OSMANCIK GÜNDEM
Hızlı, doğru ve tarafsız haber

DHA TEMSİLCİLİĞİ
Saat
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.75305.7761
Euro6.32866.3540
Mustafa YOLCU
YAZI
BİRLİK VE BERABERLİK
30/07/2015
 
Ülkemiz için, birlik ve beraberliği istemek güzel bir duygu.
 
Yazılarımın çoğunda’da bunun çağrısını yaptım.
 
Ülkemiz’de ve yurt dışında bulunan insanlarımız arasında, birlik ve beraberlik nasıl
 
sağlanacak?
 
Maalesef mevcut şartlar, buna imkan vermiyor. Bir ülke düşününki, iç ve dış
 
istihbarat elemanlarının asıl hedefi, partilerin, sivil toplum örgütlerinin, cemaatlerin
 
içine girerek, aralarına fitne tohumları ekmektir.
 
Avusturya’da ateşe olarak bulunan bir görevlimiz, şunları anlatıyor.
 
- “ Dini bir bayram günü, bayram namazını kılmak üzere oğlum ile birlikte evden
 
çıktık. Evimize en yakın camiye gittiğimizde, caminin önünde iki kişi bekliyordu.
 
Camiye girmek üzereyken, kapıda bekleyen adam (nereye gidiyorsunuz?) diye sordu.
 
Bende-“ Bu gün ne günü, bayram namazını kılmaya geldik.” diye sertçe cevap
 
verdim.”
 
Yurt dışında cemaatlerin camileri ayrılmış, sivil toplum örgütleri birbirinden ayrılmış,
 
birbirlerine cephe almışlar. Bu durumda beraberlik nasıl olacak? Ankara'nın bunlardan
 
haberi yok mu? Ankara bu oluşumun neresinde?
 
Amerikanın, Almanya'nın ve diğer bazı ülkelerin, bizim nefes alışımızı bile dinleyip,
 
takip ettikleri, devlet ricali bir toplantı yapmayı düşündüğünde, bunun dış ülkelerin
 
ilgili masalarına anında intikal ettiği gün yüzüne çıktı. Bu durum medya’da paylaşıldı.
 
Sağlığın’da yurt dışında bulunan Dr. Esat Çoşan hoca ile ilgili, internette bir yazı var.
 
Bu yazıda-” Hocamızın yanına, şeker tüccarı olduğunu söyleyen biri geldi. Sık sık
 
hocamızı ziyarete geliyor, su gibi para harcıyordu. Bir gün lüks bir araba getirerek,
 
arabanın hocamızın emrine amade olacağını, kendisininde şöförlüğünü yapacağını
 
bildirdi. İlerleyen sürecte bu kişiden izinsiz, Esat hocanın yanına kimse giremez oldu.
 
Esat hoca vefat edince, bu kişi’de ortadan kayboldu. Bu kişi artık başka bir yerde,
 
başka bir isimle, başka görev yapıyordur herhalde.”
 
Bir cemaatin, ileri gelen birisi ile konuşuyorduk. Bana cemaatlerini şöyle izah etmişti.”
 
Ahir zamanda islam ümmeti 40 parçaya ayrılacak. Ancak bunlardan bir parçası
 
kurtuluşa erecek. O gurup biziz. Diğerleri kurtuluşa eremeyecek.”
 
İşin garibi, diğer guruplarda kendileri için bu nitelemeyi yapıyorlar. Onlara bu kanaati
 
enjekte eden kim? Diğer cemaatlerle sürtüşme içine sokan kim? Tabi maluma ispat
 
gerekmiyor.
 
Bizim istihbaratımız yabancıları değil, kendi insanını takip edip, yönlendiriyor. Urfa’da
 
otuz kişi ölüyor, üç gün sonra buna neden oldukları söylenen kişiler tutuklanıyor.
 
Daha önce bu tutuklamalar niye yapılmadı? Önlem niye alınmadı? Bu içraatlar ile
 
yurdumuzda birlik ve beraberlik nasıl tesis edilecektir?
 
