• OSMANCIK GÜNDEM 
    Hızlı, Doğru ve Tarafsız Sadece Haber

 

Duyurular
Takvim
Saat
Tülay HERGÜNLÜ
PRİZMA
Türk Milleti’nin sağduyusu...
27/02/2015
Türk Milleti’nin sağduyusu...
 
90 Yıllık Cumhuriyet tarihinde, bir vatan toprağını terk ettik! Suriye'deki Süleyman Şah Türbesi'ni koruyamadık! Bir avuç toprağı koruyamayanlar, koskoca Türkiye'yi nasıl koruyacak? Bir avuç Türk toprağını terk edenler, yarın Türkiye topraklarını da terk ederler mi? 
 
Süleyman Şah Türbesi’ni ve türbedeki değerleri apar topar taşıyıp, sınırımıza bitişik bir yere  kondurmayı, “başka bir vatan toprağı kazanımı olarak” sunmanın neresi başarı anlayamadık! 
 
Bu millet, İstiklâl Savaşı’nı bu günleri görmek için mi verdi? Elimizde kalan son vatanı savunmak için, bir dakika sonra öleceğini bile bile, kefenleriyle toprağa düşen binlerce Çanakkale şehidi boşuna mı öldü? Geri çekilseydi Türk ordusu... Nasılsa İstanbul’daki düşmanla işbirliği yapan saltanat hainleri, ülkenin işgal edilmesine onay vermişlerdi. Padişah ve işbirlikçileri, utanç veren işgale çoktan boyun eğmişlerdi. Onların, şeref ve haysiyetleri,
imparatorluk tahtına indirgenmiş, “vatan” diye bir kaygıları kalmamıştı. 
 
Henüz bir fidanken toprağa düşen gencecik tıbbiyeliler, Kayseri lisesinin sonsuza kadar mezun olamayacak olan öğrencileri; “Bana ne! Bu ülkeyi ben mi düşüneceğim, koskoca Osmanlı’nın koskoca padişahı düşünsün” diyemezler miydi?
 
Yere düşmesin diye, sımsıkı sarıldığı bayrakla birlikte dizlerinin üstüne çöken, kanlar içindeki başı önüne düşmüş ama asla bayrağını düşürmemiş, dimdik ölebilen kaç vatan evladımız oldu?
 
Mustafa Kemal ve silah arkadaşları, İngilizlerle kol kola girip, nerede akşam orada sabah misali, vur patlasın çal oynasın bir hayat süremezler miydi? Sonuçta Mustafa Kemal’de,  Osmanlı’nın bir paşasıydı. İngiliz Severler Derneği’ne üye olup, Pera Palas’ın lüks salonlarında,rahat bir yaşamın
keyfini çıkartamaz mıydı? Rahatlık bir yerlerine mi batmıştı da hayatının neredeyse yarısını o cephe senin bu cephe benim dövüşerek geçirdi? Hem de böbrek ağrıları çeke çeke...
 
İçinde bulunduğumuz şu utanç verici duruma bakın ve kendinize şu soruları sorun?
 
O günlerin imkânsızlıkları ile 780 bin kilometrekare vatan toprağını geri alan Lozan kahramanlarını, Musul ve Kerkük’ü masa başında vermekle suçlayanlar, bugün, onların içinde bulunduğu imkânsızlıklar yaşasalardı, tüm Türkiye’yi masa başında teslim etmezler miydi?
 
Eğer Mustafa Kemal’in elinde, bugünün Türkiye’si ve Türk Silahlı Kuvvetleri olsaydı; değil Musul ve Kerkük, sınır komşularımızdan kaç tanesi Misâk-ı Millî sınırlarının içinde kalırdı? 
 
**
 
23 Şubat 2015 Pazartesi günü, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Meclisi'nde, terör örgütü yandaşı bir kadın vekil konuşma yaptı. Konuşmasında bölücü örgütün, tüm dünyanın önünde saygı ile eğildiği (!) bir mücadele (!) hareketi olduğunu, Türkiye'nin de artık bunu kabul etmesi gerektiğini, çünkü Türkiye'nin de bir "Kürdistan'ı" olduğunu (!) üstüne basa basa söyledi. Yetmezmiş gibi, Şah Fırat Operasyonu’nda, örgütün Türk Silahlı Kuvvetleri’ne
destek verdiği, operasyonun bu sayede başarıya ulaştığı şeklinde hezeyanlar savurdu. Sanırsınız ki Türk Silahlı Kuvvetleri bir ülke ile savaşa girmiş ve onlar galip, biz mağlup olmuşuz. Bunun sonucunda da TBMM' yi ele geçirmişler, orada açıklama yapıyorlar. 
 
İktidarın bir tek vekili de ayağa kalkıp, bu sözde kadın vekile karşı çıkamadı. Hepsi sustu, oturdu... 
 
Türkiye Cumhuriyeti’nin Meclis çatısı altında görev yapan bölücü örgüt yandaşı sözde vekillerinin, ülkeyi bölmek anlamına gelen söylemleri ve sokaktaki eylemlerine; unvanlarının başında” Cumhuriyet” olan savcıların neden hareketsiz kaldıklarını bu millet bilmekte, tarih ise kaydetmektedir...
 
Ama hiç kimse ellerini ovuşturmasın! Bu ülkeyi bölmeye ve kardeşi kardeşe kırdırmaya kimsenin gücü yetmiyor.Buna kim mi engel oluyor? Türk Milleti’nin sağduyusu...
Bugüne kadar Türkiye’de bir iç savaş çıkmadıysa, bunu Türk Milleti’nin sağduyusuna ve kardeşlik duygularına borçlusunuz.
 
Çünkü Türk topraklarını ve vatan evlatlarını koruyacak ve kucaklayacak olan da yine Türk 
Milleti’dir. 
 
Tülay Hergünlü
 
İstanbul, 27 Şubat 2015


1325 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Emperyalizm, kaos ortamını sever - 08/02/2021
Cumhurbaşkanlığı kararıyla Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan rektörü öğrenciler kabul etmedi. Onlar, “atanmış” değil, seçilmiş bir rektör istedikleri için eylem kararı aldılar.
Bekledim de gelemedin - 03/02/2021
Covit-19 salgını başladığından itibaren gelişmiş ülkeler aşı çalışmalarına başladı.
Atatürk ile aldatmak - 23/01/2021
Yirmili yaşlarda bir genç Atatürk heykellerine saldırmış, zarar vermiş.
İnsan ve hür irade - 14/12/2020
“Zorlama, insanın yaradılışına aykırı bir tutumdur.
Son nefesine kadar “Vatan” için çarpan bir yürektir, Atatürk - 10/11/2020
“İstiklâl Savaşı’nın yılmaz komutanı,
Türkiye’nin döviz ile dayanılmaz imtihanı - 08/11/2020
Tarih: 1 Kasım 2002
Türk milleti, acılarda birleşmeyi biliyor - 03/11/2020
Depremler bu ülke insanının birbirine nasıl kenetlenebildiğini gösteren en acı örnekler.
Bekir Coşkun’un ardından - 23/10/2020
Uzun süredir kanser tedavisi gören Sözcü Gazetesi yazarı Bekir Coşkun, önceki akşam vefat etti.
30 Ağustos Zafer Bayramı ve Malazgirt - 27/08/2020
1921 ve 1922 yılları Türkiye Cumhuriyeti’nin askerî zaferlerle süslenmiş yıllarıdır.
 Devamı
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar8.13268.1652
Euro9.67379.7124
Hava Durumu
Üyelik Girişi