OSMANCIK GÜNDEM 
Haberin merkezine hoş geldiniz, haberleri bizden takip ediniz.


Saat
Takvim
Hava Durumu
Anlık
Yarın
17° 21° 2°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.65693.6716
Euro4.31894.3362

Nihat KARALAR

Nihat KARALAR
801 NOTLARI
VE ‘KARA PROPAGANDA’ FİLMİ YENİDEN VİZYONA MI GİRİYOR?
15/05/2015

 

 ‘Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu

Birinciliği beyaza verdiler’

 (Özdemir ASAF)

***

Son günlerde ortaya saçılan bin bir çeşit pespayelikleri üzülerek izliyoruz.

Anlaşılan yine gizli eller, bir yerlerde planladıkları çirkince-alçakça ve sinsice oyunlarını yeniden

piyasaya sürmeye karar vermişler..

Yani 7 Haziran 2015 Seçimleri’ne sayılı günler kala, özenle-bezenle vizyona giren/girdilen ‘kara

propaganda’filminin zamanlaması da hayli manidar.

***

Filmin ne senaristi, ne yönetmeni, ne de kim ya da kimler tarafından finanse edildiği belirsiz!

Ama bilinen bir şey var ki; kara propaganda yoluyla bir itibarsızlaştırma/ yok etme/sindirme/korkutma

operasyonu yapılmak istendiği görülüyor.

Ve filmin çok profesyonelce hazırlandığı da ortada.

Öylesine iğrenç!

Öylesine alçakça!

Öylesine şerefsizce!

Ve öylesine pespaye türden bu tür filmlerden kim ya da kimlerin çıkarı olabilir, hayli merak ediyoruz.

Aslında merak etmemize hiç de gerek yok!

Çünkü bu kirli ve çirkef işlerden, birilerini büyük çıkarları olduğu, nemalanmak istediği açıkça ortada.

Şairi’nde dediği gibi; sadece renkler değil, birçok şey kirlendi/ hızla kirleniyor.

Hani insanın içini, ortada temiz hiç bir şey kalmayacak gibi bir kaygı ve korku da almıyor değil.

***

İşte böyle bir ortamda da seçime gidiyoruz!

Ve çıkacak sonuçların ne derece sağlıklı olup olmayacağına nasıl inanacak ve güveneceğiz?

İnanmakta ve güvenmekte zorlanmayacak mıyız?

Ne dersiniz?

***

Birçoğunuz bu işlerin, seçimlerle ne ilgisi olabilir? diye düşünebilirsiniz..

Ben de bir an; bir ilgisi yoktur, olamaz/ olmamalıdır diye düşünmedim değil..

Ama daha önce yaşananları gözümün önüne getirdiğimde ise, olabileceği kanaati hayli artmaktadır..

Sizce de öyle değil mi?

İsterseniz sokakta karşılaştığınız birilerine sorun.

Ne yanıt alacaksınız?

Hiç kuşkusuz, birçoğundan “seçimlerin güvenilir bir ortamda yapılmayacağı” endişesini taşıyan

yanıtlar alacaksınızdır...

İşte böyle bir ortamda piyasaya sürülen “kara propaganda” filmleri de, kaygıları daha da

artırmakta/güçlendirmektedir..

***

Hatırlanacağı gibi; 2011 Genel Seçimleri öncesinde de aynı kara propaganda filmi vizyona sokulmuş..

Ve bir siyasi partinin üst düzey yöneticilerinin özel hayatları ile ilgili görüntüler internet sitelerine

servis edilerek, itibarları alt üst edilmek istenmişti.

Daha önce de yine bir siyasi partinin genel başkanı, aynı kumpas sonucu görevini bırakmak zorunda

kalmıştı.

***

‘MÜSLÜMAN GÖRÜNÜŞLÜ MÜNAFIKLAR’

Şu günlerde de yine bir siyasi partinin önemli isimlerinden, geçmişte de bakanlık görevinde bulunmuş

bayan bir vekil ile ilgili olduğu iddia edilen çirkin görüntülerle dolu bir kasetin, aynı yöntemle servis

edildiğine tanık olduk/oluyoruz.

