OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız  haber...

    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı
    • Osmancık'ın Dünya'ya Açılan Kapısı

DHA TEMSİLCİLİĞİ
Hava Durumu
Anlık
Yarın
2° -8°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35255.3740
Euro6.09876.1232
Furkan ÖKSÜZ
GENÇ BAKIŞ
ANADOLU’DAN SADE BİR VATANDAŞ...
08/06/2013

Sevgili dostlar, çok kıymetli Türkiyem...
 Son on gündür öyle bir harekete, direnişe, dostluğa ve kardeşliğe tanık oluyoruz ki, eminim bundan yıllar yıllar sonra bile gelecekte yankılanacak bu filizlenme, çok güzel ve ümit verici bir demokrasi özlemine gebe. Bu özlem ki, eminim son on yıldır hepimizin dört gözle beklediği bir mutlu sona ulaşacaktır. 
 Yaşanan olaylar konusunda sürekli olarak büyük bir haz ve keyifle muhabbet ettiğim, bana hümanizm ve daha nice güzel şeyleri aşılayan, çok değerli bir dostumun görüşlerini sizlere sunmaya karar verdim bu yazımda... Bana olduğu gibi sizlere de farklı bir görüş ve bakış açısı sunacak olan değerli dostuma nezdinizde tekrar teşekkür ediyorum. 
 Sizleri kadim dostum Büşra Basar’ın naçizane yazısıyla baş başa bırakıyorum. Eminim olaylara bakış açınızı tekrar gözden geçirecek, konuşulan ve söylenenlerin aksine, samimi dili ve gerçek söylemleriyle Büşra’nın yazısını tekrar okumak isteyeceksiniz. Saygılarımla...
 
 
 
 
 
 
Merhaba; ben güzel ülkemizin kalbi, vicdanı olan Anadolu’dan sade bir VATANDAŞIM.
Başlıktan yanlış anlaşılmalara izin vermeyeyim. Elbette Türkiyemizin her sağduyulu vatandaşı öyle, sadece değerli yazarlarımızın Anadolu hakkında yazdıklarını kullandım.
İstanbul’a hiç gitmemiş olsam da yolum o medeniyet kokan tarih kokan kente hiç düşmemiş olsa da Gezi Parkı eylemini ve halk direnişini gönülden destekliyorum. İnsanların haklarını demokratik ve insancıl yollarla savunmasını sonuna kadar destekliyorum. Ama lütfen cennet ülkemize zarar verilmesin. İnsanlarımıza şiddet uygulanmasın, şiddet şiddeti doğurur, herkes birbirine kin ve nefretle bakar.
Ben muhafazakar bir ailede büyüdüm. Ailem hatta sülalem Ak partili. Aslında insanları sağ, sol, alevi, sünni, kürt, Türk v.b. ayırmak bana çok çirkin geliyor. Hem neden ayrılıyoruz ki özümüzde insan değil miyiz? Neden faşist, anarşist komünist oluyoruz illa bir -ist olacaksak neden hümanist olmuyoruz? Neden birbirimizi insan olduğumuz için saygı göstermiyoruz. Benim yaşım o olaylara yetmiyor ama bundan 30 yıl öncesinden niçin ders alınmıyor. Çevremde geçmişten yara alan insanlar var ve yara almış bir şehirde yaşıyorum. Çoğu insanın önemsemediği bu şehirde (ayrım yaparak tanımlamak istemiyorum ama) aleviler de sünniler de barış içinde medenice yaşıyor. Neden ülke olarak aynı olamıyoruz birlikte yaşayamıyoruz. Yine geçmişte muhafazakar kesim çok zulüm görmüş, dışlanmış, ötekileştirilmiş ama böyle yaparak zulmeden den hiç bir farkı kalmıyor. Zulmün hiçbir toplumda, hiç bir ideolojide yeri yok. Bu insanlıkla ilgili bir eksiklik , merhamet eksikliği…
Merhamet eksikliği demişken polisin masum insanlara, sadece demokratik bir şekilde hakkını savunan insanlara şiddet uygulaması kabul edilemez. Polisin görevi bu değil. Yakıp yıkan halkı provoke eden kötü niyetli insanlar dışında. Belki biraz acımasız oldu ama hiçbir suç cezasız kalmamalı. Aynı zamanda suç işleyen poliste cezasız kalmamalı. Kendim şahit olduğum bir olayı da paylaşmak isterim. 31 Mayıs’ta tesadüfen Ankara’da bulunuyordum. kaldığım ev eylemcilerin geçiş güzergahında stratejik olarak polisin yoğun olduğu bir yerdi. Bir takım olaylar oldu ama polis müdahale etmedi. Yine yaşadığım yerde bir gösteri ve polis medenice davranıp orantısız güç kullanmadı. Benim bu konudaki temennim bir grup merhametsiz polisin yaptığı tercih, bütün polis teşkilatına kesilmemeli. Sonuçta onlar ülke içi huzuru sağlayan ve bizim güvenliğimizden sorumlu olan vatandaşlarımız. Vatandaş kelimesini hayatımda ilk defa bu kadar çok kullandım ama ülke olarak bu kelimenin vurgulanmasına çok ihtiyacımız var.
Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ” %50′yi evlerinde zor tutuyoruz” sözü çok rencide ediciydi. Oyumuzu vermemiz irademizi de verdiğimiz anlamına gelmez. Bazı fotoğraflar yayınlandı bir grup eylemci Allah’ın evinde ayakkabılar ve ellerinde bira şişeleriyle girmiş. Çok çirkin bir görüntüydü aynı zamanda provoke edici. Bu çok hassas bir konu. Cami imamının yaptığı açıklamaya göre; Göstericilerin, polisin attığı gazın etkisinden kurtulmak için camiye sığındıklarını ve camiye tıbbi malzeme stoku yaptığını, sağlık ekiplerinin yaralılara tıbbi müdahalede bulunduğunu söyleyen imam, eylemcilerin camiye cumartesi günü yatsı namazı sonrası geldiklerini belirterek şunları söyledi: “Polisin kovaladığı büyük bir grup kapıları zorlayarak içeri girdi. Engellemeye, kapıyı kapatmaya çalıştık ama başaramadık. Bu iki günlük süre içinde yaralılar tedavi edildi. Polis gazından kaçanlar camiye sığındı. Caminin içindeki kameralar kırıldı.” Panik anında insan ne yaptığını bilemez. Ayakkabı var mı yok mu ancak sakinleştikten sonra durumu kavrayıp bir ibadethanede nasıl davranılacağını bütün sağduyulu vatandaşlarımız bilir. Ayrıca camiye sığınan göstericiler arasında bu durumu fırsat bilip karışıklık çıkarmak isteyen insancıkların da var olması muhtemel.
Son olarak da Sayın Erdoğan’ın hakkını demokratik olarak savunan eylemcilere karşı takındığı tavır ve üslup hiç hoş değil. Siz Türkiye Cumhuriyeti Başbakan’ısınız, siz %100′ün başbakanısınız Afrika gezinizi erteleyip halkınızı sakinleştirmelisiniz. En azından övündüğünüz %50′nin size olan saygısının ve sevgisinin devam etmesi için.                                                                                                    Büşra BASAR Furkanoksuz19@hotmail.com


