• OSMANCIK GÜNDEM 
    Hızlı, Doğru ve Tarafsız Sadece Haber

 

Duyurular
Takvim
Saat
Mustafa YOLCU
YAZI
SÜLEYMAN DEMİREL’LE TOPLANTI
24/06/2015
40 Kişilik mühendis gurupla, 1991 yılı bahar aylarının birinde DYP Genel Merkezine
gittik. DYP daha sonra milletvekili olan bir arkadaşımız, bu toplantıyı organize
etmişti.
Partinin genel başkanı olan Süleyman Demirel, siyasi yasaklı olmaktan 1987 yılında
çıkmış, partiyi eski gücüne getirmenin, iktidar yapabilmenin çabası içindeydi. 1991 yılı
Kasım ayında genel seçimler vardı.
Toplantıya gittiğimiz yer Akay yokuşundaki DYP Genel merkezi binası idi.
Bizi buradaki toplantı salonuna aldılar.
Ben ilk defa Başbakanlık yapmış, parti başkanı ile yakından görüşecektim.
Bu ziyarete gelenlerin hiçbirinin parti kimliği yoktu. Çoğunluğu MHP sempatizanı idi.
Tamamı sağduyu sahibi olup, sağ yelpazede bütün partilere oy vermişlerdi.
Süleyman beyin konuşacağı kürsü ve yanında 4 sandalye vardı. Masanın üzerinde ise
ses kaydedici olduğunu sandığım cihaz vardı.
Süleyman Bey salona geldiğinde saygı gereği ayağa kalktık. Bize oturmamızı söyledi
ve yerimize oturduk.
Konuşmasına başlayan Süleyman Bey-“ Sevgili meslektaşlarım, hepinizde hoş
geldiniz. Meslektaşlarımı burada görmekten mutluyum. Ama benim için siz halksınız.
Burada sizin görüş ve düşüncenizi öğrenmek istiyorum. Dileyen arkadaşımız
düşüncelerini dile getirsin. Bende daha sonra, sorulanları cevaplamaya çalışacağım.”
Dedi.
Bunun üzerine gurubumuzdan yedi kişi söz aldı. Hatırlayabildiğim kadar şunlar
söylenildi:
— Sayın başkanım. Siz 6 kere gidip 7 kere geldiğinizi söylüyorsunuz. Sağ düşünceli
bir partinin de başkanısınız. Milli Eğitimi niye gerçekten milli hale getirmediniz?
— Sayın başkanım. Sol partiler iktidar olduklarında hiçbir sağ düşünceli insana görev
vermiyorlar. Sağ partiler ise solcuları iş başına getiriyorlar. Tabiri caizse davul bizim
boynumuzda, tokmak başkalarının elinde.
Bu durum sağ partiler için zafiyet değimli? Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Guruptan diğerleri de değişik konularda görüşlerini dile getirdiler.
Süleyman Bey hem not alıyor, hem salonu gözlüyor, hem de ses kaydedici cihaza
gözünün ucu ile bakıyordu.
Söz alma sona erince Süleyman Bey cevap verme faslına geçti.
- “ Teşekkür ederim arkadaşlar. Önce şunu söyleyeyim. Burada bulunanların hiç
birinin benim partimle uzaktan yakından ilgisi yok.
Erbakan’la ben Üniversiteden arkadaştık. Ben onu çok iyi tanırım. Erbakan benim
hayatta tanıdığım en riyakâr insandır. “ Süleyman beye, Erbakan ile ilgili hiçbir
şey sorulmamıştı. Erbakan’ın konuşmalarda adı bile geçmemişti.”
Ben Türkiye’yi ,adım adım gezdim. Halkımın çektiklerini, taleplerini, önceliklerini iyi
bilirim.
Benim çocukluğumda Türkiye’de her yerde lise yoktu. Bu ülkenin çocukları okuyup,
üniversiteye gidip, bir yerlere gelemiyordu. Bu ülkede liseleri ben açıp çoğalttım.
Sizler benim açtığım liseleri bitirip, buralara geldiniz.
Ülke yönetiminde ergler ayrımı vardır. Ben iktidar oldum ama, devletin başına
gelemedim. İktidar olmak ile her şeyi yapamıyorsunuz.
Meclis kürsüsünden defalarca Yüce Atatürk’ün ‘Hâkimiyet Kayıtsız Şartsız
Milletindir’ sözünü dile getirdim. Dedim ki "gelin hâkimiyeti kayıtsız şartsız
millete verelim. Milletin üzerinde güç olmasın."
Size soruyorum, tarih kitaplarında yazdığı gibi Abdülhamit kızıl sultan mı idi.
Hayır değildi. Ben bunu biliyorum ama tarih kitaplarında bunu değiştirecek
güce gelemedim.
Bir takım yetkiler elime geçecekken, darbe yapıp beni indirdiler. İstediğimi
yapamadım.
1980 Eylül den önce olaylar oluyordu. Kenan Evrene dedim'ki "Size her türlü
yetkiyi vereyim. Bu kardeş kavgasını önleyin." Teklifime olumlu cevap
vermediler.
Kenan Evren, 12 Eylül den sonra anarşiyi önlediklerini söyledi. Kardeşim, 12
Eylülden önce sen, kadastro müdürü mü idin? Niye o zaman anarşiyi
önlemedin?
Daha sonrada konuşuyorsun. Buna kim inanır.
Ben Türkiye’de liberalizmin temsilcisi oldum. Dolayısı ile sağcılardan da,
solculardan da oy aldım. Bu sebeple uygun bulduğum herkese görev verdim. Bunda
bir zafiyet görmüyorum.
Sizi buradan uğurlarken, sizlere partimin proğramı ile tüzüğünü içine alan kitapları
dağıtacağım.
Sizden ricam, bu kitapları okuyun. Parti programı ile tüzüğümüze eleştirileriniz olursa,
bunu bizzat bana yazılı olarak iletin. Sizin eleştirilerinizi dikkate alarak, gerekirse
yeniden düzenlemeler yapabilirim. “ Dedi.
Toplantı sonunda Sayın Demirel, toplantıya gelenleri uğurluyordu. Süleyman beyle
kimi tokalaşıyor, kimi elini öpüyordu. Demirel tokalaştığı insanların yüzüne bile
bakmıyordu. Tokalaşırken başka şeyler ile uğraşıyordu.
Bende öyle yaptım. Tokalaşmak için elimi uzatırken, başımı başka tarafa çevirdim.
Mustafa Yolcu
myolcu53@gmail.com


