OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız sadece haber...


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
8° 0°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.36725.3887
Euro6.07136.0956
Tülay HERGÜNLÜ
PRİZMA
"MUSTAFA KEMAL İMZASI SİZDE KALAMAZ !"
02/03/2014

Alman komutanların Osmanlı ordusunu idaresinden son derece rahatsız olan Mustafa Kemal, grup kumandanı General Falkhenhein’in askerlik ve iç siyaset yönünden takip ettiği usul ve hareketleri eleştirmesi nedeniyle ciddi bir münakaşaya tutuşur ve vazifesinden istifa eder. Bu olay üzerine yaşadığı bir olayı kendi ağzından dinleyelim:

“…Ben Halep’te mevki ve vazifeme nihayet veren bir teşebbüste bulunduğum ve en son teklif olunan İkinci Ordu Kumandanlığı’nı da reddettiğim sırada, Halep’ten İstanbul’a gitmek için tren ücreti verecek kadar param olmadığını bilmiyormuşum. Vakıa Yıldırım Ordusu kumandanlığını üstüme alıp İstanbul’dan Halep’e hareket ettiğim günün gecesiydi. Falkenhein tarafından bana bazı şeyler gönderildiği söylendi: O ‘şey’ lerin, kendilerini kabul ettiğim odaya nakledilmesini emrettim. Salon kapısının yanına ufacık sandıklar istif edildi. 
‘Bunlar nedir?’ dedim.
Alman Subayı dedi ki: - İstanbul’dan ayrılıyorsunuz, Mareşal Falkenhein tarafından bir miktar altın gönderilmiştir.
Kimseye hiçbir ihtiyacımdan bahsetmemiştim; fakat zannettim ki Mareşal bu parayı ordunun ihtiyacına sarfedilmek üzere  göndermiştir. Onun için tercümanlık eden Türk subayına dedim ki:
-Bu sandıklar bana yanlış geldi, ordunun levâzım reisine gönderilmesi lazımdı; benim için fazla külfettir.
Muhâtabım sözlerimi Alman subayına  nakletti: Subay derhal:
-Efendim o da başka! dedi.
Bizim subayımıza: - Paranın miktarını bu subaydan öğren, huzurunda alındığına dair bir senet yaz, ver, imza edeyim, dedim.
Bu zât emrimi yaptı, fakat subay imzalı senedi kabul etmek istemedi, tekrar:
-Bu subay bilmiyor, dedim; senedi alsın ve Mareşal’e versin ve siz de bu paraları gelip alması için levâzım reisine haber gönderiniz.
Tabii iş böyle devam etti. 
Bu sandıklar ve içindekiler, ordunun levâzım başkanlığında ve benim bunlara karşılık verdiğim senet de Falkenhein’in gizli dosyasında birkaç ay beklemede kaldılar. İşte yukarıda söylediğim üzere, Yedinci Ordu Kumandanlığı’ndan kendimi affettikten sonra, kumandanlığa vekil tayin ettiğim Ali Rıza Paşa’ya bu sandıkları teslim ettim ve kendisinden aldığım senedi o vakit yaverlerim bulunan Cevat Abbas ve Salih (Bozok) beylere vererek, kendilerine şu emri verdim:
-Hemen Falkhenhein’in karargâhına gideceksiniz, bizzat kendisini görüp bu senedi vereceksiniz ve benim kendi nezdinde bulunan senedimi alacaksınız.
Yaverlerim bizzat Falkenhein’i görmek hususunda biraz zorluk çekmekle beraber emirlerimi harfiyen yapmışlar. Biraz sonra yanıma gelerek dediler ki:
-Mareşal Falkenhein, size böyle bir para vermiş olduğunu hatırlamıyor ve bu para için sizin imzanızı taşıyan hiçbir vesîkanın kendisinde mevcut olduğunu bilmiyor, binaenaleyh Ali Rıza Paşa imzalı senedi de kabul etmiyor.
Tekrar yaverlerime dedim ki:
-Şimdi size çok ciddi emrediyorum. İkiniz tekrar Falkenhein’in odasına gireceksiniz ve şöyle diyeceksiniz:
‘Verdiğiniz altınlar olduğu gibi saklanmaktadır. Buna karşılık size senet verilmiştir. Senet olmadığını iddia etmek, altınların mevcûdiyetini değiştirmez. Vesîkayı kaybetmiş olabilirsiniz, o halde verdiğiniz altınları size iâde edeceğiz; aldığınıza dair bize vesîka veriniz. Bizi buraya gönderen kumandanın altın karşılığı memleket menfaatleri hakkında müsâmaha gösterecek insanlardan olmadığını çoktan öğrenmeliydiniz. Hâlâ bunda tereddüdünüz varsa, kumandanımız bunu size ve kamuoyuna daha başka şekillerde de ispat edebilir. Paralarınız duruyor, fakat bu paralardan daha çok kıymeti olan Mustafa Kemal imzası sizde kalamaz.’ Olumlu bir netice almadıkça da karşıma gelmeyiniz.
Emir verdiğim arkadaşlar grup kumandanı Falkenhein’i tanıyan adamlar değildi; fakat beni çok iyi tanıyorlardı. Onun için bir saat sonra Falkenhein’in elinden benim imzamı taşıyan kâğıt parçasını alıp dönmüşlerdi. Kolayca tahmin etmek mümkündür ki, Mareşal Falkenhein beni, belki benden başka birçoklarını, böyle sandıklarla altın vererek gaflete düşürmek istiyordu!”
İşte günümüz iktidarının “iki ayyaş”tan birisi olarak nitelendirdiği, her fırsatta dinsizlikle itham edip, yerden yere çaldıkları Mustafa Kemal ahlâkı…Kuran’ın emrettiği ahlâkla ahlâklanmış Mustafa Kemal Atatürk, İstanbul’a dönebilmek için o çok sevdiği  atlarını Cemal Paşa’ya satmış, kendisine rüşvet gönderen o şerefsiz Alman komutanda imzasını bırakmamıştır.
Şimdi sormak gerek; 
Ayakkabı kutularında trilyonları saklayanlar, yataklarının üzerine yığdıkları milyon dolarları para sayma  makineleriyle sayanlar, altınlar içinde yüzenler, akraba, evlat ve yandaşlarını zengin edenler, rüşvet ve yolsuzluk suçlamalarından AKPaklananlar ve AKPakları, AKPaklayanlar;
Sizin imzalarınız kimlerde kaldı?
 
