OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız  haber...

    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı

DHA TEMSİLCİLİĞİ
Hava Durumu
Anlık
Yarın
2° -8°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35255.3740
Euro6.09876.1232
Mustafa YOLCU
YAZI
MUHALİF OLMAK
14/08/2014

Önceden medyanın tek adı vardı “Kartel Medyası”. Şimdi üç guruba ayrıldı. Yandaş medya, Paralel medya, Kartel medya.

Kartel medyası, yanlı haber yapıyor, gerçekleri çarpıtıyor, sol ideolojiyi temsil ediyor, devlet medyasıdır diye tanımlanırdı.

Şimdi ne oldu?

Üç ayrı medya gurubu oluştu. Değişen ne? Hiçbir şey değişmedi. Asparagas haberler, acımasızca eleştiriler, belden aşağı vurmalar. Dün karşı tarafı eleştirenler, şimdi kendileri aynı şeyi yapıyorlar.

Sol medyayı acımasız, tek taraflı olarak olaylara bakıyor diye nitelendirirken, şimdi onlara taş çıkartırcasına kendileri acımasızca eleştiri yapıyorlar. Şapka düştü, kel göründü artık.

Kime nasıl inanacağız. Kimin fikirlerine değer vereceğiz. Kavram kargaşası aldı başını gidiyor. Bu gün, her yönü ile eleştirdikleri insanlarla karşı karşıya gelince ne yapacaklar acaba? Belki aynı gazetede, televizyonda çalışacaklar. Tabi kimin parasını alırlarsa, onun kılıcını sallarlar.

Yıllar önce tanıdığım bir siyasetçi, konumu gereği Süleyman Demirel’in partisi aleyhine çalışıyordu. Bahsettiğim siyasetçinin babası, daha önce Adalet partisinin il başkanlığını yapmış, dolayısı ile Demirel’i yakından tanıyorlardı. Ben kendisine” Siz Özal’ı tanımadan, Demirel’i tanıyordunuz. Yarın Demirel ile karşılaşırsanız ne yaparsınız? “ diye sordum. Bana cevaben” Kendisinden özür dilerim olur biter.”    Diye cevap vermişti.

Kavramlar, değerler değişti. Yaşadığımız dünya sol, sağ, komünist, kapitalist inanan, inanmayan değil, kimin ekmeği yenilirse, onun kılıcının sallandığı bir dünya oldu. Bu arada meydan istismarcılara kaldı.

Kime nasıl inanacağız? Kimin arkasından gideceğiz?  Kimin dediği doğru? Bütün bunlar belirsiz oldu.

Adalete, emniyete, bizi koruyup gözetmesi gereken kurumlara güven kayboldu.

Doğruluk, dürüstlük meziyet olmaktan çıkıp, istenilmeyen yaşam tarzı haline geldi. Bal tutan parmağını yalar. Yeter ki aşırı olmasın dendi. Hırsıza, hırsız diyen suçlanır oldu. Efendim ne varmış bunda. Yiyor ama çalışıyor da. İcraatları orta da! Denilir oldu.

Kimin nerde ne yaptığı belli değil. Ortada uzun soluklu politika yok. Günün getirdiği ile tavır oluşuyor. Hesap karışınca, netice de alınmıyor. Asıl hesap sahipleri ise yol alıp, merhale kat ediyor.

Muhalif olmak! Kime ne için muhalif olacaksın? Değer sistemleri alt üst olmuş, kırmızı çizgiler yok olmuş, kurt kuzu ile gezer olmuş. Şimdi neye muhalefet edeceğiz? 

Senin değer verdiğin kişide, benim değer verdiğim kişide, aynı yerden icazet alıyor, aynı merkeze bağlı iseler; biz kendi aramızda neye muhalefet ediyor, neyin mücadelesini veriyoruz?

Bu durum şimdi böylede, önceden böyle değil miydi? Her zaman böyleydi ama bu durumun biz, yeni farkına varıyoruz. Siyaset adına, başka konular adına, vatandaşlar olarak birbirimizle tartışıp durduk. Hiç bir şeyi değişmedi. İnandıklarımız, savunduklarımız bildiklerini yaptılar. Yara alan, kaybeden hep biz olduk. Ağlayan bizim anamız oldu.

Yine muhalif olacak mıyız? Yine birbirimiz ile tartışacak mıyız?  Biz istediğimiz kadar muhalif olalım, kervan gideceği yere doğru, yoluna devam ediyor. Treni kim sürerse sürsün, tren rayların döşeli olduğu yöne doğru gidiyor.

Gelin birbirimizle tartışarak, bunu isteyenlerin ekmeğine yağ sürmeyelim. Yanlışın karşısında dik durup, bir ve beraber olalım.

 

Mustafa Yolcu

myolcu@ttmail.com

 



Paylaş | | Yorum Yaz
2229 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

İSKİLİP TAŞ MEKTEP HATIRASI - 07/08/2018
ANAP’tan, 1987-1991 tarihleri arasında Çorum Milletvekili olan Mustafa Namlı, İskilip’te bulunan taş mektep ile ilgili hatırasını anlattı.
YAVUZ ASLAN ARGUN ABİ İLE HATIRALAR - 03/08/2018
Yavuz abi Mücadele hareketinin pratisyeni idi. Sorunlara çözüm bulan, birleştirendi.
SÖĞÜT GEZİSİ - 23/07/2018
15.07. 2018 Pazar günü, hemşerim Muhittin çağıl’ın düzenlediği tur ile, Söğüt ve Bilecik’e gittik.
ÇALIŞMAYAN ORGAN YOK OLUR - 05/07/2018
Otobüs durağında beklerken, 78 yaşlarında birisi ile sohbet ettik.
ÇARIKLI ERKAN NASİHATİ - 30/05/2018
Memlekette altı adamlık bağımız vardı.
BAKİ KALAN BU KUBBEDE HOŞ BİR SADA İMİŞ - 28/05/2018
Eskiden hayat şartları daha zor, geçim sıkıntısı daha fazlaydı.
ÇANAKKALE HARBİ - 18/03/2018
Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi? En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
7 DÜVELLE HARP ETMEK - 07/03/2018
Afrin’de savaşıyoruz. Suriye, Irak sınırı boyunca tertibat alıyoruz. Karşımızda tek düşman yok, yedi düvele karşı savaşıyoruz.
ÇORUMLU YEDİ SEKİZ HASAN PAŞA - 23/02/2018
Hasan Paşa 1240 (1824-1825) yılında Çorum’da doğar.
 Devamı