ULUSOYMEDYA
Hızlı, Doğru ve Tarafsız, İnteraktif Haber Gazetesi


DHA TEMSİLCİLİĞİ
Saat
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.79465.8179
Euro6.41736.4430
Tülay HERGÜNLÜ
PRİZMA
Ramazan
16/07/2015
Ramazan
Ramazan’ın sonuna geldik. Bu gece son kez sahura kalkacağız. 
Günde yaklaşık 17 saat civarında oruç tutuldu. Orucun başlangıç saatinin normal günden 
erkene alınmasına bazı ilahiyat profesörlerinden itiraz geldi. Zira Ramazan arifesinde okunan 
sabah ezanı, Ramazan’ın ilk günü bir saat erkene alındı. Bu durumda da bizler bir saat fazla 
oruç tutmuş olduk. 
Bizim çocukluğumuzda ve gençlik yıllarımızda oruca niyetlenmek için, havanın belli belirsiz 
bir şekilde ağarmaya başlamasını beklerdik. Umarız Diyanet, gelecek Ramazan’da bu 
yanlıştan döner.  Diyanet’ten elbette başka beklentilerimiz de var. En önemlisi ise şirk 
(Allah’a eş ya da ortak koşma)konusunda halkı daha fazla aydınlatıcı programlar yapması. 
Özellikle Ramazan ayında yayınlanan Ramazan programlarını, sıkı bir denetime tâbi 
tutması… Neden mi? 
İşte size devlet ekranlarında gerçekleştirilen Ramazan programlarından birkaç tespit: *
Sunucu diyor ki;
“ Burada, kutsal bir mekândayız. Eyüp Sultan hazretlerinin mekânında program yapıyoruz. 
Aramızda bir sıcaklık oluşuyor. Ola ki mahşerde karşılaşsak;’ Selam filanca’ dese… İşte 
kurtulduk! Fena mı oldu?” (…!)
Başka bir akşam, aynı programa konuk olan bilirkişi: “Yatırlarımızı, türbelerimizi elbette 
ziyaret edeceğiz. Ziyaretlerimizde Allah’a dua edeceğiz. Allah’tan bir şeyler isteyeceğiz. 
Yatırdan ya da evliyadan değil.” Buraya kadar sorun yok. Ama, diyor konuk kişi, işte bu 
“ama” dan sonra asıl felaket başlıyor; “işte orada yatan da senin iyi kulundur, hatırlı kulundur, 
o kulunun hatırı için bizi de affet” (…!)” 
Bir başka akşam aynı programda dua eden bir başka bilirkişi şöyle bir cümle kuruyor:  
“Burada, Eyüp Sultan hazretlerinin huzurunda el açıyoruz…”( …!)
Baylar, bayanlar;  Bu programlara çıkan kişiler, din bilgini geçinen, adlarının başında unvan 
taşıyan, Kur’ân’ı pek çok kez hatmetmiş kişiler.  Bu kişilerin sözlerine bu halk itibar ediyor. 
Lütfen rica ediyor, hatta yalvarıyoruz. Ölen kişi kim olursa olsun, diriye bir faydası yoktur!. 
Dualarımıza ya da kurtuluşumuza aracı olamaz! Dualarda evliya, veli, yatır, şeyh, şıh, hacı, 
hoca ya da her neyse, hiç kimseyi aracı tayin edemezsiniz! Bizim dinimizde Hıristiyan’lar da 
olduğu gibi bir ruhbanlık yoktur! Allah ile aramıza hiç kimse giremez! Dualarımıza hiçbir 
kişiyi aracı kılamayız! Yalnız Allah’ın huzurunda ve Allah’a el açarız. Sadece O’na kulluk 
eder ve sadece O’ndan yardım bekleriz.  (Fatiha suresi) Mahşer günü hiç kimsenin bir 
başkasına şefaat edemeyeceğini Kur’ân bize bildiriyor.
“Ben kuluma şah damarından daha yakınım” diyen Yaratıcımız ile aramıza daha kimleri aracı 
olarak tayin edebiliriz? Şah damarımızla aramızda herhangi bir açıklık ya da mesafe var mı? 
Oraya Allah’tan başka kim sığabilir?
