OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız sadece haber...


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
8° 0°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.36725.3887
Euro6.07136.0956
Halil MANUŞ
PERSPEKTİF
“ZULMÜ ALKIŞLAYAMAM, ZALİMİ ASLA SEVEMEM”
06/01/2014


Sevgili Dostlar;

 2013 yılını acısı ile tatlısı ile bitirdik. Senenin son ayı olan Aralık ayında Milli şairimiz 

Mehmet Akif Ersoy’u da anmayı unutmadık. Hemen her anma toplantısında Akif’in 

şiirlerinden örnekler verilirken özellikle şu şiiri vurucu tonlamalarla seslendirildi:

“Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem; 

Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem. 

Biri ecdadıma saldırdı mı, hatta boğarım! ... 

-Boğamazsın ki! 

-Hiç olmazsa yanımdan kovarım. 

Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam; 

Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam. 

Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale; 

Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale! 

Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum? 

Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum! 

Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim, 

Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim! 

Adam aldırmada geç git! , diyemem aldırırım. 

Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!”

 Bu şiirle her ne kadar Akif’in düşünce yapısı anlatılmaya çalışılıyorsa da; aslında, 

millete bir mesaj verilmekte, haksızlık karşısında susmamaları, görecekleri çileler olsa 

bile hakkı tutup kaldırmaları istenmekte. Zaten şiiri yazan Akif’te sırf bunu anlatmak için 

haykırırcasına bir dil kullanmış.

 2013’ün 27 Aralık günü bu kutlamalar yapılırken; daha on gün öncesi yurtta, devletin 

birçok bakanlarının da içinde olduğu bir operasyon başlatılmış, adına da YOLSUZLUK 

OPERASYONU denilmişti.

 Bizler sade bir vatandaş olarak gelişmeleri medyadan takip etmeye çalışıyoruz 

çalışmasına da; medyanın hiç biri aynı bilgiyi aynı doğrulukta vermiyor. Birinin “ak” 

dediğine diğeri “kara” diyor. Bu hazin tablo karşısında kime inanacağımızı şaşırır olduk. 

Öyle ki, daha dün birbirlerine övgü dolu methiyeler dizenler, birden bire aynı kişilere ağza 

alınmayacak çirkinlikte saldırır oldular. Bu davranışın millete faydalı olduğu aklı başında 

olanlarca kabul edilmesi düşünülemez. Olsa olsa, millet düşmanı şer odaklarının işine 

yarar ve ancak onları sevindirir.

 Mehmet Akif’i anma programlarında O’nun dilinden “Zulmü alkışlayamam, zalimi 

asla sevemem/ Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem…” dizelerini okumakla işler 

hallolmuyor ne yazık ki. Şiirde isteneni anlamadan dillendirmek, havanda su dövmeye 

benzer.

 Bu devlet bizim, bu vatan bizim. Başka da gidecek yerimiz yok. Hükümeti ile muhalefeti 

ile tek bir amacımız olmalı; o da, “millete daha iyi nasıl hizmet edebiliriz, millete yapılacak 

kötülükleri nasıl bertaraf edebiliriz” olmalı. Yoksa “ben nasıl olsa iktidarım her sözüm 

doğru, her işim haktır” veya “nasıl olsa muhalefetteyim, kaybedecek bir şeyim yok, iktidarın 

her işine kötü deyip çomak sokayım” mantığı ile hareket edecek olursak; önce fitne alır 

başını gider, sonra da içinde beraber yüzdüğümüz Türkiye gemisi öyle bir yara alır ki, 

batar gideriz de kimsenin umurunda olmaz. Olsa olsa sevinçlerinden dört köşe olurlar. 

 Konu ile ilgili “FİTNE DENİZ GİBİ DALGALANMAYA BAŞLADI” başlıklı yazısında 

Demokrat Eğitimciler Sendikası Osmancık İlçe Temsilcisi Sayın Sakin Karakaş, her 

düşünen vatandaş gibi düşünüyor ve soruyor bizimde merak ettiğimiz soruyu “ne oldu 

da birden bire her şey değişti?” Devamında “Dün kader birliği yapmış olan güzel insanlar 

şimdi “Gazete aboneliğini iptal ettirelim” ya da “Onlardan gelen hayır olmaz olsun” 

edebiyatına girdiler. Dün el ele kol kola ve gönül gönüle hareket edilen insanlar için bir 

anda “Yalakalar, çanak yalayıcılar” gibi sözler kullanmak ne derece doğru? Ne acıdır ki, 

fitne, fesat ve dedikodu müessesesi tıkır tıkır işliyor.” Diye sürdürüyor yazısını.

Aynı konu ile ilgili olarak Sayın Dr.Burhan Özfatura’ da “BİTMEYEN GERİLİM VE 

MAĞDURİYET SENARYOLARI…” başlıklı yazısında “Nedir, bu Dünya hırsı? Nedir, bu 

bitip tükenmek bilmeyen arzular? Nedir bu, “benden değilsen, düşmansın” politikaları?” 

diye soruyor ve hükümete bir hatırlatma yapıyor. Şöyle diyor yazının son yerlerine:

“Bugün için; alkış tutan, övgüler düzenleyen, kalabalıklara da pek güvenmeyiniz. Bizim 

muhafazakar kesimin, ne kadar ürkek olduğunu unutmayınız. 27 Mayıs ta Rahmetli 

Menderes’in / 12 Eylülde Merhum Erbakan’ın ne kadar desteksiz kaldığını hatırlayın. 

