OSMANCIK GÜNDEM
Hızlı, Doğru ve Tarafsız Sadece Haber


DHA TEMSİLCİLİĞİ
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.93597.9677
Euro9.44329.4811
Hava Durumu
Saat
Takvim
Mustafa YOLCU
YAZI
TEK BAŞINA İKTİDAR OLMAK
09/06/2015
Siyasi partilerin tamamı, tek başına iktidar düşleri görerek, seçimlere “Tek başına iktidar olmak” hedefi ile girerler.
 
Tek başına iktidar, başlangıçta çok güzel bir olaydır. Daha sonraki dönemlerde tek
 
başına iktidar olan kendini “Kral ” olarak görüyor, dediği dedik çaldığı düdük. oluyor.
 
İnsanoğlu nefis ile yaratılmış. Çevrede kötülükler kol geziyor. İyiler az, kötüler çok.
 
Toplumdaki ve dış mihraklardaki kötü düşüncelere takılmadan iktidarı götürmek, bu
 
etkilerin tesirinde kalmamak mümkün olmuyor.
 
İnsanı insana kul köle eden, makam ve şöhret hastalığı ise her şeyi bitiriyor.
 
Yaşadığımız hayat göstermiştir ki, günümüz insanlarını iki devreden başka parti,
 
dernek, kooperatif başkanlığında tutmak doğru değil. İki dönemden sonrası krallığa
 
dönüşmektedir. İnsanlar ilk başkanlığa bileğinin hakkı ile gelseler bile, sonrasında
 
bulunduğu yeri koruyabilmek için tavizler vermekte, kurumlar şaibe altında
 
kalmaktadır.
 
Tek başına iktidar dönemlerinde büyüme hızının arttığı, ülkenin ekonomik olarak
 
sıçrama yaptığı inkâr edilemez bir gerçektir. Ancak tek başına iktidarların ülkeye
 
getirdikleri kadar, ülkeden götürdüklerinin de olduğunu artık herkesçe malumdur.
 
Tek başına iktidar dönemlerinin bir takım çıkar guruplarını ürettiği, güçlendirdiği ve
 
bu olumsuzlukların kronikleşerek, kalıcı hale gelmesine neden olmaktadır.
 
Papatyalar, yeni müteahhitler, yeni zenginler yaratılması, iktidara yakın olanların
 
köşe dönmesi, çoğunlukla tek başına iktidar dönemlerinde görülmekte, bu
 
dönemlerdeki iktidar gücü halka yol, köprü baraj olarak geri dönse de, bu inşaatları
 
yapan “yakın” müteahhitlerin kasalarına ne şekilde döndüğü ise kamuoyunda
 
tartışma konusu olmuştur.
 
Kamuoyunun düşüncelerine değer vererek, karşınızdaki düşünceyi dinlediğinizde “
 
Tek başına iktidar olmak” bir anlam kazanır. Bu durum ülkenin de, insanlarında
 
yaşam kalitelerinin artırılmasına, sorunların çözülmesine direk olarak etki eder.
 
Şayet karşı fikirler sizi zerrece ilgilendirmiyorsa, yapıcı tenkitlerden ders
 
çıkarılmıyorsa, tek başına iktidar olmak hegemonyayı, diktatörlüğü getirir ve
 
demokratik sistemlerin en sakıncalı tarafıyla karşı karşıya gelmiş oluruz.
 
Mevcut hükümetin komşularla sıfır sorun politikalarını sağduyu sahibi her kez takdir
 
ediyor, İran’ı bile kazanabilme gayretlerini olumlu karşılıyorduk.
 
İki senede “komşularla sıfır sorun politikalarımız” çoğu komşularla soruna
 
dönüşmüşse, uygulanan dış politikada bir yanlışlık var demektir. Bu durumu
 
şapkamızı önümüze koyup yeniden düşünmeliyiz.
 
