• OSMANCIK GÜNDEM 
    Hızlı, Doğru ve Tarafsız Sadece Haber

 

Duyurular
Takvim
Saat
Mustafa YOLCU
YAZI
İSKİLİP’DE BİR GÜN
20/07/2015
15 Temmuz Salı günü, ikindiye doğru İskilip’e geldim. Öncelikle Hacı Karani mezarlığına uğrayarak, ölülerimizi ziyaret ettim.
 
Mezarlığa gidince, tanıdıklarım oraya toplanmış gibi oluyor. Mezar taşlarındaki
 
isimlerin çoğunu tanıyorum. Yani mezarlık tanıdıklarımla dolu. İbrahim Karamemiş’te
 
en son oraya gidenlerden. Mezar taşların’da doğum tarihlerine bakıyorum. Epeyce
 
sayıda benim akranım'da, buradaki yerlerini almışlar.
 
En son Hacı Karani hz. mezarına uğradığımda, Hacı Ali Dursun eniştemin anlattığı,
 
mübareğin mezarını nasıl buraya taşıdıkları, gözümün önüne geldi.Bir ayağının kaval
 
kemiği, eski mezarında kalmış. Tüm kemiklerini toplayıp, mevcut mezara
 
defnetmişler. Sanki mübarek, ayağını tamamen eski mezardan ayırmak istememiş.
 
Çarşıya geldiğim de, gözüm tanıdıkları aramaya başladı. Bir sürü insan gelip gidiyordu
 
ama, hiç birini tanımıyordum. Kime selam versem, selamımı alıyorlardı. Ankara’da
 
tanımadığım birine selam versem, "Bu bana niye selam verdi." diye, garip garip
 
yüzüme bakar.
 
Köprü Başı Camisinin yanında bulunan evimizi, 1995 li yıllarda cami ile ilgili olarak
 
kullanmak üzere, bir derneğe vermiştik. Bu ev ile ilgili yaptığım görüşmede, bu
 
amaçla evin değerlenmesi için, çaba harcanması hususunda görüşmem oldu. Bu
 
benim için yararlı bir teşebbüstü. Bu ev ile ilgili güzel şeyler, kardeşlerimin ve benim
 
rüyalarımızı süslemişti.
 
Akşama doğru, Hacı piri mahallesinde bulunan halamın oğlunun evine gittim.
 
Sokaklar, kaldırım taşları, evler bana çok şey hatırlatıyordu. Adeta her adımımı atışta
 
başka şeyleri hatırlıyor, bu nostaljiyi yaşamak bana ayrı bir haz veriyordu.
 
İftar vakti yaklaştığında, ocakta tarhana çorbası kaynıyor, salata yapılmış, keşkek
 
çömleği de karıştırılmayı bekliyordu. Çömleği karıştırmak şerefi bana verildi. Büyük
 
bir zevkle bu görevi yerine getirdim.
 
Top atıldı ve akşam ezanı okunmaya başladı. Bizde dua ile orucumuzu açtık. Bütün
 
bunlar Ankara’da, hayalimi süsleyen konulardı. Ankara’da top sesi, nare sesi olmadığı
 
için, bunları ancak İskilip'te buluyorduk.
 
Teravihten çıkıldıktan sonra, gece saat 12 civarında park ta arkadaşlar ile havuzun
 
başında buluştuk. Oradan buradan birçok şey konuştuk. Havuzun başı gündüz gibi
 
dolu idi. Parktaki sohbetimiz 01.20 kadar sürdü.
 
Kalkıp evlerimize gittik. Hiç uyumadan, sahur vakti gelmişti. Sahurdaki menümüzde
 
tava mayalısı, vişne kompostosu, çay vardı. Bu sene ramazan’da, ilk defa tava
 
mayalısı yedim. Bu zevki'de tatmıştım.
 
Çarşamba günü ilk işim, pazarı dolaşmak oldu. Çarşamba pazarında, bizim
 
çocukluğumuzun kalabalığı yoktu. Sebze pazarını andıran yerde, sebze alış verişi
 
yapılıyor, pazarda iskilip’çe konuşuluyordu. Bu konuşmaları dinlemeye, unuttuğum
 
kelime ve cümleleri duymaya çalıştım.- “ Madenüz alıyonmu? Madenüz yarım lira.
 
