• OSMANCIK GÜNDEM 
    Hızlı, Doğru ve Tarafsız Sadece Haber

 

Duyurular
Takvim
Saat
Mustafa YOLCU
YAZI
İYİMSERLİK- KÖTÜMSERLİK
06/09/2020

 

 

 

Bazı ortamlarda ruhumuz kararır, oradan negatif enerji ile ayrılırız.

Bazı ortamlara girdiğimizde, oradan huzur ile ayrılır, yaşama sevinci ile dolarız.

 

Başkanlığını Mehmet Bozdemir beyin yaptığı İNSANİ DEĞERLER DERNEĞİNİN Cumartesi günleri düzenlenen toplantısından güzel duygular ile ayrıldım.

 

Buradaki toplantıda, siyaset ve politika konuşulmuyordu.

Buraya çağrılan değerli konuşmacılar ‘İNSANİ DEĞERLER’ ile ilgili konularda birikimlerini dinleyenleri ile paylaşıyorlar.

 

Günün değerli konuşmacısı eski TBMM. Başkanımız Ferruh Bozbeyli idi.

Sayın Ferruh Bozbeyli konuşmasında dedi ki:

“- Dünya insanlar ile güzeldir. İnsanlar olmazsa dünya güzel olmaz.

Ülkemizde güzel şeylerde oluyor. Anlatacaksak bu güzellikleri de anlatalım

 

Konuşması sırasında bir hatırasını anlattı:

“ - Bir televizyon programına katılmak üzere İstanbul’a gitmek için yola çıktım.

Hava alanına gitmek üzere taksiye bindim.

Hava alanına giden yol yeni yapılmış, düzenlemesi bitmek üzereydi.

Dedim ki”- Yolları ne güzel yapmışlar.”

Taksici hemen cevap verdi”-Beyim şu elektrik direklerinin sıklığına bak. Kim bilir hangi müteahhidi buradan köşe ettiler.”

Sordum “ - Sizin mesleğiniz mi bu elektrik işi, elektrik direklerinin aralarının yakın olduğunu nereden biliyorsunuz? “

Dedi ki “- Beyim göz kararı kestirdim!”

 

Uçak ile İstanbul’a vardığımda orada beni gideceğim televizyonun arabası bekliyordu.

Arabaya binerek televizyona gitmek üzere yola çıktık.

Yollar çok güzel yapılmış, refüjlere çiçekler dikilmişti.

Dedim ki”- Refüjleri ne güzel çiçeklendirmişler.”

Arabayı kullanan şoför hemen cevap verdi “ -Beyim belediye bizim paramızı nerelere harcıyor görün işte! “

 

Öyle bir cemiyet haline gelmişiz ki, yapılan güzelliklere karşı çıkıyor, altında kötü manalar arıyoruz.

Sonrada hiçbir şeyden mutlu olamıyoruz.

 

Yıllar evvel bir yazı okumuştum.

İngiliz kız Maden Mühendisliğinde birlikte okudukları Afrikalı Zenci gence âşık olur.

Zenci gençle evlenmek istediğinde babası derki:

“- Kızım bu genç okulunu bitirip Afrika’ya gidecek. Orada burada gördüğünden apayrı bir yaşam tarzı ve insanlar var. Oraya uyum sağlayamaz, zorlanırsın. Bu yüzden düşündüğün bu evliliği uygun bulmuyorum”

Kız babasının karşı çıkışına aldırmaz ve zenci genç ile evlenerek Afrika’ya eşinin memleketine giderler.

 

Gittikleri yer İngiliz kıza göre apayrı yaşam tarzı olan bir yerdir.

 

Eşi sabah olup kahvaltıyı yaptıktan sonra işine gidiyor, kız evde yalnız başına kalıyor.

Çevrede yaşayanların dillerini bilmiyor, onlar ile anlaşamıyor akşama kadar evinde yapa yalnız duruyor.

