OSMANCIK GÜNDEM 
İnteraktif Haber Gazetesi

DHA TEMSİLCİLİĞİ
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.04216.0663
Euro6.75016.7772
Mustafa YOLCU
YAZI
ZÜBEYİR KEMELEK VALİMİZ
25/02/2014
 
 
 
İskilip’te, Ankara’da yıllarca birlikte olduk. Birbirimize hiç kırılmadık. Ben onunbağırarak konuştuğunu hiç duymadım. Hep alçak sesle, mütevazı olarak konuşurdu.

Siyasal Bilgiler fakültesini kazanıp Ankara’ya geldiğinde, birkaç ay Demet Evlerde İskilipli hemşerilerimiz ile kalmıştı. Evde iken bir ara düşünceye dalmış. Ona bir hemşerimiz sorar- “ Zübeyir ne düşünüyorsun?” oda cevap verir-“ Karışık düşünüyorum.” Bu latife söz aramızda hiç unutulmadı. Ben onunla sohbet ederken
sorardım-“ Zübeyir karışık düşünüyor musun?” Oda tebessüm ederdi.

Rahmetlik dedesi, nur sakallı İstiklal Harbi gazisi idi. Vücudunda harp yıllarından kalma misket mermisi taşırdı. Dükkânlarında karşılaştığımızda kendisi ile sohbet eder, harpte olanları dinlerdik. Bir sohbetimizde, vücudunda bulunan mermilerin acı verip
vermediğini sorduğumda- “ mermiler vücudumda dolaşıyor, bazı yerlere geldiğinde
acı verdiği oluyor.” Demişti. Bende-“ Hacı emmi mermileri aldırsan da bu sıkıntıdan
 kurtulsan.” Dediğimde cevaben- “ Hayır aldırmam. Onlar benimle öbür dünyaya gidecekler. Onlar benim şahidim olacak.” Demişti.

Zübeyir Siyasallı arkadaşları ile Ankara-Cebecide bir evde kalıyordu. Rahmetlik babası Doğan ağabey, Ankara’ya Zübeyir’e ziyarete geldiğinde, memleketten yağ, yoğurt, kavurma, yiyecekler getirirdi. Bu malzemeler eve geldiğinde, evde bayram olurdu.

Bekâr evi için bunlar, her açıdan büyük takviye idi.

Kaymakamlığa başladığında Tunceli Nazimiye’de bulunmuştu. Burada bir muhtarın evine misafir olduklarında, evin duvarlarının Türk motifleri ile dokunmuş kilimler ile kaplı olduğunu görünce muhtara sorar-“ bu kilimler ne zaman dokundu.” Muhtar
cevaben- “Kilimler dedelerimden kaldı.” Diye cevap verdiğini söylemişti.
Şabanözü onda ayrı bir iz bırakmıştı. Orada tanıştığı bazı Şabanözülülerin, mülki idari görevi boyunca kendisini arayıp, halını hatırını sordukların anlatmıştı.

Kayseri Vali Yardımcılığı da ayrı bir süreç idi. Orada sosyal yardımlaşma fonu ile ilgili şu anekdotu aktarmıştı. “ Benim fonu devraldığımda, fonda para çok azdı. İlk yaptığım şey, fonu yerli yerince kullanmaya çalışmak, fakirin fukaranın ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmak oldu. Ben bunu yapmaya çalıştıkça fonda para azalmadı, aksine çoğaldı.” Diye anlatmıştı. K.Maraş dönüşü, kendilerine misafir olmuştum. Birlikte aile
oturmasına misafirliğe gittik. Gittiğimiz evde milletvekili, belediye başkanı, başkaca değerli insanlar vardı. O evde, Kayseri insanının sıcak yapısını görmüş ve pratik zekâlı problem çözüm hatıralarını dinlemiştim. Zübeyir kardeşimde evde yabancı biri değil, Kayserili biri olarak içlerinde bulunuyordu. Aralarında resmiyet yoktu. Sıcaklık ve samimiyet vardı.