Canu isderse al. Sen bülüsün. Fasulye kaç para? İkibuçuk lira. İyi fasulye emme.
 
Kılcuğu yok.” Bunları dinlemek, bana hoş geliyordu.
 
Gittiğim her şehirin, en çok merak ettiğim ve zevk aldığım yeri, Pazar yeridir. Farklı
 
şeyleri görmek, duymak bana ayrı bir zevk verir.
 
Kayseri’de, İskilip’li arkadaşlarım ile birlikte kapalı çarşısına gitmiştik. Oradaki ”
 
gadan alam” cümlesi ile başlayan pazarlamacılığı, hiç bir yerde görmedim. Fiyatını
 
sorduğun bir malı, almak istemezsen bile ikna olup alıyorsun.
 
Dedik ki- ” Kayseri li lik bu demek ki.”
 
Pazar’dan sonra merhum Valimiz, Zübeyir Kemelek kardeşimizin mezarını ziyarete
 
gittik. Mezarının başında dua ederken, sanki sağmışta, onu görmeye gitmiş gibi haleti
 
ruhiye ye girerek duygulandım. Şerefli, onurlu bir yaşam ve sonuç” akıbet mevt.” Ne
 
mutlu Zübeyir kardeşimize. Allah herkese böyle bir yaşam tarzı nasip etsin.
 
Daha sonra’da Zübeyir kardeşimin annesini ziyarete gittik. Teyzemiz bizi görünce “
 
Oğlumun arkadaşları gelmiş.” Diye ağladı. Eşin vefatı, beş ay sonra evlat acısı kolay
 
unutulmuyor. Hele evlat acısı, apayrı bir şey. Allah kimseye evlat acısı tattırmasın.
 
Saat- 15 civarı idi, İskilip ziyaretim sona erdi. Çocukluk arkadaşım Recep Çiçekci,
 
beni terminale götürüp, Çorum’a yolcu etti.
 
Sılayı rahmi yapmak, nostaljiyi yaşamak böyle bir şey işte. Allah isteyen herkese
 
böyle tatlar yaşamayı nasip etsin.
 
Herkese Hayırlı bayramlar diliyorum. Alvarlı efe hazretleri diyor ki.
 
Nûr-i hidayet dola,
 
Dilde hidayet bula,
 
Nâsırın Allah ola,
 
Bayram o bayram olur.
 
Mustafa Yolcu
 
myolcu53@gmail.com


1260 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

TABAKHANE MAHALLESİ - 04/02/2021
Bu isim nerden geliyor derseniz,
ANADOLU VAKFINDA, CEMİL ÇİÇEKTEN DİNLEDİKLERİMİZ - 30/01/2021
TBMM Başkanı olduğum zaman, benden önce Meclis Başkanlığı yapmış eski başkanları yemeğe davet ettim.
ALİ İHSAN SEÇKİN ( KOCABAŞ ) - 23/01/2021
Bize kendinizi tanıtır mısınız?
ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ HAYVANAT BAHÇESİ - 31/12/2020
Hayvanat bahçesi Ankara’da, Atatürk Orman Çiftliği arazisi üzerinde, Gazi mahallesinde 24.10.1940 tarihinde kurulmuştur.
İKİNCİ EVLİLİK - 26/12/2020
İlk eşten ölüm veya ayrılıktan sonda gündeme gelen sorundur. Yeniden evlilik yapılacak mı? Yapılmayacak mı?
GÜZEL TÜRKÇEMİZ - 20/12/2020
Ülkemizde Öztürk’çe diye bir faaliyet sürdürüldü.
ARKADAŞIM HASAN ÖKSÜZ - 17/12/2020
Değerli arkadaşım Hasan’ı 14.12.2020- pazartesi günü kaybettik. Cenazesi Osmancığa defnedildi.
SUSMAK SANATI - 20/11/2020
Mevlana hazretleri bir şiirinde diyor ki:
CEZA EVİ HATIRASI - 10/11/2020
AHMET ÇEŞMECİ
 Devamı
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar8.23998.2729
Euro10.021410.0616
Hava Durumu
Üyelik Girişi