Cenab-ı Hak’kın ( CC) dışında, hiçbir gücün önemi olmadığını unutmayın. ( sıkıntıyı 

görünce, hepsi buhar olmuş , kaybolmuştu.)

 Hele hele; dalkavuklara, Cenab-ı Hak ( CC) korusun şirk kokan iltifatlara yüz 

vermeyiniz.( Lütfen Today’s Zaman ‘da 22 Aralık’ ta çıkan, Bülent Keneş imzalı yazıyı 

okuyunuz.) Kâinatın Efendisi ( SAV), “Kalbinde hardal tanesi kadar kibir olan, Cennete 

giremez” diye buyurduğu halde, aşağıdaki iğrenç sözleri söyleyenleri etrafınızdan kovunuz.

“- Gerekirse Başbakana secde bile ederim. /Başbakanımız, bizim için 2. Peygamberdir./ 

Hazreti Mehdi, R.T.Erdoğan ‘dır.inşeallah./ Erdoğan için , her gün 2 rekat şükür namazı 

kılınmalı./Erdoğan’ı halife-i ru-yi zemin olarak tanıyor be biat ediyorum./Rize , İstanbul ve 

Siirt mübarektir./ Sayın Başbakana dokunmak bile bence ibadettir./ Fatma ,birçok şeyden 

ayrılabilir. Ama AKP ‘den, Başbakanından ayrılamıyor. Fatma, canını Başbakan ve AKP 

ye kurban eder. / Kazlıçeşme meydanına gitmek, farz-ı ayndır./ Erdoğan, benim atamdır./ 

AKP li olmak, Başbakana nikahla bağlanmaktır./ Allaha yemin ederim ki, Erdoğan, 

Türkiye’nin ilelebet ,ezeli ve ebedi başkanıdır. “ vs. vs.

 Bunlar, ne iğrenç, ne dalkavukça sözlerdir? Rabbim korusun, tam anlamı ile ( En büyük 

günah olan) ŞİRK suçuna girmektedir.

 AKP içinde olan, yakından tanıdığım / sevdiğim / bir çok milletvekilinin suskun kalmasını, 

ibret ve üzüntü ile izliyorum. Bir anlamsız koltuk için değer mi ?

 Hani, haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandı?”

Sevgili Dostlar;

 Şair olup da bu olup bitenlerden etkilenmemek, duygulanmamak mümkün mü? 

Yüreğime düşen ateş beni yaka dursun, gönlüme düşenleri sizlerle paylaşıp yazıyı 

yorumlarınıza bırakıp noktalıyorum.

 

 DÜN İYİYDİM, BUGÜN KÖTÜ

Nasıl bir dünyaya geldim

Dün iyiydim, bugün kötü

Düşün düşün aklım yedim

Dün iyiydim, bugün kötü

“Gel” denildi mi koşardım

Engel tanımaz, aşardım

“Vatan” der, dolar taşardım

Dün iyiydim, bugün kötü

Ayırmadan hiçbir ferdi

Benimdi milletin derdi

Bizi böyle kimler gerdi?

Dün iyiydim, bugün kötü

Bu vatanın kuşu, kurdu

“Birlik” der, birlik solurdu

Beraber kurtardık yurdu

Dün iyiydim, bugün kötü

Halil, gör artık olanı

Dost, düşman kim? İyi tanı

Serden geçip koru vatanı

Dün iyiydim, bugün kötü


Paylaş | | Yorum Yaz
2017 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KÜSMEM, KÜSEMEM… - 16/11/2018
Grup Vitamin bir şarkısına:
ADINI TAŞLARA YAZDIRANLAR - 15/07/2018
Hayatta olmadık şey yok elbette.
DÖRTDÖRTLÜK DÖRT KELİME - 19/01/2018
Sevgili Dostlar,
EĞİTMEK Mİ ÖĞRETMEK Mİ? - 27/11/2017
Hani okullarımız açılırken “Eğitim Öğretim Yılı” diyoruz ya Hem eğitimi başa alıyor ve hem de öğretimsiz söylemiyoruz ya
ATIŞMA TADINDA DİLE DÜŞENLER - 02/11/2017
Sevgili Dostlar;
YİNE ŞEHİT YİNE YAS - 19/12/2016
Nasıl kahpelik bu
YASLI GİTTİM, ŞEN GELDİM… - 07/12/2016
“Yaslı gittim, şen geldim;
SEN YALNIZCA TEBLİĞ ET… - 28/11/2016
Dilimize “bildirme, bildiri, bildirim” olarak geçmiştir “Tebliğ” sözcüğü.
O BİR TÜRKİYE SEVDALISIYDI - 09/09/2016
“Sevdan ile sarhoş oldum Türkiye’m! Aklım aldın, bir hoş oldum Türkiye’m!”
 Devamı