OSMANCIK GÜNDEM 
İnteraktif Haber Gazetesi

DHA TEMSİLCİLİĞİ
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.04216.0663
Euro6.75016.7772
Mustafa YOLCU
YAZI
YENİ ANAYASA HAZIRLIĞI
28/03/2016
 
Askeri vesayetin dışında yeni bir anayasa hazırlamak, bunu meclisten geçirip halk oylamasına sunmak, bu anayasayı yürürlüğe koymak çok güzel. Ama bu anayasa nasıl bir anayasa olacak? Yeni Anayasa ile Türklük kavramı ortadan kalkacak mı? Kürt devletinin kurulmasına zemin hazırlanacak mı? Bu anayasa bizim anayasamız mı olacak, başkalarının dikte ettiği anayasa mı olacak?
 
Yeni Anayasa çalışmalarında bu sorular aklımıza geliyor. Öyle bir dönemden geçiyoruz ki; bu dönemi kazasız belasız atlatırsak, milletimize oynanmak istenen oyunların üstesinden gelebilirsek, yapılanlar tarihe geçecek. Aksi olursa, söylenen mizansenler 
gerçekleşirse bölüneceğiz, elimizi verip, kolumuzu da kaybedeceğiz. Arkasından başka şeylerde isteyecekler.
 
Anayasa vesayetin güdümünden çıkarak, insanımıza yakışır şekilde düzenlenmelidir.
 
Unutulmaması gereken şey, özgürlüklerin ve adaletin herkese lazım olduğudur. Tek
 
adam, tek düşünce tarzında kanunlar ve Anayasa düzenlenirse, bir gün düzenlenen
 
kanunlar ve anayasa, düzenleyenlerin ’de kapısını çalacak, düzenleyenler ’de
 
mağduriyet yaşayacaktır.
 
İktidarlar gelip geçicidir. CHP, Demokrat Parti, AP, ANAP iktidarlarını halkımızın ne
 
kadarı hatırlıyor? Bir zamanlar onlar ’da çok güçlü iktidarlardı. Şimdi bu iktidarları,
 
tarih sayfalarından okuyoruz.
 
Bu güne uygun düzenlemeler, yarın yeterli olmayacaktır. Denenmeyeni denemeye
 
çalışmak doğru olabilir, fakat macera aramamalıdır.
 
Amerika’da başkanlık sistemi var. Orada Beyaz Sarayın masrafları, ABD başkanının
 
aldığı maaşından karşılanıyor. Sadece kamusal harcamaları devlet karşılıyor. Barak
 
Obama uçağı ile bir yere giderken, yanına çocuğunu almaya kalktığın’ da, çocuğunun
 
parasını kendisi ödüyor. ABD Başkanlık yapıp da, bundan maddi olarak zarar eden
 
başkanlar var. Bunlar ABD de görüntünün bir yüzü. Başkanların birilerince fonlanıp,
 
fonlanmadıklarını bilmiyoruz.
 
Bizim gibi Asya vari düşünceli toplumların, ne kadar disipline olabileceği tartışmalıdır.
 
Böyle olunca gerek anayasa çalışmaları, gerekse yönetim biçiminin bin kez
 
düşünülüp, bir kez uygulamaya konulmasında yarar var.
 
Ülkemizin içinde bulunduğu koşullarda, daha öncelikli olarak düşünmemiz gereken
 
çok şey var. Ülkemiz ve komşularında çok büyük sorunlar yaşıyoruz. Ateş bacamızı
 
sarmış durumda. Bütün enerjimizi Anayasa çalışmaları için harcamaya vaktimiz var
 
mı? Bölgemizi saran ateş yumağına önlem almakta, geç kalabiliriz. Anayasada
 
değişiklik yaparak, mevcut parlamenter sistem ile yönetim götürülebilir.
 
Demokrasinin kişiler değil kurallar yönetimi olduğunu, Türkiye’nin ebet müddet
 
varlığını sürdüreceği gerçeğini hiçbir zaman unutmamalıyız.
 
Türkiye’ye 1961 ve 1982 anayasalarıyla gelen ve “milli irade”yi asker – sivil
 
bürokrasinin vesayeti altına sokan rejim, ülkemize demokrasiyi yerleştirmemize
 
başlıca engellerden biri oldu.
 