Mühendisler odasına gittiğimde duvardaki panoda- “ Sivas’ı unutmadık, Maraş'ı
 
unutmadık, Çorum’u unutmadık, Uğur Mumcuyu unutmadık.” diye yazılar vardı. Bu
 
olayların hangisinin failleri gün yüzüne çıktı? Biz kendi insanımızı itham ederek, kimin
 
ekmeğine yağ çalıyoruz? Onların isteği'de bu değil mi?
 
Eğer birlik ve beraberlik istiyorsak, önce bunu devletimizin, istihbaratımızın,
 
emniyetimizin istemesi lazım. Dış güçlerin çabalarına, engel olunması gerekir. Günlük
 
değil, uzun süreçli programlar ile birlik ve beraberliğin sağlanması, 80 yıldır
 
sürdürülen ayrıştırıcı politikaların terk edilmesi gerekir. Sadece, camilerde birlik ve
 
beraberlik hutbeleri ile birlik ve beraberliği sağlayamayız. Bu işin ucundan, devlet
 
erkinin tutması, devlet politikası haline dönüşmesi ile sonuca gidilebilir.
 
İngiliz vatandaşlığı hakkını kazanmış bir Türk vatandaşına, İngilterenin dünya
 
politikalarını eleştirdiğimde, bana şiddetle karşı çıkarak İngiltereyi savunmuş, şunu
 
anlatmıştı. - “ Ben İspanyanın yanında Çebeli Tarık’a, İngiltere’nin hakimiyetinde ki
 
yere gittiğimde, gümrük memuru bana ülkenize hoş geldiniz dedi.” Diyerek İngiliz
 
vatandaşı olmanın gururunu ortaya koyuyordu. Keşke bizim ülkemize’de, yurt
 
dışından gelen vatandaşlarımız, görevliler tarafından böyle karşılansalar.
 
İnsanlarımız’da, Türk vatandaşı olmaktan gurur duysalar.
 
Devlet erki, kendi insanının karşısında değil, onu takip ettiren değil, onun yanında,
 
dertlerini çözen olmalı ve birlik ve beraberlik tohumlarını sac malıdır.
 
Mustafa Yolcu
 
myolcu53@gmail.com


1073 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

İSKİLİP TAŞ MEKTEP HATIRASI - 07/08/2018
ANAP’tan, 1987-1991 tarihleri arasında Çorum Milletvekili olan Mustafa Namlı, İskilip’te bulunan taş mektep ile ilgili hatırasını anlattı.
YAVUZ ASLAN ARGUN ABİ İLE HATIRALAR - 03/08/2018
Yavuz abi Mücadele hareketinin pratisyeni idi. Sorunlara çözüm bulan, birleştirendi.
SÖĞÜT GEZİSİ - 23/07/2018
15.07. 2018 Pazar günü, hemşerim Muhittin çağıl’ın düzenlediği tur ile, Söğüt ve Bilecik’e gittik.
ÇALIŞMAYAN ORGAN YOK OLUR - 05/07/2018
Otobüs durağında beklerken, 78 yaşlarında birisi ile sohbet ettik.
ÇARIKLI ERKAN NASİHATİ - 30/05/2018
Memlekette altı adamlık bağımız vardı.
BAKİ KALAN BU KUBBEDE HOŞ BİR SADA İMİŞ - 28/05/2018
Eskiden hayat şartları daha zor, geçim sıkıntısı daha fazlaydı.
ÇANAKKALE HARBİ - 18/03/2018
Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi? En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
7 DÜVELLE HARP ETMEK - 07/03/2018
Afrin’de savaşıyoruz. Suriye, Irak sınırı boyunca tertibat alıyoruz. Karşımızda tek düşman yok, yedi düvele karşı savaşıyoruz.
ÇORUMLU YEDİ SEKİZ HASAN PAŞA - 23/02/2018
Hasan Paşa 1240 (1824-1825) yılında Çorum’da doğar.
 Devamı