• OSMANCIK GÜNDEM 
    Hızlı, Doğru ve Tarafsız Sadece Haber

 

Duyurular
Takvim
Saat
Tülay HERGÜNLÜ
PRİZMA
Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ ü halk uğurladı…
25/06/2016
Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ ü halk uğurladı…
 
Öztürk Hoca’nın cenazesine gidiyoruz… Otobüs durağında cami için adres tarifi alırken yanımıza sıradan, orta halli bir kadın yaklaştı; “Ben de o camiye gideceğim, benimle
 gelin, sizi götürürüm” dedi ve ilave etti; “Yaşar Nuri Öztürk’ ün cenazesine gideceğim. Çok seviyorum, cenazesine katılmak istedim.”
 
Otobüs geldi, bindik; şoföre ineceğimiz durağı sorarken iki erkek yanımıza yaklaştı ve
 
“Biz de o camiye gidiyoruz; aynı durakta ineceğiz, Yaşar Nuri Öztürk hocanın cenazesine
 
gidiyoruz” dediler. Yine sıradan ve yine orta halli iki vatandaş…
 
Hep birlikte caminin önünde indik. Saat 11 civarıydı ve cenazenin kalkmasına üç
 
saatten fazla bir zaman olmasına rağmen cami avlusu ve civarı neredeyse dolmak üzereydi.
 
Biraz dolaştık, vatandaşları gözlemledik; pek çoğu sıradan ve orta halli… Cami girişinde
 
üzerinde hocanın fotoğrafı olan beyaz bir şapka dağıtılıyordu. Hava çok sıcaktı ve güneş
 
neredeyse tepemizi delecek kadar yakıcıydı. Bu şapka olayını kim düşündüyse çok iyi
 
düşünmüştü.
 
Hocanın tabutunun yanına gittik, ailesine baş sağlığı diledik. Gelen çelenklere baktık.
 
Hükümet erkânından, TBMM hariç bir tek çelenk bile yoktu. Etrafı incelerken yakınımızdan
 
geçirilen büyükçe bir çelenk dikkatimizi çekti. Kimden geldiğine baktık; çelengin önünde,
 
“Türk Ortodoks Patrikhanesi” yazıyordu…
 
Cuma Namazı saati yaklaşıyordu. Birden arkadaşlarıma dedim ki; “Cuma ve cenaze
 
namazının kadınlara farz olduğunu ilk kez hocanın ağzından duyduk. Hadi gelin burada bir
 
ilki gerçekleştirelim ve biz de Cuma namazını kılalım.” Herkes kabul etti. Hep istediğimiz
 
ama belki de alışkanlık olmadığı için ihmal ettiğimiz Cuma namazını kıldık. Hoca, Türk
 
Bayrağı’na sarılmış tabutu ile musalla taşında beklerken…
 
Giderayak yine üzerimizde bir hakkını bırakmıştı…
 
Dışarı çıktığımızda adım atacak hatta nefes dahi alacak yer kalmamıştı. Cenaze
 
namazı için zar zor en arkalarda yer bulabildik. Caminin hoparlör sisteminde bir sıkıntı vardı
 
ses arkalara gelmiyordu. Halk bu durumu ıslık çalarak ve el çırparak protesto etti. Sonuçta
 
kadın-erkek birlikte cenaze namazı kılındı; haklar en yüksek perdeden çıkan seslerle helal
 
edildi. O hınca hınç kalabalığın arasından tabut eller üstünde yükseldi. Adeta bir insan seli,
 
hocayı uğurlamak için tabutun ardından akmaya başladı. Biz de ardından ilerlemeye
 
çalışıyorduk. Cami dışına çıktığımız zaman gördüğümüz manzara inanılmazdı… Vatandaşlar
 
camiyi çevreleyen duvarların üstüne kadar çıkmış, hocayı uğurluyorlardı. Caddeye çıktık,
 
trafik durmuştu. Cenaze arabasının gelmesini bekledik. Araba güç bela caddeye inebildi;
 
Ardından sessiz, sedasız biraz da gizlice el sallayıp, veda ettik; sanki bizi görüyormuş gibi…
 
Araç bulabilen vatandaşlar Kozluca mezarlığına kadar gittiler, biz ne yazık ki
 
gidemedik. Üsküdar Belediyesi’nin vatandaşlara araç tahsis etmek gibi bir hizmeti olabilirdi
 
ama onlar malûm, bindirilmiş kıtaları taşımakla vazifeli oldukları için böyle bir hizmeti
 
beklemek anlamsızdı.
 