Bakınız Prof. Dr. Bayraktar Bayraklı nasıl uyarıyor ve sesleniyor;
 “Peygamberimiz (S.A.V.) kabir ziyaretleri yapardı. ‘Kabir ziyaretleri size ahreti hatırlatır.’ 
Derdi. Kabir ziyareti senin ruhunu maneviyatlaştırır. Mezarın sana bir fonksiyonu yoktur. 
Eyüp Sultan sana bir şey vermez, veremez!  Böyle düşünmek, ŞİRK’ tir!  Oraya gidip ziyaret 
edebiliriz. Bir sakıncası yok! Herhangi bir mezarı da ziyaret edebiliriz. Eyüp Sultan’ın 
mezarına gitmekle öteki mezara gitmenin bir farkı yok! Oradan bir şey ummak, yüzünü, elini 
oraya buraya sürmek, oradan bir şey beklemek, onu vasıta kılmak yanlış! Müslüman’a 
yakışmaz! 
Bir ölünün dünyaya faydası dokunacak olursa, peygamberlerin dokunur. Onların mezarı bu 
dünyada... Peygamberin mezarı da bu dünyada... O’nun dokunmuyor faydası da, bu adamın 
dokunuyor. Bunu yapmayın! Bunu Müslümanlıktan kaldırın! Sesleniyorum; Bunları 
mahşerde soracağım. Rabbime diyeceğim ki bunları söyledim!” (Kanal D. Bayraktar Bayraklı 
ile Kur’ân’ı Anlamak Programı, 28. Bölüm)
Evet, Bayraktar hocanın seslenişine kulak verelim. Müslümanlar artık bu kabirlerden bir 
şeyler umma beklentisini hayatlarından çıkartmak zorundadır. Yoksa farkında olmadan şirk’e 
düşmek ve iyi niyetle yaptığı tüm amellerinin boşa gitmesi tehlikesiyle karşı karşıya 
kalmaktan kurtulamayacaktır. 
Allah bizleri ve tüm İslam âlemini, şirk’e düşmekten muhafaza etsin.  Âmin!
Bu vesileyle Ramazan Bayramı’nın ülkemize ve tüm Müslümanlara mutluluk getirmesini 
diliyorum.
Tülay Hergünlü
İstanbul, 15 Temmuz 2015
*Program alıntıları aklımda kalan cümlelerden oluşmaktadır. Bire bir alıntı değildir. Hatam 
varsa affola…


1062 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Bebelere Kumbara Fon - 07/10/2019
Yıl 1986; Konut Edindirme Yardımı (KEY) uygulamaya alındı.
Türk Hava Kurumu (THK) - 04/09/2019
Yaz aylarında meydana gelen orman yangınları ile biraz daha nefessiz kalan Türkiye’de bu yıl her zamankinden fazla orman yangını meydana geldi.
Tarihi buluşmadan aklımda kalanlar - 18/06/2019
Türk ekranları 17 yıl sonra bir demokrasi şenliğine ev sahipliği yaptı.
Kur’an yine göklere çekildi - 01/06/2019
Yıllarca Kur'an'ı, anlamını bilmeden ve Arapça olarak yüzeyden okumaya zorlandık.
Anadolu’da özgürlük meşalesi 100 yıldır yanıyor - 19/05/2019
AKP'li Bursa Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın 100. yıl kutlama afişlerine Atatürk’ü koymamış.
İstanbul, İstanbul - 29/04/2019
Dünyanın en büyük anakentlerinden birisidir İstanbul.
İstanbul kazandı, Türkiye kazandı - 18/04/2019
31 Mart yerel seçimlerinde Cumhur İttifakı (AKP-MHP) başta Ankara ve İstanbul olmak üzere elindeki büyük şehirlerin belediye başkanlıklarını kaybetti.
Çanakkale gerçeği - 16/03/2019
“1915 yılına gelindiğinde Türk askeri pek çok cephede savaşmaktadır.
Tanzim - 11/03/2019
İstanbul’da Çok “M” lerle dolu market domates, biber, salatalık, patlıcan, patates ve soğan’da, tanzim uygulamasına gitmiş.
 Devamı