OSMANCIK GÜNDEM
İnteraktif Haber Gazetesi 
Hızlı, Doğru ve Tarafsız Haber


Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.65767.6883
Euro8.92158.9572
Hava Durumu
Saat
Takvim
Tülay HERGÜNLÜ
PRİZMA
Tanzim
11/03/2019


İstanbul’da Çok “M” lerle dolu market domates, biber, salatalık, patlıcan, patates ve soğan’da, tanzim uygulamasına gitmiş. Bakmış ki müşteriler meydanlarda kurulan tanzim çadırlarında, yağmur, kar, dondurucu soğuk demeden ucuz sebze almak için sıraya giriyor, ne yapsın çaresiz; müşterilerini geri kazanmak için bu yola başvurmuş.
Sebze reyonlarını geziyorum; tanzim dışındaki ürünlerde fiyatlar adeta tavan yapmış.
İndirimli ürünlerden patlıcan ve salatalıktan 1’ er kilo diğerlerinden 3’er kilo alınabiliyor. Söz konusu ürünlerin üzerinde detaylı açıklamalar bulunan birer etiket asmışlar. Domates ilgimi çekiyor. Satın alma fiyatı 5,25 TL… Üzerine nakliye ve mağaza giderleri de eklenince fiyat 6 TL’ yi geçmiş. Bu durumda firma 3 TL civarında bir zararla satış yapıyor. Büyük market
olduğu için buradaki zararlarını nasılsa diğer ürünlerden telafi eder düşüncesiyle kendi ihtiyaçlarımın bulunduğu reyonlara yöneliyorum.
Alışverişimi tamamladıktan sonra ödeme yapmak üzere kasaya geçtim. Önümde birkaç kişi daha var. Beklerken kasiyerin bir kadın müşteri ile hafif bir şekilde tartışması dikkatimi çekiyor:
Kadın: Bu ürünlerin fiyatı indirimli, dikkat ediyorsunuz değil mi?
Kasa da ki kız: Evet, yalnız domatesi fazla almışsınız.
Kadın: Görevliye sordum, üç kilo alabileceğimi söyledi.
Kız: Bir kiloya kadar alabiliyorsunuz.
Kadın: Görevliyi çağırıp sorun!
Kız: Neyse sorun değil.
Kadın bana dönüyor ve: “Bizi düşürdükleri duruma bakın! Kendi memleketimizde dilenci olduk...” diyor.
Ben yaşım gereği çok kuyruklara şahit oldum. Hatta kendim yağ ve tüp kuyruğunda
beklemişimdir. O yılları araştırdığımız zaman bu kuyrukların makul bir nedeni olduğunu
anlayabiliyoruz. Örnek: Dünyadaki petrol krizinin Türkiye’ye yansımaları, ABD’ nin Kıbrıs
konusunda Türkiye’ye uyguladığı ekonomik yaptırımlar sonucunda yaşanan krizler gibi… Bir
de benim yetişemediğim “ekmeğin karneyle verilmesi” olayı var. Hani son günlerde
birilerinin “bu ülkede ekmek karneyle veriliyordu, karneyle!” tarzındaki suçlamaları ile
yeniden gündeme gelen olay… O yıllarda İkinci Dünya Savaşı’nın sürdüğünü, İsmet İnönü’nün olası bir kıtlık ya da Türkiye’nin savaşa girme ihtimaline karşılık Konya ovasına gömdürdüğü buğdayları düşünecek olursak, bu suçlamaların geçerli hiçbir dayanağı yok…
Üstelik o yıllarda Türkiye’nin bir buğday ambarı ve kendi kendisini besleyebilen yedi ülkeden birisi olduğunu da unutmamak gerek.
Evet, dedim ya ben yaşım gereği çok kuyruklara şahit oldum ama patates ve soğan kuyruğuna girildiğine hiç şahit olmadım… Böyle bir olayı rüyamda görsem hayra yormazdım.
Hadi son yılların indirimli giyim-kuşam çadırları gibi sebze çadırları da oluşturuldu diyelim.
Ucuz sebze almak için vatandaşın kuyruğa girmesini de bir yerde normal karşılayalım ki sonuçta bu ülkenin dokuz milyondan fazla çalışanı asgari ücretle geçinmek zorunda- peki, bu kısıtlama ne oluyor? Bu kuyruklar “yokluk” kuyruğu ve vatandaş zaten zar-zor geçinirken evine çuvalla erzak götürecek hali mi var? Siz bakmayın birilerinin “bu kuyruklar varlık kuyruğu” demesini. Bu kuyruklar bal gibi de “darlık ve yokluk” kuyruğu…
Biz de vatandaş olarak soralım; Bu tanzim kuyrukları 17 yıllık AKP iktidarının, tarım ülkesi
Türkiye’yi getirdiği durumun çarpıcı bir özeti değil midir?
Marketteki kadın, “Bizi düşürdükleri duruma bakın! Kendi memleketimizde dilenci olduk...”
derken, haksız mı?

Tülay Hergünlü
İstanbul, 11 Mart 2019



668 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

30 Ağustos Zafer Bayramı ve Malazgirt - 27/08/2020
1921 ve 1922 yılları Türkiye Cumhuriyeti’nin askerî zaferlerle süslenmiş yıllarıdır.
Büyük emperyalist plan yine devrede - 28/07/2020
Son aylarda Türk vatandaşları arasındaki ayrıştırma Ayasofya ile doruğa ulaştı.
65 yaş ve üstü - 04/07/2020
Kovit-19’un Türkiye’de görülmesinin ilk dönemleri. Çok M’li markette içeriye girmek için sıra bekliyorum.
“Bağımsızlık mücadelesinin meşalesi Samsun’da yakılmıştır” - 18/05/2020
1919 yılına gelindiğinde Mustafa Kemal artık kararını verir.
Bize bir şey olur! - 22/03/2020
Dünyayı esir alan Koronavirüs (COVIT-19) hastalığı, 2019 yılının Aralık ayında Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıktı.
Bu halk size de bir “jest” yapacak! - 27/12/2019
Piyasalar almış başını gitmiş. Mutfaklar yangın yerine dönmüş.
Bebelere Kumbara Fon - 07/10/2019
Yıl 1986; Konut Edindirme Yardımı (KEY) uygulamaya alındı.
Türk Hava Kurumu (THK) - 04/09/2019
Yaz aylarında meydana gelen orman yangınları ile biraz daha nefessiz kalan Türkiye’de bu yıl her zamankinden fazla orman yangını meydana geldi.
Tarihi buluşmadan aklımda kalanlar - 18/06/2019
Türk ekranları 17 yıl sonra bir demokrasi şenliğine ev sahipliği yaptı.
 Devamı