İstanbul, Ümraniye Kaymakamlığı sırasında, Kız Kulesinin yakınında boğazda buluşmuştuk. Yağmurlu bir gündü. Arabamızda oturup çay içmiş, boğazın güzelliğini içimize doldurmuştuk. İstanbul apayrı bir yerdi onun için. Polislerin çevirme yaptıkları bir gece, onların yanına gitmiş. Gelen bir minibüsü durdurduklarında içinde demir makası, demir bileviye ve benzeri şeyler olduğunu görmüşler. Polisle minibüste
bulunanların kimliğini araştırdıklarında, hırsızlık sabıkalarının olduğunu belirlemişler.

Ama yapabilecekleri bir şey yok. Sabit suç olmadan, malzemeye bir şey yapılamıyor.

Polisler onları bıraktıktan sonra Zübeyir beye dönerek- “ Kaymakamım, malzemeye bir şey yapamıyoruz ama biliyoruz ki bunlar bu akşam hırsızlık yapacaklar.” Tabi o gece hırsızlıklar oluyor, sonrada hırsızlar aranmaya başlanıyor.

Aramızda paylaştığımız çok şeyler oldu. Ama o hep devletinden, halkından, mazlumdan yana oldu. Yanlış yaptırmamanın mücadelesini verdi. Kendisinin samimiyeti, içtenliği birlikte çalıştığı insanlarda karşılıklı güven duygusunu oluşturdu.

Maiyetinde oluşan karşılıklı bu güven duygusu, birlikte başarılı olmalarını temin etti.

 Kalp kırmamıştı, insanına ayrım yapmadan sahip çıkmıştı. O kalpler, gözler, o giderken içten ağlamış, gözyaşı dökmüştü.

Zübeyir kardeşim. Dünyanın yükü ağırlaştığı için, rabbim seni bu yükten kurtarmak amacıyla yanımızdan alarak, ebedi âleme götürdü.

Ruhun şad olsun. Kabrin nurlarla dolsun.

 

Mustafa Yolcu

myolcu@ttmail.com


Paylaş | | Yorum Yaz
1168 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

İSKİLİP TAŞ MEKTEP HATIRASI - 07/08/2018
ANAP’tan, 1987-1991 tarihleri arasında Çorum Milletvekili olan Mustafa Namlı, İskilip’te bulunan taş mektep ile ilgili hatırasını anlattı.
YAVUZ ASLAN ARGUN ABİ İLE HATIRALAR - 03/08/2018
Yavuz abi Mücadele hareketinin pratisyeni idi. Sorunlara çözüm bulan, birleştirendi.
SÖĞÜT GEZİSİ - 23/07/2018
15.07. 2018 Pazar günü, hemşerim Muhittin çağıl’ın düzenlediği tur ile, Söğüt ve Bilecik’e gittik.
ÇALIŞMAYAN ORGAN YOK OLUR - 05/07/2018
Otobüs durağında beklerken, 78 yaşlarında birisi ile sohbet ettik.
ÇARIKLI ERKAN NASİHATİ - 30/05/2018
Memlekette altı adamlık bağımız vardı.
BAKİ KALAN BU KUBBEDE HOŞ BİR SADA İMİŞ - 28/05/2018
Eskiden hayat şartları daha zor, geçim sıkıntısı daha fazlaydı.
ÇANAKKALE HARBİ - 18/03/2018
Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi? En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
7 DÜVELLE HARP ETMEK - 07/03/2018
Afrin’de savaşıyoruz. Suriye, Irak sınırı boyunca tertibat alıyoruz. Karşımızda tek düşman yok, yedi düvele karşı savaşıyoruz.
ÇORUMLU YEDİ SEKİZ HASAN PAŞA - 23/02/2018
Hasan Paşa 1240 (1824-1825) yılında Çorum’da doğar.
 Devamı