OSMANCIK GÜNDEM 
İnteraktif Haber Gazetesi

DHA TEMSİLCİLİĞİ
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.04216.0663
Euro6.75016.7772
Mustafa YOLCU
YAZI
YIKILAN TARİHİ ŞEHİR HALEP VE ÖLEN İNSANLIK
19/12/2016

YIKILAN TARİHİ ŞEHİR HALEP VE ÖLEN İNSANLIK

 

Yeni Meram Gazetesinden Latif Yıldız’ın 10.12.2009 tarihinde kaleme aldığı yazı ile yazıya başlamak istiyorum. Latif Yıldız Aralık 2009 da Halep’e yaptığı geziyi şöyle anlatıyor:

 

Suriye’nin Hatay tarafından girişinden sonra yolları, benzinlikleri, kasaba ve köyleri bizim Güneydoğu Anadolu’nun 50-60 yıl öncesinin manzaralarını andırıyordu. Bu görüntüler bakımsız, yoksul ve düzensiz bir ülke olarak karşımıza çıkıyordu. Doğrusu bütün Suriye böyle mi diyerek, komşu ülkem adına üzüldüm desem yeridir.

 

Ne zaman ki Halep’e girdik, gözlerime inanamadım. Karşımızda çok farklı bir şehir vardı. Görkemli mimari ve taş işçiliği ile tarihi dokusu aynen korunmuş bir Halep Şehri. Mihmandar bizi önce “Yeni Halep” şehrine götürdü. Roma’yı, Paris’i görmüş biri olarak yeni Halep şehrinin tarihi dokusunda izlenen titizlik, Konya Nalçacı caddesini dörde katlayan geniş caddeler; tamamı sanatkârların elinden çıkmış taş işçiliği ile süslenmiş 4, bilemedin 5 katı geçmeyen, çekül doğrultusunda bir hizaya sıralanmış, binaların arası nizami şekilde ayrılmış yerleşim manzarası karşısında dilim tutuldu. Bu binalar da daireler 250 ile bir milyon dolar arasında satılırmış.

        

Halep’in sadece yeni şehrinin böylesi bir mimariye sahip olduğunu sandım. Oysa tarihi M.Ö. 10 bin yıllara kadar dayanan ve M.Ö. 3 bin yıllık görkemli Kalesi ile eski Halep şehrini de görünce, yeni şehrin tamamen eski şehrin bir kopyası olduğunu anladım.

        

Tarihi Halep Kalesinden 4,5 milyon nüfuslu şehrin dört bir tarafına baktığımda, şehrin tamamının 2-6 kat arasında ama tek bir tuğla, piriket ve beton binası olmayan, tamamı taşlardan bir şehir sizi karşılıyor. Doğrusu Mardin Midyat’ta büyümüş, gazetecilik yapmış biri olarak taş işçiliği, kemer, tonoz, kakma ve süsleme taş sanatına yabancı biri değilim. Ancak Halep şehrini gördükten sonra Mardin ve Midyat’ın dokusunu ne kadar bozduğumuzu o zaman anladım.

 

Türkiye’de hep giysileri ve yaşam tarzları ile dalga geçtiğimiz Arapların tarihi Halep şehrinin 10 bin yıllık tarihi dokusunu nasıl koruduklarını gördükten, her mahallenin ortasında bulunan meydanları ile medeniyetlerini nasıl bugünlere taşıdıklarını. İstanbul, Ankara ve Konya’daki tarihi evlerimizin nasıl yıkılarak, yerine çirkin gökdelen betonarme kara binalar yaparak, şehirlerimizin dokusunu nasıl tahrip ettiğimizi düşündüm. Suriye’nin ise tarihi eserlerini koruduğunu imrenerek görüp, ibretle gezdim, tanıdım ve resimledim. “

 

Böyle anlatıyor Halep’i Latif Yıldız Bey.

Halep şimdi yanmış, yıkılmış, insanları misket bombaları ile katledilmiş. Bütün dünya ise ( Duyarlı Müslüman devletler ve insanlar hariç) seyrediyor. Yalan makinaları yalanları ile dünyayı oyalamaya çalışıyor.

Emperyalist ülkelerin hesapları başka. Adına burada bulundukları İsrail’in hesabı daha başka. İsrail’in Hesabı Arz-ı mevutu gerçekleştirmek. Kendisine hizmet eden ülkelerde, kendilerine verilen rolü yerine getiriyorlar.

 

Ey İran! Hani sen Amerika ve İsrail ile kavgalı idin! Hani sen İmam Cafer’in arkasından gidiyordun!  Peygamberimizin torunu İmam Cafer, Müslümanları bombalayıp öldürün mü dedi? İslam’ın baş düşmanları ile birlikte mi olun dedi?

 

Bütün Dünya’da Müslüman kanı akıyor. Müslüman ülkeler bombalanıp tarumar ediliyor. İnsan hakları ve özgürlük savunucuları bu durumu seyrediyor.

 

Asıl hedef Türkiye. Bizim insanımızı ve ülkemizi bölüp parçalamak,  ülkemiz ’de iç harbi başlatmak. Bunun için yıllar öncesinden haritalar bastırdılar. Haritalarında yeniden sınırları çizdiler. Senaryolarını uygulamaya başladılar.

 

Ey insan kanı üzerine senaryo kuranlar, ülkeleri yağmalayıp soyanlar. Yüce Allah sizin oyunlarınızı bozup, saltanatınızı yıkacaktır. Bu necip millet sizin oyununuza gelmeyecektir.

 

 

Mustafa Yolcu

Myolcu53@ gmail.com

 

 



Paylaş | | Yorum Yaz
344 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

İSKİLİP TAŞ MEKTEP HATIRASI - 07/08/2018
ANAP’tan, 1987-1991 tarihleri arasında Çorum Milletvekili olan Mustafa Namlı, İskilip’te bulunan taş mektep ile ilgili hatırasını anlattı.
YAVUZ ASLAN ARGUN ABİ İLE HATIRALAR - 03/08/2018
Yavuz abi Mücadele hareketinin pratisyeni idi. Sorunlara çözüm bulan, birleştirendi.
SÖĞÜT GEZİSİ - 23/07/2018
15.07. 2018 Pazar günü, hemşerim Muhittin çağıl’ın düzenlediği tur ile, Söğüt ve Bilecik’e gittik.
ÇALIŞMAYAN ORGAN YOK OLUR - 05/07/2018
Otobüs durağında beklerken, 78 yaşlarında birisi ile sohbet ettik.
ÇARIKLI ERKAN NASİHATİ - 30/05/2018
Memlekette altı adamlık bağımız vardı.
BAKİ KALAN BU KUBBEDE HOŞ BİR SADA İMİŞ - 28/05/2018
Eskiden hayat şartları daha zor, geçim sıkıntısı daha fazlaydı.
ÇANAKKALE HARBİ - 18/03/2018
Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi? En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
7 DÜVELLE HARP ETMEK - 07/03/2018
Afrin’de savaşıyoruz. Suriye, Irak sınırı boyunca tertibat alıyoruz. Karşımızda tek düşman yok, yedi düvele karşı savaşıyoruz.
ÇORUMLU YEDİ SEKİZ HASAN PAŞA - 23/02/2018
Hasan Paşa 1240 (1824-1825) yılında Çorum’da doğar.
 Devamı