OSMANCIK GÜNDEM
Hızlı, Doğru ve Tarafsız Sadece Haber


DHA TEMSİLCİLİĞİ
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.93597.9677
Euro9.44329.4811
Hava Durumu
Saat
Takvim
Mustafa YOLCU
YAZI
ZÜBEYİR KEMELEK VALİMİZ
25/02/2014
 
 
 
İskilip’te, Ankara’da yıllarca birlikte olduk. Birbirimize hiç kırılmadık. Ben onunbağırarak konuştuğunu hiç duymadım. Hep alçak sesle, mütevazı olarak konuşurdu.

Siyasal Bilgiler fakültesini kazanıp Ankara’ya geldiğinde, birkaç ay Demet Evlerde İskilipli hemşerilerimiz ile kalmıştı. Evde iken bir ara düşünceye dalmış. Ona bir hemşerimiz sorar- “ Zübeyir ne düşünüyorsun?” oda cevap verir-“ Karışık düşünüyorum.” Bu latife söz aramızda hiç unutulmadı. Ben onunla sohbet ederken
sorardım-“ Zübeyir karışık düşünüyor musun?” Oda tebessüm ederdi.

Rahmetlik dedesi, nur sakallı İstiklal Harbi gazisi idi. Vücudunda harp yıllarından kalma misket mermisi taşırdı. Dükkânlarında karşılaştığımızda kendisi ile sohbet eder, harpte olanları dinlerdik. Bir sohbetimizde, vücudunda bulunan mermilerin acı verip
vermediğini sorduğumda- “ mermiler vücudumda dolaşıyor, bazı yerlere geldiğinde
acı verdiği oluyor.” Demişti. Bende-“ Hacı emmi mermileri aldırsan da bu sıkıntıdan
 kurtulsan.” Dediğimde cevaben- “ Hayır aldırmam. Onlar benimle öbür dünyaya gidecekler. Onlar benim şahidim olacak.” Demişti.

Zübeyir Siyasallı arkadaşları ile Ankara-Cebecide bir evde kalıyordu. Rahmetlik babası Doğan ağabey, Ankara’ya Zübeyir’e ziyarete geldiğinde, memleketten yağ, yoğurt, kavurma, yiyecekler getirirdi. Bu malzemeler eve geldiğinde, evde bayram olurdu.

Bekâr evi için bunlar, her açıdan büyük takviye idi.

Kaymakamlığa başladığında Tunceli Nazimiye’de bulunmuştu. Burada bir muhtarın evine misafir olduklarında, evin duvarlarının Türk motifleri ile dokunmuş kilimler ile kaplı olduğunu görünce muhtara sorar-“ bu kilimler ne zaman dokundu.” Muhtar
cevaben- “Kilimler dedelerimden kaldı.” Diye cevap verdiğini söylemişti.
Şabanözü onda ayrı bir iz bırakmıştı. Orada tanıştığı bazı Şabanözülülerin, mülki idari görevi boyunca kendisini arayıp, halını hatırını sordukların anlatmıştı.

Kayseri Vali Yardımcılığı da ayrı bir süreç idi. Orada sosyal yardımlaşma fonu ile ilgili şu anekdotu aktarmıştı. “ Benim fonu devraldığımda, fonda para çok azdı. İlk yaptığım şey, fonu yerli yerince kullanmaya çalışmak, fakirin fukaranın ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmak oldu. Ben bunu yapmaya çalıştıkça fonda para azalmadı, aksine çoğaldı.” Diye anlatmıştı. K.Maraş dönüşü, kendilerine misafir olmuştum. Birlikte aile
oturmasına misafirliğe gittik. Gittiğimiz evde milletvekili, belediye başkanı, başkaca değerli insanlar vardı. O evde, Kayseri insanının sıcak yapısını görmüş ve pratik zekâlı problem çözüm hatıralarını dinlemiştim. Zübeyir kardeşimde evde yabancı biri değil, Kayserili biri olarak içlerinde bulunuyordu. Aralarında resmiyet yoktu. Sıcaklık ve samimiyet vardı.

