OSMANCIK GÜNDEM (İnternet Gazetesi)
Hızlı, Doğru ve Tarafsız Sadece Haber


Duyurular
DHA TEMSİLCİLİĞİ
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.38257.4121
Euro8.95728.9931
Hava Durumu
Saat
Takvim
Tülay HERGÜNLÜ
PRİZMA
Bu Ramazan’da da Kur’ân, göklere çekildi…
23/06/2017
Ramazan’ın sonuna geldik. Ekranlardaki programlar yine evlere şenlikti. Kur’ân ayında her
zamankinden daha fazla öne çıkması gereken konu vahiy olmalıyken, yine hikâyeler ve
hikâye anlatıcıları ön plandaydı. Filanca kişi şunu demiş, falanca kişi şunu anlatmış; şu
sahabeden şunlar rivayet edilmiş; miş, miş, miş…
Miş’li geçmişe indirgendi Kur’ân…
Sayın halkımızda ise yıllardır hiçbir şey değişmemiş; sorular hep aynı;
“Denize girersem orucum bozulur mu?”, Aptes alırken kazayla ağzıma su kaçarsa orucum
bozulur mu?”, “Sakız çiğnersem orucum bozulur mu?” v.s, v.s…
Yaşar Nuri Öztürk’e rahmet olsun; nasıl kızardı bu sorulara. “Okumuyor!” derdi. “Açıp
okumamış bir kere Kur’ân’ı!”
Hikâyecilerin yanı sıra bir de “ilahiyat sanatçıları” çıkmış! Neredeyse değme pop
sanatçılarına taş çıkartacak albümlere imza atmışlar. Bir ilahiyat piyasası oluşmuş ki
değmeyin gitsin! Programın sunucusu soruyor; “Yeni albüm ne zaman çıkacak inşallah?”
Cevap, “Stüdyo çalışmalarına başladık, yakında çıkacak Allah’ın izniyle…”
Din üzerinden kazanç sağlama…
“Kur’ân, Ses yarışmalarının güftesi haline getirildi”
Bu yıl Ramazan ayına, TRT’ de yayınlanan “Kur’ân Okuma Yarışması” damga vurdu.
Bazılarını izledim. Harika sesli hafızlar, çeşitli makamlarda Kur’ân okudular. Mealler de alt
yazıyla verildi. Buraya kadar her şey çok güzel ve anlamlı ama o jüri üyeleri yok mu?
Sanırsınız Acun’un programında popstar yarışması sunuyorlar. Diyanet İşleri Başkanı
Mehmet Görmez bile rahatsız olmuş ki; , “Kuran, ses yarışmalarının güftesi olarak
kullanılacak bir kitap değildir" eleştirisini getirdi. Ama kim takar Diyanet’in başını; en
tepedeki patron itiraz etmedikten sonra… Nitekim eleştiriler için ne dedi? “Kulak asmaya
gerek yok!”
Yarışmanın en rahatsızlık veren kısmı, başarılı hafızlara altın ödülü verilmesi oldu. Bırakın
eleştirenlerin kulak arkası edilmesini, daha vahim bir şey yapıldı; Kur’ân’ın bu konudaki
uyarıcı ayetleri de kulak arkası edildi;
“…Benim ayetlerimi az bir bedel karşılığı satmayın. Ve yalnız benden sakının.” (Bakara, 41)
Bakara Suresi, Kur’ân hizmetinin bedelsiz olacağı uyarısında bulunuyor. Birilerinin geçmişte
dediği gibi, “hakara, makara” yapmıyor; direkt olarak uyarıyor…
Elbette her emeğin bir nimeti, her gayretin bir ödülü olacaktır. Bu Kur’ân’a gönül vermiş pırıl
pırıl gençler için verilecek başka ödüller mutlaka vardır. Ama Kur’ân ayetlerini güzel
okuyana ödül olarak altın verilmesi, bizim anladığımız Kur’ân’ın anlayışına tamamen terstir.
Bir şey daha; yarışmada Kur’ân o kadar çeşitli makamlarda okundu ki; insan düşünmeden
edemiyor; Kur’ân’ın lâfzının okunması bu kadar zor mu olmalı? Acaba Hz. Muhammed
(S.A.V.) Kur’ân okurken böylesine uzatarak, ses tellerini çatlatırcasına bağırarak mı okurdu?
Yoksa, hiç sağa sola eğip bükmeden, dümdüz, ağır ağır ve tane tane mi okurdu?
Sormak gerekmez mi? Kur’ân lâfzıyla değil, anlamıyla yani içerdiği İlâhi mesaj ile ön plana
çıkması gereken bir kitap değil midir? Kur’ân, anlaşılmak üzere gelen bir hayat kitabı değil
midir? Kur’ân, bu işi âdeta eğlenceye dönüştürmek ve Kur’ân’ın etrafında yaygara koparmak,
Görmez’in dediği gibi, “ ses yarışmalarının güftesi olmak” için mi indirildi?
Yoksa şu ayetin bu olayla bir ilgisi yok mudur?
“Dinlerini oyun ve eğlence haline getirmiş, dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak
da o Kur’ân ile şunu hatırlat: Bir kişi, kendi elinin üretip kazandığına teslim edilirse onun,
Allah dışında ne bir dostu kalır ne de şefaatçısı…” (En’am, 70)
Evet, bir Kur’ân ayını daha geride bıraktık ama Kur’ân’ı hayatımıza yine indiremedik.
Bu kez de ses yarışmalarına mahkûm ettik.
Rabbim, bizi peygamberimizin şikâyetçi olduğu şu ayetin muhatabı olanlardan eyleme; Âmin.
“Resul de şöyle der: “Ey Rabbim, benim toplumum, bu Kur’ân’ı terk edilmiş/dışlanmış halde
tuttular.” (Furkan, 30)
Kur’ân’ı hayatımıza alabildiğimiz Ramazan’larda buluşmak dileğiyle, bayramınız kutlu olsun.
Tülay Hergünlü
İstanbul, 22 Haziran 2017


471 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

İnsan ve hür irade - 14/12/2020
“Zorlama, insanın yaradılışına aykırı bir tutumdur.
Son nefesine kadar “Vatan” için çarpan bir yürektir, Atatürk - 10/11/2020
“İstiklâl Savaşı’nın yılmaz komutanı,
Türkiye’nin döviz ile dayanılmaz imtihanı - 08/11/2020
Tarih: 1 Kasım 2002
Türk milleti, acılarda birleşmeyi biliyor - 03/11/2020
Depremler bu ülke insanının birbirine nasıl kenetlenebildiğini gösteren en acı örnekler.
Bekir Coşkun’un ardından - 23/10/2020
Uzun süredir kanser tedavisi gören Sözcü Gazetesi yazarı Bekir Coşkun, önceki akşam vefat etti.
30 Ağustos Zafer Bayramı ve Malazgirt - 27/08/2020
1921 ve 1922 yılları Türkiye Cumhuriyeti’nin askerî zaferlerle süslenmiş yıllarıdır.
Büyük emperyalist plan yine devrede - 28/07/2020
Son aylarda Türk vatandaşları arasındaki ayrıştırma Ayasofya ile doruğa ulaştı.
65 yaş ve üstü - 04/07/2020
Kovit-19’un Türkiye’de görülmesinin ilk dönemleri. Çok M’li markette içeriye girmek için sıra bekliyorum.
“Bağımsızlık mücadelesinin meşalesi Samsun’da yakılmıştır” - 18/05/2020
1919 yılına gelindiğinde Mustafa Kemal artık kararını verir.
 Devamı