OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız sadece haber...


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
8° 0°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.36725.3887
Euro6.07136.0956
Halil MANUŞ
PERSPEKTİF
IRKINA İHANET EDENİN SONU
14/12/2013


Sevgili Dostlar;

Bugün sizlerle bir şiir paylaşacağım. Bu şiir öyle gelişi güzel seçilmiş bir şiir değil. Zaten 

okuyunca sizler ne denmek istediğini anlayacaksınız. Bakalım seçimim isabetli olmuş mu?

IRKA İHANET

Kalabalık bir pazar yerinin köşesinde; 

Üç beş kafes içinde, keklikler duruyordu. 

Sıcak temmuz gününün, yakıcı güneşinde; 

Belli ki, yaşlı adam, bunları satıyordu. 

İnsanlar gelip geçer; bakarlar tutsaklara; 

Kekliklere azat yok; para, para, ah para! 

Bir genç, müşteri olup, yöneldi ihtiyara; 

Adama, kekliklerin fiyatlarını sordu: 

İhtiyar, göstererek kekliklerden birini: 

'Bunun değeri yüzdür; diğerlerinin yirmi.' 

Gencin merakı arttı; 'Hepsi keklik değil mi? ' 

İhtiyar, oturduğu iskemleden doğruldu. 

Dedi ki: 'Bak evladım; bu keklik ötücüdür, 

Şayet onu alırsan, avcı kadar iş görür. 

Sesiyle keklikleri tuzağına düşürür.' 

Genç başını salladı; mevzuyu anlıyordu... 

Genç, cebine elini atarak, ihtiyara; 

Kekliğin bedelini uzattı; tam yüz lira. 

Aldı, yüzlük kafesin kulpunu avucuna; 

Başını eğdi öne; bir an ruhu tutuldu! 

Sözüm ona; almıştı kekliklerin hasını, 

Sonra açtı aniden, kafesin kapısını; 

Bir hışımla kopardı kekliğin kafasını! 

'Bu, ırka ihanetin cezasıdır! ' diyordu! 

 Halil GÜLŞEN

Bu şiir Alaca Belediyesinin Kültür Sanat Yayınları Şiir Dizisi hizmeti olarak yayına sunduğu 

“SEN GÜLDÜKÇE UZAKLARDAN” adlı kitabın yazarı Eğitimci Şair Sayın Halil Gülşen’ den seçildi. Kitapta 

bu şiir olmamakla birlikte daha bunun ders verici, insanı düşündürücü, düşündürürken de bazen 

güldürücü bazen hüzünlendirici pek çok şiir var. Takdim yazısında şair için “Halil Gülşen’in sade, 

samimi ve hikâye etmeye yatkın şiir üslubuyla, okuyucuyu ibretlik tebessümlerin tiryakisi yapacak 

şiirlerinden büyük keyif alacağını umuyoruz. Gülşen’in kimi kurgularının gerçek hayattan, hatıralardan 

alındığını belirtmek istiyoruz ki, bu Gülşen’in şiir üslubu hakkında anahtar bir bilgi mahiyetindedir.” 

Denilmektedir.

Şair Halil Gülşen aslen Mersin Erdemlili olup, Erzurum Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat 

Fakültesi Sanat Tarihi Bölümünden mezun olmuş, uzun yıllardır da Çorum Alaca’da Öğretmen olarak 

görev yapmaktadır. “Sen Güldükçe Uzaklardan” şairin ilk şiir kitabıdır. Bu vesile ile buradan şairimizi 

bu ilk eseri için kutluyor, daha bunun gibi pek çok eserler vermesini temenni ederken sabırsızlıkla da 

bekliyor olduğumuzun bilinmesini istiyorum.

Bu şiiri okuyunca şanlı tarihimizin altın sayfalarında Türkün büyüklüğünü, asaletini, millet 

sevdasını ve kendi ırkına karşı duruşunu anlatan, Yavuz Sultan Selim için söylenen bir hikâye hatırıma 

düştü. Kim bilir belki şairde bu hikâyeyi biliyordur ve şiirini bunun üzerine kurgulamış ve yazmıştır.

Çokta iyi düşünmüş, iyi ki de yazmış. Çünkü tarihimizi severek öğrenmenin çilesi çekilmiş 

olmalı. Uzun uzadıya kronolojik tarih dersleri bazen eğitici olmaktan çıkıp itici bir hal alabiliyor. Birde 

tarih bilgisi sadece tarih derslerinde görüldüğünde çabuk unutulabiliyor. Burada olduğu gibi Türkçe 

derslerinde şiir tahlilleri yapılırken, böyle şiirler seçilir, öğrenciye ezberlettirilir ve tahlili yaptırılırsa, 

hem şiir olarak konu işlenmiş olur ve hem de tarihimizin güzellikleri, genç beyinlere nakşedilmiş olur. 

Şimdi Yavuz Sultan Selim’in hikâyesini yazıp sözümüze nokta koyalım mı ne dersiniz?

 “Bir Gün Yavuz Sultan Selim pazarın birini gezmeye karar verir ve saka kuşlarının satıldığı bir 

tezgâha yönelir. Bütün sakalar 1 altındır fakat bir tanesi ayrı bir kafes içinde ve 50 altındır.

Yavuz Sultan Selim sorar:

-Bunlar 1 altın da bu neden 50 altın?

Satıcı:

-Hünkârım 50 altınlık olan ötüşüyle diğer saka kuşlarını kendine çeker ve yakalanmalarını sağlar.

Yavuz Sultan Selim 100 altını çıkarıp adama verir ve “ver o kuşu bana” der.

Herkes şaşkınlık içinde ne yapacak acaba koca padişah bir saka kuşunu diye düşünürken, Yavuz Sultan 

Selim kuşun kafasını tuttuğu gibi gövdesinden ayırı verir ve der ki:

-KENDİ IRKINA İHANET EDENİN SONU BUDUR!!!"


Paylaş | | Yorum Yaz
1838 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KÜSMEM, KÜSEMEM… - 16/11/2018
Grup Vitamin bir şarkısına:
ADINI TAŞLARA YAZDIRANLAR - 15/07/2018
Hayatta olmadık şey yok elbette.
DÖRTDÖRTLÜK DÖRT KELİME - 19/01/2018
Sevgili Dostlar,
EĞİTMEK Mİ ÖĞRETMEK Mİ? - 27/11/2017
Hani okullarımız açılırken “Eğitim Öğretim Yılı” diyoruz ya Hem eğitimi başa alıyor ve hem de öğretimsiz söylemiyoruz ya
ATIŞMA TADINDA DİLE DÜŞENLER - 02/11/2017
Sevgili Dostlar;
YİNE ŞEHİT YİNE YAS - 19/12/2016
Nasıl kahpelik bu
YASLI GİTTİM, ŞEN GELDİM… - 07/12/2016
“Yaslı gittim, şen geldim;
SEN YALNIZCA TEBLİĞ ET… - 28/11/2016
Dilimize “bildirme, bildiri, bildirim” olarak geçmiştir “Tebliğ” sözcüğü.
O BİR TÜRKİYE SEVDALISIYDI - 09/09/2016
“Sevdan ile sarhoş oldum Türkiye’m! Aklım aldın, bir hoş oldum Türkiye’m!”
 Devamı