Özgürlükçü ve çoğulcu demokrasi anlamında liberal demokrasi, kusursuz bir rejim
 
olmayabilir, ama bugüne kadar bulunabilen en iyi yönetim biçimi olduğu muhakkak.
 
Anayasa ile ilgili olarak iki ana gündem mevcut. Birisi yeni anayasa formatı, diğeri de
 
yönetim sisteminin değişmesi.
 
Aslında yönetim sisteminin yapısı da anayasa bütününe bağlı olarak görüşülmesi
 
durumunda, ancak o alandaki tartışma bütüne ilişkin tartışmanın önüne geçtiği için, o
 
alan başlı başına bir gündem oluşturuyor.
 
Hangi öncelikle ele alınacak olursa olsun, pozitif yaklaşım, her siyasi kadronun hem
 
anayasanın bütünü, hem de yönetim sistemine ilişkin görüşlerini açık ­ seçik
 
kamuoyu önüne koyması ve tartışmanın o somut öneriler üzerine yapılmasıdır.
 
Bu noktada partilerin “Sen şunu öne alıyorsun, ben onu görüşmem” gibi kategorik
 
retler içine girmesi doğru değildir.
 
Bunun yanında partilerin net önerileri ortaya çıkmadan “Falanca partinin görüşü
 
şöyledir, o da yanlıştır” gibi afaki kanaatler üzerinden kanaat oluşturmak da doğru
 
değildir.
 
Kilitlenme noktası malum “Parlamenter sistem mi, başkanlık sistemi mi?” sorusunda
 
odaklaşıyor.
 
Ak Parti, özetle “Parlamenter sistem sorunlu, başkanlık sistemine geçilmeli?” diyor.
 
Ana muhalefet de kategorik olarak başkanlığa karşı çıkıyor, ancak “Parlamenter
 
sistemin sorunları varsa ki var, onları telafi edelim, bu geleneğe devam edelim” diyor.
 
“Tek adam yönetimi ”ne dönüşme riskine işaret ederek rezervli davranıyor.
 
Arzumuz ülkemizin Irak, Suriye, Mısır gibi ülkelerdeki diktatörlerin olmaması. Yeni
 
kralların doğmamasıdır.
 
Mustafa Yolcu
 
Myolcu53@gmail.com


Paylaş | | Yorum Yaz
654 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

İSKİLİP TAŞ MEKTEP HATIRASI - 07/08/2018
ANAP’tan, 1987-1991 tarihleri arasında Çorum Milletvekili olan Mustafa Namlı, İskilip’te bulunan taş mektep ile ilgili hatırasını anlattı.
YAVUZ ASLAN ARGUN ABİ İLE HATIRALAR - 03/08/2018
Yavuz abi Mücadele hareketinin pratisyeni idi. Sorunlara çözüm bulan, birleştirendi.
SÖĞÜT GEZİSİ - 23/07/2018
15.07. 2018 Pazar günü, hemşerim Muhittin çağıl’ın düzenlediği tur ile, Söğüt ve Bilecik’e gittik.
ÇALIŞMAYAN ORGAN YOK OLUR - 05/07/2018
Otobüs durağında beklerken, 78 yaşlarında birisi ile sohbet ettik.
ÇARIKLI ERKAN NASİHATİ - 30/05/2018
Memlekette altı adamlık bağımız vardı.
BAKİ KALAN BU KUBBEDE HOŞ BİR SADA İMİŞ - 28/05/2018
Eskiden hayat şartları daha zor, geçim sıkıntısı daha fazlaydı.
ÇANAKKALE HARBİ - 18/03/2018
Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi? En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
7 DÜVELLE HARP ETMEK - 07/03/2018
Afrin’de savaşıyoruz. Suriye, Irak sınırı boyunca tertibat alıyoruz. Karşımızda tek düşman yok, yedi düvele karşı savaşıyoruz.
ÇORUMLU YEDİ SEKİZ HASAN PAŞA - 23/02/2018
Hasan Paşa 1240 (1824-1825) yılında Çorum’da doğar.
 Devamı