• OSMANCIK GÜNDEM 
    Hızlı, Doğru ve Tarafsız Sadece Haber

 

Duyurular
Takvim
Saat
Tülay HERGÜNLÜ
PRİZMA
Deniz Seki olayının topluma yansıması
09/06/2017

Pop şarkıcısının uzun zamandır başı uyuşturucu ile belada. Bu nedenle iki kez cezaevine girdi.  Sonuncusunda 2,5 yıl yattı ve geçtiğimiz günlerde de çıktı.  Çıktı çıkmasına da o nasıl bir tantanalı çıkıştır, hayret etmemek mümkün değil... Cezaevinin önü konser salonu gibiydi. Şarkıcının hayranları çığlık çığlığa onu bekliyorlardı. Alkışlarla karşılanan şarkıcı, aynı günün akşamı anlı şanlı ulusal televizyonlarımızın ana haber programlarında da konu edildi. Zaten günler öncesinde cezaevinden çıkacağı haberleri basında da yer almıştı. Sanırsınız ki filanca yerde konser verecek, bunun için halka duyuru yapılıyor. Oysaki kendisi, basbayağı uyuşturucudan hapis yatmış; yani suç işlemiş ve cezasını çekip çıkmış bir vatandaş.

“Suç işlemiş bir insanı KAHRAMANMIŞ GİBİ öyle bir lanse ediyorsunuz ki, ileride bunu çocuklarınıza nasıl anlatacaksınız?!”

Bu sözlerin sahibi İsa Altun. Kendisi eski narkotik polis emeklisi. Yıllardır “Bağımlılık kültürü” üzerine araştırmalar yapıyor. Gençlere ve ailelere yönelik kendi imkânları ile bastırdığı “ Ortam Sanal Suç Gerçek”, “Bir Kereden Çok Şey Olur”, “ Bonzai” ve “Kod Adı Beyaz Ölüm” isimli dört kitabı var; beşinci kitabı “Tehlike Bir Sokak Ötede” ise yakında çıkacak.  

İsa Altun, sosyal medyada tepkisini şu cümlelerle dile getiriyor:  

“1992 yılından bu yana madde bağımlılığı ile ilgili görev aldığım şubelerde, adliyelerde, yaşadıklarımı, tecrübelerimi, gözlemlerimi yerel ve ulusal mecralarda yazdım, yazıyorum. Çünkü sahadayım… Ateşin tadını yanan biliyor. Gittiğim bir operasyonda annesine 'Bilsem ki senin karnında madde var karnını bile deşer o maddeyi alırım"' diyen bağımlının feryadı hâlâ kulaklarımda.. ‘MADDE BAĞIMLILIĞI’ konulu 5 kitap kaleme aldım. Bu kitaplardan binlercesini dağıttım. Belki bir çocuğa ya da aileye faydam olur diyerek... Gencecik yaşta bağımlılık yüzünden hayatını kaybeden çocukların yaşadıklarına şahit oldum ve oluyorum. Torbacıya iç çamaşırını veren, evindeki makarnayı, salçayı teslim eden bağımlılar var bu ülkede. Gittiğim seminer ve toplantılarda uyarıyorum: 'Aman haaa!!! Şurada hata yapmayın, aman haaa!!! çocuğunuza sahip çıkın; siz sahip çıkmazsanız, terör örgütleri ya da çeteler sahip çıkar'…” diyen İsa Altun, yeni çıkacak kitabından da bahsederek şöyle sitem ediyor;

“Bilhassa son olarak kaleme aldığım ' Tehlike Bir Sokak Ötede' isimli eseri uzun yıllar emek vererek Akademisyen, Yargıç ve Hukukçu büyüklerim ile birlikte kaleme adım. Ulusal basın yayın organlarında ricalarıma rağmen tek satır haber olmadı. Olamadı inanın. Bu ülkede ‘UYUŞTURUCU VAHŞETİNİ’ gündeme getirmek için illaki bir sanatçının ölmesi ya da tutuklanması mı gerekiyor; anlayabilmiş değilim… Bugün ismini vermek istemediğim bir şarkıcı için cezaevi önünde saatlerce gazeteci arkadaşları bekleten anlı şanlı medyamızın üst yönetimine şunu sormak benim de temel hakkımdır;