1158 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

TABAKHANE MAHALLESİ - 04/02/2021
Bu isim nerden geliyor derseniz,
ANADOLU VAKFINDA, CEMİL ÇİÇEKTEN DİNLEDİKLERİMİZ - 30/01/2021
TBMM Başkanı olduğum zaman, benden önce Meclis Başkanlığı yapmış eski başkanları yemeğe davet ettim.
ALİ İHSAN SEÇKİN ( KOCABAŞ ) - 23/01/2021
Bize kendinizi tanıtır mısınız?
ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ HAYVANAT BAHÇESİ - 31/12/2020
Hayvanat bahçesi Ankara’da, Atatürk Orman Çiftliği arazisi üzerinde, Gazi mahallesinde 24.10.1940 tarihinde kurulmuştur.
İKİNCİ EVLİLİK - 26/12/2020
İlk eşten ölüm veya ayrılıktan sonda gündeme gelen sorundur. Yeniden evlilik yapılacak mı? Yapılmayacak mı?
GÜZEL TÜRKÇEMİZ - 20/12/2020
Ülkemizde Öztürk’çe diye bir faaliyet sürdürüldü.
ARKADAŞIM HASAN ÖKSÜZ - 17/12/2020
Değerli arkadaşım Hasan’ı 14.12.2020- pazartesi günü kaybettik. Cenazesi Osmancığa defnedildi.
SUSMAK SANATI - 20/11/2020
Mevlana hazretleri bir şiirinde diyor ki:
CEZA EVİ HATIRASI - 10/11/2020
AHMET ÇEŞMECİ
 Devamı
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar8.23998.2729
Euro10.021410.0616
Hava Durumu
Üyelik Girişi