OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız sadece haber...


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
8° 1°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.36725.3887
Euro6.07136.0956
Tülay HERGÜNLÜ
PRİZMA
Bölünmez, bağımsız, hür ve çağdaş bir Türkiye
23/04/2015
28 Haziran 1914’te Avusturya-Macaristan Veliaht Prensi, Saraybosna’da bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülür. 
 
28 Temmuz 1914- Prensin öldürülmesi, Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasına bahane olur. 
 
3 Kasım 1914- İngiliz ve Fransız savaş gemileri Çanakkale Tabyalarını topa tutar. 
 
5 Kasım 1914- İngiltere ve Fransa Osmanlı Devleti'ne savaş ilan eder. 
 
Bu gelişmelerin zorunlu sonucunda Osmanlı İmparatorluğu, Almanya ve Avusturya- 
 
Macaristan yanında savaşa girer. Bunun üzerine İngiltere Savaş Bakanı Lord Kitchener şöyle 
 
bir açıklama yapar:
 
“Türkiye’yi yok edinceye kadar savaşacağız!”
 
Kitchener’ın bu cümlesi, prensin öldürülmesinin bir bahane olduğunu, savaşın geri planındaki 
 
asıl amacın Osmanlı İmparatorluğu’nu parçalamak, topraklarının, yer altı ve yerüstü 
 
zenginliklerinin üzerine oturmak olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Zira Türkiye’ye hâkim 
 
olan bir emperyalist ülke, Ortadoğu ve Balkanlar’ı; Boğazlar vasıtasıyla da Kafkaslar ve tüm 
 
Asya’yı kontrol altına alabilecektir.
 
İşte büyük plan buydu!
 
Zavallı Anadolu, dört yıl boyunca beş cepheye kan ve can pompalamak suretiyle bu planın 
 
hayata geçmesini engelledi. 
 
Büyük oyunu bozacak ilk adım, 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal’in Samsun’a ayak 
 
basmasıyla atıldı.  
 
Samsun’dan sonra Türk’ün makûs talihine “Dur!” diyecek hayatî kararlar, ardı ardına 
 
alınmaya başlandı:
 
-Amasya Genelgesi (21-22 Haziran 1919) 
 
Ulusal egemenliğe dayanan, tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini oluşturan ilk 
 
kuruluş belgesi yayınlandı.  Birinci madde ile tehlikenin boyutu gözler önüne serildi:
 
1.Madde: Vatanın bütünlüğü milletin bağımsızlığı tehlikededir.
 
-Erzurum Kongresi (23 Temmuz-7 Ağustos 1919) ile payitaht’a ve tüm dünyaya bir mesaj 
 
verildi: 
 
1. Madde: Vatan bir bütündür, parçalanamaz 
 
-Sivas Kongresi (4 Eylül 1919 - 11 Eylül 1919) ile de yine payitahta ve tüm dünyaya;
 
1.Madde: Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, ayrılamaz
 
Mesajı, bir kez daha ve kararlılıkla ilan edildi.
 
Ankara’nın ısrarı üzerine İstanbul hükûmeti, İngilizlerin izniyle, seçim yapılmasını kabul etti. 
 
12 Ocak 1920’de Osmanlı Meclisi, İstanbul’da toplandı. Esasları Erzurum ve Sivas 
 
Kongreleri ile Ankara’da oluşturulup belirlenmiş olan Millî Ant’ı (Misak-ı Milli’yi) kabul ve 
 
ilan etti. Millî Ant’ın özü yine aynıydı:
 
“Bölünmez, bağımsız, hür ve çağdaş bir Türkiye”
 
Bu karar işgalcileri rahatsız eder ve Ankara’ya gözdağı vermek üzere İstanbul’da yönetime 
 
resmen el koyarlar. Bazı milletvekillerini, askerleri ve yazarları tutuklar ve hepsini Malta’ya 
 
sürerler. Vahidettin’in yeniden iş başına getirdiği sadrazam Damat Ferit ise Kuva-yı 
 
Milliyecilere ve askerlere savaş açar. 
 
Milletvekilleri ve subaylar İstanbul’dan kaçarak Ankara’ya gelirler. 
 
23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi açılır. Mustafa Kemal Türkiye Büyük Millet 
 
Meclisi (TBMM) Başkanlığına seçilir.
 
TBMM, 20 Ocak 1921 tarihinde çıkarttığı ilk anayasanın birinci maddesinde, Cumhuriyet 
 
rejimi ile ilgili şu karara imza atılır:
 
1.Madde:“Egemenlik, kayıtsız ve şartsız milletindir”
 
*
 
Buraya kadar anlattıklarımızdan hareketle, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temelleri:
 
1.Vatanın bölünmez bütünlüğü 
 
2.Milletin egemenliği 
 
Esaslarına dayanır.
 
Bu esaslar hem o günlerin, “Türkiye’yi yok edinceye kadar savaşacağız!” diyenlerine, hem 
 
de, böl, parçala ve yönet zihniyetinin bugünkü iç ve dış temsilcilerine verilen tokat 
 
niteliğinde bir cevaptır.
 
Hiç kimse hayale kapılmasın!
 
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, vatanı ve milleti ile bölünmez bir bütündür; Egemenlik ise 
 
kayıtsız şartsız milletindir.
 
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun!
 
Tülay Hergünlü
 
İstanbul, 22 Nisan 2015
 
Not: Yazı hazırlanırken, Turgut Özakman’ın, “Şu Çılgın Türkler” isimli eserinden 
 
yararlanılmıştır.


Paylaş | | Yorum Yaz
795 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Dilimize, paramıza, malımıza ihanet ettik - 07/12/2018
Türk siyasi tarihinde belli kırılma noktaları vardır.
Bindirimden indirim - 28/11/2018
Dövizin anormal yükselişi sonucunda iğneden ipliğe her ürüne zam geldi.
Atatürk ve umut - 08/11/2018
10 Kasım 1938. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikal edişinin üzerinden tam 80 yıl geçti.
Kurban konusu - 23/08/2018
Yine bir Kurban Bayramını kutlamaya hazırlanıyoruz. Kurban kesmenin nesi bayram oluyor
Bu vebalin hesabı nasıl verilecek? - 20/06/2018
İki gündür dört bacağı ve kuyruğu kesilmiş bir vaziyette Sakarya’da bir ormanda bulunan siyah yavru köpeğin görüntüsü gözümün önünden gitmiyor.
23 Nisan’da çocuklarınıza NUTUK armağan edin - 25/04/2018
“Türkiye, dünyada çocuklara bayram armağan eden tek ülkedir.
Cuma’nın hayrı - 24/03/2018
Cuma günü geldiğinde sosyal medya üzerinde bir “Hayırlı Cumalar” faslı sürüp gidiyor.
Tarih yalan söylemez! - 18/03/2018
Çanakkale zaferlerinin 103. Yıldönümünü kutlamaya hazırlanıyoruz. Ama ne kutlama!
Enes - 16/02/2018
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
 Devamı