OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız sadece haber...


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
8° 0°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.36725.3887
Euro6.07136.0956
Tülay HERGÜNLÜ
PRİZMA
BU NOKTAYA NASIL GELDİK?
23/01/2013
Bu noktaya nasıl geldik? Türkiye günlerdir, Paris’te öldürülen üç PKK’lı kadın teröriste kilitlendi. Medya da boy boy fotoğraflar, kadınların sayfalar dolusu hayat hikâyeleri, taziye ziyaretleri, gözü yaşlı başbakan yardımcımızdan kınama mesajları, Türkiye’ye suçlamalar, Fransa’ya sataşmalar ve benzeri haberler, röportajlar… Sanırsınız bir devlet başkanı ya da cumhurbaşkanı ölmüş…Bu olayın, sözde “barış” görüşmelerine rastlaması üzerine yazılan pek çok senaryoya baktığımızda, sanki Türkiye Cumhuriyeti bir yabancı ülke ile “savaş” halinde ve “barış” görüşmelerine Oslo’da başlanmış, İmralı’da devam ediyor. Bazı iç ya da dış güçler de muhtemel bir “barış” a engel olmak için bu üç kadını katlediyor. Diğer taraftan da terör örgütü, iki askerimizi ve bir polisimizi daha şehit ediyor. Türkiye, ne yazık ki fiilî olarak 1984 yılından beri, dış destekli bir terör belasıyla uğraşıyor. Gelip, geçen ve halen görevde olan iktidarlar, bu belayla başa çıkamadı. Özal’ın “üç-beş çapulcu” dediği eşkıya, bugün uluslar arası bir terör örgütü halini aldı. Uyuşturucu, kara para aklama, sigara, çay, benzin, insan kaçakçılığı, haraç ve daha pek çok eylemden elde ettiği devasa bir bütçenin de sahibi. (Gazeteler) Batılı ülkelerden de başta askeri eğitim olmak üzere maddi ve manevi destek alıyor. Kısaca, dün filizlenen ağaçlar bugün ormana dönüştü. Son 10 yılda oluşan “ılıman iklim” sayesinde orman, daha geniş bir alana, hızla yayıldı.  1999 yılında paketlenip, Türkiye’ye, “idam edilmeme” şartıyla teslim edilen örgüt lideri; bugün İmralı’dan hem örgütünü idare ediyor, hem de iktidara yol haritaları öneriyor. Kuş sütü kuru üzüm beslenen, son model televizyon ile pışpışlanan dünün bebek katili, bugün “sayın” (!) sıfatıyla itibar görüyor. Muhtemel bir genel af ile önce ev hapsine, sonra da meclise gönderilmesi çok da uzak bir ihtimal değil. Örgütü ise, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’ de bir siyasi parti ile temsil ediliyor.  Sonuçta asker, sivil, çocuk demeden binlerce insanın ölümüne sebep olan örgüte mensup, biri örgütün kasası üç terörist kadının öldürülmesi, memleket meselesi halini aldı. Dün ölülerini gizlice gömen, cenazelerini dere kıyısında yıkamak zorunda kalan örgüt, bugün cenazelerini, neredeyse ülke çapında gerçekleşen, miting benzeri törenlerle defnedebiliyor. Güneydoğu’dan sözde “ Kürdistan” olarak söz edip, devlete kafa tutabiliyorlar.” Bayrağın yanında bizim de bayrağımız olsa ne olur” diyebiliyorlar. Meclis’teki partilerinin temsilcileri her fırsatta ekranlara çıkıp, halkı kışkırtıcı söylemlere imza atabiliyorlar. Burunları kanasa olay çıkartıyorlar.  12 Eylül 1980 askeri darbesi gerçekleştiği gün, “0h çok şükür, akan kan duracak, artık çocuklarımız ölmeyecek”  diyerek rahat bir nefes alan halk, ne yazık ki bugün aynı oyun ile karşı karşıya. Hergün memleketlerine uğurlanan onlarca şehit cenazelerinden bıktı, usandı.  “Yeter ki akan kan dursun, analar ağlamasın” demeye başladı. Alıştırıldı… Öyle bir alıştırıldı ki, özerklikmiş, ayrı bayrakmış, ayrı milletmiş, umurunda değil. Ne verilirse “he!” diyecek, razı olacak. Çünkü ölenler bu ülkenin evlatları. Dedik ya; Oyun aynı! Kardeşi kardeşe kırdırmak! Habur skandalından sonra ikinci kez “yine yeni yeniden açılım” başlatanlar, kadınların cenaze töreninde olay çıkmaması için ellerinden geleni yapıyorlar. Neredeyse 24 saat haber olan kadınların cenaze töreni, ne hikmetse dün (17 Ocak Perşembe), basında tek bir kare olarak bile yer almadı. Amaçlanan, muhtemel görüntüler karşısında halk öfkelenmesin ve “ ikinci açılım” sekteye uğramasın. Neyse ki internet de cenaze töreninin görüntüleri yer aldı. İnternete düşen karelerde gördüğümüz bir pankart ilgimizi çekti: “Savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmaz” Ve pankartla taban tabana zıtlık içeren başka bir görüntü;Kadınların tabutlarının üzerine örtülen sözde “Kürdistan” bayrakları…  Bu görüntülerden hareketle, aklımıza ister istemez şu sorular takılıyor: Örgüt;Hangi vaatler karşılığında silah bırakacak ve dağdan inerek, Türkiye’yi terk edecek?Milyar dolarlara ulaştığı söylenen gelirlerinden vazgeçebilecek mi?Neden hala askere ve polise saldırıp, şehit ediyorlar?Toprak kopartmadan, ya da en hafif tabirle, “özerklik” elde etmeden, silah bırakır mı? “Evet, bırakır” diyenlere bir sorumuz daha var; Bir tarafta barış pankartı, diğer tarafta bir başka sözde “bayrak” ne anlama geliyor? Ve son olarak; Batılı dostlarımız(!), örgütün kasası olmaktan vazgeçebilecekler mi?Millî sınırları içerisinde, kardeşçe yaşayan bir Türkiye, ABD’ nin işine gelir mi?ABD, Ortadoğu’da sınırları değiştirmeye yönelik, Büyük Kürdistan hayalini rafa kaldırır mı? Önümüzde çok uzun bir yol var ve tek dileğimiz; Misak-ı Milli sınırlarımız içerisinde, Millet olarak, kardeşçe yaşamak! Tülay Hergünlüİstanbul, 17 Ocak 2013          


Paylaş | | Yorum Yaz
1572 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Dilimize, paramıza, malımıza ihanet ettik - 07/12/2018
Türk siyasi tarihinde belli kırılma noktaları vardır.
Bindirimden indirim - 28/11/2018
Dövizin anormal yükselişi sonucunda iğneden ipliğe her ürüne zam geldi.
Atatürk ve umut - 08/11/2018
10 Kasım 1938. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikal edişinin üzerinden tam 80 yıl geçti.
Kurban konusu - 23/08/2018
Yine bir Kurban Bayramını kutlamaya hazırlanıyoruz. Kurban kesmenin nesi bayram oluyor
Bu vebalin hesabı nasıl verilecek? - 20/06/2018
İki gündür dört bacağı ve kuyruğu kesilmiş bir vaziyette Sakarya’da bir ormanda bulunan siyah yavru köpeğin görüntüsü gözümün önünden gitmiyor.
23 Nisan’da çocuklarınıza NUTUK armağan edin - 25/04/2018
“Türkiye, dünyada çocuklara bayram armağan eden tek ülkedir.
Cuma’nın hayrı - 24/03/2018
Cuma günü geldiğinde sosyal medya üzerinde bir “Hayırlı Cumalar” faslı sürüp gidiyor.
Tarih yalan söylemez! - 18/03/2018
Çanakkale zaferlerinin 103. Yıldönümünü kutlamaya hazırlanıyoruz. Ama ne kutlama!
Enes - 16/02/2018
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
 Devamı