***

Bu iğrençliklere denilecek tek kelime;

O çirkin ve asılsız saldırılara maruz kalan bayan siyasetçinin de, iddiaları gündeme getirenler

hakkında söylediği; "Müslüman görünüşlü münafıklar” dersek yeridir..

***

Bakalım, seçimlere daha koskoca 22 gün var..

Daha ne pespayelikler,

Ne bel altı vuruşlar,

Ne itibarsızlaştırmalar göreceğiz.

Ve vizyona girecek, ne ‘kara propaganda’ amaçlı filmler izleyeceğiz!

Kim bilir!

Ne diyelim, burası Türkiye!

Gün doğmadan neler doğar, neler!

***

Neyse, Miraç Kandili’ni idrak etmeye hazırlandığımız şu mübarek gün de konuyu kısa keselim..

***

VE TÜM OKURLARIMIZIN MİRAÇ KANDİLİ KUTLU OLUYOR,

BEL ALTI VURUŞLARIN OLMADIĞI,

SIRF BİR ÇIKAR UĞRUNA İNSANLARIN

ONURLARININ AYAKLAR ALTINA ALINMADIĞI

BİR ÜLKEDE YAŞAMAK DİLEĞİYLE..

***

BİR ANEKDOT:

SANATÇILAR  UNUTULMAZ..

YA KRALLAR?

Nazım Hikmet'in yaşadığı bir anı...

Nazım Hikmet'in Bursa Cezaevi'nde tutsaklık günleri.

Koğuş arkadaşlarını okumaya yazmaya yönlendiren Nazım, aynı zamanda cezaevi yönetimine de

yardım etmektedir.

Cezaevi denetimine Adalet Bakanlığı'ndan bir müfettiş gelir.

Bir kaç gün denetim yaptıktan sonra müdüre:

"Nazım da buradaymış, çağır da görelim nasıl biridir?" der.

Nazım’ı odaya getirirler.

Müdür koltuğuna iyice kurulan müfettiş Nazım'ı tepeden tırnağa süzer ve:

"Demek Nazım sizsiniz." der.

Nazım'a oturması için yer göstermez.

Kısa bir konuşma sonrası, "Gidebilirsiniz." der.

Nazım tam kapıdan çıkarken durur ve müfettişe:

"Ömer Hayyam adını duydunuz mu?" diye sorar.

Müfettiş hemen atılır:

"Kim duymaz Hayyam'ı."

Nazım: ''Hayyam zamanında İran hükümdarı kimdi?" diye sorar.

Müfettiş şaşırır.

Nazım konuşmasını sürdürür;

"Görüyorsunuz sanatçıyı anımsadınız ama hükümdarı anımsamadınız. Yıllar sonra beni dünya

anımsayacak ama dönemin Adalet Bakanı'nı ve sizi kimse anımsamayacak." der çıkar.

Müfettiş yaptığı yanlışı anlar, Nazım'ı geri çağırır ama Nazım koğuşunun yolunu tutmuştur.

Sahi, o dönemin Adalet Bakanı kimdi?

***

BİR FIKRA: DEVLET VERSİN!

Bir Laz, bir Kayserili, bir de Diyarbakırlı ölür, öbür dünyaya gider.

Bir hafta geçmeden Laz mezarlıktan çıkar, köyüne döner.

Herkes merakla, Sen nasıl geri döndün?" diye sorar.

Laz, "Diğer tarafta pazarlık yaptım.

5 bin dolar istediler.

Verip, geldim" der.

Bunun üzerine kalabalık, Kayserili ve Diyarbakırlı'yı sorar.

 Laz cevap verir:

"Ben gelirken Kayserili '3 bin 500 dolar olsun' diye bastırıyordu.

Diyarbakırlı da, 'Devlet versin' diye!"



Paylaş | | Yorum Yaz
2478 kez okundu. Yazarlar

Yazarın diğer yazıları

VE DANANIN KUYRUĞUNUN KOPMASINA 41 GÜN KALDI! - 28/04/2015
SARI ÖKÜZ’Ü VERMEK YA DA VERMEMEK! - 21/04/2015
NE O.. AT İZİ, İT İZİNE Mİ KARIŞIYOR? - 05/04/2015
TÜNELİN ÇIKIŞINDAKİ IŞIĞI GÖREBİLMEK! - 01/03/2015
 Devamı

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın