OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız  haber...

    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı

DHA TEMSİLCİLİĞİ
Hava Durumu
Anlık
Yarın
-1° 2° -8°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35255.3740
Euro6.09876.1232
Mustafa YOLCU
YAZI
UNUTULMAYAN İYİLİK
18/08/2015
Ahmet çalışkan bir köy çocuğuydu. Okumak, hayatta başarılı olmak istiyordu. Fakir bir ailenin çocuğu olduğu için, ailesi okutmak istemiyordu.
 
Ahmet köyünde okulu bitirip, şehirde okula devam etmeyi istediğinde babası düşündü taşındı, iki ineğinden birini satarak parasını oğlunun cebine koyup, okuması için şehre gönderdi.
 
Ahmed’in Şehire gittiği araba, yolda mola verdi. Bir şeyler içmek için Ahmet'te arabadan indi. Çayını içip, beklerken uykusu geldi ve masada uyuya kaldı.
 
Uyandığında bindiği arabanın gitmiş olduğunu, etrafta da kimsenin kalmadığını gördü. Cebini kontrol ettiğinde, parasının yerinde olmadığını fark etti. Üzüntüden başladı ağlamaya. Hayalleri yıkılmıştı. Parası çalınmış, yolun yarısında kalmıştı.
 
Oraya gelen bir yolcu, Ahmet’in yanına gelerek niye ağladığını sordu. Ahmet’de olup biteni anlattı. Yolcu- “Üzülme hallederiz.” Dedi.
 
Adını bile bilmediği yolcu ile birlikte yemek yediler, konuştular . Yolcu Ahmet'e çalınan parası kadar para verip, vedalaşıp ayrıldı.
 
Ahmet bir arabaya binerek, gitmek istediği şehre gitti. Başarılı geçen okul hayatı ile liseyi, Hukuk Fakültesini bitirdi. Hakimlik İmtihanı kazanarak, hakim oldu.
 
Baktığı davalarda kılı kırk yararak, adalet ile hüküm veriyor, parasının çalındığı, okuma arzusunun ipten döndüğü günü de unutamıyordu.
 
Ahmet'e bir dava dosyası geldi. Davacının delilleri, şahitleri bulunmasına rağmen,davalının ne delili, nede şahidi vardı. Duruşma sırasında davalı suçsuz olduğunu, oyuna getirildiğini iddia ediyordu. Ahmet hemen karar vermiyor, davalıdan sağlam deliller getirmesini istiyordu.
 
Davalı çaresizlik içindeydi. Her şey kendi aleyhine cereyan ediyordu. Umudu kalmamış, davanın aleyhine sonuçlanacağını düşünüyordu .
 
Davanın karar günü geldi. Kararda “ Davacının topladığı delillerin yetersiz olduğu,davalının suçsuz olduğuna karar verildi.” Her kes şaşırmıştı. Kimsenin beklemediği şekilde, mahkeme karar vermişti.
 
Durmadan suçsuz olduğunu söyleyen davalıda şaşırmıştı. Mahkemeden çıkınca, hakime teşekkür etmek için yanına gitti. Hakim onu ayakta karşıladı. Kahve ısmarladı birlikte içtiler. Davalı hakime teşekkür ediyor, kendisinin suçsuz olduğunu yine tekrarlıyordu.
 
Hakim davalıya “ Beni hatırladın mı?” Diye sordu. Davalı hatırlamadığını söyleyince kendisini tanıtarak- “ Sizin sayenizde ben buralara geldim. Siz benim okumamı sağladınız.” Diye çalınan parası yerine, kendisine para veren iyi insanın suçlu olamayacağını, böyle bir sucu işlemeyeceğini, bu nedenle davalının suçsuzluğuna karar verdiğini açıkladı. “ UNUTULMAYAN İYİLİK ” Yıllar sonra iyilik edenin karşısına çıkmıştı.
 
Ahmet karara bağladığı bu davayı’da unutmamıştı. Emekli olduktan sonra, davacının bulunduğu yere gitti. İçecek bir bardak su isteme bahanesi ile davacı ile konuşmaya başladı.
 
Davacı- “ Davada kendisinin haksız olduğunu, karşı tarafa komplo kurduğunu.” anlattı. Bunun üzerine Ahmet kendisinin o davanın hakimi olduğunu, kendisini
rahatlatmak için davacı ile konuşmaya geldiğini söyledi.
 
Davacı hem şaşırmış, hemde endişelenmişti. Ahmet endişe etmemesini, yapılacak bir şey olmadığını, davanın neticelenip zaman aşımına girdiğini bildirdi.
 
Büyüklerimiz ne demiş.” İYİLİK YAP DENİZE AT. BALIK BİLMEZSE HALİK BİLİR.”
 
Mustafa Yolcu
 
myolcu53@gmail.com


Paylaş | | Yorum Yaz
786 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

İSKİLİP TAŞ MEKTEP HATIRASI - 07/08/2018
ANAP’tan, 1987-1991 tarihleri arasında Çorum Milletvekili olan Mustafa Namlı, İskilip’te bulunan taş mektep ile ilgili hatırasını anlattı.
YAVUZ ASLAN ARGUN ABİ İLE HATIRALAR - 03/08/2018
Yavuz abi Mücadele hareketinin pratisyeni idi. Sorunlara çözüm bulan, birleştirendi.
SÖĞÜT GEZİSİ - 23/07/2018
15.07. 2018 Pazar günü, hemşerim Muhittin çağıl’ın düzenlediği tur ile, Söğüt ve Bilecik’e gittik.
ÇALIŞMAYAN ORGAN YOK OLUR - 05/07/2018
Otobüs durağında beklerken, 78 yaşlarında birisi ile sohbet ettik.
ÇARIKLI ERKAN NASİHATİ - 30/05/2018
Memlekette altı adamlık bağımız vardı.
BAKİ KALAN BU KUBBEDE HOŞ BİR SADA İMİŞ - 28/05/2018
Eskiden hayat şartları daha zor, geçim sıkıntısı daha fazlaydı.
ÇANAKKALE HARBİ - 18/03/2018
Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi? En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
7 DÜVELLE HARP ETMEK - 07/03/2018
Afrin’de savaşıyoruz. Suriye, Irak sınırı boyunca tertibat alıyoruz. Karşımızda tek düşman yok, yedi düvele karşı savaşıyoruz.
ÇORUMLU YEDİ SEKİZ HASAN PAŞA - 23/02/2018
Hasan Paşa 1240 (1824-1825) yılında Çorum’da doğar.
 Devamı