OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız sadece haber...


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
8° 0°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.36725.3887
Euro6.07136.0956
Halil MANUŞ
PERSPEKTİF
DİL ve KÜLTÜR FESTİVALİ YA DA TÜRKÇE OLİMPİYATLARI
12/06/2013

        Yıllar önce bir ferman okumuş, okurken tüylerim diken diken olmuş, o zamanda nasıl olur diye hayrete kapılmıştım. Daha sonraları ferman değilse de fermanı arayan, fermandakileri duyup bilenleri arayan bir yazı okudum. Yazı şöyle başlıyordu:

 

"Karamanoğlu Mehmet Beyi arıyorum.

Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?

Bir ferman yayımlamıştı;

 

Bu günden sonra divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste, meydanda

Türkçeden başka dil konuşulmaya diye,

Hatırlayanınız var mı?"

 

         İşte o yazıyı okur okumaz, yıllar önce okuduğum Karamanoğlu Mehmet Bey’in fermanını hatırlamış, o heyecanla başlamıştım yazmaya.

 

Anne konuşurken

Dil, Türkçe olmalı

Sarılıp okşarken

El, Türkçe olmalı

 

Sırtımdaki aba

Odamdaki soba

Kazma, kürek, yaba

Bel, Türkçe olmalı…

 

         Aradan kaç yıl geçti bilmiyorum ama benim şiirsel ifade ettiğim aslında bir yakarıştı, bir duaydı. En azından yazdıklarıma sadık kalabilmenin gayreti ile ne yazmışsam Türkçe yazmaya özen gösterdim, bilerek yabancı kelime kullanmamaya gayret ettim, edeceğim de.

 

         Yüce yaratanın neyi ne zaman ve nerede, kime yaptıracağını kimse bilemez. Bakarsın dünyanın bir ucundaki herhangi birine dua ettirir, dünyanın diğer ucundaki herhangi birine o duanın gerçekleştirilmesi azmini, gayretini verir. Yeri gelir hayal edenler gerçekleştirenlere candan teşekkür eder.

 

         İşte bundan tam 11 yıl önce dünyanın diğer ucunda bir yerlerde de Karamanoğlu Mehmet Beyin fermanının yankısı yankılanmış olmalı ki; bu konuda ne yapabiliriz derdine düşülmüş, farklı diller ve farklı kültürlerin arasında da olunsa “Türk’üz, türkü çığırırız” diyerek Türkçe şarkılar, türküler, halaylar öğretilmeye başlanmış. Milli Marşımız uzak diyarlarda Türkçe bilmeyenlere öğretilip Türkçe söyletilmiş. Bir kıvılcım çakılmış yangın bekleyen kavruk gönüllere. Bu kıvılcım öyle bir alev almış ki; bir, iki, üç, beş, on, elli, yüz derken tam 140 ülkeye sıçramış, hatta daha kaç ülkeye sıçrayacağı tahmin bile edilemez olmuş.

 

         Geçen yıl bu yangının alazları Çorum’a da gelmişti. “Çivi çiviyi söker” “Donanı buz ile ovarlar” diyerek yürek yangınlığımı söndürme gayreti ile alazların olduğu stada koşmuştum. Gökten öyle bir rahmet yağıyordu ki bu yürek yangını Türkçe sevdalıları üzerine her biri sırılsıklam olmuştu. Yüreklere bir nebze olsun serinlik vermişti.

 

         Aradan bir yıl geçti. Ne tesadüftür ki, bu yılda gökten yağan rahmet Türkçe sevdalılarına hal dili ile hoş geldiniz diye indi sanki göklerden. Artık on yıl geride bırakılmış, nice on yıllara göz dikilmişti. Uluslar arası bir hüviyet kazanmış, evrensel barışa doğru emin adımlarla ilerliyorlardı. Onlar sayesinde beklide olimpiyat adı daha bir anlam kazandı.

 

         Bu muhteşem güzellik yalnız Çorum'da değil, Trabzon'da, Samsun'da Sivas'ta, Ankara'da, İstanbul'da kısaca Türkiye’min dört bir köşesinde bu heyecan yaşanıyor. Bu işin kolay olmayacağını çok iyi bilenlerdenim. Bu iş ancak “Aşk” ile olabilir, “sevda” ile olabilir. Bu sevda memleket sevdası, bu sevda Türkçe sevdasıdır. “Gelin bir dünya kuralım içinde barış olsun, kardeşlik olsun, dostluk olsun, huzur olsun” diyen ve böyle bir medeniyet düşüncesini ortaya koyan gönüller mimarı Sayın Muhterem Fethullah Hocaefendi’ye buradan şükranlarımı arz ediyor, gelecek yılın heyecanını şimdiden yaşamaya başladığımı belirtirken onlar sayesinde anlam kazanan olimpiyatlar için duygularımı sizlerle paylaşmaktan onur duyuyor, saygılar sunuyorum.

 

TÜRKÇE OLİMPİYATLARI

 

Evrensel barış dilidir

Türkçe olimpiyatları

Dostluk, kardeşlik selidir

Türkçe olimpiyatları

 

Üç, beş değil; yüz kırk ülke

Kenetlenip olmuş halka

Artık ‘o’ tanınmış marka

Türkçe olimpiyatları

 

Elde bayrak dilde Türkçe

Önden gittiler yiğitçe

Aşk ile yeşeren bahçe

Türkçe olimpiyatları

 

Basılmış bir kere buton

Ateşlenmiş Türkçe balon

Almaz olmuş oda, salon

Türkçe olimpiyatları

 

HALİL MANUŞ

 

 



Paylaş | | Yorum Yaz
1602 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KÜSMEM, KÜSEMEM… - 16/11/2018
Grup Vitamin bir şarkısına:
ADINI TAŞLARA YAZDIRANLAR - 15/07/2018
Hayatta olmadık şey yok elbette.
DÖRTDÖRTLÜK DÖRT KELİME - 19/01/2018
Sevgili Dostlar,
EĞİTMEK Mİ ÖĞRETMEK Mİ? - 27/11/2017
Hani okullarımız açılırken “Eğitim Öğretim Yılı” diyoruz ya Hem eğitimi başa alıyor ve hem de öğretimsiz söylemiyoruz ya
ATIŞMA TADINDA DİLE DÜŞENLER - 02/11/2017
Sevgili Dostlar;
YİNE ŞEHİT YİNE YAS - 19/12/2016
Nasıl kahpelik bu
YASLI GİTTİM, ŞEN GELDİM… - 07/12/2016
“Yaslı gittim, şen geldim;
SEN YALNIZCA TEBLİĞ ET… - 28/11/2016
Dilimize “bildirme, bildiri, bildirim” olarak geçmiştir “Tebliğ” sözcüğü.
O BİR TÜRKİYE SEVDALISIYDI - 09/09/2016
“Sevdan ile sarhoş oldum Türkiye’m! Aklım aldın, bir hoş oldum Türkiye’m!”
 Devamı