OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız sadece haber...


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
8° 1°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.36725.3887
Euro6.07136.0956
Tülay HERGÜNLÜ
PRİZMA
"KUZULAR" BİLE UYANDI...
07/10/2013

“Kuzu”lar bile uyandı…

Demokrasi paketinde “q”,“w”, ”x” harflerinin serbest bırakılması, basında normal bir olay gibi servis edildi. Paket’in ana konusunun “türban” ve “seçim barajı” ile ilgili maddeleri olduğu vurgulandı, ekranlarda bu konular, akıl daneler (!) tarafından enine boyuna tartışıldı. Türk alfabesinin içinde bulunduğu tehlike göz ardı edildi.

Gerçek ise görüldüğü gibi değil. Paket, terör örgütünün Kürtçe konusundaki dayatmalarına (hatta toprak talebine) büyük ölçüde cevap veriyor. Şimdilik özel okullarda okutulması serbest bırakılan Kürtçe, zamanı geldiğinde tüm okullarda da serbest bırakılacak gibi görünüyor.

Vakvakları ürkütmemek için yapılan açıklama ise evlere şenlik! Sözüm ona, Kürtçede yer alan ve Türk Alfabesi’nde kullanılmayan "q,”w”,”x" harfleri, alfabe’ye alınmayacakmış! Sadece klavye de özgür bırakılacakmış!

Yerseniz!

Bu durum dilde birlik esasını yok edecektir. Millet olma bilinci kaybolacaktır.

Elbette her etnik ya da azınlık unsurlar, kendi ana dillerini kullanacaklardır. Ancak, bunun için hâkim unsurun kullandığı dilin yapısını bozacak bir tutum içine girmek ne demek oluyor? Bu uygulamanın Batı’da bir örneği var mı? Fransa’da, Fransızcayı Koruma Kanunu çıkarılmıştır. Uymayanlara ağır cezalar getirilmiştir. Fransa Dışişleri Bakanı Avrupa Birliği toplantısında İngilizce konuştuğu için devlet başkanı J. Chirac salonu terk etmiştir. Onlar ‘Fransa’yı bin yılda Fransız dili yarattı’ fikrini savunurlar kendi milletlerinin oluşmasında dillerini ilk sıraya koyar ve bu nedenledir ki dillerini kutsal kabul ederler. Fransa’da müseccel markalar dışında dükkân, mağaza, sokak, restoran isimleri Fransızca olmak zorundadır. Bin yıllık Fransız dilinden Türkçenin ne eksiği var? 

Ülkemizde ise, Türkçenin korunması kanunu çıkartılacağına tam tersi yapılmakta, Türkçemiz; Arapça, İngilizce ve bu yetmezmiş gibi şimdi de Kürtçe ile melezleştirilmekte, yozlaştırılmaktadır.

Kürt kökenli Türk vatandaşlarının yaşadığı yerleşim yerlerinin adları da Kürtçe olacakmış! Bu da federatif yapıya zemin hazırlamak demektir.

BDP’li vekil, Şubat 2013’ de,  “ê, î, x,w,q” harflerinin alfabede kullanılması için kanun teklifi vermişti. Şimdilik üç harf tamam, sırada, “ê” ve “î” harfleri var.

İktidar bu paket ile Terör Örgütü’nün taleplerine cevap vermektedir.

Türkiye Cumhuriyeti, federatif bir yapıya dönüştürülüyor. İki resmi dilli bir yapı ortaya çıkıyor. Binlerce insan nüfus müdürlüklerine müracaat ederek, adlarına bu üç harfi eklemek isteyecektir. Nüfus ve tapu kayıtları değişerek, resmi kayıtlara girecektir. Hatta askerî kayıtlardaki kimlikler de değişebilecektir. BDP’ nin verdiği kanun teklifinde tüm bu unsurlar yer almaktadır. Hal böyle olunca da halk ikinci bir dile alışacaktır. Zamanı geldiğinde de bu harfler, Türk alfabesinin içine monte edilecek, Kürtçe ile Türkçenin bütünleşmesi sağlanacaktır. İktidar mensupları ne demişti?

“Paketler devam edecek”

(!..)

Bu gidişten muhalefet partileri CHP ve MHP’ de sorumludur. Tehlikeyi önleyememişlerdir. Atatürk’ün partisi ve varisi olmakla övünen CHP, kurucusunun devrimlerine ve Cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkamamıştır. MHP ise laf siyaseti yapmaktan, meydanlarda esip gürlemekten, AKP sıkıştığında ona stepne olmaktan başka bir işe yaramamıştır. (Bkz. son olarak Suriye tezkeresine  “Hayır!” diyememiş,  çekimser kalmıştır. Genel başkan yardımcısı ise “Evet” oyu kullanmıştır.)

*

Türk diliyle oynamak ve Andımızı kaldırmak, Millet olma bilincini yok etmektir!

AKP’li Burhan Kuzu bile dayanamamış ve “Anadilde eğitim bölücüdür. Ülkeyi böler…” diyerek bir gerçeği dile getirmiştir. Umarız ki iktidarın içindeki diğer “kuzular” da uyanır ve bu sözde demokrasi paketlerinin ülkeyi nasıl bir uçuruma sürüklediğini anlarlar.

On bir yıldır, “kuzeye bakıp, güneyi görmeyen” bu iktidar, Türk milletini görmezden gelmektedir. Başbakan bir kez bile “Türk milleti“ dememiş, diyememiştir. İktidar son yıllarda Batı’ya da bakmamaktadır. Gözlerini direkt olarak Doğu’ya çevirmiştir… Bugüne kadar Atatürk ve Cumhuriyet bağımlılarının taleplerini de görmezden gelmiş, sadece kendi tabanının ve Terör Örgütü’nün isteklerini dikkate almıştır.

Ancak, unutulmamalıdır ki;

Bu Cumhuriyeti, çoğunluğa sahip olanlar yani Türkler kurmuştur. Bu vatan, son Türk Yurdu’dur. Bu böyle bilinmeli ve böyle kabul edilmelidir.

Azınlığın talepleri, çoğunluğa dayatılamaz!

Tülay Hergünlü

04 Ekim Eylül 2013




 

 



Paylaş | | Yorum Yaz
1614 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Dilimize, paramıza, malımıza ihanet ettik - 07/12/2018
Türk siyasi tarihinde belli kırılma noktaları vardır.
Bindirimden indirim - 28/11/2018
Dövizin anormal yükselişi sonucunda iğneden ipliğe her ürüne zam geldi.
Atatürk ve umut - 08/11/2018
10 Kasım 1938. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikal edişinin üzerinden tam 80 yıl geçti.
Kurban konusu - 23/08/2018
Yine bir Kurban Bayramını kutlamaya hazırlanıyoruz. Kurban kesmenin nesi bayram oluyor
Bu vebalin hesabı nasıl verilecek? - 20/06/2018
İki gündür dört bacağı ve kuyruğu kesilmiş bir vaziyette Sakarya’da bir ormanda bulunan siyah yavru köpeğin görüntüsü gözümün önünden gitmiyor.
23 Nisan’da çocuklarınıza NUTUK armağan edin - 25/04/2018
“Türkiye, dünyada çocuklara bayram armağan eden tek ülkedir.
Cuma’nın hayrı - 24/03/2018
Cuma günü geldiğinde sosyal medya üzerinde bir “Hayırlı Cumalar” faslı sürüp gidiyor.
Tarih yalan söylemez! - 18/03/2018
Çanakkale zaferlerinin 103. Yıldönümünü kutlamaya hazırlanıyoruz. Ama ne kutlama!
Enes - 16/02/2018
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
 Devamı