Bir süre sonra İngiliz kızı için hayat çekilmez hale geliyor.

İngiltere de bulunan babasına mektup yazıyor:

“- Baba ben burada hapishane hayatı yaşıyorum. Eşimden başka kimse ile konuşamıyor, anlaşamıyorum.

Çoğu zamanda eve kapanıp kalıyorum.

Ne olur buraya gel de beni bu hapishaneden kurtar. Birlikte İngiltere’ye dönelim.”

 

Babası kızının bu mektubunu alınca ona cevabi mektup yazar:

“- Kızım hapishanede iki türlü insan yaşar.

Birincisi: Hapishanenin penceresinden yerin çamurlarına bakar.

Çamurlara baktıkça da içi kararır, hayatı tamamen kendisine yaşanmaz eder.

 

İkincisi: Aynı hapishanenin penceresinden gökyüzüne bakar.

Orada ayı yıldızları görür, harikuladeliklerin farkına varır.

Oraya bakmaktan, parlayan ay ve yıldızları seyretmekten mutluluk duyar.

Kızım bulunduğun hapishanenin penceresinden sende gökyüzünü seyret.

Çevrende bulunan insanlara yaklaşmaya, onlara yardımcı olmaya çalış.

Göreceksin onlarla gözlerin ile anlaşacak, onları seveceksin.”

 

İngiliz kız babasının bu mektubunu alınca günlük yaşamında değişikliğe gidiyor.

Ufakta olsa hediyeler vererek, çevresinde bulunan insanlar ile ilişki kurmaya çalışıyor.

Onlarla gözleriyle el kol hareketleriyle anlaşmaya çalışıyor.

Zenci çocuklarına İngilizce öğretmeye, onlarında dillerini öğrenmeye gayret ediyor.

Onlarla birçok şeyi paylaşıyor, paylaştıkça mutlu oluyor.

 

Bizimde çevremizde güzellikler var.

Bu güzellikleri görüp, onları diğer insanlar ile paylaşmaya çalışmalıyız.

Bunu yapabilirsek mutlu ve huzurlu oluruz.

 

Kötümser değil, iyimser olalım.

Çevremize iyi bakarsak güzel şeylerinde olduğunu görürüz…

 

Mustafa Yolcu- Ankara

24.11.2009

 

 



136 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

TABAKHANE MAHALLESİ - 04/02/2021
Bu isim nerden geliyor derseniz,
ANADOLU VAKFINDA, CEMİL ÇİÇEKTEN DİNLEDİKLERİMİZ - 30/01/2021
TBMM Başkanı olduğum zaman, benden önce Meclis Başkanlığı yapmış eski başkanları yemeğe davet ettim.
ALİ İHSAN SEÇKİN ( KOCABAŞ ) - 23/01/2021
Bize kendinizi tanıtır mısınız?
ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ HAYVANAT BAHÇESİ - 31/12/2020
Hayvanat bahçesi Ankara’da, Atatürk Orman Çiftliği arazisi üzerinde, Gazi mahallesinde 24.10.1940 tarihinde kurulmuştur.
İKİNCİ EVLİLİK - 26/12/2020
İlk eşten ölüm veya ayrılıktan sonda gündeme gelen sorundur. Yeniden evlilik yapılacak mı? Yapılmayacak mı?
GÜZEL TÜRKÇEMİZ - 20/12/2020
Ülkemizde Öztürk’çe diye bir faaliyet sürdürüldü.
ARKADAŞIM HASAN ÖKSÜZ - 17/12/2020
Değerli arkadaşım Hasan’ı 14.12.2020- pazartesi günü kaybettik. Cenazesi Osmancığa defnedildi.
SUSMAK SANATI - 20/11/2020
Mevlana hazretleri bir şiirinde diyor ki:
CEZA EVİ HATIRASI - 10/11/2020
AHMET ÇEŞMECİ
 Devamı
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar8.23998.2729
Euro10.021410.0616
Hava Durumu
Üyelik Girişi