Şimdi bütün bunları neden yazdım?
 
Yandaş ve kindar basında çirkin bir iddiada bulunuldu; “Yaşar Nuri Öztürk’ ün cenaze
 
namazı kılınacak mı?”
 
Hz. Peygamberimizin Beytül Mal’ dan yani devlet malından yiyenlerin, aşıranların
 
Gulul Suçu işlediği için cenaze namazını kılmadığı bilinmektedir. Gulul, kamu malı talanı
 
yapanların işlediği suça verilen ad. Gulul suçunun, işleyenleri cehenneme götüreceğini
 
gösteren Kur’ân ve sünnete dayanaklı bilgiler vardır. (Buhari)
 
Hani o, “ölemedi” “ölmek için dua ediyor” gibi; bırakın bir Müslüman’a, insanım
 
diyen hiç kimseye yakışmayacak çirkinlikte sözler sarf edenlere de hatırlatmak isterim;
 
Prof Dr. Yaşar Nuri Öztürk, Kur’ân’-ı Kerîm’in indirilmeye başlandığı Ramazan
 
ayında öldü ve Cuma günü gömüldü. Yani Yüce Allah, Ramazan ayı’nda ölmesini uygun
 
görmüş olabilir mi? Bu da Kur’ân’ a yaptığı hizmetlerin onaylandığına işaret eder; elbette
 
işin doğrusunu sadece Yüce Allah bilir…
 
Yani ağzından kin ve nefret köpükleri saçan kara yobazlara dememiz o ki;
 
Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ ün cenaze namazı kılındı ve o’nu bindirilmiş kıtalar değil,
 
yurdun dört bir yanından kendi imkânlarıyla ve birilerinin baskısıyla değil, sadece kendi
 
istekleriyle cenazeye gelen binlerce vatandaş uğurladı. Kadınıyla, erkeğiyle; Alevi’si,
 
Sünni’si, Laz’ı, Kür’dü Çerkez’i, Müslimi, gayrimüslimiyle; samimi yüreklerini ortaya koyan
 
Türk vatandaşları…
 
İşte bu gerçekleri yazmayı, bana da hizmeti dokunmuş olan bir İslam bilgininin
 
üzerime yüklediği bir görev olarak gördüğüm için yazdım! Bir vefa borcu olarak küçük bir
 
hizmetim dokunsun istedim.
 
*
 
Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ e Allah’tan rahmet, ailesine, sevenlerine, Türkiye’ye ve
 
tüm İslam Âlemi’ne baş sağlığı diliyorum. Mekânı Cennet olsun!
 
Tülay Hergünlü
 
İstanbul, 25 Haziran 2016


943 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Emperyalizm, kaos ortamını sever - 08/02/2021
Cumhurbaşkanlığı kararıyla Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan rektörü öğrenciler kabul etmedi. Onlar, “atanmış” değil, seçilmiş bir rektör istedikleri için eylem kararı aldılar.
Bekledim de gelemedin - 03/02/2021
Covit-19 salgını başladığından itibaren gelişmiş ülkeler aşı çalışmalarına başladı.
Atatürk ile aldatmak - 23/01/2021
Yirmili yaşlarda bir genç Atatürk heykellerine saldırmış, zarar vermiş.
İnsan ve hür irade - 14/12/2020
“Zorlama, insanın yaradılışına aykırı bir tutumdur.
Son nefesine kadar “Vatan” için çarpan bir yürektir, Atatürk - 10/11/2020
“İstiklâl Savaşı’nın yılmaz komutanı,
Türkiye’nin döviz ile dayanılmaz imtihanı - 08/11/2020
Tarih: 1 Kasım 2002
Türk milleti, acılarda birleşmeyi biliyor - 03/11/2020
Depremler bu ülke insanının birbirine nasıl kenetlenebildiğini gösteren en acı örnekler.
Bekir Coşkun’un ardından - 23/10/2020
Uzun süredir kanser tedavisi gören Sözcü Gazetesi yazarı Bekir Coşkun, önceki akşam vefat etti.
30 Ağustos Zafer Bayramı ve Malazgirt - 27/08/2020
1921 ve 1922 yılları Türkiye Cumhuriyeti’nin askerî zaferlerle süslenmiş yıllarıdır.
 Devamı
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar8.23998.2729
Euro10.021410.0616
Hava Durumu
Üyelik Girişi