Suç işlemiş bir insanı ‘KAHRAMANMIŞ GİBİ’ öyle bir lanse ediyorsunuz ki, ileride bunu çocuklarınıza nasıl anlatacaksınız? Vicdanınız rahat mıdır? İddia ediyorum: çok değil, bir kaç sene sonra çalışmaya berber çırağı bile bulamayacaksınız bu ülkede... Gençler heba oluyor, gençler ölüyor; gençlere sahip çıkın... Bana günde en az 5 aile 'İsa bey çocuğumu kurtarın 'diye feryat ediyor... Madem siz kamu adına görev yapıyorsunuz elinizi vicdanınıza koyup öyle haber yapın... Bu konuda gündem oluşturun, açık oturumlar düzenleyin. Ağır cezalık bir suç işlemiş, toplum vicdanında yara almış insanı kahramanlaştırmak zorunda mısınız eyy anlı şanlı basın kuruluşları!

Haksız mı?

Cezaevinden çıkalı günler olmasına rağmen hâlâ basın da yer bulabilen pop şarkıcısı, hergün sıra sıra gelen şehit cenazelerinden, ya da katledilen zeytinliklerden daha fazla yer buluyor. Türkiye’de adı uyuşturucu ile anılan sanatçıların sayısı az değil. Bunların çoğu hergün diziler de, filmlerde seyircinin (gençlerin) karşısına çıkıyor. Hiçbir şey olmamış gibi sanat (!) hayatlarına devam ediyorlar. Bu ünlülerin sayesinde gençlik, uyuşturucu kullanımını normal bir şeymiş gibi algılıyor. Bu ülkede uyuşturucu dışında o kadar çok olumsuzluk, normal karşılanıyor ki! Örnek; televizyon dizilerindeki şiddet sahneleri…

Türkiye gençliğini kaybederse, kendisini de kaybeder. Ahlâk açısından çökmüş bir toplumdan ilimde ve bilim de ilerleme beklenemez. Burada en büyük görev Türk basınına düşüyor.

Sayın basın camiası; lütfen suç işlemiş sanatçıları, gençlerimize “kahramanmış” gibi göstermeyin! Gençliğin vebaline girmeyin!

Tülay Hergünlü

İstanbul, 8 Haziran 2017

 

 



974 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Emperyalizm, kaos ortamını sever - 08/02/2021
Cumhurbaşkanlığı kararıyla Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan rektörü öğrenciler kabul etmedi. Onlar, “atanmış” değil, seçilmiş bir rektör istedikleri için eylem kararı aldılar.
Bekledim de gelemedin - 03/02/2021
Covit-19 salgını başladığından itibaren gelişmiş ülkeler aşı çalışmalarına başladı.
Atatürk ile aldatmak - 23/01/2021
Yirmili yaşlarda bir genç Atatürk heykellerine saldırmış, zarar vermiş.
İnsan ve hür irade - 14/12/2020
“Zorlama, insanın yaradılışına aykırı bir tutumdur.
Son nefesine kadar “Vatan” için çarpan bir yürektir, Atatürk - 10/11/2020
“İstiklâl Savaşı’nın yılmaz komutanı,
Türkiye’nin döviz ile dayanılmaz imtihanı - 08/11/2020
Tarih: 1 Kasım 2002
Türk milleti, acılarda birleşmeyi biliyor - 03/11/2020
Depremler bu ülke insanının birbirine nasıl kenetlenebildiğini gösteren en acı örnekler.
Bekir Coşkun’un ardından - 23/10/2020
Uzun süredir kanser tedavisi gören Sözcü Gazetesi yazarı Bekir Coşkun, önceki akşam vefat etti.
30 Ağustos Zafer Bayramı ve Malazgirt - 27/08/2020
1921 ve 1922 yılları Türkiye Cumhuriyeti’nin askerî zaferlerle süslenmiş yıllarıdır.
 Devamı
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar8.23998.2729
Euro10.021410.0616
Hava Durumu
Üyelik Girişi