 Tülay Hergünlü
İstanbul, 02 Mart 2014
 
 
 



Paylaş | | Yorum Yaz
1514 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Dilimize, paramıza, malımıza ihanet ettik - 07/12/2018
Türk siyasi tarihinde belli kırılma noktaları vardır.
Bindirimden indirim - 28/11/2018
Dövizin anormal yükselişi sonucunda iğneden ipliğe her ürüne zam geldi.
Atatürk ve umut - 08/11/2018
10 Kasım 1938. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikal edişinin üzerinden tam 80 yıl geçti.
Kurban konusu - 23/08/2018
Yine bir Kurban Bayramını kutlamaya hazırlanıyoruz. Kurban kesmenin nesi bayram oluyor
Bu vebalin hesabı nasıl verilecek? - 20/06/2018
İki gündür dört bacağı ve kuyruğu kesilmiş bir vaziyette Sakarya’da bir ormanda bulunan siyah yavru köpeğin görüntüsü gözümün önünden gitmiyor.
23 Nisan’da çocuklarınıza NUTUK armağan edin - 25/04/2018
“Türkiye, dünyada çocuklara bayram armağan eden tek ülkedir.
Cuma’nın hayrı - 24/03/2018
Cuma günü geldiğinde sosyal medya üzerinde bir “Hayırlı Cumalar” faslı sürüp gidiyor.
Tarih yalan söylemez! - 18/03/2018
Çanakkale zaferlerinin 103. Yıldönümünü kutlamaya hazırlanıyoruz. Ama ne kutlama!
Enes - 16/02/2018
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
 Devamı