• OSMANCIK GÜNDEM 
    Hızlı, Doğru ve Tarafsız Sadece Haber

 

Duyurular
Takvim
Saat
Tülay HERGÜNLÜ
PRİZMA
Size yazıklar olsun!
07/09/2015
Dağlıca’dan acı haber geldi. PKK saldırdı. Çok sayıda şehit ve yaralı olduğu bildiriliyor.
 
7 Haziran seçimlerinden sonra birileri düğmeye bastı ve Türkiye 90 ‘lı yıllara geri 
 
döndürüldü. Oysaki terör 1999 yılında bitirilmiş, elebaşı yakalanmış ve İmralı’ya tıkılmıştı. 
 
Türkiye tam rahat bir nefes almışken, bu rahatlık uzun sürmedi. 2002 seçimlerinde AKP tek 
 
başına iktidara geldi ve terör yine yavaş yavaş tırmanmaya başladı… 
 
Bu iktidar zamanında ülkede neler yaşanmadı ki! Örgütün siyasi partisi palazlandı, güçlendi. 
 
80 vekil ile meclise girdi. Özerklik açıklamaları, Güneydoğu’nun “Kürdistan bölgesi” olduğu 
 
söylemleri, bölücübaşının yol haritaları,  “ortak vatan” söylemleri, yer isimlerinin Kürtçe 
 
olarak değiştirilmesi, Kürt alfabesinde yer alan harflerin kullanımının serbest bırakılması,  
 
kendi bayraklarını kullanmaya kalkışmaları, Türk bayraklarını indirmeler, yakmalar, 
 
ayakaltında çiğnemeler. Yol kesmeler, kimlik kontrolleri, KCK şehir yapılanmaları,  Habur ve 
 
Dağlıca skandalları. Örgüt mensupları ile Oslo’da başlatılan üst düzey görüşmeler, örgütün 
 
vekillerinin devleti tehditleri…
 
Ergenekon, Balyoz, Arınç’a suikast, casusluk ve daha pek çok düzmece iddialarla Türk 
 
Ordusu’na kurulan kumpaslar.  Ordunun komuta kademesinin çökertilmesi... Atatürkçü, 
 
ulusalcı gazeteci, yazar, çizer, avukat, rektör kim varsa hepsinin Silivri’ye atılması.
 
Ve… Çözüm süreci…
 
Çözüm süreci denilen ihanet sürecinde askere” müdahale etmeme!” emri verildi. Örgüt silah 
 
bırakacağına, çözüm sürecini fırsat bildi ve ülkenin dört bir yanına silah stokladı. Askerin 
 
gözünün önünde hücre evleri oluşturuldu. Jandarma, İçişleri Bakanlığı’nın emrine verildi. 
 
Asker ise valilerin…
 
Ve 7 Haziran seçimlerinde AKP tek başına iktidarı kaybetti. Ardından da çözüm süreci çöpe 
 
atıldı. Onun ardından şehit haberleri ardı ardına gelmeye başladı. 
 
Dağlıca saldırısının ardından Cumhur ekranlara çıktı ve ne dedi biliyor musunuz? 
 
"Çözüm Süreci aslında bunlar tarafından bir ihanetle değerlendirildi. Çözüm Süreci'ni bunlar 
 
adeta Güneydoğu'da, kısmen doğuda kendileri için silah stoklama süreci olarak 
 
değerlendirdiler ve çok ciddi bir silah stoklaması yaptılar. Burada bu süreç içerisinde, 
 
güvenlik güçlerimiz tabi 'herhangi bir çatışmaya, şuna buna girmeyelim' dediler ama 
 
daha sonra anladık ki bu süreç içerisinde bunlar bunu yaptılar." dedi.
 
Şimdi herkes elini vicdanına koysun ve Türkiye’yi yönetenlere şu soruları sorsun?
 
Bunlar silah stoklarken siz nerelerdeydiniz?
 
Asker “herhangi bir çatışmaya, şuna buna girmeyelim” kararını kendi başına mı aldı? Sizlerin 
 
bunda bir payınız yok mu?
 
Şimdi zurnanın zırt dediği yere gelelim.
 
Cumhur konuşmasına devam ediyor ve bakın neler söylüyor;
 
"Eğer 400 milletvekilliğini alabilecek veya bir anayasayı inşa edebilecek sayıyı bir siyasi parti 
 
yakalamış olsaydı durum bugün çok daha farklı olurdu. Her şeyden önce bir yeni Türkiye 
 
hareketini, bir adımını atmak için böyle bir şey çok çok önemliydi”
 
Yani iş dönüp dolaşıp şu 400 vekil olayına geliyor.
 
Eğer AKP 400 vekil alsaydı ve yeniden tek başına iktidara gelseydi bu çocuklar ölmeyecek 
 
miydi? 
 
Tek başına iktidara gelince, Anayasa’nın ilk üç maddesini mi değiştirecektiniz?
 
Çünkü Anayasa’nın ilk üç maddesi değişmeden başkanlık sistemine geçilemez, başkanlık 
 
sistemine geçilmeden de eyaletler sistemine ya da federatif bir yapıya geçilemez.
 
Federatif bir yapıya geçmek demek, Türkiye’nin fiilen parçalanması demek!
 
Anayasa’nın ilk üç maddesi değişmeden Oslo ya da başka kapalı kapılar ardında verilen 
 
sözler tutulamaz!
 
Plan bu muydu?
 
Eğer plan bu ise ve onlarca vatan evladı bu plan hayata geçirilemediği için ölüyorlarsa;
 
Size yazıklar olsun!
 
Hayat bu canların hesabını elbet bir gün soracaktır; öyle ya da böyle…
 
*
 
Şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve tüm Türkiye’ye baş sağlığı diliyorum.
 
Acınız, acımızdır…
 
Tülay Hergünlü
 
Çanakkale, 7 Eylül 2015


1397 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Emperyalizm, kaos ortamını sever - 08/02/2021
Cumhurbaşkanlığı kararıyla Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan rektörü öğrenciler kabul etmedi. Onlar, “atanmış” değil, seçilmiş bir rektör istedikleri için eylem kararı aldılar.
Bekledim de gelemedin - 03/02/2021
Covit-19 salgını başladığından itibaren gelişmiş ülkeler aşı çalışmalarına başladı.
Atatürk ile aldatmak - 23/01/2021
Yirmili yaşlarda bir genç Atatürk heykellerine saldırmış, zarar vermiş.
İnsan ve hür irade - 14/12/2020
“Zorlama, insanın yaradılışına aykırı bir tutumdur.
Son nefesine kadar “Vatan” için çarpan bir yürektir, Atatürk - 10/11/2020
“İstiklâl Savaşı’nın yılmaz komutanı,
Türkiye’nin döviz ile dayanılmaz imtihanı - 08/11/2020
Tarih: 1 Kasım 2002
Türk milleti, acılarda birleşmeyi biliyor - 03/11/2020
Depremler bu ülke insanının birbirine nasıl kenetlenebildiğini gösteren en acı örnekler.
Bekir Coşkun’un ardından - 23/10/2020
Uzun süredir kanser tedavisi gören Sözcü Gazetesi yazarı Bekir Coşkun, önceki akşam vefat etti.
30 Ağustos Zafer Bayramı ve Malazgirt - 27/08/2020
1921 ve 1922 yılları Türkiye Cumhuriyeti’nin askerî zaferlerle süslenmiş yıllarıdır.
 Devamı
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar8.23998.2729
Euro10.021410.0616
Hava Durumu
Üyelik Girişi