OSMANCIK GÜNDEM
Hızlı, Doğru ve Tarafsız Sadece Haber


DHA TEMSİLCİLİĞİ
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.77417.8053
Euro9.45599.4938
Hava Durumu
Saat
Takvim
Tülay HERGÜNLÜ
PRİZMA
Tanzim
11/03/2019


İstanbul’da Çok “M” lerle dolu market domates, biber, salatalık, patlıcan, patates ve soğan’da, tanzim uygulamasına gitmiş. Bakmış ki müşteriler meydanlarda kurulan tanzim çadırlarında, yağmur, kar, dondurucu soğuk demeden ucuz sebze almak için sıraya giriyor, ne yapsın çaresiz; müşterilerini geri kazanmak için bu yola başvurmuş.
Sebze reyonlarını geziyorum; tanzim dışındaki ürünlerde fiyatlar adeta tavan yapmış.
İndirimli ürünlerden patlıcan ve salatalıktan 1’ er kilo diğerlerinden 3’er kilo alınabiliyor. Söz konusu ürünlerin üzerinde detaylı açıklamalar bulunan birer etiket asmışlar. Domates ilgimi çekiyor. Satın alma fiyatı 5,25 TL… Üzerine nakliye ve mağaza giderleri de eklenince fiyat 6 TL’ yi geçmiş. Bu durumda firma 3 TL civarında bir zararla satış yapıyor. Büyük market
olduğu için buradaki zararlarını nasılsa diğer ürünlerden telafi eder düşüncesiyle kendi ihtiyaçlarımın bulunduğu reyonlara yöneliyorum.
Alışverişimi tamamladıktan sonra ödeme yapmak üzere kasaya geçtim. Önümde birkaç kişi daha var. Beklerken kasiyerin bir kadın müşteri ile hafif bir şekilde tartışması dikkatimi çekiyor:
Kadın: Bu ürünlerin fiyatı indirimli, dikkat ediyorsunuz değil mi?
Kasa da ki kız: Evet, yalnız domatesi fazla almışsınız.
Kadın: Görevliye sordum, üç kilo alabileceğimi söyledi.
Kız: Bir kiloya kadar alabiliyorsunuz.
Kadın: Görevliyi çağırıp sorun!
Kız: Neyse sorun değil.
Kadın bana dönüyor ve: “Bizi düşürdükleri duruma bakın! Kendi memleketimizde dilenci olduk...” diyor.
Ben yaşım gereği çok kuyruklara şahit oldum. Hatta kendim yağ ve tüp kuyruğunda
beklemişimdir. O yılları araştırdığımız zaman bu kuyrukların makul bir nedeni olduğunu
anlayabiliyoruz. Örnek: Dünyadaki petrol krizinin Türkiye’ye yansımaları, ABD’ nin Kıbrıs
konusunda Türkiye’ye uyguladığı ekonomik yaptırımlar sonucunda yaşanan krizler gibi… Bir
de benim yetişemediğim “ekmeğin karneyle verilmesi” olayı var. Hani son günlerde
birilerinin “bu ülkede ekmek karneyle veriliyordu, karneyle!” tarzındaki suçlamaları ile
yeniden gündeme gelen olay… O yıllarda İkinci Dünya Savaşı’nın sürdüğünü, İsmet İnönü’nün olası bir kıtlık ya da Türkiye’nin savaşa girme ihtimaline karşılık Konya ovasına gömdürdüğü buğdayları düşünecek olursak, bu suçlamaların geçerli hiçbir dayanağı yok…
Üstelik o yıllarda Türkiye’nin bir buğday ambarı ve kendi kendisini besleyebilen yedi ülkeden birisi olduğunu da unutmamak gerek.
Evet, dedim ya ben yaşım gereği çok kuyruklara şahit oldum ama patates ve soğan kuyruğuna girildiğine hiç şahit olmadım… Böyle bir olayı rüyamda görsem hayra yormazdım.
Hadi son yılların indirimli giyim-kuşam çadırları gibi sebze çadırları da oluşturuldu diyelim.
Ucuz sebze almak için vatandaşın kuyruğa girmesini de bir yerde normal karşılayalım ki sonuçta bu ülkenin dokuz milyondan fazla çalışanı asgari ücretle geçinmek zorunda- peki, bu kısıtlama ne oluyor? Bu kuyruklar “yokluk” kuyruğu ve vatandaş zaten zar-zor geçinirken evine çuvalla erzak götürecek hali mi var? Siz bakmayın birilerinin “bu kuyruklar varlık kuyruğu” demesini. Bu kuyruklar bal gibi de “darlık ve yokluk” kuyruğu…
Biz de vatandaş olarak soralım; Bu tanzim kuyrukları 17 yıllık AKP iktidarının, tarım ülkesi
Türkiye’yi getirdiği durumun çarpıcı bir özeti değil midir?
Marketteki kadın, “Bizi düşürdükleri duruma bakın! Kendi memleketimizde dilenci olduk...”
derken, haksız mı?

Tülay Hergünlü
İstanbul, 11 Mart 2019



687 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Son nefesine kadar “Vatan” için çarpan bir yürektir, Atatürk - 10/11/2020
“İstiklâl Savaşı’nın yılmaz komutanı,
Türkiye’nin döviz ile dayanılmaz imtihanı - 08/11/2020
Tarih: 1 Kasım 2002
Türk milleti, acılarda birleşmeyi biliyor - 03/11/2020
Depremler bu ülke insanının birbirine nasıl kenetlenebildiğini gösteren en acı örnekler.
Bekir Coşkun’un ardından - 23/10/2020
Uzun süredir kanser tedavisi gören Sözcü Gazetesi yazarı Bekir Coşkun, önceki akşam vefat etti.
30 Ağustos Zafer Bayramı ve Malazgirt - 27/08/2020
1921 ve 1922 yılları Türkiye Cumhuriyeti’nin askerî zaferlerle süslenmiş yıllarıdır.
Büyük emperyalist plan yine devrede - 28/07/2020
Son aylarda Türk vatandaşları arasındaki ayrıştırma Ayasofya ile doruğa ulaştı.
65 yaş ve üstü - 04/07/2020
Kovit-19’un Türkiye’de görülmesinin ilk dönemleri. Çok M’li markette içeriye girmek için sıra bekliyorum.
“Bağımsızlık mücadelesinin meşalesi Samsun’da yakılmıştır” - 18/05/2020
1919 yılına gelindiğinde Mustafa Kemal artık kararını verir.
Bize bir şey olur! - 22/03/2020
Dünyayı esir alan Koronavirüs (COVIT-19) hastalığı, 2019 yılının Aralık ayında Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıktı.
 Devamı