OSMANCIK GÜNDEM
İnteraktif Haber Gazetesi 
Hızlı, Doğru ve Tarafsız Haber


Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar8.11548.1479
Euro9.59079.6291
Hava Durumu
Saat
Takvim
Mustafa YOLCU
YAZI
ŞEHİRLER VE OTOMOBİL
26/06/2014


Otomobilin Dünyaya Verdiği Sıkıntılar

Tüm dünyada, otomobil üretiminin arttığı, otomobil kullanım süresinin uzadığı bir

dönemde yaşıyoruz.

Otomobil kullanımı, vazgeçilmez bir alışkanlık haline dönüştü. Bu alışkanlığa çeki

düzen verilmezse, korkarım şehirler otopark alanı yapımı için betonlaşacak, ağaç

dikilecek yeşil alan, parklar kalmayacak, trafik kilitlenecektir.

Milyon liraya yaklaşan otolar alınıp, yol kenarına park ediliyor. Gece gündüz orada

bırakılıyor. Hırsızlar ve çeşitli kişiler, park etmiş otomobillere maddi zarar veriyor.

Otopark yönetmeliği gereği konutların, işyerlerinin, kamusal alanların bünyesinde

yeterince otoparkı olması gerekiyor. Bu alanlarda, otopark alanı ihtiyacı ile ilgili iki

türlü sorun ortaya çıkıyor.

Birincisi: Otopark yapıldığında, binaların yapılaşmasından arta kalan alanda bahçe

olarak kullanılabilecek, ağaç dikilecek alan kalmıyor. Parsel; bina+ otopark alanı

haline dönüşüyor. Parsellerin inşaat emsalleri yükseldikçe, bu sıkıntı daha da artıyor.

Binaların bodrum katında kapalı otopark olarak karşılanırsa, bu sıkıntı yaşanmıyor.

Kapalı otopark yapılması ayrı bir maliyet getirdiğinden, çoğunlukla site tipi binalarda

kapalı otopark yapılıyor.

Kapalı otoparklarında kuralı savmak için değil de ihtiyacı karşılayabilen, rahatlıkla

kullanılabilen otopark olması gerekmektedir. Bazı binalarda kapalı otoparklara giriş

çıkışlarda sorun yaşanıyor. Yağmur yağdığında otoparkları su basıyor. İçindeki otolar

zarar görüyor.

İkincisi: Binalara yeterince otopark yapılmadığında, binanın bulunduğu parselde

otomobillere park edebilecek yer bulunamıyor. Araçlar çevrede bulunan yollara park

ediliyor. Bu yollara ihtiyaç olduğunda İtfaiye araçları, ambulanslar giremez hale

geliyor.

İşyerlerinin büyük bir kısmında otopark alanı bulunmamaktadır. İşyeri sahipleri de,

çarşıya pazara gidenler de otopark sıkıntısı çekmektedir. Otolar yola bırakıldığında

çekiciler tarafından götürülerek ceza yazılıyor.

Otomobil sahibi olmak ve otomobil ile ulaşım konusunun çok yönlü olarak masaya

yatırılıp, tartışılması gerekmektedir.

Şehir içi ulaşımda ideal olanı; toplu taşım araçlarını kullanmaktır. Şehirlerarası

yolculukta da zorunlu olmadıkça otomobil ile yolculuğa çıkılmamalıdır. En güvenli,

rahat yolculuk toplu taşım araçları ile yapılıyor.

Yukarıda bahsedilen nedenlerle; otomobiller ile başımızın dertte olduğu ortaya

çıkmaktadır.

Otomobil kullanma alışkanlığı nasıl önlenecek, yenilecektir?

Rahatlıkla yürüyerek gidilecek yerlere bile, otomobil ile gidilmekte, yollar işgal edilip

boşa yakıt tüketilmektedir.

Büyük şehirlerde bir yerden bir yere gitmek için saatlerce trafikte kalınıyor, boşa

yakıt ve zaman tüketiliyor.

Genellikle dört kişilik otomobilde bir kişi yolculuk etmektedir. Atmış kişinin bineceği

otobüsün trafikteki yerini, iki kişi ile iki otomobil doldurmaktadır.

Türkiye de ve dünyada trafik sorunu çözülemeyip, sorun daha çok büyüyor.

Otomobil sektörünün, ülke yöneticilerinin, medyanın bu konuda neler yapabileceği

hususunda çalışma yapılması gerekiyor.

Şehirlerde alt ve üst geçitler yapılarak, mevcut yollar genişletilerek, trafik konusunda

kesin bir çözüm bulmak mümkün değildir. Bunlar sadece günü kurtarıyor. Trafik

sorunu ise; büyüyerek devam ediyor.

Mevcut otomobiller ve trafiğe yeni giren otomobil sayısını nasıl kontrol altına

alabiliriz?

