl Savaşı’nın yılmaz komutanı,
Türkiye’nin döviz ile dayanılmaz imtihanı - 08/11/2020
Tarih: 1 Kasım 2002
Türk milleti, acılarda birleşmeyi biliyor - 03/11/2020
Depremler bu ülke insanının birbirine nasıl kenetlenebildiğini gösteren en acı örnekler.
Bekir Coşkun’un ardından - 23/10/2020
Uzun süredir kanser tedavisi gören Sözcü Gazetesi yazarı Bekir Coşkun, önceki akşam vefat etti.
30 Ağustos Zafer Bayramı ve Malazgirt - 27/08/2020
1921 ve 1922 yılları Türkiye Cumhuriyeti’nin askerî zaferlerle süslenmiş yıllarıdır.
Büyük emperyalist plan yine devrede - 28/07/2020
Son aylarda Türk vatandaşları arasındaki ayrıştırma Ayasofya ile doruğa ulaştı.
65 yaş ve üstü - 04/07/2020
Kovit-19’un Türkiye’de görülmesinin ilk dönemleri. Çok M’li markette içeriye girmek için sıra bekliyorum.
“Bağımsızlık mücadelesinin meşalesi Samsun’da yakılmıştır” - 18/05/2020
1919 yılına gelindiğinde Mustafa Kemal artık kararını verir.
Bize bir şey olur! - 22/03/2020
Dünyayı esir alan Koronavirüs (COVIT-19) hastalığı, 2019 yılının Aralık ayında Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıktı.
 Devamı