OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız sadece haber...


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
8° 0°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.36725.3887
Euro6.07136.0956
Halil MANUŞ
PERSPEKTİF
VAZGEÇİLMEYEN NARGİLE TUTKUSU
11/09/2013

 

 

“Nargilemin marpucu da

Gümüştendir gümüşten

Beş değil on beş yıl olsa

Ben vazgeçmem bu işten”

 

 Bu sözler Yeni Türkü’nün Yedikule şarkısının bir dörtlüğü.

             Burada bizi ilgilendiren nargilenin gümüşü değil bizatihi kendisi yani nargile.

 

             O halde “Nedir nargile?” diyecek olursanız; Türk Dil Kurumunun Büyük Türkçe Sözlüğüne

bakalım derim.

 

            TDK tarifi ile nargile: Tömbeki denilen bir cins tütünün dumanının sudan geçirilerek içilmesini sağlayan araç.

 

             Yani bir tür tütünün araya bir araç konularak içilmesi esas olan.

 

            Dünya Sağlık Örgütü nargileyi “önlenmesi gereken ürün” listesine almıştır.

 

             Yönetmeliklere göre kapalı alanda nargile içilmemesi, 18 yaş altına satılmaması gerekmektedir.

 

             Kapalı alanlarda içilmemesi yasaklanmış olmasına rağmen, ne yazık ki bu yasak pek umursanmamakta…

 

             Kapalı ortamlarda içildiğinde ne gibi zararları olduğunu Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta şöyle uyarıyor:

            “Nargile kapalı ortamlarda sigaradan çok daha zararlı. Nargiledeki nikel, kobalt ve kurşun oranı sigaradan yüksek. Dolayısıyla sigaradan daha ciddi tedbirler almak gerekir. İnsanların sudan geçtiği için zehirli maddelerin emildiğini söylemesi kesinlikle doğru değil. Aksine nargile daha kısa sürede tüketildiği için kalıcı etkileri daha fazla”

 

             Hacettepe Üniversitesi'nin araştırmasına göre nargile dumanındaki zehirli maddelerin oldukça  korkutucu boyutta olduğu görülmektedir. Araştırmanın danışmanlığını yapan Prof. Dr. Nazmi Bilir; nargiledeki arsenik, nikel, kobalt, krom ve kurşun miktarının, sigara dumanındaki miktarlara göre çok yüksek olduğunu söylüyor. Örneğin, sigara dumanında 40-120 nanogram (miligramın binde biri) arsenik varken nargile dumanında bu miktar 165 ng. Bunun yanı sıra nargilede 6 bin 870 ng kurşun bulunuyor! Sigaradaki kurşun oranı ise 34-85 ng. Bu maddelerin tümü topraktan tütün bitkisine geçen ağır metaller. Ve hepsi "gerçek" birer zehir. Prof. Dr. Nazmi Bilir bu şekilde oran yapılırsa, nargilenin sigaradan 50 kat zararlı olabileceğini vurguluyor:

 

             Yeşilay Cemiyeti Başkanı Sayın Prof. Dr. M. İhsan Karaman da nargileden vazgeçemeyen bağımlıları “yanarak, nefes yoluyla alınan nargile insan sağlığına büyük zararlar vermekte, nikotin sebebiyle sigaradaki zararlar nargilede fazlasıyla var” diye uyarmakta.

 

             Peki, bu kadar zararlı olan bir maddenin içicileri kimlerdir diye hiç merak ettiniz mi? Zaten en korkunç olanı da burası.

 

             Yapılan araştırmalarda nargile kafelerin müdavimlerinin ortak özelliklerine bakıldığında neredeyse yarısının üniversite öğrencisi olduğu göze çarpıyor. Bunu yüzde 18'lik oranla lise öğrencileri ve yüzde 16'lık oranla üniversite mezunları izliyor.

 

            Nargilenin bir zararı daha var ki şimdiye kadar hep göz ardı edilmiş. O da, bir nargileyi yüzlerce hatta binlerce kişinin kullanması... Her ne kadar nargilenin ağızlığı ve suyu kişiden kişiye değişse de, dumanın geçtiği boru değişmiyor. Böyle olunca da nefes yoluyla bazı hastalıkların bulaşması mümkün hale geliyor. Uzmanlara göre nargile içen bir kişinin nefes yollarında bir mikroorganizma varsa, o nefes alıp verme sırasında boruya yerleşir ve bir sonraki kişiye geçer.

 

Şimdi eğri oturup doğru düşünme zamanı… Bütün ümitlerin gençliğe bağlandığı, vatanın gençlere emanet edileceği, geleceğimizin teminatı gençlerimiz bu gençler mi olmalı sizce? Hani “sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” diye atasözümüz de vardı bizim. Bu gençlerin vücutları bu kadar zehri aldıktan sonra kafalarının sağlam kalacağını kim iddia edebilir?

 

SON SÖZ: Nargilenizin marpucu değil gümüşten; altından olsa ne fark eder? Boru aynı boru kaldıktan sonra…

 

   Hoşça kalın… Nargilesiz sağlıcakla kalın

  

 

 

 



Paylaş | | Yorum Yaz
3114 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KÜSMEM, KÜSEMEM… - 16/11/2018
Grup Vitamin bir şarkısına:
ADINI TAŞLARA YAZDIRANLAR - 15/07/2018
Hayatta olmadık şey yok elbette.
DÖRTDÖRTLÜK DÖRT KELİME - 19/01/2018
Sevgili Dostlar,
EĞİTMEK Mİ ÖĞRETMEK Mİ? - 27/11/2017
Hani okullarımız açılırken “Eğitim Öğretim Yılı” diyoruz ya Hem eğitimi başa alıyor ve hem de öğretimsiz söylemiyoruz ya
ATIŞMA TADINDA DİLE DÜŞENLER - 02/11/2017
Sevgili Dostlar;
YİNE ŞEHİT YİNE YAS - 19/12/2016
Nasıl kahpelik bu
YASLI GİTTİM, ŞEN GELDİM… - 07/12/2016
“Yaslı gittim, şen geldim;
SEN YALNIZCA TEBLİĞ ET… - 28/11/2016
Dilimize “bildirme, bildiri, bildirim” olarak geçmiştir “Tebliğ” sözcüğü.
O BİR TÜRKİYE SEVDALISIYDI - 09/09/2016
“Sevdan ile sarhoş oldum Türkiye’m! Aklım aldın, bir hoş oldum Türkiye’m!”
 Devamı