Şehir içi yol kenarlarını, otopark alanı olmaktan nasıl kurtarırız?

Şehir içinde bir yere gidebilmek için, saatlerce trafikte kalmaktan nasıl kurtuluruz?

Sorularına cevap verilmesi gerekiyor.

Bunun için ilk akla gelen çözüm yolu, bu kadar çok aracın trafiğe çıkmamasıdır.

Otomobil ile ulaşım sağlanmak istendiğinde: “Otopark masrafı, yolların bakım onarımı

ve genişletilmesi, alt üst geçitler, yakıt masrafı, otomobil alımı, vergi ve sigorta ücreti

“ yapılan masrafları göze almak durumundayız.

Ayrıca; otomobillerin otopark sorununu çözebilmek için şehirler betonlaşmakta, yeşil

alanlar, yol kenarları otopark haline getirilmektedir. Öte yandan, kurşunsuz benzin

tüketimi az olduğundan, 2014 yılında da özellikle dizel otomobiller revaç kazanmış

olup, bu etkenler hava kirliliğini de artırmaktadır.

Toplu taşım araçları ile yapılabilecek ulaşımın, özel otomobiller ile yapılması

alışkanlığı; dünyada ve ülkemizde araç trafiğinde bir sürü problemi beraberinde

getirmektedir. Toplumda toplu taşım araçlarının kullanılması alışkanlık haline

getirilmeli, otomobil kullanma alışkanlığının değişmesi gerekmektedir.

Bazı şehir ve kazalara uydu fotoğrafı ile bakıldığında, bütün şehir içi yolların park

etmiş otomobiller ile dolu olduğu görülmektedir.

Belli bir zaman dilimi sonunda sadece yolların değil, yeşil alanların, parkların

otomobillerce işgal edildiği görülecektir.

Yurdumuzda dünyanın en pahalı akaryakıtı kullanılmaktadır. Pahalı akaryakıta

rağmen bu yoğunlukta otomobil kullanılıyor. Akaryakıtın ucuzlaması söz konusu

olursa, daha çok araç kullanılacağından trafik tamamen kilitlenebilir.

07.2010 Tarihi verilerine göre ülkemizde trafiğe kayıtlı araç sayısı 14.724.728 olup,

bunun 7.318.189 adedi otomobildir.

Trafiğe kayıtlı araç sayısı Nisan- 2014 ayı sonu itibarıyla 18.215.460 oldu. Burada

görüldüğü gibi 4 yılda ülkemiz trafiğine kayıtlı araç sayısında % 24 artış meydana

gelmiştir.

Otomobil kullanım alışkanlığının, ülkemiz ve dünya ölçeğinde bütün boyutları ile ele

alınarak, bundan kurtulmanın çareleri aranmalıdır.

Mustafa Yolcu

myolcu@ttmail.com


1676 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BİR SUBAYIN HATIRASI - 28/09/2020
Sizlere subay emeklisi bir arkadaşımın bana anlattığı, hatırasını paylaşmak istiyorum.
ADANA DA SU BASKINI - 22/09/2020
1980 Yılında Adana da su baskını olmuştu.
İSKİLİP İLÇEMİZDE TÜRK BOYLARININ İSİMLERİNİ TAŞIYAN YERLER: - 15/09/2020
Türk boyları Anadolu’nunçeşitli bölgelerine yerleşmiştir. Bir ili ele aldığımız ’da en fazla üç Türk boyunun olduğunu görürüz.
İYİMSERLİK- KÖTÜMSERLİK - 06/09/2020
Bazı ortamlarda ruhumuz kararır, oradan negatif enerji ile ayrılırız.
ANKARA HUKUK FAKÜLTESİ- YIL 1975 - 27/08/2020
Size Ankara hukuk Fakültesinde, halen Avukat bir arkadaşımın yaşamış olduğu bir olayı anlatacağım.
İSKİLİP TAŞ MEKTEP HATIRASI - 07/08/2018
ANAP’tan, 1987-1991 tarihleri arasında Çorum Milletvekili olan Mustafa Namlı, İskilip’te bulunan taş mektep ile ilgili hatırasını anlattı.
YAVUZ ASLAN ARGUN ABİ İLE HATIRALAR - 03/08/2018
Yavuz abi Mücadele hareketinin pratisyeni idi. Sorunlara çözüm bulan, birleştirendi.
SÖĞÜT GEZİSİ - 23/07/2018
15.07. 2018 Pazar günü, hemşerim Muhittin çağıl’ın düzenlediği tur ile, Söğüt ve Bilecik’e gittik.
ÇALIŞMAYAN ORGAN YOK OLUR - 05/07/2018
Otobüs durağında beklerken, 78 yaşlarında birisi ile sohbet ettik.
 Devamı