Paylaş | | Yorum Yaz
2999 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NUŞİREVAN ADALETİ - 15/04/2017
Adaletiyle şöhret bulmuş ve tarihe adil hükümdar olarak adı geçmiş, İran şahı Nuşirevan, tahta çıktığı ilk yıllarda halkına karşı son derece zalimane bir tutum içerisindeymiş.
ERMENİ’Yİ DÖVDÜRTMEYECEKTİK! - 12/01/2017
Bir Türk, bir Kürt, bir de Ermeni, yine bir Türk’e ait olan meyve bahçesinin yanından geçerlerken, erik ağaçlarında sallanan eriklere gözleri takılmış.
NASIL BU HALE GELDİK? - 30/08/2015
Üzülerek söylüyorum ki, Cumhuriyet tarihi boyunca belki de cumhuriyetin ve özgürlüklerin bu denli ayaklar altına alındığı ve hiçe sayıldığı bir Zafer Bayramı kutlamamıştır.
SEÇ, BEĞEN, ÖL! - 21/10/2014
Ben nasıl öleceğim acaba?
BECEREBİLİRSENİZ AĞLARSINIZ... - 17/08/2014
Her şey yavaş yavaş başlar yalnızlığa doğru giden yolda...
ATATÜRK’ÜN MİRASI - 18/07/2014
Hiç şüphesiz ve tartışmasız, yüce Türk milletinin dahi kurtarıcısı Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirleri, yaptıkları ve bizlere öğütleri sadece bulunduğu zamanı değil tüm zamanları kapsamaktadır.
BÖYLE GECENİN HAYR UMULUR MU SEHERİNDE? - 16/05/2014
Ulusumuz tek bir yürek olmuş aynı acıya ağlarken aslında söylenecek ve yazacak pek bir şey kalmıyor insana.
TANZANYANIN YOLLARI - 21/03/2014
Öyle bir etkinlik planlayın ki; bu etkinliğe tam 140 ülke kendi milletinden öğrenci göndersin.
OTOYOLU KAPİTALİZM DEMİRYOLU SOSYALİZM - 07/02/2014
Türkiye’nin son 9 yılda yabancı ülkelere bayıldığı petrol tutarı: 55 Milyar Dolar.
 Devamı