İstanbul, Ümraniye Kaymakamlığı sırasında, Kız Kulesinin yakınında boğazda buluşmuştuk. Yağmurlu bir gündü. Arabamızda oturup çay içmiş, boğazın güzelliğini içimize doldurmuştuk. İstanbul apayrı bir yerdi onun için. Polislerin çevirme yaptıkları bir gece, onların yanına gitmiş. Gelen bir minibüsü durdurduklarında içinde demir makası, demir bileviye ve benzeri şeyler olduğunu görmüşler. Polisle minibüste
bulunanların kimliğini araştırdıklarında, hırsızlık sabıkalarının olduğunu belirlemişler.

Ama yapabilecekleri bir şey yok. Sabit suç olmadan, malzemeye bir şey yapılamıyor.

Polisler onları bıraktıktan sonra Zübeyir beye dönerek- “ Kaymakamım, malzemeye bir şey yapamıyoruz ama biliyoruz ki bunlar bu akşam hırsızlık yapacaklar.” Tabi o gece hırsızlıklar oluyor, sonrada hırsızlar aranmaya başlanıyor.

Aramızda paylaştığımız çok şeyler oldu. Ama o hep devletinden, halkından, mazlumdan yana oldu. Yanlış yaptırmamanın mücadelesini verdi. Kendisinin samimiyeti, içtenliği birlikte çalıştığı insanlarda karşılıklı güven duygusunu oluşturdu.

Maiyetinde oluşan karşılıklı bu güven duygusu, birlikte başarılı olmalarını temin etti.

 Kalp kırmamıştı, insanına ayrım yapmadan sahip çıkmıştı. O kalpler, gözler, o giderken içten ağlamış, gözyaşı dökmüştü.

Zübeyir kardeşim. Dünyanın yükü ağırlaştığı için, rabbim seni bu yükten kurtarmak amacıyla yanımızdan alarak, ebedi âleme götürdü.

Ruhun şad olsun. Kabrin nurlarla dolsun.

 

Mustafa Yolcu

myolcu@ttmail.com


1311 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SUSMAK SANATI - 20/11/2020
Mevlana hazretleri bir şiirinde diyor ki:
CEZA EVİ HATIRASI - 10/11/2020
AHMET ÇEŞMECİ
İSMAİL KAVLU - 03/11/2020
İskilip’e emeği geçen, faydası dokunan,400 kişiye iş imkânı açan değerli bir hemşerimiz, büyüğümüz idi.
BİR SUBAYIN HATIRASI - 28/09/2020
Sizlere subay emeklisi bir arkadaşımın bana anlattığı, hatırasını paylaşmak istiyorum.
ADANA DA SU BASKINI - 22/09/2020
1980 Yılında Adana da su baskını olmuştu.
İSKİLİP İLÇEMİZDE TÜRK BOYLARININ İSİMLERİNİ TAŞIYAN YERLER: - 15/09/2020
Türk boyları Anadolu’nunçeşitli bölgelerine yerleşmiştir. Bir ili ele aldığımız ’da en fazla üç Türk boyunun olduğunu görürüz.
İYİMSERLİK- KÖTÜMSERLİK - 06/09/2020
Bazı ortamlarda ruhumuz kararır, oradan negatif enerji ile ayrılırız.
ANKARA HUKUK FAKÜLTESİ- YIL 1975 - 27/08/2020
Size Ankara hukuk Fakültesinde, halen Avukat bir arkadaşımın yaşamış olduğu bir olayı anlatacağım.
İSKİLİP TAŞ MEKTEP HATIRASI - 07/08/2018
ANAP’tan, 1987-1991 tarihleri arasında Çorum Milletvekili olan Mustafa Namlı, İskilip’te bulunan taş mektep ile ilgili hatırasını anlattı.
 Devamı