Koalisyon hükümetlerinin hep olumsuz yanları konuşulur. Oysa olumlu yönleri daha
 
çoktur. Koalisyonları “öcü” olarak gösterenler, koalisyonun olumlu yönlerini dikkate
 
alsalardı koalisyonlar bu ülkede demokrasi kültürüne katkıda bulunur, bundan
 
ülkemiz kazançlı çıkardı. Büyük sermaye ise, koalisyon kültürüne katkıda bulunsaydık
 
da ülkemizdeki bu olaylar yaşanmasaydı diyordur belki de.
 
Ülkemiz ve insanları, yaşadığımız son olayları hak etmedi. Bu olaylar keşke
 
yaşanmasaydı. Toplum bu gerilime girmeseydi. İnşallah şer olarak görülenler hayra
 
dönüşür. İnsanımızda hak ettiği huzur ve saadete kavuşur.
 
Nuh Aleyhisselam bir taş üzerinde otururken Cenabı Allaha nida ederek-” Yarabbi
 
toplumdaki bir kısım günahkârlar yüzünden, niye hepsini cezalandırıyorsun?” demiş.
 
Biraz sonra ayağından bacaklarına doğru çıkan karıncalardan birisi bacağını ısırmış.
 
Canı yanan Hazreti Nuh elini bacağına vurmuş. O anda birçok karınca vurduğu yerde
 
ölmüş. Bunun üzerine Allahtan Hz. Nuh’a melekleri ile haber gelmiş. “ Ey Nuh, ayağını
 
bir karınca ısırmıştı. Sen ise birçok karıncayı öldürdün. Bunun sebebi nedir?” O anda
 
yaptığı hatayı anlayan Hz. Nuh- “ Yarabbi senin emrine sual olunmaz. Benim
 
günahımı affeyle.” Demiş.
 
Bir takım yanlışlıklar oluyor, bunun sonucunda bütün ülke sıkıntılı hale gelip, devlet
 
düzeni alt üst oluyor. Bu olaylardan medet umanların ekmeğine yağ sürülüyor.
 
Vatandaşın –“ Tek başına iktidar olmak veya koalisyon hükümetleri kurulması.”
 
şeklinde bir problemi yoktur. Onun derdi evine ekmek götürebilmek. Borcunu,
 
taksitini ödemek, namerde muhtaç olmamaktır.
 
Sorumluluk duyabilecek erk sahiplerinin de bunun farkına vararak, ülkeyi gerilimden
 
kurtarmalarını bekliyoruz.
 
Mustafa Yolcu
 
myolcu@ttmail.com


878 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SUSMAK SANATI - 20/11/2020
Mevlana hazretleri bir şiirinde diyor ki:
CEZA EVİ HATIRASI - 10/11/2020
AHMET ÇEŞMECİ
İSMAİL KAVLU - 03/11/2020
İskilip’e emeği geçen, faydası dokunan,400 kişiye iş imkânı açan değerli bir hemşerimiz, büyüğümüz idi.
BİR SUBAYIN HATIRASI - 28/09/2020
Sizlere subay emeklisi bir arkadaşımın bana anlattığı, hatırasını paylaşmak istiyorum.
ADANA DA SU BASKINI - 22/09/2020
1980 Yılında Adana da su baskını olmuştu.
İSKİLİP İLÇEMİZDE TÜRK BOYLARININ İSİMLERİNİ TAŞIYAN YERLER: - 15/09/2020
Türk boyları Anadolu’nunçeşitli bölgelerine yerleşmiştir. Bir ili ele aldığımız ’da en fazla üç Türk boyunun olduğunu görürüz.
İYİMSERLİK- KÖTÜMSERLİK - 06/09/2020
Bazı ortamlarda ruhumuz kararır, oradan negatif enerji ile ayrılırız.
ANKARA HUKUK FAKÜLTESİ- YIL 1975 - 27/08/2020
Size Ankara hukuk Fakültesinde, halen Avukat bir arkadaşımın yaşamış olduğu bir olayı anlatacağım.
İSKİLİP TAŞ MEKTEP HATIRASI - 07/08/2018
ANAP’tan, 1987-1991 tarihleri arasında Çorum Milletvekili olan Mustafa Namlı, İskilip’te bulunan taş mektep ile ilgili hatırasını anlattı.
 Devamı